Anahtar kelimeler: Yrd Amirin Emrini Ereğli Teknisyen Durdurma Yapmamak Emrinde Valiliği Tüzüğünün
Danıştay 2. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
İKİNCİ DAİRE
Esas No
: █████████
Karar No
: █████████
DAVACI
: ... Adına ... Sendikası (...)
VEKİLİ
: Av. ...
DAVALILAR
: 1- ...
2- ... Bakanlığı
VEKİLLERİ
: 1. Hukuk Müşaviri Yrd. ...
3- ... Valiliği
VEKİLİ
: Av. ...
DAVANIN KONUSU
: Konya ili, Ereğli İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde Teknisyen olarak görev yapan davacının, Konya İl Emniyet Müdürlüğü İkmal Şube Müdürlüğü emrinde görev yaptığı dönemde, “amirin emrini yapmamak” disiplin suçunu işlediğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesi uyarınca 24 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de, geçmiş hizmetleri olumlu olduğundan anılan Tüzüğün 15. maddesi uygulanarak 10 ay kısa süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı Konya Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararı ile bu işlemin dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün tamamının ve anılan Tüzüğün 10. ve 15. maddelerinin iptaline, 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 83. maddesinin Anayasaya aykırı olması nedeniyle dava dosyasının Anayasa Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi istenilmiştir.
DAVACININ İDDİALARI
: Dava konusu işlemin tesis edildiği dönemde görevli bulunduğu İdari Mali İşler Daire Başkanlığının Teşkliat, Görev, Yetki ve Sorumlulukları Çalışma Yönergesi'nin 17. maddesi uyarınca, jeneratör bakım, tamir ve arızalarının Muhabere Elektronik ve Haberleşme Şube Müdürlüğünün görev ve sorumluluğunda olduğu, görev alanına girmeyen bir husustan dolayı disiplin cezasının verildiği, hukuka aykırı olduğunu düşündüğü için kendisine verilen görevi yapmadığı, Devlet Memurları Kanunu'na göre disiplin cezası verilmesi gerektiği,
Diğer taraftan; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün "kanuni düzenleme" ilkesine aykırı olduğu, Anayasa hükümleri uyarınca memurların memuriyete girişten emekliliğe kadar memuriyet statüsüne ilişkin işlemlerinin kanunla düzenleneceği, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan kanun maddesinin Anayasa'ya aykırı bulunduğu ve Anayasa Mahkemesinin █████/2016 günlü, E:███████, K:2016/3 sayılı kararıyla iptal edildiği, Tüzük'e göre disiplin cezası verilemeyeceği ileri sürülmektedir.
DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI
: Davacı hakkında hazırlanan disiplin soruşturma raporu ve ekleri incelendiğinde; ... Polis Merkezi Amirliğinde bulunan jeneratörün arızalandığı, Muhabere ve Elektronik Şube Müdürlüğünde jeneratör tamirini yapacak yetkili personelin bulunmaması nedeniyle konunun İkmal Şube Müdürlüğüne havale edildiği, daha önce eğitim kursuna gönderilmiş olan davacıya, ikmal şube müdür yardımcısı emniyet amiri L.Ö. tarafından, jeneratör arızasının giderilmesi için sözlü talimat verildiği, ancak davacının, jeneratör bakım ve onarımının Muhabere ve Elektronik Şube Müdürlüğünün sorumluluğunda olduğunu öne sürerek kendisine yazılı emir verilmediği takdirde arızayı gidermeyeceğini söylemesi üzerine davacı hakkında disiplin soruşturması yapılarak dava konusu işlemin tesis edildiği,
Davacıya mevzuata aykırı ve ehliyet sahibi olmadığı bir konuda emir verilmediği, konuyla ilgili olarak daha öncesinde eğitim kursu verilen davacının yerine getirmesi istenilen emrin, görevin yazılı şekilde verilmesini gerektirecek "kanunsuz emir" mahiyetinde olmadığı,
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün özel kanun niteliğindeki 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun verdiği yetkiye dayanılarak ve bu Kanun'un amacına uygun olarak düzenlendiği,
Anayasa Mahkemesince verilen iptal kararının yürürlüğü ertelenerek mevcut mevzuatın yürürlüğünün korunduğu, davacının iddiasının aksine, Tüzüğün yok hükmünde sayılamayacağı, hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Uyuşmazlıkta; 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un yürürlüğe girmesiyle uygulanma kabiliyeti kalmayan mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. ve 15. maddeleri ile Tüzüğün tamamının iptali istemi yönünden karar verilmesine yer olmadığına; davacının, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. ve 15. maddeleri gereğince 10 ay kısa süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı Konya Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararının iptali istemi yönünden ise, somut olayda; davacının █████/2014 tarihinde Sivil Memurlar Sendikası'na (...) üye olduğu, dava konusu bireysel işlemin ... tarihinde tesis edilmekle birlikte, davacının tecziyesine karar veren il polis disiplin kurulunda, █████/1982 günlü, 8/5336 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik'in; "Kurulların kuruluşuna ilişkin esaslar" başlıklı 4. maddesi hükmüne aykırı olarak, davacının üyesi olduğu sendika temsilcisi yer almaksızın karar verildiği anlaşıldığından, dava konusu bireysel işlemin iptaline karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.
