Anahtar kelimeler: Paraf İşlemsiz İktisab Almadan Çeki Sebepsiz Ciro Firma Vade Kambiyo

T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: █████████
DAVA
: Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan Sebepsiz İktisab Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili █████/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili firma olan -------- Şirketi ticaret yaptığı ---------- Şirketinden 15.04.2024 vade tarihli, -------- seri numaralı ---------- Bankasına ait, 3.200.000,00 TL bedelli ve keşidecisinin ---------- olan bir adet çek almıştır. Müvekkili firma çeki tarih bölümünün paraf ile düzeltilmiş halde 15.05.2024 tarihli olarak teslim almıştır. Müvekkili çeki ciro ile teslim almadan önce çekin tarih bölümü paraf ile düzeltişmiştir. Müvekkili çeki 21.05.2024 tarihinde bankaya ibraz ettiğinde banka paraf uyuşmazlığından çeki işlemsiz olarak iade etmiştir. Müvekkili bunun üzere hem keşideci ---------Ş. hem de çeki ciro edip müvekkiline veren --------- Şirketi hakkında ------- İcra Dairesi --------- takip numarasıyla icra takibi başlatmıştır. Yapılan takipte her iki borçlu da itirazlarda bulunduklarından dolayı takip durmuştur. Müvekkilinin alacağı almak için 04.06.2024 tarihinde --------- Arabuluculuk Bürosuna başvurmuş olup taraflar 24.06.2024 tarihli son arabuluculuk toplantısında anlaşmama şeklinde anlaşmama son tutanağı düzenlenmiş ve imza altına alınmıştır. Davalı firma olan --------- yapılan parafın kendisine ait olmadığı ve geçersiz olduğunu söylemektedir. Kaldı ki zaten müvekkili çeki paraftan önceki hali ile icra takibine takip dayanağı yapmıştır. Çek incelendiğinde çekte paraf atılan tarih kısmının paraftan önceki hali ortaya çıkmaktadır. Yargıtay buna ilişkin şu şekilde karar vermekte ''Düzeltmenin paraflı olmaması veya imzanın keşideciye ait olmadığının anlaşılması halinde, düzeltme yok hükmünde olup, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılır.'' ''Oysa ki; takibe dayanak çekin düzeltilen keşide tarihi yanındaki "paraf" imzası ile aynı çekin keşideci bölümünde mevcut olan keşideci imzasının mukayese edilerek, aynı el ürünü olup olmadığı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması, farklı olduğunun tespiti halinde, senedin keşide tarihi, tahrifattan önce yazılmış olan şekli ile kabul edilip, bu haliyle muhatap bankaya süresinde ibraz edilip edilmediği belirlenerek, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekmektedir.''-------- sayılı kararından anlaşılacağı gibi parafa itiraz edilmesi durumunda çekin paraftan önceki hali ile değerlendirilmesi gerekmektedir. Somut olayda da dava konusu çek paraftan önceki hali ile takibe konu edilmiştir. Bu sebepten dolayı davalı tarafın bu iddiası hukuka ve kanuna aykırıdır. Dava konusu çek paraftan önceki hali ile değerlendirildiğinde ibraz süresi geçmiş çek haline geçmiştir. Müvekkili firma çek paraf edildiğinden dolayı çeki süresinde bankaya ibraz etmemiş ve hak kaybına uğrayarak zarar etmiştir. Davalı keşideci firma müvekkilinin bu zararından zenginleşmiştir. TTK'nın buna ilişkin ilgili maddelerinden de anlaşılacağı gibi çeke bağlı alacağını kambiyo hukukuna dayalı başvurma hakkı çerçevesinde tahsil etme hakkını kaybeden hamil bu durumda kambiyo hukukuna özgü sebepsiz zenginleşme davasına başvurabilecektir (TTK m. 818/1-m’nin atfıyla TTK m. 732). Hamilin kambiyo hukukuna dayalı başvurma hakkını kaybetmesi sebebiyle düzenleyenin çekten doğan yükümlülükleri düşmüş olsa bile düzenleyen, hamile karşı, onun zararına zenginleştiği oranda borçlu kalacaktır (TTK m. 732). Bu sebepten dolayı davalı keşideci çek miktarı kadar zenginleşmiş olup bu miktar