Anahtar kelimeler: Paylarla Oğulları Mirastan Mirasbırakan Kaçırmak Bedelsiz Parseldeki Devrettiklerini Amaçlı Payları

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Bakırköy 9. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacılar; mirasbırakan ...'nun 9 54... parseldeki 3 ve 4 nolu bağımsız bölümleri, mirasbırakan ...'nun ise 19... parseldeki 1 nolu bağımsız bölümü oğulları olan davalılar ....ve ... eşit paylarla satış göstermek suretiyle devrettiklerini, işlemlerin mirastan mal kaçırmak amaçlı, bedelsiz ve muvazaalı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini istemişler, davacılar vekili 27.01.2022 tarihli duruşmada davacılar.... ve ... yönünden davayı takipsiz bıraktıklarını bildirmiştir.II. CEVAPDavalılar; iddiaların doğru olmadığını, 1980 yılında mirasbırakan babalarıyla birlikte şirket kurduklarını ve o tarihten beri çalıştıklarını, dava konusu 9 54... parseldeki 3 ve 4 nolu bağımsız bölümlerin bedellerini kendilerinin ödeyerek 3. kişiden satın aldıklarını ancak o dönemde anne ve babalarının isteği üzerine taşınmazları mirasbırakan anneleri ... adına tescil ettirdiklerini, mirasbırakan annelerinin de geçirdiği hastalık sonrasında taşınmazları gerçek sahibi olan kendilerine devrettiğini, yatalak olan mirasbırakan anneleri ve babalarının tüm bakım ve ihtiyaçlarıyla ilgilendiklerini, davalı ...'ın hiç evlenmeyerek mirasbırakanlarla birlikte yaşadığını, taşınmazların kentsel dönüşüme girip değerlenmesi nedeniyle davacıların kötüniyetle dava açtıklarını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ölünceye kadar her iki mirasbırakana da davalılar tarafından bakıldığı, hastane fotoğrafları ve tanık anlatımlarına göre gerek mirasbırakan ... gerekse mirasbırakan .... ölmeden önceki dönemlerinde yatalak durumda oldukları, mirasbırakanların mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla değil davalı oğullarının o güne kadar sağladığı bakım ve desteğin yarattığı minnet duygusu ve yine ileride de bakacakları düşüncesiyle temliki gerçekleştirdikleri, davalıların son yıllarını yatalak olarak geçiren mirasbırakanlara sağladığı bakımın normal bir bakım olarak kabul edilemeyeceği, temliklerin muvazaalı olmadığı gerekçesiyle davacılar .... ve .... yönünden takipsiz bırakılan davanın açılmamış sayılmasına, diğer davacı ... yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesince tüm delillerin toplandığı, değerlendirilip tartışıldığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, her iki mirasbırakanın davacı kız çocuklarıyla arasında sorunlar bulunduğunun ve kız çocuklarından mal kaçırmasını gerektirecek bir durumun varlığının ispat edilemediği gerekçesiyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, mirasbırakanların mal kaçırmak amacıyla dava konusu taşınmazları davalı oğullarına devrettiğini, davalılar tarafından mirasbırakanlara kendileri tarafından bakıldığının ve taşınmazların bedellerinin kendileri tarafından ödendiğinin savunulduğunu, yargılama sırasında ise savunmayı genişletme yasağına aykırı olarak mirasbırakan .....’nin kumar borcu sebebiyle devir yaptığı savunmasında bulunduklarını, Yerel Mahkemece minnet duyguları ile devrin yapıldığının kabul edildiğini, ancak minnet duygusuyla devredilen durumlarda devirlerin ölüm tarihine yakın olması gerekirken eldeki olayda devirlerin mirasbırakanların sağlığında ölümlerin çok öncesinde gerçekleştirildiğini, minnet duygusu oluşacak hiçbir olay yaşanmadığını, davacı ...’nın mirasbırakanlarla farklı şehirde yaşayıp 3 çocuk annesi olduğunu, bu nedenle İstanbul’a çok sık gidip gelmediğini ancak çocukların okul tatili dönemlerinde anne babasının yanına gelip ziyaret ettiğini ve baktığını, mirasbırakanların hiçbir zaman mal satmaya ihtiyaç duymadıklarını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeDava, muris muvazaası hukuki nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; 1924 doğumlu mirasbırakan ... 05.05.2007 tarihinde, 1931 doğumlu mirasbırakan .... ise 03.11.2015 tarihinde öldüğü, geride mirasçı olarak davacı kızları ..., ölen kızları ... olma davacı torunları ..... ile davalı oğulları .... ve .... kaldıkları, mirasbırakan .... 9 54... parseldeki 3 ve 4 nolu bağımsız bölümlerin intifa hakkını uhdesinde tutup çıplak mülkiyetini 10.12.1993 tarihli aynı akitle davalı oğullarına 1/3'er eşit payla satış suretiyle, yine mirasbırakan .... de dava konusu 19... parseldeki 1 nolu bağımsız bölümdeki payının tamamını 06.06.2007 tarihinde davalı oğullarına 1/3'er eşit payla satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle muvazaa iddiasının TMK’nın 6. ve HMK’nın 190. maddeleri uyarınca usulünce kanıtlanamadığı gözetildiğinde davacı ... tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Davacı ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı 187,80 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacı ...'dan alınmasına, davalılar vekili tarafından sehven yatırıldığı anlaşılan 2.535,40 TL temyiz harcının ( 427,60 TL + 2.107,80 TL) istek halinde davalılara iadesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.09.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.