Anahtar kelimeler: Heyete Bam Esaskarar Fiilden Başkan Tevdi Yazim Katip Konya Üye

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...

T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ...
KARAR NO
: ...
KARAR TARİHİ
: █████/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN
: ..... (...)
ÜYE
: ..... (...)
ÜYE
: ..... (...)
KATİP
: ..... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ
: █████/2025
NUMARASI
: ... Esas ... Karar
DAVACI
: .....
VEKİLLERİ
: Av..... Av.....
DAVALI
: 1- ........
VEKİLİ
: Av.....
DAVALI
: 2- ........
DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ
: █████/2025
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinden özetle; █████/2024 günü, davalı sigorta şirketi tarafından ........ poliçe numarasıyla sigortalanan ........ plakalı aracın, müvekkiline ait araca zarar vererek maddi hasara neden oluştuğunu, aracın şoförü ve sigortalısı ........'in müvekkilinin ........ sayılı plakalı aracına çarparak zarar verdiğini, bu kazada müvekkilinin herhangi bir kusuru olmadığını, kazaya asli ve tam kusuruyla sebebiyet veren aracın ........ tarafından ........ poliçe numarasıyla davalı ........ A.Ş. Tarafından zorunlu trafik sigortası ile sigortalandığını, müvekkilinin aracında oluşan zararların tazmini için müvekkilinin davalı sigorta şirketine başvuru yaptığını, ancak davalı sigorta şirketinin müvekkilinin zararlarını karşılayacağını belirttiğini, fakat karşılamadığını, müvekkilinin ........ plakalı araçta oluşan maddi zararların ve değer kaybının karşılanıp karşılanmayacağıyla ilgili sigorta şirketine vekil olarak başvuru yapmamıza rağmen davalı sigorta şirketi herhangi bir cevap vermediğini, kazadan sonra tutulan kaza tespit tutanağına göre dava konusu zararlandırıcı olayın meydana gelmesinde tam ve asli kusurlu olan davalı ........ olduğunu, ancak müvekkilinin aracında oluşan maddi hasardan sigorta şirketi davalı sürücü ve işleten müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, kaza sonrasında davalı sigorta şirketi tarafından müvekkilinin aracı yaptırılmadığını, müvekkilinin aracını yaptırmak zorunda kaldığını, ekte sundukları tamir masraflarına göre müvekkilinin aracının tamiri için 41.060 TL zarar için masraf yaptığını, müvekkilinin aracının kıymetine göre büyük bir hasara uğramış olması nedeniyle ciddi manada değer kaybına uğradığını, sigorta şirketi tarafından zararının giderilerek tamir edileceği inancıyla uzun bir süre aracını kullanamayan müvekkilinin çok uzun bir süre aracından mahrum kaldığını, müvekkilinin aracından mahrum kaldığı süreye ilişkin zararın da giderilmesini talep ettiğini, davalı ........'in dava sonucunda çıkacak olan tazzminatları ödemekten kaçınmak amacıyla yargılama öncesi ve devamı sırasında müvekkilinin mağdur etmek amacıyla şahsına ait menkul ve gayri menkulleri elden çıkarma olasılığı bulunduğunu, müvekkilinin bu olumsuzluktan etkilenmemesi amacıyla, borçlu gerçek kişinin resmi sicillerde adına kayıtlı menkul ve gayrimenkulleri ile banka hesapları üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ettiğini, başvurularına herhangi bir cevap vermeyen davalı sigorta şirketi aleyhine Konya Arabuluculuk başvuru yapıldığını, davalı sigorta şirketi ile zorunlu arabuluculuk süreci anlaşamama olarak sonlandırıldığını, tüm bu nedenlerle aracında oluşan ve davalılar tarafından karşılanmayan maddi zararların tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak şimdilik 3.000,00 TL maddi zararın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, HMK 107.maddeye göre ileride artırılmak üzere 100 TL araç mahrumiyet bedelinin kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte (sigorta şirketi dışındaki) davalı ........'ten tahsiline, davalı sürücü ve işletenin mal kaçırma ve müvekkilinin maddi hak kaybını önlemek amacıyla davalılar adına resmi sicilde kayıtlı menkul gayrimenkul ve üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklar ile banka hesapları üzerine tensiple beraber ihtiyati haciz konulmasını, bu talepleri mahkemece uygun görülmemesi halinde ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderleri ve arabulucu vekalet ücreti ile vekalet ücretinin davalılara müştereken ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ........'in Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Mahkeme tarafından maddi hasar ve araç mahrumiyet bedeli belirlenirken tarafların kusurunun belirlenmesi gerektiğini, müvekkilinin sorumluluğu kusuru oranında olduğunu, haksız fiil sonucu kusur konusunda bir değerlendirme yapılabilmesi için kazanın meydana geldiği yerin kaza şekli ve nedeni hususlarının bilinmesi gerektiğini, hakimin gerçeği aydınlatma yükümlülüğü ve teknik bir konu olması münasebetiyle kusur konusunda uzman bir bilirkişiden rapor alınması gerektiğini, davaya konu trafik kazasında %100 kusuru yönündeki iddialarının kabulünün mümkün olmadığını, bu nedenle öncelikle dosyada kusur değerlendirilmesi yapılması için dosyanın