oranında müvekkiline borçlu kalmıştır. -------- İcra Dairesi -------- Esas numaralı dosyasının davalı yönünden kaldığı yerden devamına ve çekin zamanaşımına uğradığı tarih olan 25.04.2024 tarihinden itibaren temerrüt faiziyle birlikte müvekkili firmaya ödenmesi talebi hasıl olduğundan bahisle öncelikle davalarının kabulüne karar verilmesine ve ------- İcra Dairesi -------- Esas numaralı dosyasının davalı yönünden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla müvekkilinin 25.04.2024 tarihinden itibaren itibaren 3.200.000,00 TL'lik (Üçmilyonikiyüzbin) alacağın şimdilik 1.000,00 TL'sinin çekte sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre 25.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama gideleri ve avukatlık ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili 08.09.2024 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki dava kambiyo senedine dayalı olarak ikame edilmiş olup davaya dayanak belgelerin kambiyo senedi vasfı bulunmamaktadır. Bu durumda davanın mutlak ticari davalardan olmadığı kabul edilmelidir. Öncelikle görevsizlik itirazları nedeniyle davanın görevli--------- Asliye Hukuk Mahkemelerine gönderilmesini talep ederiz. Davacının takibe koyduğu evrakta bulunan imzalar müvekkiline ait değildir. Bu durum gerek bankanın iliştirdiği kaşe gerekse de itirazları ile sabittir. İlgili senette tahrifat gerçekleştirilmiş olup davacı dahi tahrifat iddiasını kabul etmiş durumdadır. İşbu durumda ilgili evrakın geçersiz olduğu, müvekkili aleyhine sonuç doğuramayacağı anlaşılmaktadır. Müvekkili ve davacı arasında hiçbir hukuki bağ bulunmamaktadır. Müvekkiline ait imzaların bulunduğu, geçersiz çek dolayısı ile müvekkilinin davacıya karşı hiçbir sorumluluğu bulunmadığı açıktır. Müvekkilinin imzası bulunmayan çeke gerek imzaların müvekkiline ait olmadığı gerekse çekin tahrifatlı olduğu yönüyle itiraz edilmiştir. Hal böyle iken banka tarafından çıplak gözle dahi imzaların müvekkiline ait olmadığı tespit edilmişken davacının müvekkiline karşı hiçbir talepte bulunamayacağı açıktır. Müvekkilinin davacı veya diğer davalıya karşı hiçbir borcu da bulunmamaktadır. Davacı davasını kambiyo senedi hükümlerine dayandırmış olup ortada geçerli biçimde oluşturulmuş, müvekkilinin imzasını taşıyan ve geçerli bir çek bulunmadığından davacının müvekkilinden hiçbir talebinin olamayacağı anlaşılmaktadır. Müvekkili hakkında açılan dava itirazın iptali niteliğinde bulunmakta olup davacının dayanak belgelerine rağmen kısmi dava açmasında hiçbir hukuki yarar bulunmamaktadır. Hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddi gerekmektedir. Huzurdaki dava itirazın iptali talepli açılmış olup itirazın iptali bakımından önemli olan husus usulüne uygun biçimde başlatılmış icra takibinin varlığıdır. İlgili takipte yetkiye itiraz etmiştik. İlgili icra takibi irdelendiğinde müvekkilinin adresinin -------- adliyesi yetki alanında olmasına rağmen takibin --------- İcra Müdürlüğü'nden yapılmış olması müvekkili hakkında yetkili icra müdürlüğünde takip başlatılmadığını, itirazın iptali davası bakımından aranmakta olan usulüne uygun başlatılmış icra takibi şartının yerine getirilmemiş olduğunu göstermektedir. Ortada geçerli bir kambiyo senedi yoktur. Müvekkili ve davalı arasında hiçbir ticari ilişki yoktur. Müvekkilinin davacıya ve diğer davalıya karşı hiçbir sorumluluğu bulunmamaktadır. Tarafların ticari defterleri incelendiğinde de bu husus anlaşılacak olup davanın reddi gerekmektedir. Davacı takibe dayanak yapmış olduğu belgeleri süresi içerisinde bankaya ibraz etmemiştir. İmzalar müvekkiline ait değildir. Bu durumda ilgili belgelerin çek vasfının