DANIŞTAY SAVCISI
: ...
DÜŞÜNCESİ
: Dava, Konya/Ereğli İlçe Emniyet Müdürlüğü'nde Teknisyen olarak görev yapan davacı adına Sivil Memurlar Sendikası vekili tarafından, müvekkilinin, Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğünün 10. ve 15. maddeleri uyarınca "10 ay kısa süreli durdurma" cezası ile tecziyesine ilişkin Konya Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile bu kararın dayanağı Emniyet Örgütü Disiplin Tüzüğü'nün (... tarihli ve ... sayılı Bakanlar Kurulu Kararı Eki Tüzüğün 1 inci maddesiyle bu tüzüğün adı “ Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü şeklinde değiştirilmiştir.) tamamının ve ayrıca söz konusu tüzüğün 10. ve 15. maddelerinin iptali istemiyle █████/2015 tarihinde açılmış, dava konusu tüzüğün dayanağı 3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanununun 83. maddesinin Anayasaya aykırı olduğundan bahisle bu maddenin iptali istemiyle Anayasa Mahkemesine başvurulması talep edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden; Karatay İlçe Emniyet Müdürlüğünün █████/2014 tarihli yazısıyla ... Polis Merkez Amirliğinin arızalı jeneratörünün tamirinin yaptırılmasının Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğünden istenildiği, ancak bu şubede tamiri yapacak yetkili personel bulunmadığı için yazının █████/2014 tarihinde İkmal Şube Müdürlüğüne havale edilmesi üzerine jeneratörün tamir edilmesi görevinin Emniyet Amiri tarafından bu konuda kurs görmüş olan davacıya verildiği, ancak davacının tamir görevinin Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğünün görevi olduğunu belirterek, bu konuda kendisine yazılı emir verilmemesi halinde arızayı gidermeyeceğini ifade ettiği ve verilen görevi yapmadığı, arızanın dışarıdan hizmet satın alınarak yaptırıldığı, Konya Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile amirin emrini yapmamak disiplinsizliğinden Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. ve 15. maddeleri uyarınca "10 ay kısa süreli durdurma" cezası ile tecziyesine karar verildiği anlaşılmıştır.
3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 83. maddesinde "Gerek inzibat komisyonları tarafından ve gerek salahiyet dairesinde re’sen verilecek inzibat cezalarını icap ettiren fiil ve hareketlerin ne olduğunu ve cezaların derece ve miktarı, polis mesleğinin haiz olduğu hususiyet ve ehemmiyet gözetilerek tanzim edilecek nizamnamede tayin olunur. Memuriyette ihraç cezası müstesnadır.” hükmüne yer verilmiştir.
