Anahtar kelimeler: Mts Davaitirazın Bürosuna Tevzi Emrinde Ferilerine Almış Beraber İfa Borca

T.C.
İSTANBUL14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:███████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:█████/2025KARAR TARİHİ
:█████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesinde özetle; davalının davacı müvekkil şirketten almış olduğu hizmet bedelini aralarındaki sözleşme ilişkisine uygun olarak ifa etmediğini, bu nedenle fatura alacağının yasal faiziyle beraber tahsili amacıyla İstanbul MTS 2024/... sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını, davalının gönderilen ödeme emrinde yer alan borca ve tüm ferilerine itiraz ettiğini, davalının yapmış olduğu itirazın haksız olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 5/A maddesi gereğince uyuşmazlık için İstanbul Arabuluculuk Bürosu’na başvurulmuş gerçekleştirilen toplantılar sonucunda taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; Davalı borçlunun İstanbul MTS 2024/... Esas sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin devamına, Davalı borçlu itirazında haksız ve kötü niyetli olduğundan ve takip konusu alacak likit olduğundan, Davalı aleyhine takip konusu alacağın %20’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.Dava, abonelik sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.İstanbul Abonelik Sözleşmeleri İcra Müdürlüğü'nün 2024/... Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde, davacının davalı aleyhine 9.233,13 TL Asıl Alacak (İstenen:%19.2 Yıllık Diğer), 5.665,47 TL Asıl Alacak (İstenen:%19.2 Yıllık Diğer), 718,95-TL(Geçmiş Gün Faizi) işlemiş faiz olmak üzere toplam 15.617,55-TL ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya █████/2024 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun █████/2024 tarihinde süresi içerisinde itiraz ettiği görülmüştür.Davacı tarafa iddiasını ispat etmesi amacıyla bilirkişi raporu alınması için █████/2025 tarihli 1 nolu celsede bilirkişi ücretinin yatırılması amacıyla usule uygun şekilde kesin süre verildiği, davacı tarafından kendisine verilen kesin süre içerisinde delil avansını yatırmayarak celse talikine neden olacak şekilde █████/2025 tarihinde delil avansını ikmal ettiği anlaşılmıştır.Bilindiği üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nda öngörülen süreler, nitelikleri bakımından, taraflar için ve mahkemeler için konulmuş süreler olmak üzere ikiye, taraflar için konulmuş süreler ise kanunda belirtilen süreler ve hakim tarafından belirtilen süreler olmak üzere ikiye ayrılır. Kanunda belirtilen süreler; kanun tarafından öngörülmüş (cevap süresi, temyiz süresi gibi) süreler olup, bu süreler kesindir ve işlemin kanuni süresi içinde yapılıp yapılmadığı, mahkemece re’sen gözetilir. Hakimin tespit ettiği süreler ise kural olarak kesin değildir. Hakim, kendi tayin etmiş olduğu süreyi, 6100 sayılı Kanun'un 90/2.maddesine göre iki tarafı dinledikten sonra haklı nedenlere dayanarak, azaltıp çoğaltabilir ve bu sürenin, kesin olduğuna da karar verebilir. (HMK.m.94/2) Hakimin verdiği sürenin kesin olması için ya hakimin kesin olduğunu belirtmeksizin verdiği ilk sürede işlemin yapılmaması nedeniyle ilgili tarafın yeniden süre talep hakkının varlığı karşısında, bu talep üzerine hakimin verdiği ikinci sürenin kanundan kaynaklanan şekilde kesin olması (HMK.m. 94/2) ya da hakimin tayin ettiği ilk sürenin kesin olduğuna karar vermiş olması gerekir. Hakimin tayin ettiği bu ilk sürenin kesin süre olarak hukuki sonuç doğurabilmesi için, buna ilişkin ara kararının kanuna ve içtihatlara uygun şekilde oluşturulması, hiçbir tereddüde yer vermeyecek derecede açık olması ve kesin süreye uyulmamasının sonuçlarının ilgili tarafa; hiç bir tereddüte yer bırakmayacak, kesin süre ihtaratının muhatabı tarafın kesin süreye uymaması durumunda karşılaşacağı sonucu tereddütsüz bilmesine olanak tanıyacak şekilde ihtar edilmesi gerekir. İşte ancak bu nitelikteki kesin süreye ilişkin ara kararının verilmesiyle karşı taraf lehine usulü kazanılmış hak doğmaktadır. Başka bir deyişle; ister kanun, ister hâkim tarafından tayin edilmiş olsun, kesin süre içerisinde yerine getirilmeyen işlemin, bu süre geçtikten sonra yerine getirilmesi olanaklı değildir. Öte yandan 6100 sayılı Kanun'un 94. maddesi uyarınca kesin süreye ilişkin ara kararın hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde açık olması, taraflara yüklenen yükümlülüklerin, yapılması gereken işlerin neler olduğunun ve her iş için yatırılacak ücretin hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde açıklanması gerekir. Ayrıca verilen sürenin amaca uygun, yeterli ve elverişli olması, kesin süreye uymamanın doğuracağı hukuki sonuçların açık olarak anlatılması ve anlatılanların tutanağa geçirilmesi, bunlara uyulmaması durumunda mevcut kanıtlara göre karar verilip, gerektiğinde davanın reddedileceğinin açıkça bildirilmesi suretiyle ilgili tarafın uyarılması gerektiği her türlü duraksamadan uzaktır. Bu yasal düzenlemeler göstermektedir ki, taraflar; dinlenmesini istedikleri tanık ve bilirkişinin veya yapılmasını istedikleri keşif ve sair işlemlerin masraflarını, mahkeme veznesine yatırmaya mecbur olup, hâkim tarafından verilen sürede gerekli masrafı vermeyen tarafın talebinden sarfınazar ettiği kabul edilir. Hakimin, bu masrafların yatırılması konusunda verdiği sürenin kesin olduğunu usulünce karara bağladığı hallerde, kesin süreye uymayan tarafın bu delile dayanma olanağı kalmaz. Kesin süre tarafların yanında hakimi de bağlayacağından uyulmaması halinde, gereğinin hakim tarafından hemen yerine getirilmesi gerekir.Somut olayda davacı vekile bilirkişi raporu alınması için usulüne uygun olarak ihtaratlı şekilde delil avansını ikmal etmek üzere kesin süre verildiği, davacı tarafından celse talikine neden olacak şekilde kesin süre içerisinde delil avansının ikmal edilmediği, bu itibarla bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılığı, mevcut delil durumu itibariyle alacağın varılığı ve miktarı ispat edilemediğinden davanın reddine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın reddine,2-Kafi miktarda harç alınmış olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşmamaları nedeniyle 6325 sayılı Kanunun 18/A-13-14 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,5-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Dair, parasal miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır