Anahtar kelimeler: İradeyi Yansıttığı Bitlis Sehven İhtiva Görüşü Lehe Kapsamda Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇLAR
: Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilikHÜKÜM
: MahkûmiyetKARAR
: Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaKatılan vekilinin temyiz dilekçesinde; sehven beraat hükümlerinin bozulması talep edilmiş ise de, dilekçe içeriğinin sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmamasına yönelik iradeyi yansıttığı ve dolayısıyla mahkûmiyet ile hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının bozulmasını ihtiva ettiği anlaşılmakla inceleme bu kapsamda yapılmıştır.A. Resmi Belgede Sahtecilik Suçu YönündenBitlis 1. Ağır Ceza Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının katılan vekili ve sanık müdafii tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde gereği düşünüldü:Sanık hakkında atılı suçtan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiği, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesi gereği verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 03.02.2009 tarihli ve ███████-12 sayılı Kararı ile karar tarihinde yürürlükte bulunan aynı Kanun'un ██████. maddesi gereği itirazı kabil olup temyizinin mümkün bulunmadığı, kanun yolu incelemesinin itiraz mercisince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,B. Nitelikli Dolandırıcılık Suçu YönündenYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, katılan vekili ve sanık müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, 15.09.2025 tarihinde karar verildi.