Anılan Kanun'un 83. maddesi uyarınca yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 1. Maddesinde "Emniyet Teşkilatında çalışan her sınıftan memura verilecek disiplin cezalarını gerektiren eylem, işlem, tutum ve davranışlarla cezaların derece ve miktarı bu Tüzükte gösterilmiştir." denildikten sonra, 2. maddesinde Emniyet Teşkilatı memurlarına verilecek disiplin cezalarının neler olduğu, 3. ve devamı maddelerinde de hangi eyleme hangi cezaların verileceği gösterilmiştir.
█████/1979 tarih ve 16618 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Emniyet Örgütü (Teşkilatı) Disiplin Tüzüğünün "Amirin Emrini Yapmamak" başlıklı 10. maddesinde "(Değişik:26/7/1983 - ███████ K.) Amirin emrini yapmayan memura uzun süreli durdurma cezasının üst sınırı verilir. Emrin yapılmaması, Devleti ya da kişileri zarara uğratmış ya da hizmetin gecikmesine ya da durmasına neden olmuşsa, doğan zararın derecesine ya da durumun ağırlığına göre, meslekten çıkarma cezası da uygulanabilir." hükmüne, 15. maddesinde de "(Değişik: 26/6/2015-█████████ K.) Kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu olan, iyi veya çok iyi derecede performans değerlendirme puanı ile ödül veya başarı belgesi alan memurlara, işledikleri fiilin özelliği, biçimi, işlendiği yer ve zaman göz önünde bulundurularak bu Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısı uygulanabilir." hükmüne yer verilmiştir.
Bir başka davacının “6 ay süreli durdurma” cezası ile cezalandırılmasına dair idari işlemin iptali talebiyle açtığı davada,... İdare Mahkemesinin başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesi █████/2016 tarih ve 29608 sayılı resmi gazetede yayımlanan █████/2016 tarih ve E.███████:K.2016/3 sayılı kararı ile, 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin, yaptırım konusu eylemleri yasal düzeyde belirlemediğinden ve bireylerin hangi somut fiil ve olguya hangi hukuki yaptırımın veya sonucun bağlandığını belirli bir açıklık ve kesinlikte öngörebilmelerini ve bilmelerini mümkün kılmadığından, Anayasanın 38/1. maddesi uyarınca “suçta kanunilik” ve 128/2. maddesi uyarınca “kanuni düzenleme” ilkelerine aykırılık oluşturduğunu kararında ifade etmiş ve ilgili maddenin ilk cümlesini iptal etmiş, iptal hükmünün kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra (█████/2017 tarihinde) yürürlüğe girmesi uygun görülmüştür.
Daha sonra, 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname █████/2017 tarih ve 29957 sayılı resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe konulmuş, bu KHK kararname 8/3/2018 tarih ve 30354 (Mükerrer) sayılı Resmi gazetede yayımlanan 7068 sayılı Kanun ile yasalaşmıştır.
Söz konusu 682 sayılı KHK ile Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususlar düzenlenmiş, anılan KHK'nin 37. maddesi ile 4/6/1937 tarihli ve 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 82 nci maddesinin birinci, üçüncü ve dördüncü fıkraları, 83 üncü maddesi yürürlükten kaldırılmış, söz konusu KHK'nin "Geçiş hükümleri" başlıklı Geçici 1. maddesinde de "(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca verilmiş addolunur. (2) Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihte devam etmekte olan disiplin soruşturmaları ile ilgili olarak bu Kanun Hükmünde Kararname hükümleri uygulanır. (3) Bu Kanun Hükmünde Kararnamenin yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemler aynen muhafaza olunur. (4) Sahil güvenlik ve jandarma teşkilatlarında görev yapan Milli Savunma Bakanlığı personelinin disiplin işlemleri, görevleri süresince bu Kanun Hükmünde Kararname hükümlerine göre yürütülür." hükmüne yer verilmiştir.