bilirkişiye tevdii edilmesini talep gerektiğini, davacının aracı için alınan hasar bedelinin talebinin mümkün olmadığını, bu kapsamda davaya konu aracı kaza sonrasındaki fotoğrafları ve kazanın meydana geliş şekli dikkate alınarak davacının bahsini ettiği rapordaki tespitlerin kaza ile uyumlu olup olmadığı işbu raporda tespit edilen parça ve işçilik fiyatlarının kaza tarihindeki piyasa fiyatları ile uyumlu olup olmadığı, aracın en ekonomik şekilde tamir maliyetinin ne olacağı, aracın dava konusu kaza öncesindeki hasar için İTÜ ve Karayolları Genel Müdürlüğü Fen Heyetinden araç hasarı konusunda uzman bilirkişi kurulundan bilirkişi raporu alınması gerektiğini, davacı tarafın aracı kullanamamasından kaynaklı zararlarını açıkta ispat etmesi gerektiğini, bu hususun ispat edilmediği takdirde davanın bu yönden reddi gerektiğini, ayrıca davacı tarafın sigorta şirketinden ikame araç alıp olmadığının da araştırılmasının zorunlu olduğunu, tüm bu nedenlerle dava konusu kazada herhangi bir sorumluluğu bulunmaması nedeni ile davanın reddine, tüm yargılama giderlerinin davacı taraftan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekilinin Mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinden özetle; Kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı taraf adına kayıtlı aracın kaza tarihinde tanzim edilmiş bir ZMMS poliçesi bulunmadığını, tarafların kendi arasında kaza tespit tutanağı düzenlemesi mümkün olmadığını, müvekkili sigorta şirketi, rizikodan poliçe limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, müvekkil şirketin ancak sigortalısının "kusuru" oranında sorumlu olduğunu, gerçek zararın giderilmesi ilkesi uyarınca, müvekkil şirketin kdv’den sorumlu tutulabilmesi için zarar görenin aracını onarırken kdv ödediğini ispatlaması ve yansıtma faturası kesmesi gerektiğini, bu nedenle, parça ve işçilik fiyatlarına kdv dahil edilerek hesaplanacak hasar bedelinin tarafımızca kabulü mümkün olmamakla talebin reddi gerektiğini, kdv bedelinden müvekkil şirket sorumlu tutulamayacağını, teminat kapsamında olduğunu kabul anlamına gelmemek üzere; zarar gören araçta meydana gelen “değer kaybı’’ nın belirlenebilmesi için belirli kriterlere göre hesaplama yapılması gerektiğini, temerrüt tarihine açıkça itiraz etiklerini, tüm bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:
İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; "
Davanın KABULÜ ile;
Davacının █████/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 41.059,20 TL bakiye hasar bedeli maddi zararının; DAVALI ........ ANONİM ŞİRKETİ'nden kaza tarihinde geçerli poliçe teminat limitleri ile sınırlı (kendi temerrüdü sonucu ortaya çıkan temerrüt faizleri ve fer’ilerinden poliçe limitinden bağımsız sınırsız sorumlu) olmak üzere, temerrüt tarihi olan █████/2025 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte, DAVALI ........'ten kaza tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte ve tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili (tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla) ile DAVACIYA VERİLMESİNE,
Davacının █████/2024 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle uğradığı 2.850,00 TL araç mahrumiyet bedeli maddi zararının, DAVALI ........'ten kaza tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda yasal faizi ile birlikte tahsili ile DAVACIYA VERİLMESİNE," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davalı ........ istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazadaki kusurun kendisine ait olduğunu, kaza tarihi █████/2024 tarihinde olduğu ve kaza tarihinde aracın sigorta teminat tutarları kaza tarihi itibariyle araç başına maddi giderin 200.000,00 TL olduğunu, kendi kusuru sonucu kaynaklanan kazada davacının aracında oluşan maddi hasarın 41.059,20 TL olduğunu ve oluşan maddi hasarın sigorta maddi hasar limitinin altında olduğunu, ilgili tutardan diğer davalı olan ........ A.Ş'nin tek başına sorumlu olduğunu, hasar bedeli hesabının gerçeği yansıtmadığını, araç mahrumiyet bedelinin hukuken ispatlanamadığını, aleyhe kurulan müşterek ve müteselsil sorumluluğunun geniş olduğunu, bilirkişi raporuna karşı itiraz edilmesine rağmen ek inceleme yaptırılmadığını, faiz başlangıcı ve oranının belirsiz olduğunu, kararın kaldırılmasını, yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini dilemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Dava; maddi hasarlı trafik kazası nedeni ile maddi tazminat iste
1-Rapora itirazın değerlendirilmesinde
:
Davaya konu olan olayda davacıya ait araç hasara uğramıştır. Bu durumda sözü edilen aracın onarıldıktan sonra mübadele (rayiç) değerinin olaydan önceki mübadele değerinden az olacağının kabulü gerekir. Çünkü tamamen onarılmış olsa bile bu araba tahribatın izlerini taşımaktadır. Onarılmış durumdaki değeri, ne kadar iyi onarılmış olursa olsun kural olarak aynı nitelikteki hiç hasara uğramayan araç değerinden düşüktür ve bu da cari değerinden kaybettirmektedir.
