Anahtar kelimeler: Pvc Unsurlu Kurularak Pencere Sınıfta Kapı Görülüp İbareli Sınaî Fikri

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Yeniden hüküm kurularak davanın kabulüİLK DERECE MAHKEMESİ
: Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usuleksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili adına tescilli "..." asıl unsurlu markaların bulunduğunu, davalı gerçek kişinin ██████████ sayılı ve "... pvc kapı pencere" ibareli marka başvurusuna müvekkilince yapılan itirazın Markalar Dairesi Başkanlığınca kısmen yerinde görülüp başvuru kapsamından 19. sınıfta yer alan mallarla, 35. sınıfta yer alan bir kısım hizmetlerin çıkarıldığını bu karara yaptıkları itirazın ise Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru kapsamında bırakılan tüm mal ve hizmetler yönünden iltibas koşullarının oluştuğunu, davalının birden fazla marka başvurusunda davacının markalarıyla iltibas yaratacak derecede benzer ibareler kullandığını ve bu durumun davalının kötüniyetinin açık bir tezahürü olduğunu, müvekkilinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/3 hükmü anlamında eskiye dayalı kullanımının bulunduğunu, yine aynı Kanun'un 6/5 hükmü kapsamında müvekkili markalarının tanınmış olduklarını, öte yandan "..." ibaresinin müvekkilinin ticaret unvanının da kılavuz unsurunu oluşturduğunu ileri sürerek YİDK'ın 2021-M-6426 sayılı kararının iptali ile dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.2.Davalı gerçek kişi vekili cevap dilekçesinde, dava konusu edilen markanın içerdiği farklı renk, şekil ve kelime unsurları itibariyle davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı markalardan bütüncül algı çerçevesinde çok farklı olduğunu, davacının sınırlı sınıflarda marka korumaları olmasına rağmen markalarının tanınmış olduğunu ileri sürmesinin ve seri marka koruması kapsamında olduklarını belirtmesinin davacının huzurdaki davayı kötüniyetle açtığını gösterdiğini, davacının ticaret unvanından anlaşıldığı üzere metal ve madeni döküm konularında iştigal ettiğini, davalının ise davacı ile aynı iş kolunda faaliyet göstermediğini, “...” esas unsurlu binlerce markanın farklı kişi ve kuruluşlar adına tescilli olduğunu, dolayısıyla davacının tanınmışlık iddialarının dinlenemeyeceğini, somut uyuşmazlıkta markaların karıştırılma ihtimalinden bahsedilemeyeceğini savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davanın kısmen kabulüne, YİDK kararının kısmen iptaline dava konusu markanın bir kısım mal ve hizmetler yönünden kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmiş, karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir. Mahkemece 01.11.2022 tarihli ek karar ile davalı ... vekili tarafından, 02.09.2022 tarihli başvuru dilekçesi ile verilen hükmün istinaf edildiği, istinaf harçlarının 24.09.2022 tebliğ tarihli ihtaratlı tebligata rağmen yatırılmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar verilmiş, ek karara karşı davalı ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARIBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalı ... vekilinin İlk Derece Mahkemesinin 01.11.2022 tarihli ek kararına yönelik istinaf dilekçesinin süre yönünden reddine karar verilmiş, davacı vekili ile davalı ... vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesinde ise, dava konusu "iso ... pvc kapı pencere" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet ████████ 55... /97879 sayılı markları dışında kalan diğer itirazına mesnet "..." ibareli markaları arasında, başvuru kapsamında kalan 17. sınıf mallar ile 07, 20. sınıf mallarına satışına özgü 35. sınıf hizmetleri yönünden, SMK'nın 6/1 hükmü anlamında, ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira davacının bahsi geçen markalarının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin, dava konusu başvuruda da aynen kullanıldığı, başvuruda farklı olarak yer verilen ibarelerin başvuruya yeterli ayırt ediciliği sağlamadığı, karar yerinde belirtilen mal ve hizmetler yönünden emtia benzerliği koşulunun da oluştuğu, davacının dava konusu başvurunun kötüniyetli olduğu da ileri sürülmüş olup, bu hususta İlk Derece Mahkemesince olumlu-olumsuz bir değerlendirme yapılmadığı, davacı vekilinin davalının ve onunla birlikte hareket eden .... ile ...Pvc San. Tic. A.Ş.'nin çok sayıda "..." ibareli benzer marka başvurularında bulunması nedeniyle kötüniyetli olduğunu ileri sürdüğü, dosya kapsamında yer alan 01.04.2019 tarihli Ticaret Sicil Gazetesi'nde ...Pvc San. Tic. A.Ş.'nin başvuru tarihini kapsar şekilde tek ortağı ve yetkilisinin davalı ... olduğu, her ne kadar benzer marka başvurusunda bulunmak tek başına kötüniyetin varlığını ispata yeterli değilse de davalı ile yetkilisi olduğu ...Pvc Son. A.Ş.'nin ve davalının kardeşi ...'ın, ayrı ayrı çok sayıda "..." asli unsurlu marka başvuruları yaparak davacı markalarına yaklaşma gayretleri gözetildiğinde, davalı gerçek kişinin dava konusu marka başvurusunun kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmiş, karar, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZ İNCELEMESİA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, kurum kararının iptali, marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI.SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istekleri halinde davalılara iadesine, 05.11.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.