Dava konusu Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün tamamının ve ayrıca 10. ve 15. maddelerinin iptali istemi yönünden yapılan incelemede;
Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün dayanağı olan 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin Anayasa Mahkemesinin █████/2016 tarih ve 29608 sayılı resmi gazetede yayımlanan █████/2016 tarih ve E.███████:K.2016/3 sayılı kararı ile iptal edildiği, iptal kararının yürürlüğe gireceği █████/2017 tarihinden önce de 682 sayılı KHK'nin 37. maddesi ile 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin yürürlükten kaldırılarak emniyet teşkilatında çalışan personele ilişkin disiplinsizlik teşkil eden eylemlerin ve verilebilecek cezaların düzenlendiği hususu ve anılan KHK'nin Geçici 1. maddesi birlikte değerlendirildiğinde, dava konusu tüzüğün artık uygulanma imkanının kalmadığı, dolayısıyla davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından dava konusu tüzüğün iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığı sonucuna varılmıştır.
Davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün 10. ve 15. maddeleri uyarınca "10 ay kısa süreli durdurma" cezası ile tecziyesine ilişkin Konya Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptali istemi yönünden yapılan incelemede;
Dava konusu uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için öncelikle Anayasa Mahkemesinin söz konusu iptal kararının niteliğinin ve bu kararın görülmekte olan davalara etkisinin irdelenmesi gereklidir.
Her ne kadar bir başka davacı tarafından, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 8/6. maddesi uyarınca meslekten çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin ... tarih ve .../... sayılı Emniyet Genel Müdürlüğü Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemi ile açılan bir davada “... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş ve temyiz istemini görüşen Danıştay Beşinci Dairesinin karar verdiği tarih itibariyle Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün dayanağı 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesi Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiş olmasına rağmen davacının bu iptal kararından yararlandırılmayarak Danıştay Beşinci Dairesinin █████/2020 tarih ve E.██████████:K.█████████ sayılı kararıyla Isparta İdare Mahkemesinin kararının onanmasına karar verilmiş ise de (Danıştay Beşinci Dairesinin █████/2020 tarih ve E.██████████:K.█████████ sayılı kararı da aynı yöndedir.), bu kararlara katılmak mümkün değildir. Şöyle ki;
Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının "Anayasa Mahkemesinin kararları" başlıklı 153. maddesinin 5. fıkrasında iptal kararlarının geriye yürümeyeceği ilke olarak kabul edilmiştir. Bunun sebebi iptal edilen kanuna dayalı olarak daha önce yapılan bütün işlemlerin hükümsüz kalmasını ve bunun sonucu olarak toplumda çıkabilecek kargaşayı önlemek ve kazanılmış hakları korumak, toplumun kanunlara duyduğu güven duygusunu sarsmamaktır.
Anayasanın 152. maddesine göre, bir davaya bakmakta olan mahkeme, uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin hükümlerini Anayasaya aykırı görürse veya taraflardan birinin ileri sürdüğü aykırılık iddiasının ciddi olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesinin bu konuda vereceği karara kadar davayı geri bırakır. Anayasa Mahkemesi, işin kendisine gelişinden başlamak üzere beş ay içinde kararını verir ve açıklar. Bu süre içinde karar verilmezse mahkeme davayı yürürlükteki kanun hükümlerine göre sonuçlandırır. Ancak, Anayasa Mahkemesinin kararı, esas hakkındaki karar kesinleşinceye kadar gelirse, mahkeme buna uymak zorundadır. Bundan amaç iptal kararından anayasaya aykırılık itirazında bulunan tarafı yararlandırmaktır. Ancak davanın esası hakkındaki karar kesinleşinceye kadar Anayasa Mahkemesi kararı gelirse mahkeme buna uymak zorundadır. Dolayısıyla karar kesinleşinceye kadar yargılamanın her aşamasında ulaşan iptal kararı geriye etkilidir.
Eğer Anayasa Mahkemesi davada uygulanacak kanun hükmünü iptal etmiş ise, iptal kararının geriye yürüdüğünün kabul edilmesi gerekir. Aksi halde, dava yoluna başvuran ve davada uygulanacak hükmün iptalini isteyen tarafın iptal kararından yararlanamayacağını bilerek itiraz yoluna başvurmasının bir anlamı kalmayacak ve hatta herkes için Anayasa ile tanınmış olan itiraz hakkının, fiilen işlemez hale gelerek ortadan kalkması söz konusu olacaktır.
