Anahtar kelimeler: Paydaş Sattığını Satışla Parselde Hissesinin Paylarını Konya Paydaşlardan Maliki İli

MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Konya 5. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 408 09... parselde kayıtlı taşınmazın ████████████ hissesinin maliki olduğunu, paydaşlardan bir kısmının paylarını 27.10.2022 tarihinde daha önce paydaş olmayan davalı ...'e sattığını, satışla ilgili müvekkiline herhangi bir bildirimde bulunulmadığını, müvekkilinin ön alım hakkını kullanmak istediğini beyanla, dava konusu edilen Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 408 09... parselde kayıtlı 626, 46 m²’lik taşınmazın ██████████████ hissesinin davalı adına olan tapu kaydının iptali ile müvekkili adına kayıt ve tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin 27.10.2022 tarihinde dava konusu taşınmazı 700.000,00 TL bedelle aldığını, ancak tapuda satış bedelinin daha az gösterildiğini, daha sonrasında müvekkilinin tapuda taşınmazın bedelini gerçek değeri üzerinden göstererek harcı tamamladığını, davacının tapuda gösterilen düşük bedelden dolayı kötüniyetli olarak bu davayı ikame ettiğini beyanla davanın reddini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacının hak düşürücü süre içerisinde yasanın kendisine tanıdığı şufa hakkını kullandığı, davalı tarafça taşınmazın 700.000,00 TL bedel ile satın alındığı, bu tutarın elden ödendiği ve tapuda ise maddi imkânsızlık nedeniyle taşınmaz değerinin 60.000,00 TL gösterildiği savunmasında bulunulduğu, davanın açılmasından sonra başvuru yapılarak 27.12.2022 tarihinde taşınmazın 700.000,00 TL üzerinden harçlandırılarak harç yatırıldığının beyan edildiği, beyan edilen taşınmaz satış bedelinin daha fazla olduğunun ön alım davasında dile getirilmesinin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu gerekçesiyle, Konya ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, 408 09... parsel sayılı taşınmazda davalı adına kayıtlı hissenin iptali ile davacı adına tapuya kayıt ve tesciline, davacı tarafça depo edilen ön alım bedeli ve tapu masrafları toplamı olan 38.371,89 TL'nin davalıya ödenmesine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde;1. Müvekkilinin gerçekte harç masrafını az ödemek amacıyla satış bedelini tapuda düşük gösterdiğini, taşınmazın gerçek satış bedelinin 700.000,00 TL olduğunun bilindiğini,2. Müvekkilinin taşınmazın hissesini tapuda devraldıktan sonra tapuda taşınmazın bedelini gerçek değeri üzerinden göstererek harcı tamamlandığını, bu durumun bedelde muvazaa iddiasını ortadan kaldırdığını, Mahkemece düzeltilen bu bedel üzerinden ön alıma karar verilmesi gerektiğini,3. Müvekkilinin tapuda düzeltme işlemi yapmasının kendisine tanınmış bir kanuni hak olduğunu, bu hakkı kullanmasının kötüniyet olarak değerlendirilmesinin yanlış olduğunu beyanla hükmün bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık; ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,06.10.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.