Anahtar kelimeler: İncirlerin Ezmesi Yüzeye Pazara Yollanması Kglık Germencik İncir Sorunsuz Koliler

T.C.

İZMİR
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2019
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili tarafından Mahkememizin esas sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçesinde ve cevaba cevap dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasında Aydın ili, Germencik ilçesinde üretilen incirlerin ham madde olarak davalı firmaya yollanması, davalı şirketin de kendisine gelen bu ham maddelerin ihracat standartlarına uygun incir ezmesi haline getirip 152'er kg'lık kapalı koliler halinde davacıya teslim etmesi ve bundan sonra davacının da dış yüzeye etiket yapıştırarak ihracat yapılacak ülkeye göndermesi yönünde sözleşmesel bir ilişki kurulduğu, bir süre sorunsuz devam eden işlerin olduğu ancak davalının kendi adına bu pazara girmesi neticesinde dava konusu zararlandırıcı eylem doğduğu, davaya konu ürünler ile ilgili anlaşmanın taraflar arasında internet üzerinden yazışılarak takip edildiği, bu kapsamda 24 ton ham madde incir ürünün davalıya teslim edildiği, ezme haline getirilen ürünün davacı tarafa kapalı ambalaj kutular halinde teslim ve fatura edildiği bu parti mal ile ilgili █████/2017 günlü ... numaralı faturanın ve bu faturaya bağlı 979136 irsaliye belgesinin oluşturulduğu, fatura tutarının toplam 17.045,10 TL olduğu, bu fatura içeriği mallarla alakalı gelen ürünlere davacının etiket yapıştırarak ihraç ettiği, ancak ürünlerin kendisine iade olduğu, iade konusu rapor içeriği ve gönderilen fatura içeriği malların birbiri ile uyuşmadığı dolayısıyla davalı tarafça davacı tarafa bu faturadan kaynaklı olarak teslim edilen bu ürünlerin ayıplı olduğunun anlaşıldığı ve bu faturadan kaynaklı olarak davalının davacıyı 33.120 USD fiili zarara uğrattığı bu şekilde dava dışı ihraç edilen ithatalatçı firmanın davalıdan söz konusu bu 33.120 USD'lik ürünün kendisine derhal tesliminin gerektiğini belirtmesi üzerine ithalatçı firma ile yapılan sözde anlaşma uyarınca söz konusu ürünlerin yarısının dava dışı ithatalatçı firmaya gönderdiği ve yarı olan 16.560 USD iade faturası ile borcundan kurtulduğu ancak %50 den arta kalan 2. parti mal ile ilgili ithatalatçı firmaya 4 taksit halinde her bir taksit 4.140 USD olacak şekilde toplam 5 parti olarak iade faturaları ile ihracatçı firma ile işlemin bittiği dolayısıyla davacı şirketin davalının ayıplı mal göndermesi sebebi ile 33.120 USD zarara uğradığı bu zarara ilişkin yurt dışına yapılan ihracatın son partisinin █████/2018 tarihinde gerçekleştiği tüm bu gelişmelerden davalının haberi olduğu ancak iyi niyet kuralları göstermediğinin zararın giderilmediği bu nedenle iade faturaların fatura tarihlerinden itibaren toplam 33.120 USD'nin faiz ile birlikte tahsilinin talep edildiği, cevaba cevap dilekçesinin incelenmesinde ise; ezme malüllerin ihracata hazır olarak konulacağı koli içi poşet ve kolilerin davacı tarafından temini ile davalıya teslim edildiği, paketlenen koli ile davacı tarafa teslim edilen mamul ürünlere etiket konularak ihraç edilen malların ihracata yönelik aşamasının davalı tarafından da kabul edildiği, her ne kadar davacı tarafça ayıp ihbarının usule uygun yapılmadığı iddia edilmekte ise de gözden geçirme işleminin İl Tarım Müdürlüğü elemanlarınca yapıldığı, ezme içindeki taşın vs'nin görünmesinin mümkün olmadığı, davalı faturasında bu hususun zaten garanti edildiği, ayıbın yurt dışına gönderilen malın iade edilmesi sebebi ile Nisan 2017 sonlarında ortaya çıkması üzerine Murat Yücebaş ve davalı vekili ile defalarca ayıplı mal sorununun görüşüldüğü, malın iade alınmasının çok masraflı olacağının anlaşıldığı, bu konuda dava dışı ithatalatçı firma ile 3 mayıs ve 9 mayıs gününün anlaşma neticesi malların beklemesine karar verildiği ayıp ihbarının davalı tarafından bilindiği, davalı tarafından sunulan whattsap yazışmalarının kabul edilmediği bu nedenle cevap dilekçesinin kabul edilmediğinin belirtildiği görülmüştür.