Nitekim Danıştay Dördüncü Dairesinin bir kararında; iptal kararının ileriye dönük olarak ertelenmiş olmasının yargı yerlerince görülmekte olan uyuşmazlıklarda Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilen yasa kuralının uygulanması sonucunu doğuramayacağı gerekçe olarak gösterilmiştir. Danıştay Dördüncü Dairesinin söz konusu kararında; Anayasa Mahkemesince bir kanun veya kanun hükmünde kararnamenin tümünün ya da bunların belirli hükümlerinin Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğunun bilindiği halde görülmekte olan davaların Anayasa’ya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesinin, Anayasa’nın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği belirtilmiştir. Bu nedenle söz konusu karar ile Anayasa Mahkemesi’nin verdiği iptal kararlarının, itiraz yoluna başvurulmasını isteyen kişi ya da kişiler tarafından açılan davaların yanı sıra, iptal edilen hüküm ya da hükümler esas alınarak hakkında uygulama yapılmış olan kişiler tarafından açılan ve görülmekte olan davalarda uygulanmasının zorunlu olduğu yönünde hüküm tesis edilmiştir. (Danıştay Dördüncü Dairesinin █████/2011 tarih ve E.█████████, K.█████████ sayılı kararı, Danıştay İkinci Dairesinin █████/2005 tarih ve E.█████████, █████████ sayılı kararı da aynı yöndedir. )
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun bir kararında ise; Anayasa Mahkemesinin, iptal kararının yürürlüğe gireceği tarihi ileriye dönük olarak ertelemiş bulunmasının öncelikle yasama organına aynı konuda, iptal kararının gerekçesine uygun olarak yeni bir düzenleme için olanak tanımak ve ortada hukuki bir boşluk yaratmamak amacına yönelik olduğu, her durumda yargı mercilerinin bakmakta oldukları uyuşmazlıklarda hukuka ve Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilmiş kuralların uygulamasının ve uyuşmazlıkları bu kurallara göre çözümlemesi sonucunu doğurmayacağı belirtilmiştir. Bu kararda Danıştay İDDK'nun görüşü; Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilen kanun hükümlerine ilişkin iptal hükmünün hukuki sonuçlarının; söz konusu hükümlerin yürürlükte bulunduğu dönemlerde açılmış bulunan ve Anayasa Mahkemesi tarafından iptal kararı tesis edildiği dönemde halen derdest haldeki davalarda dikkate alınması gerektiği yönündedir. (Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu’nun █████/2013 tarih ve E.█████████, K.█████████ sayılı kararı. )
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun başka bir kararında da, bu dava konusu olaya çok benzer bir şekilde, bir öğretim üyesi tarafından, "Yükseköğretim Kurumları Yönetici, Öğretim Elemanı ve Memurları Disiplin Yönetmeliği"nin 11/b-6 maddesi uyarınca kamu görevinden çıkarma cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Yükseköğretim Kurulu Yüksek Disiplin Kurulu kararının iptali istemiyle açılan bir davada, 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun 53. maddesinin (b) fıkrasının 2. cümlesinde yer alan "...Hangi fiillere hangi disiplin cezasının uygulanacağı, bu bentte sayılan kişilerin disiplin işlemleri ve disiplin amirlerinin yetkileri, Devlet memurlarına uygulanan usul ve esaslar da göz önüne alınmak suretiyle Yükseköğretim Kurulunca düzenlenir." hükmünün Anayasa Mahkemesinin █████/2015 günlü, E:████████, K:2015/6 sayılı kararıyla iptal edilmesi üzerine; "anılan Anayasa Mahkemesi kararı ile, iptal hükmünün, kararın Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak 9 ay sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de, Anayasa Mahkemesince bir kanunun tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasaya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasanın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği,... Anayasanın 153. maddesine göre yasama, yürütme ve yargı organları için bağlayıcı olan Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararının, bu karardan önce açılmış bulunan ve henüz sonuçlanmamış olan tüm davalara uygulanması gerektiği" gerekçesine yer verilmiştir. (Danıştay İDDK'nun █████/2015 tarih ve E.████████:K.█████████ sayılı kararı)
Davalı idare tarafından her ne kadar 682 sayılı KHK'nin Geçici 1. maddesi ile önceki mevzuata göre verilmiş disiplin cezalarının geçerliliğinin korunduğu ileri sürülmüş ise de;