Somut dosyamızda; Yargıtay uygulamaları doğrultusunda uzman bilirkişi tarafından aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının zararının belirlenmesi (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████/2017 tarih ve ██████████ E., █████████ K sayılı kararı) yapıldığından, davalının haksız fiil sorumlusu olarak zarardan sorumlu olduğu, dolayısıyla buna ilişkin istinaf isteminin yerinde olmadığı; araç hasarına ilişkin aracın kazalı haline ilişkin fotoğraflara göre değişmesi ve tamir edilmesi gereken parçaların ve bunların bedellerinin işçilik de dahil fiyatlarının birbirini teyit eden gerek ekspertiz gerek hükme esas alınan hasar raporunda doğru olarak gösterildiği; aracın niteliğinin ve kaza tarihindeki km.'sinin nazara alındığı, zararın kaza tarihine göre belirlendiği, resimlerde görülen hasara göre de belirlenen zararın uygun olduğunun da anlaşılmasına göre de, hasar miktarının ve değer kaybı zararının duruma uygun şekilde belirlendiği de anlaşıldığından, davalının zarara yönelik itirazlarının yerinde olmadığından, davalının buna yönelik itirazının reddine karar verilmiştir.
2-Faiz başlangıcı itirazının incelenmesinde :
Somut olayda uyuşmazlık, haksız eylemden kaynaklanmaktadır. Haksız eylem faili, ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Dolayısıyla, zarar gören, gerek kısmi davaya, gerekse sonradan açtığı ek davaya veya ıslaha konu ettiği kısma ilişkin olarak haksız eylem tarihinden itibaren temerrüt faizi isteme hakkına sahiptir. Bu nedenle itirazın reddi gerekmiştir.
3-Araç mahrumiyet itirazının incelenmesinde :
Davacı davalılardan araç mahrumiyet zararını istemiştir. talep edilen araç mahrumiyetine ilişkin zararın belirlenmesinde hasara uğrayan aracın markası, özellikleri ve model yılı ile aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği dikkate alınarak objektif olarak hasara uğrayan aracın onarımı için gerekli süre ve emsal aracın ikamesinin kullanımı için ödenecek ücret ile bu aracın kullanılamadığı süre içerisinde elde edilen yararlar dikkate alınarak sözkonusu zararın kapsamı belirlenmesi gerekmektedir.
Somut dosyamızda; Yargıtay uygulamaları doğrultusunda uzman bilirkişi tarafından aracın kaç günde tamir edileceği, günlük kiralama bedeli, amortisman, yakıt v.s. giderler düşülerek araç mahrumiyeti zararının belirlendiği ve buna ilişkin istinaf isteminin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.
4-Sorumluluk itirazının incelenmesinde
:
Zarara sebebiyet veren sürücü, işleten ve ZMSS, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı TBK'nun 61.maddesi gereğince maddi zarardan müteselsilen sorumludur.
Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri, 6098 sayılı TBK.'nun 162 ve 163.maddelerine göre, borcun tamamından sorumludur. Nitekim, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88/1 maddesinde trafik olayı nedeniyle müteselsil sorumluluk öngörülmüştür. 6098 sayılı TBK.nun 167.maddesi uyarınca, sorumluların iç ilişkide kusur oranına göre, birbirlerine rücu hakları da mevcuttur.
Somut uyuşmazlıkta; davalı diğer davalı sigorta şirketi ile birlikte maddi zarardan müteselsilen sorumlu olup itirazın reddi gerekmiştir.
Davalı ........ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden davalıdan alınması gereken 2.999,44 TL karar ve ilam harcından istinaf aşamasında yatırılan 749,86 TL nin mahsubu ile bakiye 2.249,58 TL eksik harcın davalı .....'den tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-İstinaf aşamasında davalı tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, 7550 sayılı yasanın 20. Maddesi ile değişik 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; dava tarihi olan 2025 yılı itibari ile (544.000,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.
█████/2025
.....
Başkan
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Üye
...
e-imzalı
.....
Katip
...
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!