Davalı vekili tarafından Mahkememizin ████████ esas sayılı dosyasına sunulan cevap dilekçesinin ve ikinci cevap dilekçesinde özetle; ayıp ihbarının kanunda öngörülen süre dahilinde yapılmadığı ayrıca davanın zaman aşımına uğradığı bu nedenle reddinin gerektiği, davaya konu edilen 24.030 kg ağırlığındaki incirin ezme işlemi yapılmak üzere davalı tarafından kabul edildiği bu işin yapılıp tamamlandıktan sonra incirin █████/2017 tarihli sevk irsaliyeli fatura karşılığında davcıya teslim edildiği bu tarihten sonra davacı tarafından ürünlerin ayıplı olduğuna yönelik davalı tarafa yazılı ve sözlü olarak herhangi bir ihbarda bulunulmadığı, 2 yılı aşkın süreden sonra █████/2019 tarihli arabuluculuk toplantısı ile durumdan haberdar olduğunun taraflar arasındaki işin tanımının yanlış belirtildiği davaya konu edilen 24 ton incirin ezilmesi için malların █████/2017 tarihinde davalıya teslim edileceği, karton kutuların █████/2017 tarihinde davalıya teslim edileceği, koli içi poşetlerin mal ile gönderileceği, malların çuval ile temiz olarak gönderileceği ve malların davalı tarafından ihracat için kolilenerek işlenmesinin talep edildiği yönünde davacı yetkilisi ile davalı şirket müdürü ... arasında yazışma yapıldığı, davalının yükümlülüğünün bu şekilde olduğu, ihracat standartlarına uygun olarak incirin ezilmesi ve bunun kapalı koliler halinde sadece dış yüzeyine etiket yapıştırılarak ihracata hazır halde kapalı koli halinde davacıya teslim edileceği yönünde bir ilişkinin kurulmadığı davacı tarafından davalıya bildirilen herhangi bir ihracat standardının da olmadığı, irsaliye ile davacıya teslim edilen malların sonraki sürecinde davalının haberdar olmadığı teslim alınan incirlerin ayıba yönelik bildirime esas muayenesinin davacı tarafın yükümlülüğünde olduğu, incirlerin zaten davalıya teslim aşamasında gelen kamyon içinde incirler yanında tezekler bulunduğu, yükümlülükte olmamakla birlikte davalı tarafça ayıplandığı ayrıca incir içerisinde kurt olduğu bu konuda davacı şirket yetkilisi ...'a bilgi verildiği, ayıplı incirler nedeni ile davacının davalının makinelerinin arızalandığı kullanılamayacak hale geldiği, ayıklama işlemi sırasında incirlerden bir sürü atık madde çıktığı bu hususlar ile alakalı video çekim işlemi yapıldığı, davacı yetkilisi...a durumun bildirildiği, davalı tarafından gönderilen faturaya herhangi bir itiraz olmadığı fatura bedelinin ödendiği davacının zararına sebebiyet verecek herhangi bir kusurun bulunmadığı, zaten kusurlu olarak kendisine gelen malların ihracat işlemi neticesinde sorumluluğun davacıya ait olduğu ayrıca davacıya gönderilen ürünler ile ihracatın olumsuz olduğu anlaşılan ürünlerin aynı ürünler olduğunun da belirli olmadığı, davanın 2 yıllık zaman aşımı süresinden sonra açıldığı dolayısı ile davanın zaman aşımı nedeniyle reddinin talep edildiği, cevaba cevap dilekçesinde belirtildiği gibi taraflar arasında ticari ilişkinin kurulduğu, sözleşmenin kuruluş aşamasında taraflar arasında █████/2017 tarihli yazışmada davalıya temiz olarak teslim edilmesi gereken ürünlerin temiz olmadığı, cevaba cevap dilekçesinde ayrıntılı olarak belirtildiği üzere davacının zararından davalının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı yine tekrarla ayıp ihbarının kanunda öngörülen sürede yapılmadığı ve ayrıca zaten davacıya mal teslimi olan █████/2017 tarihinden itibaren 2 yılı aşkın bir süreden sonra █████/2019 tarihli arabuluculuk toplantısı ile durumdan haberdar olunmasının istem konusu edilen zarar tutarı yönünden zaman aşımına uğradığı belirtilerek davanın reddinin talep edildiği görülmüştür.