Söz konusu 682 sayılı KHK'nin Geçici 1. maddesinin 1. fıkrasında yer verilen Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezalarının 682 sayılı Hükmünde Kararname hükümleri uyarınca verilmiş addolunacağına ilişkin düzenleme, daha önce tamamlanmış ancak dava konusu edilmemiş idari işlemlerle veya dava konusu edilip mahkeme kararı ile kesinleşmiş işlemlere ilişkin olup görülmekte olan davalara konu disiplin cezalarını kapsamamaktadır. 682 sayılı KHK'nin 38. maddesinde bu KHK'nin yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği belirtilmiştir. Söz konusu düzenlemenin, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğüne göre verilmiş dava konusu disiplin cezasının 682 sayılı KHK kararname hükümleri uygulanarak verilmiş gibi kabul edileceği şeklinde yorumlanması, işlendiği zamanda yürürlükte olan ve hukuka aykırılığı tespit edilen mevzuat hükümlerine göre verilen disiplin cezasına sonradan çıkarılan yasa hükmü ile geçmişe etkili olarak hukuken geçerlik kazandırmak olur ki, bu durum hukuk güvenliği ilkesine aykırı olur. 682 sayılı KHK'nin Geçici 1. maddesindeki söz konusu düzenlemenin, örneğin bu KHK'nin 12. maddesinde düzenlenen disiplin ceza puanına bağlı olarak meslekten çıkarma cezası verilmesi durumunda olduğu gibi, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün uygulandığı dönemde verilen ve kesinleşmiş disiplin cezalarının dikkate alınmasını sağlamaya yönelik olduğu açıktır.
Sonuç olarak, anılan Anayasa Mahkemesi kararı ile, iptal hükmünün, kararın Resmi Gazetede yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesine karar verilmiş ise de, Anayasa Mahkemesince bir kanunun tümünün ya da belirli hükümlerinin Anayasaya aykırı bulunarak iptal edilmiş olduğu bilindiği halde eldeki davaların Anayasaya aykırılığı saptanmış olan kurallara göre görüşülüp çözümlenmesi, Anayasanın üstünlüğü prensibine ve hukuk devleti ilkesine aykırı düşeceği için uygun görülemeceği, Anayasa Mahkemesinin 3201 sayılı Kanunun 83. maddesinin iptaline ilişkin söz konusu kararının, bu karardan önce açılmış bulunan ve henüz sonuçlanmamış olan bu davada da uygulanması gerektiği, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün dayanağını oluşturan 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin hukuka aykırılığı tespit edilerek iptal edilmiş olduğundan, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün yasal dayanağının kalmadığı, dolayısıyla hukuka aykırı olarak yürürlüğe konulmuş olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğüne dayanılarak verilen dava konusu disiplin cezasında da hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle,
1. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün tamamının ve ayrıca söz konusu tüzüğün 10. ve 15. maddelerinin iptali istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
2. Davacının "10 ay kısa süreli durdurma" cezası ile tecziyesine ilişkin Konya Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... tarih ve ... sayılı işleminin iptaline, karar verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay İkinci Dairesince, Danıştay (Kapatılan) Onaltıncı Dairesinin █████/2016 günlü, E:████████, K:█████████ sayılı gönderme kararıyla Danıştay Onikinci Dairesine, Danıştay Onikinci Dairesinin █████/2016 günlü, E:█████████, K:█████████ sayılı gönderme kararıyla da Danıştay Beşinci Dairesine, Danıştay Beşinci Dairesi tarafından ise Danıştay Başkanlık Kurulunun █████/2020 günlü, K:███████ sayılı kararının "Ortak Hükümler" kısmının 6. fıkrası uyarınca ayrıca bir gönderme kararı verilmeksizin Dairemize iletilen dosyada, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğünün dayanağı olan 3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin Anayasa Mahkemesinin █████/2016 tarih ve 29608 sayılı resmi gazetede yayımlanan █████/2016 tarih ve E.███████:K.2016/3 sayılı kararı ile iptal edildiği görüldüğünden dava konusu düzenleyici işlemin dayanağı Kanun maddesine yönelik davacının dosyanın Anayasa Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi istemi yerinde görülmeyerek, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin esasına geçildi :
MADDİ OLAY
:
Konya Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararıyla; davacının, Konya İl Emniyet Müdürlüğü İkmal Şube Müdürlüğü emrinde görev yaptığı dönemde, “amirin emrini yapmamak” disiplin suçunu işlediğinden bahisle, Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesi uyarınca 24 ay uzun süreli durdurma cezasıyla cezalandırılması gerekmekte ise de, geçmiş hizmetleri olumlu olduğundan anılan Tüzüğün 15. maddesi uygulanarak 10 ay kısa süreli durdurma cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine davacı tarafından, Konya Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun anılan kararı ile bu işlemin dayanağı olan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün tamamı ile Tüzüğün 10. ve 15. maddelerinin iptali istemiyle bakılan dava açılmıştır.
