Anahtar kelimeler: Datça Ret Eski Müdahalenin Hale Şartı Eksiklikleri Getirme Önlenmesi İzmir

MAHKEMESİ
: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk DairesiSAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararDAVA TARİHİ
: 07.10.2019KARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Datça Sulh Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ███████ KararTaraflar arasındaki müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirme davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının ortak alan olan çatıya proje ve ruhsata aykırı olarak teras açtığını, binanın dış görüntüsünün diğer kat maliklerinin rızası olmadığı halde bozarak haksız müdahalede bulunduğunu, bu nedenle ortak alandaki projeye aykırılığın giderilerek projeye uygun hale getirilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından projeye aykırılık iddialarının yerinde olmadığını, yapı kayıt belgesi alınan yapılar bakımından ilgili belediyeler tarafından idari para cezası tahakkuk ettirilmeyeceğini, yıkım kararları verilemeyeceğini daha önce verilen bu tür kararların da infaz edilemeyeceğini, davalının yapı kayıt belgesi aldığını, ancak bu başvuru sırasında bağımsız bölüm ve teras alanlarının ölçülerinde bazı teknik yanlışlıklar yapıldığı anlaşıldığından yine yasal süresi içinde düzeltme beyanı başvurusu yapıldığını ve gerekli koşullar yerine getirilerek yeni bir yapı kayıt belgesi alındığını, belirtilen bu durum karşısında davalının A Blok çatı piyesinin örtüsünü kaldırmak suretiyle teras açmasının dava tarihi itibarıyla kanuna aykırı olmaktan çıktığını, bu nedenle de herhangi bir haksız müdahale ya da projeye aykırılıktan bahsedilemeyeceğini, davanın bu yönü ile de hukuksal dayanaktan yoksun olduğunu ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne; dava konusu ...ili, .... ilçesi, ... Mahallesi ... numaralı parselde kain ...Blok ... Kat .. numaralı bağımsız bölümün ortak kullanımı içerisinde kalan dava konusu projeye aykırı olarak yapılan pergolenin ve terasa çıkış için yapılan PVC doğramanın sökülmesine, çatı eğimine göre yüksek kalan duvarların yıkılmasına, çatı eğimine uygun olacak şekilde ahşap veya çelik dikmelerin dikilerek alanın OSB levha malzemesi kullanılarak ve üstünün kiremit kaplanarak kapatılıp su ve ısı izalosyonu yapılarak çatının eski hale getirilmesine, 07.07.2020 havale tarihli bilirkişi raporunun kararın eki sayılmasına, taraflara projeye aykırılıkları gidermesi için kararın kesinleşmesinden itibaren 30 gün süre verilmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bir parsel üzerinde iki bloklu bir yapı söz konusu olduğunu, 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu'nun (634 sayılı Kanun) 66 ncı maddesi hükmünce aynı parsel üzerinde birden çok çok katlı yapının inşa edilmiş olması durumunda, her blokun kendi kullanımına tahsis edilmiş alanların sadece o blokta bulunan yapılar bakımından ortak alan olarak tanımladığını, kanun koyucunun bu blokların yönetimlerini ve kat malikleri kurulunu bile birbirinden ayırdığını, bu ayrımın gerekçesinin de aynı olduğunu, her blokun kendi kat malikleri kurulunu toplamasını ve kendi bloklarının yönetimine ilişkin kararları sadece bu blok kat maliklerince alınmasını ön gördüğünü, bu düzenlemenin hayatın olağan akışına da uygun olduğunu, A ve B blokun çatısının birbirinden ayrı olarak inşa edildiğini, A Blok çatısının B Blok için ortak alan olmadığını, bu nedenle davacının ortak alana müdahale bakımından aktif dava ehliyeti olmadığını, davalının yapı kayıt belgesi aldığını, ancak bu başvuru sırasında bağımsız bölüm ve teras alanlarının ölçülerinde bazı teknik yanlışlıklar yapıldığı anlaşıldığından yeni bir yapı kayıt belgesi alındığını, ikinci yapı kayıt belgesinin açıklama kısmında bu belgenin ... nolu ilk başvurusunun güncellenmesi suretiyle düzenlendiği açıkça belirtildiğini, belirtilen bu durum karşısında davalının A blok çatı piyesinin örtüsünü kaldırmak suretiyle teras açmasının dava tarihi itibarıyla kanuna aykırı olmaktan çıktığını, nitekim mahkeme gerekçesinde bu savunmanın doğruluğunu teyit edildiğini ancak yapı kayıt belgesi alınmakla imara uygun hale getirilen değişikliklerin projeye uygun hale getirilmediğini ifade ederek çelişkili bir gerekçeye dayalı olarak hüküm kurulduğunu belirtilerek mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşınmazın mimari projesi, vaziyet planı ve teknik bilirkişi raporu bilirlikte değerlendirildiğinde davalının... blok ....Kat ... nolu dairenin çatı arasında deniz cephesini görür şekilde projesine göre üstü çatı olması gerekli alanda çatıyı kaldırarak açık teras düzenlenmesi yaptığını, duvarlar tesis ettiğini, bunun yanı sıra bina görselini etkileyecek tarzda pergole ile yükselterek bu alanı kapattığını söz konusu imalatı onaylı mimarı projeye aykırı olduğunun tespit edildiğini, taşınmazın çatısının ortak kullanım alanı olduğunu, davalının 590 cm x 2,40 cm boyutlu açık teras haline getirerek ve pergoleyle yükselterek ortak kullanım alanında projesine aykırı kendi tasarruf edebileceği alan tesis ettiğini, söz konusu imalatın mimari projeye ve ruhsata aykırı olduğunu, bunun yanısıra davalı yanca yapı kayıt belgesi verilerek belge savunulmuş ise de söz konusu taşınmaza 634 sayılı Kanun hükümleri uygulanacak olmakla yapı kayıt belgesinin muteber yönü bulunmadını gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, müdahalenin önlenmesi ve eski hale getirilmesi istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalıdan peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,12.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.