Anahtar kelimeler: Bağdaşan İlkesiyle Sözüne Davadavacı Uymayıp Basiretli Satımdan Davalıborçlu Ödememesi Temsile

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜDAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirket ile müvekkili şirket arasında ticari ilişki mevcut olup; taraflar arasında --------- akdedilmiş ve bu sözleşmeye bağlı olarak davalı şirket elektrik kullanmış olduğunu, davalı/borçlu şahıslar ise, davalı/borçlu şirketin yetkili temsilcileri olup, davalı/borçlu şirketi müştereken temsile yetkili olduğunu, ayrıca, müvekkili şirket ile imzalanan ------ de ticari kefaletleri bulunmakta olduğunu, ancak ticari kefaletleri bulunmasına rağmen takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalı şirketin imzaladığı sözleşmedeki sözüne uymayıp faturayı ödememesi basiretli tacir ilkesiyle bağdaşan bir davranış olmadığını, davalı şirketin ve şahısın yaptığı haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, borçluların, %20’den aşağı olmamak üzere, icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalılara usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğine rağmen davaya cevap sunmadıkları görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava, davacı tarafından elektrik kullanım bedeli ile cezai şart alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın İİK 67 vd. maddeleri gereğince iptali talebine ilişkindir.Davacı, davalı ile aralarında----- başlangıç tarihli-----imzalandığını, davalının sözleşmede kararlaştırılan süreden önce ---- tarihinde tedarikçi değişikliğine giderek sözlemeyi feshettiğini, davalının haksız feshi sebebiyle sözlemede kararlaştırılan cezai şart bedelinin tahsili için icra takibine geçildiğini, davalının haksız bir şekilde icra takibine itiraz ettiğini, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalılar, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, ---- Esas sayılı İcra Dosyası ----- üzerinden dosya içerisine alınıp incelenmiş, ----- davacının---- kayıtları celp edilmiş,-----davalı şahsın esnaf kaydı bilgileri celp edilmiş,------ davalı şahsın gerçek kişi ticari işletme kaydı bilgileri celp edilmiş, ----- kayıtları celp edilmiş, ----tarihli bilirkişi raporu alınmış, ----- Talimat sayılı dosyası ile ---- tarihli bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.Bilirkişi tarafından düzenlenen ---- tarihli raporunda özetle, "...Dava ve icra takibine konu faturanın, sözleşmenin davalı tarafından tedarikçi değişikliğine gidilerek feshine sebep olunması gerekçesiyle tahakkuk ettirilmiş cezai- şart faturası olduğu, tarafların birbiriyle örtüşen beyanlarına göre, sözleşmenin süresi içerisinde davalı tarafından tedarikçi değişikliğine gidilerek feshedildiği anlaşılmakla, taraflar arasında imzalanan ------- tarihli 36 ay süreli sözleşmenin süresinden önce tedarikçi değişikliğine gidilerek feshedilmesinin davacı-satıcıya sözleşmede tanımlandığı şekliyle en yüksek iki fatura bedeli toplamı kadar ceza-i şart bedeli tahakkuk ettirme hakkı verdiği, davacı tarafından tahakkuk ettirilen ----- ceza-i şart bedeli faturasının sözleşmede tanımlanandan daha düşük tahakkuk ettirilmiş, geçerli fatura bedeli olduğu ve █████/2024 takip tarihi itibariyle alacak miktarının 281.610,96 TL olduğu..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.