İNCELEME VE GEREKÇE
:
İLGİLİ MEVZUAT
:
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Anayasa Mahkemesinin Kararları" başlıklı 153. maddesinde, "Anayasa Mahkemesinin kararları kesindir. İptal kararları gerekçesi yazılmadan açıklanamaz.
Anayasa Mahkemesi bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin tamamını veya bir hükmünü iptal ederken, kanun koyucu gibi hareketle, yeni bir uygulamaya yol açacak biçimde hüküm tesis edemez.
Kanun, Cumhurbaşkanlığı kararnamesi veya Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü ya da bunların hükümleri, iptal kararlarının Resmî Gazete'de yayımlandığı tarihte yürürlükten kalkar. Gereken hallerde Anayasa Mahkemesi iptal hükmünün yürürlüğe gireceği tarihi ayrıca kararlaştırabilir. Bu tarih, kararın Resmî Gazete'de yayımlandığı günden başlayarak bir yılı geçemez.
İptal kararının yürürlüğe girişinin ertelendiği durumlarda, Türkiye Büyük Millet Meclisi, iptal kararının ortaya çıkardığı hukuki boşluğu dolduracak kanun (…) teklifini öncelikle görüşüp karara bağlar.
İptal kararları geriye yürümez.
Anayasa Mahkemesi kararları Resmî Gazete'de hemen yayımlanır ve yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını, gerçek ve tüzelkişileri bağlar."
3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinde, "Gerek inzibat komisyonları tarafından ve gerek salahiyet dairesinde re'sen verilecek inzibat cezalarını icap ettiren fiil ve hareketlerin ne olduğu ve cezaların derece ve miktarı, polis mesleğinin haiz olduğu hususiyet ve ehemmiyet gözetilerek tanzim edilecek nizamnamede tayin olunur. Memuriyetten ihraç cezası müstesnadır." kuralı yer almıştır.
█████/2001 günlü, 24460 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4688 sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları ve Toplu Sözleşme Kanunu’nun;
“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, “Bu Kanun, Devletin veya diğer kamu tüzel kişilerinin yürütmekle görevli oldukları kamu hizmetlerinin görüldüğü genel, katma ve özel bütçeli idareler, il özel idareleri ve belediyeler ile bunlara bağlı kuruluşlarda kamu iktisadî teşebbüslerinde, özel kanunlarla veya Cumhurbaşkanlığı kararnameleriyle ya da bunların verdiği yetkiye dayanarak kurulan banka ve teşekküller ile bunlara bağlı kuruluşlarda ve diğer kamu kurum veya kuruluşlarında işçi statüsü dışında çalışan kamu görevlileri hakkında uygulanır.”
“Sendika üyesi olamayacaklar” başlıklı 15. maddesinde, “Bu Kanuna göre kurulan sendikalara;
.....
j) Emniyet hizmetleri sınıfı ve emniyet teşkilatında çalışan diğer hizmet sınıflarına dahil personel (İptal: Anayasa Mahkemesinin █████/2014 günlü, E:████████, K:███████ sayılı kararıyla altı çizili ibare iptal edilmiştir. R.G. Tarih-Sayı:█████/2014- 28999)
.....