bulunmadığının kabul edilmesi gerekmektedir. Huzurdaki dava bakımından dava şartı niteliğindeki usulüne uygun icra takibi bulunmamakta olup usulüne uygun icra takibi bulunmaması nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın reddini talep ederiz. Davacının dava dilekçesindeki sonuç ve istem kısmındaki 1 ve 2 nolu talepler birbiri ile çelişmektedir. Yine davacının 1 nolu talebine göre eksik harç yatırdığı anlaşılmaktadır. Davacının 1 ve 2 nolu isteminin aynı anda talep edilebilmesi mümkün değildir. Bu yönüyle de dava şartı eksikliği nedeniyle davanın reddi gerekmektedir. Davacı davasını sebepsiz zenginleşmeye dayandırmış ise müvekkilinin lehine davacı aleyhine gerçekleşen sebepsiz zenginleşmenin kesin biçimde ispatlanması gerekirken bu yönde de hiçbir delil sunulamamış olması karşısında davanın reddi gerekmektedir. Nitekim davacının dayanak olarak sunduğu hükümlerde de müvekkilinin sebepsiz zenginleşmesi aranmışken tarafların ticari defterlerinin incelenmesi ile de müvekkilinin hiçbir şekilde zenginleşmesinin söz konusu olmadığı anlaşılabileceğinden bahisle huzurdaki davanın öncelikle usulden reddine, davacı talepleri haksız ve mesnetsiz olmakla davanın esastan reddine, yargılama gideri ve ücreti vekâletin davacıya yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın itirazın iptali ile birlikte sebepsiz zenginleşme ididiasına dayalı alacak talebine ilişkin açıldığı, harcın 1000 TL üzerinden yatırıldığı İcra takip değerinin 3.200.000,00 TL olduğu anlaşıldığından davacı tarafça Harçlar Kanunu uyarınca dava açılırken peşin olarak yatırılması gereken 54.648,00 TL karar ve ilam harcından dava açılırken yatırılan 427,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 54.220,40 TL harcın yatırılması için davacı vekiline duruşma gününe kadar süre verilmesine, tamamlanmadığı taktirde Harçlar Kanunu md. 30 uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verileceği ve HMK 150. maddesindeki süreler içerisinde eksik harç tamamlanmazsa davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususu davacı vekiline ihtar edilmiş, davacı vekilince peşin harç yatırıldığı ve davanın miktar itibari ile heyet halinde görülmesi gerektiğinden dosyanın heyete tevdi edildiği görülmüştür.
Davacı tarafça dava dilekçesinin Sonuç Ve İstem kısmında iki adet talepte bulunulduğu ve; ------- İcra Dairesi -------- esas numaralı dosyasının davalı yönünden kaldığı yerden devamı ile fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla davacının 25.04.2024 tarihinden itibaren 3.200.000,00 Tl'lik(Üçmilyonikiyüzbin) alacağın şimdilik 1.000,00 TL'sinin çekte sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre 25.04.2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa ödenmesi talep edildiği, Her iki dava birbirinden ayrı dava olup HMK 31 maddesi uyarınca DAVACI VEKİLİ TARAFINDAN DURUŞMA GÜNÜNE KADAR: a-İki ayrı dava mı açtıkları, b-Tek dava mı açtıkları, c-İki ayrı dava açtıklarının beyan edilmesi halinde; her bir dava değerinin 3.200.000,00 TL olduğu ve tek bir dava için harç yatırıldığı anlaşıldığından Harçlar Kanunu'na göre yatırılması gereken 54.648,00 TL peşin harcın yatırılması için davacı vekiline duruşma gününe kadar süre verilmesine, peşin harç yatırılmadığı ve açıklama da yapılmadığı taktirde Harçlar Kanunu md. 30 uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verileceği ve HMK 150. maddesindeki süreler içerisinde eksik harç tamamlanmazsa davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği hususunun davacı vekiline ihtarına, d-Tek dava açtıklarının beyan edilmesi halinde hangi davayı açtıklarının mahkememize bildirilmesi istenilmiştir.