Mahkememizce yukarıda belirtilen dosya numarası üzerine yapılan yargılama neticesinde ...karar sayılı ilam ile davanın reddine dair karar verilmesi üzerine yapılan istinaf başvurusu neticesinde İzmir BAM 14. ...nin ... esas ve... karar sayılı ilam ile Mahkememizce verilen hükmün kaldırılmasına karar verilmekle tevdi üzerine yukarıda belirtilen esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
DELİLLER
:
İstinaf kaldırma ilamı öncesi ve sonrası olmak üzere Menderes İcra müdürlüğünün... esas sayılı dosyasının uyap sistemi üzerinden bir suretinin, Ticaret Sicil ve Vergi Dairelerine yazılan yazı cevaplarının dosya arasında olduğu, tanık beyanlarının alındığı, SMMM bilirkişisi ... gıda mühendisi bilirkişi ... ve nitelikli hesaplama uzmanı ... tarafından hazırlanan █████/2024 tarihli raporun dosyaya kazandırıldığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce delillerin toplandığına kanaat getirilmesi üzerine gerek ticari kayıtlar üzerinden gerekse de kazandırılan deliller üzerinden kesilen faturanın yerinde olup olmadığı ile ürünlerin iade sebebiyle zararın bulunup bulunmadığı hususlarında dosyaya bilirkişi heyetine tevdisi üzerine hazırlanmakla taraflara tebliğ edildiği anlaşılan █████/2024 havale tarihli raporda özetle " davacı yan ticari defter ve kayıtların belirtilen adreste incelenmesi için gidilmekle birlikte bilirkişiye inceleme için sunulanlar arasında resmi defterler olmaması sebebiyle bu defterler üzerinden herhangi bir inceleme yapılamadığı, davalı yan resmi defterlerinin ise yasal süresi içerisinde açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı, davalı kaydına göre davacı ile ticari münasebetin bulunduğu ve bunun █████/2015 tarihinde başladığı, konu icra takibinin başlangıcı ile birlikte taraflar arası münasebetin sona erdiği, davalı kayıtlarına göre davacının davalıdan alacaklı olmadığı, gıda mühendisi bilirkişi tarafından dava konusu incir ezmesine dair bilgi verilmekle birlikte dava konusu incir ezme ve paketleme sırasında üründe açık ayıp olduğu ve bunun her iki tarafça da bilindiği, davalının üzerine düşen incelemeleri yapmadığı, kendisine teslim edilen incirleri temyiz olarak geleceğine güvenerek işlemeye başladığı ve sonra hurda olan incirlerin gözle muayenesi ile temizleme yapılarak buna dair ayrı bir ödeme alındığı, davacıya teslim edilen ürünlerin ihracata uygun olup olmadığının davacı tarafçada kontrol edilmesi gerektiği ki bunun ihraç edilen ürünlerin davacıya iadesinden de anlaşıldığı, davacının bu anlamda basiretli tacir gibi kendisine teslim edilen kontrol ve denetimi gerçekleştirmediği bu şekilde zararın artmasına sebebiyet verdiği, davacıya açık ayıplı olarak teslim edilen ürünlerden kaynaklı zararın hemen ve derhal tespit edilebilmesi gerekirken bu yönde bir tespitin yapılmadığı, davacının iddiası aksine davalının davacıyı kasıtlı olarak zararlandırdığına yönelik dosya içerisinde herhangi bir bilgi olmadığı, ürüne yapılan işlemlerden davacının da bilgi sahibi olduğu belirtilerek tarafların incir işlemleri sırasında mevcut ayıpları bildikleri yahut basiretli tacir gibi bile bilebilecek yeterlilikte oldukları " yönünde görüş ve kanaat bildirildiği anlaşılmıştır.
Davacı tanıklarından ... "Ben davacının oğlu olurum. Taraflar arasındaki uyuşmazlık hatırladığım kadarıyla 2017 yılında oldu. O tarihte ben lise öğrencisi olmama rağmen annemin adına kayıtlı şirket aile şirketi olduğundan problemi biliyorum. Bizim şirket davalıya fason üretim yaptırmaktadır. Ben taraflar arasındaki münasebete konu ham madde ürünlerin nasıl toplandığını, nasıl davalı tarafa gönderildiğini bilmiyorum ancak davalı bize kapalı kutular halinde ürünleri gönderdikten ve biz bunları yurt dışına gönderdikten sonra yurt dışından bize ürünlerin 3 milim olarak ezme işleminden geçilmesi gerekirken içerisinden 4 milim taş çıkması sebebiyle bu durumu bize bildirdiler biz de davalı yetkilisi ile görüştük. Bizim talimatımızın ezme işine yöneliktir. O zaman rahmetli babam davalı şirket sahibi olduğunu bildiğim... Bey ile görüştüler babam durumu anlatmıştı... Bey de sıkma canını hallederiz dedi daha sonradan aralarında bir sıkıntı yaşandığını biliyorum. Davalı tarafından yapılan işlem neticesinde koli içerisinde teslim edilen ürünler bize kapalı ve bantlı halde gelmektedir. Biz bunları açamıyoruz. Ürünler üzerine etiketi biz yapıştırıyoruz ve bu şekilde yurt dışına gönderiyoruz" şeklinde... "Ben yaklaşık 6 yıl davacı şirkette ihracat ve pazarlama yetkilisi olarak çalıştım. Taraflar arasındaki münasebeti biliyorum çünkü yazışma ve çizme işi konuşma işi bendeydi. Hatırladığım kadarıyla 2017 yılında ezme yapılacak olan incirleri çuvallar içerisinde davalı firmaya gönderdik. Biz davalı ile fason