----- Talimat sayılı dosyası ile alınan bilirkişi tarafından düzenlenen ----- tarihli raporunda özetle, "...Davalı Ticari Defterlerinin inceleme dönemine ait olmak üzere ---- olduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içerisinde yapıldığı, defterlerin usulüne uygun tutulmuş olduğu, defterlerin sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğu, -------itibariyle likiditesi yeterli, borç ödeme kapasitesi yüksek, satış hacmi ise artış eğiliminde olduğu, “Cari oran” (Dönen Varlıklar / Kısa Vadeli Yükümlülükler): 31.12.2024 için: 15.565.248,48 / 13.763.486,15 = 1,13 , 281.610,96 TL cezai şart borcu dahil edilirse: 15.565.248,48 / (13.763.486,15 + 281.610,96) = 1,11 olduğu, borcun ödenmesi hâlinde: Şirketin nakit oranının %5’ten fazla değişmeyeceği, Cari oranın 1,13’ten 1,11’e düşeceği, Borç/özsermaye oranının ise 1,93’te makul seviyede kalacağı, Bu göstergeler, borcun ödenmesinin şirketin mali yapısını bozmayacağını göstermekle birlikte, davalı şirketin iktisadi mahvına neden olup olmayacağı hususunda, nihai Takdirin Sayın Mahkeme de bulunduğu..." yönünde görüşlerini bildirmiştir.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur ---------İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Dosyadaki bilgi ve belgelere göre; taraflar arasında elektrik enerjisi satış sözleşmesi düzenlendiği ve davalı tarafından fesh edildiği görülmüştür. Davacı tarafından sözleşme hükümleri gereği cezai şart alacağı talep edilmektedir.Davaya konu uyuşmazlığın çözümünde cezai şarta ilişkin hükümlerin tartışılıp değerlendirilmesi gerekmektedir. Cezai şart, borçlunun alacaklıya karşı mevcut bir borcu hiç veya gereği gibi ifa etmemesi halinde ödemeyi vaat ettiği, hukuki işlem ile belirlenmiş ekonomik değeri olan bir edimdir. Cezai şartın amacı, borçluyu borca uygun davranmaya sevk etmektir. Cezai şart, asıl alacağı kuvvetlendirme amacı güder. Bu bakımdan cezai şart, kuvvetlendirilecek asıl borcun mevcut olmasını gerektirir. Asıl borç yoksa cezai şart da söz konusu olamaz. Bu niteliği itibariyle cezai şart asıl borca bağlı fer'i bir borçtur. Asıl borç, mevcut ve geçerli ise, cezai şart da borç doğurur. Asıl borç sona ermiş ya da geçersiz doğmuşsa, cezai şart bağımsız bir borç oluşturamaz. Cezai şart, asıl borcun bağlı olduğu şekle tabidir. Asıl borç bir geçerlilik şekline bağlanmışsa, cezai şartın borç doğurabilmesi aynı şekilde kararlaştırılmış bulunmasına bağlıdır. Ancak, geçerlilik şekline bağlı olan bir sözleşme bu şekle uygun olarak yapılmadığı halde, şekle aykırılığı ileri sürmenin dürüstlük kurallarıyla bağdaşmaması nedeniyle dinlenmediği hallerde, sözleşme geçerli sayıldığından, onun fer’i niteliğinde olan cezai şart da geçerli sayılacaktır. Cezai şartın fer’ilik niteliği asıl borca bağlı olduğu sürece devam eder. Başka bir anlatımla cezai şartın fer’iliği, muaccel olduğu ana kadar devam eder. Borçlu, borca aykırı davrandığında cezai şart muaccel hale geldiğinden artık fer’i değil, asli (bağımsız) bir alacak niteliğini kazanır. Cezai şart, sağlararası hukuki işlemlerde ve özellikle sonuçlarını hayatta doğuran sözleşmelerde kararlaştırılır. ---------818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 158. maddesinin başlığı “cezai şart” iken 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun “Ceza Koşulu” başlığı altında üç çeşit ceza koşulu düzenlenmiştir. Bunlar öğretide ortaya atılan kavramlara göre seçimlik ceza koşulu (TBK. md. 179/I), ifaya eklenen ceza koşulu (TBK md. 179/II) ve ifayı engelleyen ceza koşulu (dönme cezası) (TBK md. 179/III) dur.Sözleşmenin uyuşmazlığa ilişkin hükümleri incelendiğinde; taraflardan herhangi birisinin sözleşmenin sona erme tarihinden 60 takvim günü öncesine kadar sözleşmenin feshedileceğine dair yazılı bildirimde bulunmadığı sürede, iş bu sözleşmenin aynı şartlarda birer yıl süreyle kendiliğinden uzatılmış sayılacağının belirtildiği, sözleşmenin 9.2 maddesinde satıcı tarafında fesih ve 9.3 maddesinde alıcı tarafından fesih şartlarının düzenlendiği görülmüştür.Somut dosyada, Taraflar