Anahtar kelimeler: Kozan Mercii Evrakı Görüşü Hakimliği Hakimliğinin Adalet İstinaden Karara Sayisi
11. Ceza Dairesi         ████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Sulh Ceza Hakimliği
SAYISI
: ████████ Değişik İş
SUÇ
: Dolandırıcılık
KARAR
: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Kozan Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.01.2024 tarihli ve ████████ Soruşturma, ████████ Karar sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Kozan Sulh Ceza Hakimliğinin, 13.02.2024 tarihli ve ████████ Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 13.02.2024'te kesinleştiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 17.01.2025 tarihli ve ██████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.02.2025 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile soruşturma dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
A. Kanun Yararına Bozma İstemi
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 17.02.2025 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;
"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Dosya kapsamına göre, müştekinin alınan ifadesinde, oğluna ait akaryakıt istasyonunu oğlu cezaevine girdiği için iki aydır yeğeni ile birlikte işlettiklerini, kendisini ... olarak tanıtan bir şahsın yakıtlara zam geleceği ve kendilerine uygun fiyattan yakıt bulacağı bahanesiyle işyerine geldiğini, kendilerinin de 10.000 litre yakıt siparişi verdiklerini, şüphelinin belirttiği hesaba peşinat olarak 200.000,00 Türk lirası para gönderdiğini, şüphelinin kendisine iletişim için farklı telefon numaraları verdiğini, daha sonra şahıslara ulaşamadığını beyan ettiği ve şüphelilere ait telefon numarası ve banka İBAN bilgilerini ifadesinde açık şekilde verdiği, şüphelilerin kimlik bilgilerinin tespitine yarayacak telefon numarası ve banka İBAN bilgilerinin dosyada yer almasına rağmen şüphelilerin tespit edilmeyerek ifadelerine başvurulmadığı, bu itibarla şüphelilerin hileli hareketlerle müştekiyi dolandırarak haksız menfaat temin ettikleri iddiası üzerine başlatılan soruşturma kapsamında, şüphelilerin ifadesi alınmadan ve herhangi bir soruşturma işlemi yapılmadan Kozan Cumhuriyet Başsavcılığınca kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; olayın aydınlatılmasına yarar sair delillerin toplanması sonrasında yapılacak inceleme sonucuna göre şüphelilerin hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir."
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
1. 5271 sayılı Kanun‘un 160. maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında; Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlayacağı, maddî gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adlî kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlü olduğu belirlenmiştir.
2. 5271 sayılı Kanun’un, “Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar” başlıklı 172/1. maddesi;
“(1) Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir. Bu karar, suçtan zarar gören ile önceden ifadesi alınmış veya sorguya çekilmiş şüpheliye bildirilir. Kararda itiraz hakkı, süresi ve mercii gösterilir.
...“
Şeklinde düzenlenmiştir.
3. 5271 sayılı Kanun’un, “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan birinci, ikinci, üçüncü ve dördüncü fıkralarında;
“(1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3)(Değişik
: 18/6/2014-███████ md.) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik
: 25/5/2005 - ███████ md.) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
...“
Hükümleri yer almaktadır.
4. Kanun‘da yer alan düzenlemelerden de görüleceği üzere; Cumhuriyet savcısı, suçun işlenip işlenmediğinin tespiti bakımından hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamalı, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmalı, aksi halde 5271 sayılı Kanun’un 172. maddesi gereğince kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vermelidir.
5. Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Sulh Ceza Hakimliği, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
6. Bu kapsamda inceleme konusu soruşturma dosyası değerlendirildiğinde; bir süredir oğluna ait akaryakıt istasyonunu işleten şikâyetçiyi, şüphelilerden ... adına kayıtlı olduğu belirlenen 0 501 (...) (..) (..) numaralı telefondan arayan ve kendisini ... ismiyle tanıtan kimliği belirsiz kişinin, ucuza akaryakıt satacağı vaadiyle kandırarak, şikâyetçinin şüpheli ...'a ait banka hesabına 200.000,00 TL göndermesini sağlamak suretiyle dolandırdığının iddia olunması üzerine yürütülen soruşturma kapsamında; şikâyetçinin iletişim kurduğu tüm GSM hattı sahiplerinin açık kimlik ve adres bilgileri tespit edilerek, şüpheliler ... ve ... ile birlikte şüpheli sıfatıyla ifadelerinin alınması, şüpheli ...'ın teşhise elverişli fotoğrafları temin edilerek, ... T.A.Ş.'nin 01.11.2023 tarihli cevabi yazısı ekinde gönderilen güvenlik kamerası görüntüleri ile karşılaştırılıp, görüntülerdeki parayı çeken kişinin bu şüpheli olup olmadığının tespit edilmesi, yakın çevrede suç tarihine yakın tarihlerde benzer yöntemlerle gerçekleştirilmiş başkaca dolandırıcılık eylemleri olup olmadığının belirlenmesinden sonra sonucuna göre bir değerlendirme yapılması gerekirken, "...müştekinin şikayetine konu dolandırıcılık suçunun tüm unsurları itibarıyla oluşabilmesi için kişinin hileli davranışlarla karşısındakinin iradesini yanıltması ve bu hileli davranış ve hareketlerinde iğfal kabiliyetine sahip olup hayatın olağan akışına göre kişinin iradesi üzerinde bu etkiyi oluşturabilecek nitelik ve aldatılıcılık kabiliyetinde olması gerektiği, kaldı ki müştekinin yerinde ortalama eğitimli bilinç düzeyine sahip başka bir kişi dahi olsa hayatın olağan akışı ve somut olaya göre, şüphelilerin yönlendirme ve telkinlerine uymayacağı, zira yerleşik Yargıtay İçtihatlarına göre de her basit yalanın dolandırıcılık suçunu oluşturmayacağı, yalanın belirli bir nitelikte ve ağırlığa ulaşması gerektiği anlaşılmakla; şüpheliler hakkında suçun yasal unsurlarının oluşmaması nedeniyle..." şeklindeki hatalı gerekçe ve eksik soruşturma neticesinde verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi yerine itirazın reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup, kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
II. KARAR
1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Kozan Sulh Ceza Hakimliğinin, 13.02.2024 tarihli ve ████████ Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309/4-a. maddesi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için soruşturma dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.09.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!