üretim olarak ticari münasebetteyiz normalde davalıya teslim edilen ürünler ihracata hazır halde bize gönderilirdi ve bu işleme ilişkin ben davalıya yazılı olarak bildirimde bulunurdum ancak dosya kapsamındaki uyuşmazlık konusu iş acil bir iş olduğundan çuvalların içerisi kontrol edilmeden hurda haldeki incirleri çuval içerisinde davalıya teslim ettik. Ben telefon ile davalı yetkilisi olan hatırladığım kadarıyla ... Bey ile görüşerek yine bu şekilde ihracata hazır halde ezme ve bizim gönderdiğimiz poşet içerisine ve kutu içerisinde ürünleri bize geri verecek şekilde konuştuk. Ürünler bantlı kutuda bize geldikten sonra işçiler etiket yapıştırıp .a gönderdi. Oradan ürünlerin kabul edilmediği yönünde bize ret cevabı geldi. Bunu patrona bildirdik. Patronun davalı ile nasıl bir konuşma gerçekleştirdiğini ben bilmiyorum ben sadece ihracat kısmındayım.... bey bu konu ile ilgili patron ile görüşmeye gelmişti ancak ne konuştuklarını bilmiyorum. Biz sadece ezme konusunda davalı firma ile çalışıyoruz başka çalıştığımız firma yoktur. Az yukarıda da söylediğim gibi acil gelişen iş sebebiyle ben bu bilgiyi telefon ile sözlü olarak verdim normalde biz bunu yazılı olarak vermekteyiz" şeklinde,... "Ben...'ün yanında bir süre çalıştım ancak hangi tarihlerde çalıştığımı hatırlamıyorum, o dönemde işletmenin ihracat bölümünün tarım il müdürlüğünde evrakların hazırlanmasına ve ihracata ilişkin iş ve işlemlerin yapılmasından sorumluydum. Fabrikamızda ezme ünitesi olmadığı için söz konusu incirler toplanıp davalı şirkete gitmekteydi, incirler ezilmiş, paketlenmiş ve tamamen kapalı halde gelmekteydi. Bu ürünler geldikten sonra ben tarım il müdürlüğü ile iletişime geçiyordum, yetkililer gelip kendileri uygun gördükleri rastgele kolileri açtırıp içlerinden numune alınıyordu, yetkililer geldiğinde kolilerin tamamen kapalı olması mecburiydi. Numuneler alındıktan sonra numuneler incelenmek üzere akrabite laboratuvarlarına gönderilip eğer ihracata uygun olduğu belirlenirse yurt dışına gönderim sağlanıyordu, seçilen numunelerin olduğu paketler firma görevlerinin gözetimi altında kapatılmaktadır, ardından uygun rapor gelirse ihracatı sağlanmaktadır, ayrıca gelen yetkililer numune alımının yanı sıra görsel olarak da inceleme yapmaktadırlar ihracata uygun ürünün belirlenmesi halinde ihracata izin vermemektedirler. Fabrikamızda ezme işlemi yapılmadığı için fason üretim yapılmaktadır, ben hiç ezme işlemi yapan bir işletme ile çalışmadım, fakat genel itibariyle bilgilerin dahilinde öncelikle görsel olarak inceleme yapılır, herhangi bir olumsuzluk ile karşılaşılırsa firmanın üst düzey görevlilerine bildirilmesi gerektiğini düşünüyorum. Eğer böyle bir şey görülürse ezme işlemi yapılmamalıdır. Ezme konusunda benim bildiğim davalı firma dışında başka bir firma ile çalışılmamaktadır. Tarım il müdürlüğünden yetkililer geldiğinde koliler tamamen kapalı oluyor. Olayın üzerinden epeyce bir vakit geçtiği için dava konusu yapılan partiyi hatırlamıyorum ama genel işleyiş ve benim prensiplerim bu yöndedir, ben incirlerin toplanması ve fason üretim için ezmeye sevkiyat aşamasında herhangi bir görevim yoktur ürünler benim önüme kapalı olarak gelir, il tarım müdürlüğü görevlileri ile açılır" şeklinde,... dışından iade olarak geldiğinde damadım olan... ile davalı şirketin temsilcisi olan ... bey yüksek sesle konuşuyordu,... benim zararım ne olacak dediğinde ... tamam zararını karşılayacağız. Ben kızımın yanında işletmede incirlerin sapını alarak yardımcı oluyordum,... beyin ne zaman geldiğini hatırlamıyorum" şeklinde, ... "Ben 2015 yılından itibaren yaklaşık iki yıl kadar davacının yanında getir götür işleri ile uğraştım, davacının incir işletmesi vardır, dağdan incirler toplanır, işletmeye gelir, işletmede temizliği yapılırdı, incirler davalı tarafa kasalar halinde gönderilirdi, oradan da kendi gönderdiğimiz ambalajların içerisinde kapalı olarak bize geri gelirdi, gelen kapalı kutuları biz açmazdık, sadece firmanın barkodunu yapıştırıp yurt dışına gönderilirdi, kalite kontrolü gıda mühendisimiz tarafından yapılırdı, onun dışında kimse açmazdı, gıda mühendisimiz gerekil kontrolü yapardı. İncirler dağdan çuvalla gelir, davacının işletmesinde temizlenip davalının işletmesine gönderilirdir, incirlerin ezme işleminin hangi firmada yapıldığını bilmiyorum, ben hangi partinin kumlu ve çakıllı çıktığını bilmiyorum, gönderilen incirlerin kumlu ve taşlı çıkmasının imkanı yoktur, biz temizleyip gönderiyoruz, benim anlattığım genel işleyişe yöneliktir" şeklinde ve ... "Ben 20216-2017 yıllarında davacının yanında mal indirip mal yükleme işinde çalıştım, şu anda çalışmıyorum, çalıştığım dönemde toplanan incirler...te temizlenip davalı firmaya gönderilmekteydi, davalı