arasındaki taraflar arasındaki sözleşmenin 9.3 maddesinde davalının taahhüdünü ihlal etmesi halinde cezai şart alacağının düzenlendiği, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu gereği davalının sözleşme şartlarına uygun davranmayarak sözleşmede kararlaştırılan süreden önce tedarikçi değişikliğine giderek sözleşmeyi fesh ettiği, taraflar arasındaki sözleşme şartlarına uyulmaması sebebiyle davacının sözleşmenin 9.3 maddesi gereğince cezai şart talebinin talebinin yerinde olduğu, davacının taraflar arasındaki sözleşmenin 7.1 maddesi gereğince aylık %5 faiz gecikme faizi talebinde bulunabileceği, kök bilirkişi raporu gereğince temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar olan dönemdeki işlemiş faiz miktarının 1.633,80-TL olduğu, taleple bağlılık gereğince davacının 1.610,96-TL işlemiş faiz talebide bulunabileceği, alınan talimat bilirkişi raporu gereğince cezai şart bedelinin davalı şirketin mahvına sebep olmayacağının tespit edildiği, davalı -----sözleşmede müteselsil kefil olarak yer aldığı, kefalet şartlarının mevcut olduğu ve davalı ----- cezai şart bedelinden davalı şirket ile birlikte müteselsilen sorumlu olduğu anlaşılmış, davanın kabulüne, davalının ----- esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile 280.000,00-TL asıl alacak, 1.610,96-TL işlemiş faiz ve takip talebinde belirtilen cins ve oran üzerinden işleyecek faizi (gecikme zammı) üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.Her ne kadar davalı taraf icra dosyasına sunmuş olduğu borca itiraz dilekçesinde icra dairesinin yetkisine itiraz etmiş ise de; taraflar arasındaki sözleşmenin 11.9 maddesi ile yetki sözleşmesi yapılmış ve ----mahkemeleri yetkili kılınmıştır. Ayrıca -------- sayılı ilamı gereği TBK 89 maddesine göre davacı/alacaklının ikametgahındaki icra dairelerinde yetkili olduğu anlaşılmakla davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazlarına itibar edilmemiştir. İtirazın iptali davalarında davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması şarttır.----- Dosyaya konu alacağın faturaya dayanması sebebiyle alacağın likit ve davalının haksız olduğu anlaşıldığından, hükmedilen asıl alacak miktarı ------üzerinden davacı lehine icra inkar tazminatına hükmedilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın KABULÜNE,-Davalının -------- esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu İTİRAZIN İPTALİ ile, 280.000,00-TL asıl alacak, 1.610,96-TL işlemiş faiz ve takip talebinde belirtilen cins ve oran üzerinden işleyecek faizi (gecikme zammı) üzerinden takibin DEVAMINA,2-Hükmedilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Alınması gerekli karar harcı 19.236,84-TL'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 4.809,22-TL harcın mahsubu ile bakiye 14.427,62-TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafça yatırılan 4.809,22-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvuru harcı, 60,80-TL vekalet harcı, 12.475,00-TL tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 12.963,40-TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,6-TTK 5/A maddesi ve 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A fıkrası ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca 3.800,00-TL arabuluculuk ücreti davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına,7-Davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 45.057,75-TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,9-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin, davalı ve davalı şirket yetkilisinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---------- Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2025