Davacı vekili tarafından sunulan █████/2025 tarihli beyan dilekçesiyle; "Dava dosyamız -------- İcra Dairesi---------- takip numarasıyla başlatılan icra takibine yapılan itiraz sonucu açılan davamız Kambiyo Senetlerine İlişkin Sebepsiz Zenginleşme hükümlerine ilişkin açılan itirazın iptali davasıdır. Davamızın sonuç ve talep kısmında tek bir adet talebimiz bulunmakta olup o da ------- İcra Dairesi--------esas numaralı dosyasının davalı yönünden kaldığı yerden devamına karar verilmesi talebidir. Gereğinin yapılması talep olunur." şeklinde beyanda bulunmuştur.-------- Şirketi --------- Şubesi'nden "Şubenize ait ---------- numaralı hesaba bağlı davalı --------- Şirketi'ne ait; - --------- seri numaralı çek yaprağının da yer aldığı boş çek defterinin hesap sahibi adına kime teslim edildiği, teslim belgesi ile imza sirkülerinin bir örneğinin mahkememize gönderilmesi, - --------- seri numaralı çeklerin bankaya ibraz edilip edilmediği, edilmiş ise ödenip ödenmediği ile çek yapraklarının önlü arkalı fotokopilerinin mahkememize gönderilmesi, - Davalı --------- Şirketi tarafından teslim alınan boş çek defterinin çalındığı, kaybedildiği ve benzeri bir sebeple ihbar, şikayet veyahut herhangi bir başvuru yapılıp yapılmadığı," sorulduğunda, cevaben; "------, ------- ve --------- no.lu çekler iptal durumundadır. Çek görüntüleri ekte tarafınıza sunulmuştur. ---------- no.lu çek 15.08.2024 tarihinde takas aracılığıyla ---------- tarafından ibraz edilmiş olup, iptal konumdadır. İlgili çek takas aracılığıyla ibraz edildiğinden hamile ilişkin bilgi karşı bankadadır. --------- nolu çek 16.09.2024 tarihinde takas aracılığıyla --------- BANKASI tarafından ibraz edilmiş olup, iade konumdadır. İlgili çek takas aracılığıyla ibraz edildiğinden hamile ilişkin bilgi karşı bankadadır. --------- nolu çek 15.05.2024 tarihinde takas aracılığıyla -------- BANKASI ve 21.05.2024 tarihinde takas aracılığıyla ------Ş. tarafından ibraz edilmiş olup, imza uyumsuz konumdadır. İlgili çek takas aracılığıyla ibraz edildiğinden hamile ilişkin bilgi karşı bankadadır. İlgili çek için ekte yer alan müşteri talimatına istinaden imza uyumsuz konumuna getirilmiştir. --------- no.lu çek 05.04.2024 tarihinde bankamıza ibraz edilmiş olup, tahsil edilmiştir. İlgili çek görüntüleri ve tahsil eden kişinin kimlik örneği yazımız el za sunulmuştur. ------, ------, ------- no.lu çekler bankamıza takas aracılığıyla dahil henüz ibraz edilmemiştir. -------- no.lu çek █████/2024 tarihinde bankamıza ibraz edilmiş olup, karşılıksız konumdadır. İlgili çek görüntüleri ve ibraz eden kişiye ait kimlik örneği ekte tarafınıza sunulmuştur. İlgili çek iptal konumundadır. Çek hesap sahibi müşterimizin çek defterini çaldırdığı ya da kaybettiğine dair tarafımıza yapılmış başvurusu bulunmamaktadır. Ayrıca çek karnesi teslim tutanağı ve imza sirküsü yazımız ekinde tarafınıza sunulmuştur." şeklinde cevap verildiği görülmüştür. --------- Soruşturma dosyası celp edildiğinde, dosya kapsamında yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu dava konusu çekteki keşideci imzasının davalı şirket yetkilisine ait olduğunun tespit edildiği görülmüştür.