Anahtar kelimeler: Munzam Murisi Uğranılan Geç Dan Tazmini İntikal Ret Kesinlik Şartı
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ███████ Esas, ████████ Karar
KARAR
: Esastan ret
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle uğranılan munzam zararın tazmini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi ... ...'dan intikal eden İstanbul ili, ..., ... 256 parsel sayılı taşınmazın (müvekkillere ait olan 8/96 hisse 292,50 m²) 1.246,98 m²lik kısmına ilişkin davalı kurum tarafından 15.04.2016 tarihinde İstanbul Anadolu 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ Değişik iş dosyası ile acele kamulaştırma nedeniyle el koyma davası ikame edildiğini, işbu dosyadan 16.11.2017 tarihinde davanın kabulü ile acele kamulaştırma bedeli olarak 682.983,20 TL olarak tespit edildiğini ve işbu bedelden hisseleri oranında müvekkillere ödenmesine karar verildiğini, acele el koyma bedelinden 01.03.2019 tarihinde davacı müvekkillere miras hissesi olan 8/96 oranında (toplamda 62.210,32 TL) bedel ödendiğini, akabinde de davalı ... Müdürlüğüne karşı taraflarınca 31.08.2020 tarihinde İstanbul Anadolu 11. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası ile kamulaştırmasız el atma tazminatı ve ecrimisil davası ikame edildiğini, bu dosyadan kamulaştırma fark bedeli olan 145.922,83 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile ödenmesine karar verildiğini, akabinde istinaf incelemesi sonucu fark bedelin 145.922,83 TL olarak tespit edildiğini dava tarihi olan 31.08.2020 tarihine yönelik tespit edilen kamulaştırma bedelinin 14.02.2024 tarihine göre parasal değerinin güncellenmesi halinde TÜİK verilerine göre 640.330,16 TL olduğunu, ... İçi Üretici Fiyat Endeksine göre güncellendiğinde 915.642,86 TL olduğunu, müvekkillerinin davalının alacağı muacceliyet tarihinde değil de halihazırda ödenmemesinden geç ödenmesinden dolayı zarara uğradığını, zira müvekkillerinin kamulaştırma bedeli ile kaybetmiş oldukları taşınmaz yerine yeniden taşınmaz almak istemişler ise de ülkemizde özellikle de son yıllarda yaşanan aşırı enflasyonun bir çok sektör gibi gayrimenkul sektörünün de olumsuz etkilemiş olduğundan geç ödenen bedelle ne yazık ki benzer nitelikte taşınmaz alınamadığını, bu nedenlerle müvekkile ait iken kamulaştırma davası açılan İstanbul ili, ..., ... 256 parselde kayıtlı taşınmazın kamulaştırma bedelinin halihazırda ödenmemesinden dolayı yasal faizinin karşılamadığı munzam zararın şimdilik 5.000,00 TL dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müvekkillerine ödenmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı idare vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava tarihi itibarıyla hesaplanan bedelin enflasyon nedeniyle eridiğini, yasal faizin yetersiz olduğunu, anayasal mülkiyet hakkının ihlal edildiğini, Mahkemece verilen kararın hatalı olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 122 nci maddesi uyarınca alacaklının uğradığı zararın geçmiş günler faizinden fazla olduğu surette borçlu kendisine hiçbir kusur isnat edilemeyeceğini ispat etmedikçe bu zararı dahi karşılamakla yükümlü olup kanun koyucunun para borcunun geç ödenmesi ya da ödenmemesi halinde bir zararın mevcut olduğunu kural olarak benimsediği, diğer bir deyişle temerrüt faizi miktarınca alacaklının zarara uğradığı yasal bir karine olarak kabul edildiği, bunun dışında davacının herhangi bir karineden istifade etme olanağı yasal olarak mevcut olmadığı, davacı para alacağını zamanında tahsil etmesi halinde ne şekilde kullanacağını, paranın zamanında verilmemesi nedeniyle faiz dışında ne gibi maddi zararının oluştuğunu, başka bir deyişle temerrüt faizini aşan bir zararının mevcut olduğunu somut delillerle ispat etmesi gerektiğini, yüksek enflasyon, dolar kurundaki artış, serbest piyasadaki faiz oranlarının yüksek oluşu davacıyı ispat külfetinden kurtarmayacağını belirterek tüm dosya kapsamına ve kararın dayandığı gerekçelere göre davacı tarafça temerrüt faizini aşan somut bir zarar olduğu ispat edilemediğinden İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediği gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, kamulaştırma bedelinin geç ödenmesi nedeniyle uğranılan munzam zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
3. Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca hükmedilen vekâlet ücreti kabul veya reddedilen edilen miktarı geçemeyeceği hâlde, davalı lehine reddedilen miktarı aşacak şekilde maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru değildir.
Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca kararın düzeltilerek onanması gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
1. Davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
2. İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 5 numaralı bendinde bulunan "karar tarihindeki AAÜT uyarınca takdir edilen 30.000,00 TL” ibaresinin hükümden çıkartılması, yerine “Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 5000,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Davacılar vekilinden peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine,
06.10.2025tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!