Anahtar kelimeler: Şerhin Sakarya Konulan Düzce Ret Terkini Şartı Kaydına Eksiklikleri Bendi

MAHKEMESİ
: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk DairesiSAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararDAVA TARİHİ
: 12.10.2023KARAR
: Esastan retİLK DERECE MAHKEMESİ
: Düzce 5. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ Esas, ███████ KararTaraflar arasındaki 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin terkini davasında yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.Kararın davalı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... ili, ..., .... köyü ... ve 5 parsel ile... parsel sayılı taşınmazlarda müvekkili adına olan tapu kaydına davalı idarenin talebi üzerine 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince şerh konulduğunu, müvekkilinin mülkiyet hakkını kısıtlayan, yasal şartları taşımayan, usulsüz ve hatalı olarak konulan bu şerhlerin terkinini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idarenin talebi üzerine kamulaştırma işlemlerinin hızlandırılması, dava konusu taşınmazların devrinin önlenmesi, devir yapılırsa satış yapılacak mülk sahibinin durumdan haberdar edilmesi ve gerçekleştirilecek kamulaştırma işlemleri esnasında müvekkili idarenin yürütmekte olduğu zorunlu kamu hizmetlerinin kesintiye uğratılmaması amacıyla tapuya 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi şerhinin işlendiğini, müvekkili idarenin yürütmekte olduğu projede güzergah değişikliği gerçekleşmesi ihtimali olduğundan altı aylık sürede davanın açılamadığını, 2942 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin son fıkrasına göre altı aylık sürede kamulaştırma davasının açıldığını gösteren dilekçenin tapuya gönderilmemesi durumunda tapu idaresi tarafından şerhin resen kaldırılması gerektiğini, müvekkili idarenin sorumlu tutulmasının mümkün olamayacağını, husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne davalı idare lehine taşınmazların tapu kaydına konulan şerhin terkinine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. İstinaf SebepleriDavalı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kamulaştırmaya şerhinin mülkiyet hakkının ihlaline sebebiyet vermediğini, şerhten sonra malik değiştiği takdirde tapu idaresinin kamulaştırmayı yapan idareye bildirmek zorunda olduğunu, taşınmazlara kamulaştırma şerhi konulmasının malikin tasarruf yetkisini kısıtlamadığını, 2942 sayılı Kanun’un 7 nci maddesinin son fıkrasındaki düzenlemeden bu durumun açıkça anlaşıldığını, o nedenle davada hukuki yarar söz konusu olmadığından davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, ön inceleme duruşmasından önce 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesine göre kamulaştırma davasının açıldığını, yargılamanın başında mevcut olan hukuki yarar şartının sonradan ortadan kalması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, dava konusu taşınmazların başkasına devrini engellemek için konulan söz konusu şerhin acele kamulaştırma işleminin tamamlanmasından altı ay sonra 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesine göre kamulaştırma davasının açıldığını gösteren dilekçenin tapuya gönderilmemesi durumunda tapu idaresi tarafından resen kaldırılması gerektiğini, müvekkili idarenin sorumlu tutulmasının mümkün olamayacağını, davacı tarafın şerhin kaldırılması için müvekkili kuruma veya tapu müdürlüğüne başvurmaksızın işbu davayı açmasının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, husumetin ilgili tapu müdürlüğüne yöneltilerek, müvekkili idare yönünden husumet yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.C. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda davalı idare vekilince 2018 yılında 2942 sayılı Kanun'un 27 nci maddesine eklenen ek fıkra uyarınca şerhin üzerinden altı aylık süre geçmiş olsa bile Mahkeme tarafından verilen acele el koyma yetkisine ilişkin olarak müvekkili idareye karşı terkin davası açılamayacağını iddia etmiş ise de, 30.04.2018 tarihinde yürürlüğe giren 7139 sayılı Kanun ile taşınmaza el koyma kararının Mahkemece ilgili tapu müdürlüğüne bildirilmesi, tapu müdürlüğünce taşınmaz malın başkasına devir, ferağ veya temliki yapılamayacağının tapu kütüğüne şerh edileceği ilkesinin getirildiği ancak bu madde uyarınca tapu kütüğüne konulan şerhin 2942 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinde belirtilen şerhin bir benzeri olduğu, her ne kadar madde metninde idare tarafından şerh tarihinden itibaren ne kadar süre içerisinde 2942 sayılı Kanun'un 10 uncu maddesine göre kamulaştırma bedelinin tespiti ve idare adına tescili talepli dava açılacağı açıkça belirtilmemiş ise de bu şerhin 2942 sayılı Kanun'un 7 nci maddesinin son fıkrasında belirtilen şerh gibi şerhin konulmasından itibaren altı ay içinde 10 uncu maddeye göre kamulaştırma bedelinin tespitiyle idare adına tescili isteğinde bulunulduğuna dair mahkemeden alınacak belgenin tapu müdürlüğüne ibraz edilmemesi halinde şerhin resen terkin edilmesi gerektiği, aksi bir yorumun kabulü halinde şerhin belirsiz bir süre boyunca taşınmazın tapu kaydında kalacağı ve bunun da davacının Anayasa ile koruma altına alınan mülkiyet hakkının ihlali anlamına geleceği anlaşıldığından, davalı idarenin bu hususa yönelik istinaf itirazının Dairece kabul edilmediği, kamulaştırma bedelinin tespiti ve tescil istemli davanın kanunda öngörülen altı aylık süreden sonra açılmış olması, dava tarihi itibarıyla dava konusu taşınmazın tapu kaydında 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca mülkiyet hakkını kısıtlayacak ve taşınmazın devrini engelleyecek şekilde konulmuş olan "satılamaz" şerhinin yer alması ve davacının eldeki davayı açmakta dava tarihi itibarıyla hukuki yararının bulunması nedeniyle İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Yoluna BaşvuranlarBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz SebepleriDavalı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar etmiştir.C. Gerekçe1. Uyuşmazlık ve Hukuki NitelendirmeUyuşmazlık, ... olarak davacı tapu maliki ile davalı idare arasındaki 2942 sayılı Kanun'un 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi gereğince taşınmazın tapu kaydına konulan şerhin terkini istemine ilişkindir.2. Değerlendirme1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukukî ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı idare vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Davalı idareden peşin alınan temyiz harcının Hazineye irat kaydedilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,08.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.