İcra Dosyası:-------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı icra dosyası incelendiğinde, alacaklısının ------- Şirketi, borçlularının ------- Şirketi ve ------ Şirketi olduğu, █████/2024 günlü ---------- Seri No lu çeki 3.200.000,00 TL bedelli çeke istinaden 3.200.000,00 TL Çek Alacağı için █████/2024 tarihli İlamsız Takiplerde Ödeme Emri düzenlendiği, borçlu --------- Şirketi'nin █████/2024 tarihinde; yetkili icra dairesi--------- İcra Müdürlükleri olduğundan bahisle yetkiye, borcun tamamına, asıl alacağa ve alacağın tüm ferilerine, faiz oranına ve diğer tüm alacak kalemlerine açıkça itiraz ettiklerine ilişkin borca itiraz dilekçesi sunduğu ve takibin durduğu görülmüştür. Davalı ticari defterleri üzerinde inceleme yapmak suretiyle davalının dava konusu çek sebebiyle sebepsiz zenginleşip zenginleşmediğinin tespitinin istenmesine, bu nedenle mali müşavir bilirkişi görevlendirilmesine, bilirkişiye yerinde inceleme yapma yetkisi de verilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişiler Mali Müşavir --------- tarafından sunulan 03.11.2025 tarihli raporda özetle; "5-SONUÇ: Rapor içerisinde yapılan açıklamalar muvacehesinde, dosyaya sunulan mübrez belge neticesinde ortaya çıkan veriler ile Sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; Davalı tarafın defter ve belge ibraz etmediğinden, taraflar arasında ticari ilişkinin borç alacaklarına ilişkisinin tespitinin yapılamadığı,--------Ş. firması'nın --------- Şirketine kesmiş olduğu 15.04.2024 vadeli -------- nolu 3.200.000,00 TL lik çek'e itibar edileceği sonucuna varılmış olup, Tarafların, inkar tazminatı ve diğer benzeri taleplerinin muhterem Mahkemenizin takdiri içinde kaldığı, Sonuç ve kanaatine varılmıştır. Takdir Sayın Mahkemede olup saygı ile arz olunur." şeklinde görüş bildirilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
: Dava, itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı taraf, kambiyo özelliğini kaybeden çek için ilamsız takip yapmış ve itiraz üzerine sebepsiz zenginleşmeye dayanarak eldeki davayı açmıştır.Davalı taraf, çekteki keşideci imzasının şirket yetkilisine ait olmadığını ve davalının sebepsiz zenginleşmediğini savunmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun B) Sebepsiz zenginleşme başlıklı 732 nci maddesi "(1) Zamanaşımı sebebiyle veya poliçeden doğan hakların korunması için gerekli olan işlemlerin yapılmasının ihmal edilmiş olması dolayısıyla, düzenleyenin veya kabul edenin poliçeden doğan yükümlülükleri düşmüş bile olsa, bunlar poliçenin hamiline karşı, onun zararına zenginleşmiş olabilecekleri kadar borçlu kalırlar. (2) Sebepsiz zenginleşmeden doğan istem, muhataba, yerleşim yerli bir poliçeyi ödeyecek olan kimseye ve düzenleyen, poliçeyi başka bir kişi veya ticari işletme hesabına düzenlemiş olduğu takdirde o kişiye veya ticari işletmeye karşı da ileri sürülebilir. (3) Poliçeden doğan borcu düşmüş olan cirantaya karşı böyle bir istem ileri sürülemez. (4) Zamanaşımı süresi, poliçenin zamanaşımına uğradığı tarihi takip eden tarihten itibaren bir yıldır; ispat yükü, sebepsiz zenginleşmediğini iddia edene aittir.", B) Ödememe I - Hamilin başvurma hakları başlıklı 808 inci maddesi "(1) Zamanında ibraz edilmiş olan çekin ödenmemiş olduğu ve ödememe hâli; a) Resmî bir belge, “protesto” ile, b) Muhatap tarafından, ibraz günü de gösterilmek suretiyle, çekin üzerine yazılmış olan tarihli bir beyanla, c) Bir takas odasının, çek zamanında teslim edildiği hâlde ödenmediğini tespit eden tarihli bir beyanıyla, sabit bulunduğu takdirde hamil; cirantalar, düzenleyen ve diğer çek borçlularına karşı başvurma haklarını kullanabilir." ve F) Uygulanacak hükümler başlıklı 818 inci maddesi "(1) Poliçeye ait aşağıdaki hükümler çek hakkında da uygulanır: ... m) Sebepsiz zenginleşmeden doğan haklara dair 732 nci madde. ..." hükmünü düzenlemiştir.
