Anahtar kelimeler: Tahrik Süreç Müdafinin Yalnızca Edenin Görüşü Hukukî Hakaret Neticesinde Özetle
4. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
SUÇ
: Hakaret
HÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği ve temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı ve sanık müdafinin yalnızca hakaret suçundan verilen hükmü temyiz ettiği tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında hakaret suçundan mahkûmiyet hükmüne yönelik olarak Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; sanık hakkında kurulan hükümde haksız tahrik hükümlerinin uygulanması gerektiğine, TCK'nın 50/1, 51/1 ile CMK 231/5. maddelerinin uygulanmama gerekçesinin yerinde olmadığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanık hakkında kurulan hükme ilişkin olarak haciz ve olay tutanakları, mağdurlar ile tanık beyanları, CD izleme tutanağı, Bursa 16. İcra Dairesi cevabi yazısı ile tüm dosya kapsamına göre, sanığın atılı suçu işlediğine, haksız tahrik hükmünün uygulanma şartlarının gerçekleşmediğine, adli sicil kaydında evvelce işlemiş olduğu kasıtlı suçtan 3 aydan fazla süreli hapis cezasına ilişkin mahkumiyeti olduğundan, koşulları oluşmadığından hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50., 51. ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddelerinin uygulanmamasına ilişkin Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.
Sanığa yükletilen hakaret eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;
Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,
Sanığın tekerrüre esas alınan, adli sicil kaydındaki ilama konu 5237 sayılı Kanun'un 184/1. maddesinde tanımı yapılan imar kirliliğine neden olma suçundan 12.03.2019 tarihli ek kararla düşme kararı verildiği dolayısıyla tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmemiş ise de sanığın sabıkasında tekerrüre esas başkaca ilamın bulunması ve bu hususun infaz aşamasında gözetilebileceği,
Anlaşıldığından, yapılan incelemede eleştiriler dışında isabetsizlik görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararında, sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289/1. maddesi ile sair nedenler yönünden yapılan temyiz incelemesi sonucunda isabetsizlik bulunmadığından, aynı Kanun'un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Bursa 27. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
17.09.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!