firmada incirleri ezip ambalajlayıp kapalı kutu halinde gönderiyordu, geldiğinde kutu üzerine gideceği yerin etiketini yapıştırarak yurt dışına gönderiyorduk, gelen kutuları açma yetkimiz bulunmuyordu, ancak Aydın'dan gelen ne iş yaptıklarını bilmediğim kalite kontrolü yaptığını düşündüğüm kişiler bazen kutuları açıp içlerinden rastgele numune alıp herhangi bir toksit madde var mı diye denetim yapıyordu, ben mal almaya dağlara gittiğim için çok prosedürünü bilmiyorum. İncirler kasa içerisinde davalı şirkete gönderilirdi, ayrıca olayın üzerinden 6-7 yıl geçti, ben dava konusu yapılan incirlerin gönderildiği ve teslim alındığı süreçte davacı şirkette çalışmaktaydım, biz incirleri gönderdir, incirler davalı tarafça bize gönderildi, kalite kontrolü yapıldıktan sonra alıcı firmaya gitti" şeklinde, ... "Ben taraflar arasındaki ilişkide teslimat işi yaparım....ilçesinden çuvallar içerisinde incirleri alarak ...Gıda Tarım'a götürdüm. Üzerinden yaklaşık 7 yıllık bir zaman geçtiği için şu an tam olarak tarihi hatırlamıyorum. Yaklaşık 1 hafta 10 gün sonra beni arayarak işlenmiş maddeyi ... Gıda Tarım'dan alarak Çamköy'e getirmemi istediler. Ben de ürünü davalı firmadan alarak davacı firmaya getirdim. Ben taraflar arasındaki diğer ilişkileri üründe olan sıkıntıları bilmiyorum. Bu ürünler kapalı kutu içerisindedir. Benim işim yalnızca ürünlerin teslimine ilişkindir" şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
Davalı tanıklarından ... "ben davalı şirkette 17 senedir usta başı olarak çalışıyorum. Bizim çalıştığımız şirket incir, kayısı, hurma ve buna benzer meyveleri ezme, kesme işlemlerini yapmaktadır. Tarihini tam olarak hatırlamamakla birlikte yanlış hatırlamıyorsam 2017 yılında çuval içerisinde 24 ton incir geldi. Müşteri talimatında sadece ezilme işi yapılacağı bildirilmekle biz ezme makinesinde bu işlemi yaptık. Yaklaşık 1 2 palet ezme işlemi yaptıktan sonra ezme makinesinde büyük bir problem çıktı. Makineyi açtığımızda incirlerin arasından metal ve taş, plastik parçaları bulduk bunlar oldukça fazlaydı ve makineye zarar verdi sonrasında kalite kontrol uzmanımız...Hanım'a durumu haber verdim daha sonra o da... Bey ile görüştü bana yeni gelen talimat uyarınca ben ezme işine devam ettim. Kalan ürünleri makineye koymadan evvel içeriğini yabancı maddelerden arındırmak suretiyle yeniden makineye koyduk işimizi bitirdik paketledik gönderdik. Söz konusu ayıklama işlemini az önce de belirttiğim gibi elle yaptık. Biz normalde ezme işini yaklaşık 10 kişi yapıyoruz ancak dava konusu bize gelen mallar içerisinde çok sayıda yabancı madde örneğin taş, plastik hatta musluk bile vardı bunları ayrıca makineye zarar verilmemesi için 2 -3 kişi olarak sırf ayıklama işini yapmak zorunda kaldık ayrıca incirler içerisinde çamur ve ufak parçalar vardı. Bize gelen her şey talimatlı gelmektedir biz müşteri ne isterse onu yaparız. Bize bu ürün sadece ezme amaçlı geldiği için biz bununla mükelleftik" şeklinde, Keziban Dinç Şenyol ise "ben davalı şirkette 2013 Aralık ayında yaklaşık 2020 yılına kadar bir 6 -7 yıl gıda teknikeri, kalite kontrol sorumlusu olarak görev yaptım. Biz fason üretim yapan bir firma olduğumuz için işimizi müşteriden gelen talimat ile yapıyoruz normalde bizim davacıya yaptığımız ezme işinde bu işlemden önce ham maddenin kontrolü, ürünün yıkanması hatta xray cihazından geçirilmesi ve ondan sonra ezme işine alınması gerekmektedir. Ham madde şirkete geldiğinde ön kontrolü ben yaparım yapmış olduğum kontrolde ürünler içerisinde cam şişe, plastik parça, taş, haşere, naylon poşet çuval parçaları, musluk vardı zaten ürünler çuval ile bize geldi. Biz ürünleri taşıma bantına döktükten ve ürünlerin makinenin içerisine boşaltıp ezme işlemine başladıktan yaklaşık 1 saat sonra makine arıza verdi. Ben ürünlerin ezme işlemine yönelik işlem akışını kontrol ediyorum. Çuvalları ezmeye başladığımız zaman açarak taşıma bantına döktük. Ürünlerde dökme sırasında yabancı parça yoktu. Makineden çıktıktan sonra biz bunları anladık. Yapmış olduğum ön kontrol ürünlerin nasıl geldiği, ne yapılacağına yönelik müşteri talimatı olarak bize ezme yönünde ürün geldiğinden bizim sorumluluğumuz ürünü kontrol etmeden ezip göndermektir bu ayıklama işini etiket basan yapmaktadır. Makine arızasından sonra biz durumu karşı tarafa bildirdik karşı taraf bize ezmeye devam etmemizi söylediğinde biz işleme devam ettik. Bizim yaptığımız ayıklama işi sadece insan gücü ile değil makineler ile de yıkama işi ile de birlikte kül halinde ekstra titiz çalışma ile yapılır. Davacının ürününe yaptığımız şey makinenin aynaları kırıldıktan sonra makineye başka zararlar verilmemesi adına ayırma işini yaptık. Bu işlemi 2 - 3 kişi gözle görülebilen kadar