Dava; TTK'nun 818/1-m bendi atfı ile TTK'nun 732 maddesine dayalı olarak, zamanaşımına uğramış çek bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Dava konusu çekte keşidecinin davalı, lehdarın dava dışı -------- Şirketi, hamilin davacı olduğu, çekin bankaya ibrazında paraf uyumsuzluğu sebebiyle ödeme yapılmadığı görülmüştür. Davalı taraf her ne kadar keşideci imzasının davalı şirket yetkilisine ait olmadığını savunmuş ise de, --------- Soruşturma dosyasında yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu dava konusu çekteki keşideci imzasının davalı şirket yetkilisine ait olduğunun tespit edildiği anlaşıldığından mahkememizce tekrar inceleme yaptırılmamıştır. Çek yasal süresi içerisinde bankaya ibraz edilmez veya süresinde ibraz edilmesine rağmen zamanaşımı süresi içerisinde tahsili talep edilmez ise, TTK'nun 808. maddesi uyarınca hamil, kambiyo hukukuna dayalı müracaat hakkını kaybeder. Bu durumda hamil, TTK'nun 818/1-m bendi atfı ile TTK'nun 732. maddesi uyarınca sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde keşideciye başvurabilir. Bu davada keşideci/davalı sebepsiz zenginleşmediğini ispat yükü altındadır. Somut olayda; davacının, dava konusu çeke dayalı ve kambiyo hukukundan doğan haklarını kaybetmesi nedeniyle TTK'nun 732 maddesi uyarınca davalı keşideciye başvurabileceği, davalının davacıya ödeme yaptığını değil, sebepsiz zenginleşmediğini ispat yükü altında olduğu, davalı tarafça bilirkişiye gönderilen e-postada, davalı şirketin gerek davacı şirket gerekse dava dışı lehtar --------- Şirketi ile herhangi bir ticari ilişkisinin olmadığının beyan edildiği, dava konusu çekteki imzanın davalı şirket yetkilisine ait olması ve çekin ödeme aracı olması sebebiyle davalının sebepsiz zenginleştiği anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile,
- ------- İcra Dairesi'nin --------- Esas sayılı dosyasında davalı/borçlu --------- Şirketi'nin yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile takibin 3.200.000,00 TL asıl alacak üzerinden asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle DEVAMINA,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 218.592,00 TL karar ve ilam harcının davacı tarafından icra dosyasına yatırılan 16.000,00 TL peşin harç ve mahkememize yatırılan 427,60 TL peşin harç ile 54.220,40 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 70.648,00 TL harçtan mahsubu ile bakiye 147.944,00 TL harcın davalı -------- Şirketi'nden alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvurma harcı, 54.648,00 TL peşin harç ile 10.197,00 TL posta masrafı ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 65.272,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 458.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 26 (2) maddesi ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ---------- bütçesinden ödenen 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,
6-Hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının yatırana resen iadesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ------- Bölge Adliye Mahkemesi'nin ilgili Hukuk Dairesine istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!