yaptı ürünleri ezdikten sonra davacı taraf koli gönderdiğinden kolilere basıp kendisine iade ettik. Bizim ezme sahamıza geldiğinde ürünlerin üzerinde parti numaraları olur. Davacının ürünü başka bir kişi ya da firma ile karışmamıştır. Ürünlerin içerisindeki yabancı maddeler haricinde kum, taş, toz dışında bir kir olduğunu hatırlamıyorum. Biz kendimiz de aynı zamanda ezme işi yapıyoruz ancak yukarıda da belirttiğim gibi ürünleri biz belirli aşamalardan geçerek yani spesifikasyona bağlı olarak yapıyoruz ancak davacıdan gelen talimat bu yönde değildi sadece ezmeydi. Ürünlerin davacıya tesliminden sonra herhangi bir şikayet gelmedi gelseydi uygunsuzluk formu açıp bu işlemi kayıt altına almam gerektiğinden böyle bir şey yapılmamıştır" şeklinde beyanda bulunmuşlardır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
Mahkememizce yapılan yargılama sonucunda; tarafların iddia ve savunmaları, deliller ve tüm dosya kapsamına göre;
Yapılan inceleme neticesinde; tarafalar arası uyuşmazlık konusu olan tutara ilişkin anlaşmanın █████/2017 tarihli yazışmalar neticesinde yapılan iş ve işlemlerden kaynaklı olarak ortaya çıktığı bu sözleşmesel ilişki kapsamında davacı tarafından davalıya 24 ton incir ürünün teslim edildiği ve ezme haline getirilen bu ürünün davacı tarafa tesliminin yapıldığı, bu teslimat neticesinde █████/2017 tarihli ... fatura numaralı ve ... irsaliyenin düzenlendiği ve bu kapsamda fatura tutarının davacı tarafından davalıya ödendiği konusunda bir uyuşmazlık olmadığı tespit edilmiştir.
Yukarıdaki yapılan tespit göz önüne alındığında taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmadığı ancak taraflar arası sözleşmesel ilişkinin davacı tarafın iddia ettiği gibi mi davalı tarafın iddia ettiği gibi mi olduğu, ürünlerin davacı tarafından ham madde olarak davalıya tesliminde ayıplı olup olmadığı, ezme haline getirilen ürünlerin davacıya tesliminde ayıplı olup olmadığı, alacak davasına konu edilen ayıplı mal ile davacıya teslim edilen ayıplı malların ayıplı olup olmadığı, davacının bu ilişki kapsamında zarara uğrayıp uğramadığı, davacı yan yönünden ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı ve davanın zaman aşımına uğrayıp uğramadığı hususların yönelik yapılacak inceleme neticesi varılan kanaate esas olmak üzere açılan tazminat davası olduğu anlaşılmıştır.
Her ne kadar tevdi üzerine bilirkişi heyeti tarafından dosyaya sunulan rapora bir takım beyanlarda bulunulduğu göz önüne alındığında ileri sürülen beyanların taraf ve iddia savunmalar ile kazandırılan deliller kapsamında Mahkemece resen değerlendirilecek hususlardan olduğu, davacı kayıtlarının tetkikine dair bilirkişinin belirtilen adrese gitmesine karşılık taraflar arası ilişkinin kayıtlar üzerinden değerlendirilmesi yapılabilecek belgelerin tacir vasfına sahip resmi kayıtlar olmasına rağmen bu kayıtların bilirkişi incelemesine sunulmadığı göz önüne alındığında bu yönden bir eksiklik olduğu düşünülse bile davacının iş bu dosya kapsamındaki incir ezme işi ile ithalatçı firma yönünden kurulan ilişkiye dair gönderilere yönelik zararının esasen gıda mühendisi ve nitelikli hesaplama uzmanı tarafından yapılması gerektiği, tarafların betimledikleri ilişkinin davalı kayıtlarında da mevcut olduğu göz önüne alındığında davacı kayıtlarının tetkikine yönelik işlem yapılması gerekli görülmemekle birlikte kazandırılan rapor kapsamında yeni bir rapor yahut ek rapor alınmasına gerek olmadığı kanaatine varılmıştır.
Dosya tarafları arasında ticari bir münasebet bulunmakla birlikte söz konusu münasebetin kazandırılan bilirkişi heyeti raporundaki kanaat göz önüne alındığında ilişki teamüller kapsamında yürütülmekte ise de ilişkinin kapsamı ve ürünlerden beklenen nihai amacın ihracat neticesi elde edilecek gelir olduğundan teamüllerin yetersiz kalacağı ve bu nedenle aralarında yazılı bir sözleşme olması beklenmekte ise de tarafların bu yöndeki iradesinin yazılı olarak ortaya dökülmesi zorunlu olmamakla birlikte aralarında yapılan yazışmalar neticesinde münasebetin kurulduğunda bir tereddüt olmamakla birlikte davalı kayıtlarına göre taraflar arasındaki münasebetin 2015 yılında başladığı belirtilmekte ise de mevcut dava konusu uyuşmazlık yönünden münasebetin █████/2017 tarihli yazışmalar neticesi kurulduğu anlaşılmakla kurulan bu ilişki çerçevesinde değerlendirme yapılması gerektiği kabul edilerek davacı tarafın sözleşmedeki rolünün incir ham maddesinin fason üretim yaptırmak amacıyla davalıya gönderilmesi ve bu hizmet karşılığında bedel ödenmesi, davalı tarafın rolünü ise ham madde olarak kendisine gönderilen incirleri ihracat standartlarına uygun bir biçimde incir ezmesi haline getirilerek davacıya teslim etmesi şeklinde olduğu anlaşılmıştır.
6098 sayılı yasanın 477. maddesinde aynen "Eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenici her türlü sorumluluktan kurtulur; ancak, onun tarafından kasten gizlenen ve usulüne göre gözden geçirme sırasında fark edilemeyecek olan ayıplar için sorumluluğu devam eder. İşsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılır. Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır; bildirmezse eseri kabul etmiş sayılır" şeklide düzenleme, aynı yasanın 478. maddesinde ise "Yüklenici ayıplı bir eser meydana getirmişse, bu sebeple açılacak davalar, teslim tarihinden başlayarak, taşınmaz yapılar dışındaki eserlerde iki yılın; taşınmaz yapılarda ise beş yılın ve yüklenicinin ağır kusuru varsa, ayıplı eserin niteliğine bakılmaksızın yirmi yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar" şeklinde düzenleme mevcuttur.
Yüklenicinin iş sahibine olan borçlarına aykırı olarak, imalini yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda; iş sahibi, açık ayıplarda 6098 sayılı TBK'nın 474, gizli ayıplarda ise 6098 sayılı TBK'nın 477. maddeleri hükümlerine uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde, 6098 sayılı TBK'nın 475. maddesinde tanınan hakları kullanabilecektir. Ayıplı eser sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Diğer anlatımla ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ya da yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır ancak kasten sakladığı bozukluklarla, usulüne uygun yapılan gözden geçirmede farkedilemeyecek ayıplar için yüklenicinin sorumluluğu devam eder. Eğer, meydana getirilen eserin, teslim alındığı sırada usulüne uygun yapılan gözden geçirme ile varolan bozukluğu görülmemişse, ortada gizli bir ayıbın olduğu kabul edilir. Açık ayıplar, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz bizzat yapılan veya uzmanına yaptırılan gözden geçirme sonucu saptanınca, TBK 474 gereği uygun sürede; gizli ayıplar da ortaya çıkar çıkmaz, TBK 477 gereği gecikmeksizin yükleniciye bildirilmelidir. (YHGK'nın 02.02.1979 gün... E. ... K. sayılı ve Yargıtay 23. ...'nin 16.01.2013 tarih ve... E.,...K. sayılı ilamında bu ilke ve esaslar ayrıntıları ile açıklanmıştır.)
Bu kapsamda yapılan değerlendirme neticesinde her ne kadar davacı tarafından aksi iddia edilmiş ise de davalının koliler ihracata uygun olarak teslim etmek gibi yükümlülüğün olmadığı anlaşılmıştır. Bununla birlikte yine her ne kadar davacı tarafından kendisine teslim edilen ürünleri kontrol yükümlülüğü bulunmadan doğrudan ihracata göndermek gibi seçeneğin tercih edilmesi sonucunda üründeki kusur durumunun anlaşıldığı iddiasında bulunulmuş ise de taraflar arası ilişkinin niteliği ve tarafların yükümlülüğü ve ayrıca davacı tarafın basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğü gereği davacının da kendisine teslim edilen ürünleri muayene yükümlülüğünün bulunduğu, bu yükümlülüğün ortadan kaldırılmasını gerektirir anlaşma olmadığı anlaşılmıştır. Çünkü TBK m.474 uyarınca, imal olunan şeyin tesliminden sonra iş sahibinin işlerin mutat cereyanına göre imkanını bulur bulmaz o şeyi muayeneye ve kusurlar varsa bunları yükleniciye bildirmesi gerekir. Aksi takdirde TBK m. 477 gereğince eser kabul edilmiş sayılır. Süresi içinde ayıp ihbarında bulunulduktan sonra ise zamanaşımı süresinde her zaman bedelleri istenebilir. (Yargıtay 23. ...'sinin █████/2014 tarih, ... esas ve... karar sayılı ilamı)
Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde dosya tarafları arasında dava konusu ilişki yönünden yapılan yazışmalar neticesi █████/2017 tarihinde kurulan ticari münasebet kapsamında davacı tarafından ham madde olarak davalıya █████/2017 tarihinde gönderildiği anlaşılan 24 ton incirin dosya kapsamına kazandırılan deliller ve bu anlamda iddia ve savunmalar göz önüne alındığında çuval halinde ve hurda nitelikte ürün olduğu bu nedenle de içerisinde yabancı bir çok cisim olduğundan doğrudan ezme haline getirilebilecek nitelikte olmadığı ve bu nedenle de incirlerin ezme haline getirilmeden evvel bir takım ayıklama ve temizlik işine tabi tutulması gerektiği anlaşılmakla birlikte davalı tarafça bu yönde muayene yapılarak bir takım temizlik işinin ezme işleminden önce yapıldığı ve sonrasında ürünlerin 3 mm delikli aynadan geçirilerek ezme haline getirilmesine başlanıldığı, devamında ezme işlemi yapılırken ezme makinesinin arıza vermesi üzerine durumun davacı yana bildirildiği ve davacı tarafça ezme işine devam edilmesinin istenilmesi üzerine bu sefer davalı tarafça ayrıntılı olarak içerisinde yıkama işinin de barındırdığı şekilde temizlik işine tabi tutulduğu ve hatta bu ikinci ayıklama ve temizlik hizmeti yönünden davacıdan ek ücret alındığı göz önüne alındığında ürünlerin davalıya açık nitelikte ayıplı olarak teslim edildiği, daha sonra davalı tarafça ürünlerin kapalı koli haline getirilerek davacıya █████/2017 tarihinde teslim edildiği ve gerek ezme işlemi yönünden gerekse yapılan temizlik işlemine dair ek hizmet yönünden ücret davacı aleyhine tahakkuk ettirilerek bedelinin davalı yanca tahsil edildiği, davacı tarafça teslim edilen koliler üzerine etiket yapıştırılarak ihracata gönderilmiş ise de kısa bir müddet sonra ihracatçı firma tarafından ürünlerde yaptırılan kontrol ve analiz neticesi ürünlerin ayıplı olduğunun davacı yana bildirilmekle iade işleminin yapıldığı, hatta buna dair analiz raporlarının da davacı yana gönderildiği, davacı tarafça analiz raporları kapsamında davalıya başvuru yapılmış ise de davalı yan tarafından yapılan işlemde herhangi bir kusur olmadığı yönündeki görüş ile davacı isteminin ret edildiği anlaşılmakla birlikte ilişkinin başında açık ayıplı olarak davalıya teslim edilen ürünlerdeki ayıbın yasal müddet içerisinde davacı yana bildirildiği ve dolayısı ile bu aşamadaki durum yönünden davalı yan yükümlülüğün yerine getirildiği, ayıbın davalı tarafça giderilmesine yönelik yukarıda belirtilen şekilde iki aşamalı bir işlem yapılmış ise de ihracat neticesi davacı yan yönünden oluşan durum göz önüne alındığında ürünlerdeki ayıbın ezme haline getirilmesinden sonra da devam ettiği göz önüne alındığında davacıdan alınan beyan karşısında davalı tarafça 3 mm delikli aynalardan geçirme işlemi yapılarak davacıya teslim edilen koli içerisindeki ürünlerdeki ayıbın niteliği konusunda yapılan değerlendirme neticesinde kazandırılan rapordaki kanaat Mahkememizce benimsenmekle bu kapsamda davacı taraf kendisine teslim edilen ürünün ister mesleği ve yaptığı iş gereği kendisi isterse de uzman bir bilirkişi tarafından kontrol/muayene edilse idi faturada yazan nitelikte olup olmadığının kolayca tespit edilmesi imkanı olduğu değerlendirilerek kolilerin davacı tarafça herhangi bir kontrol ya da muayeneye tabi tutulmadan doğrudan ihracata gönderilmesi bakımından davacının ihbar ve muayene külfetini yerine getirmediği kanaatiyle davacının 6098 sayılı yasanın 475. maddesi kapsamında davalıdan talep edilen zararlara yönelik tazmin talebinde bulunulmuş ise de ürünlerin davacı yanca olduğu şekilde kabul edilmiş sayıldığı değerlendirilmekle zararın tazminine yönelik istemde davalının bir yükümlülüğü olmayacağından açılı davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1- Davanın REDDİNE,
2- İstinaf kaldırma ilamı öncesi hüküm yönünden tahsilinde tekerrür olmamak kaydıyla karar tarihi itibariyle alınması gerekli 615,40 TL karar ve ilam harcından evvelce alınan 2.828,04 TL peşin harcın MAHSUBU ile hazineye irat kaydına, fazladan alınan 2.212,64 TL harcın kararın kesinleşmesinden sonra ve talep halinde DAVACI TARAFA İADESİNE,
3- Davacı tarafından yatırılan başvuru harcı ve peşin harçtan mahsup edilen harç ile gider avansından kullanılan yargılama giderinin DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
- Davacı tarafından yatırılan gider avansından arta kalan kısmın 6100 sayılı HMK'nın Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesine göre DAVACI TARAFA İADESİNE,
4- Davalı tarafından yatırılan gider avansı kullanıldığından 180,00 TL'nin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,
5- İstinaf kaldırma ilamı öncesi hüküm yönünden tahsilinde tekerrür olmamak kaydıyla davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihindeki A.A.Ü.T. gereğince hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin DAVACIDAN ALINARAK DAVALIYA VERİLMESİNE,
6- İstinaf kaldırma ilamı öncesi hüküm yönünden tahsilinde tekerrür olmamak kaydıyla dava açmadan evvel dava şartı kapsamında başvurunun yapıldığı sabit olduğundan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin Hazine tarafından ilgili arabulucu Dudu Şahin' e ödenmesi halinde, bu ücretin 6831 sayılı Kanun kapsamında DAVACIDAN TAHSİLİ İLE HAZİNEYE İRAT KAYDINA, bu hususta Hazineye müzekkere yazılmasına,
7- Dair taraf vekillerinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip...
¸
Hakim ...
¸

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!