üye olamazlar ve sendika kuramazlar.”
657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun;
“Kapsam” başlıklı 1. maddesinde, “(Değişik: 30/5/1974 - KHK-12/1 md.; Aynen kabul 15/5/1975 - 1897/1 md.) Bu Kanun, Genel ve Katma Bütçeli Kurumlar, İl Özel İdareleri, Belediyeler, İl Özel İdareleri ve Belediyelerin kurdukları birlikler ile bunlara bağlı döner sermayeli kuruluşlarda, kanunlarla kurulan fonlarda, kefalet sandıklarında veya Beden Terbiyesi Bölge Müdürlüklerinde çalışan memurlar hakkında uygulanır.
Sözleşmeli ve geçici personel hakkında bu Kanunda belirtilen özel hükümler uygulanır.
(Değişik
: 19/2/1980 - 2261/5 md.) Anayasa Mahkemesi üye ve yedek üyeleri ile raportörleri; hakimlik ve savcılık mesleklerinde veya bu mesleklerden sayılan görevlerde bulunanlar, Danıştay ve Sayıştay meslek mansupları ve Sayıştay savcı ve yardımcıları, Üniversitelerin, İktisadi ve Ticari İlimler Akademilerinin, Devlet Mühendislik ve Mimarlık Akademilerinin, Devlet Güzel Sanatlar Akademilerinin, Türkiye ve Orta - Doğu Amme İdaresi Enstitüsünün öğretim üye ve yardımcıları, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası üyeleri, Genelkurmay Mehtaran Bölüğü Sanatkarları, Devlet Tiyatrosu ile Devlet Opera ve Balesi ve Belediye Opera ve tiyatroları ile şehir ve belediye konservatuvar ve orkestralarının sanatkar memurları, uzman memurları, uygulatıcı uzman memurları ve stajyerleri; Spor-Toto Teşkilatında çalışan personel; subay, astsubay, uzman jandarma, uzman erbaş ve sözleşmeli erbaş ve erler ile Emniyet Teşkilatı mensupları özel kanunları hükümlerine tabidir.”
“Disiplin kurulları ve disiplin amirleri” başlıklı 134. maddesinde, “(Değişik: 2/2/1981 - 2381/2 md.) Disiplin ve soruşturma işlerinde kanunlarla verilen görevleri yapmak üzere Kurum merkezinde bir Yüksek Disiplin Kurulu ile her ilde, bölge esasına göre çalışan kuruluşlarda bölge merkezinde ve kurum merkezinde ayrıca Milli Eğitim müdürlüklerinde birer Disiplin Kurulu bulunur.
(Değişik
: 12/2/1982 - ███████ md.) Bu kurulların kuruluş, üyelerinin görev süresi, görüşme ve karar usulü, hangi memurlar hakkında karar verebilecekleri ve disiplin amirlerinin tayin ve tespitinde uygulanacak esaslar ile bunların yetki ve sorumlulukları gibi hususlar Cumhurbaşkanınca çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.”
(Dava konusu işlemin tesis edildiği tarihte yürürlükte olan) mülga Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. maddesinde; "Amirin emrini yapmayan memura uzun süreli durdurma cezasının üst sınırı verilir. Emrin yapılmaması, Devleti ya da kişileri zarara uğratmış ya da hizmetin gecikmesine ya da durmasına neden olmuşsa, doğan zararın derecesine ya da durumun ağırlığına göre meslekten çıkarma cezası da uygulanabilir." hükmü yer almış; anılan Tüzüğün "Bir alt ceza verilmesi" başlıklı 15. maddesinde ise, "Kararın verildiği güne kadar geçmiş hizmetleri olumlu ve sicilleri iyi olan memurlara, Tüzükte gösterilen cezanın bir derece aşağısı uygulanabilir." hükmü yer almaktadır.
█████/1982 günlü, 8/5336 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmelik'in;
“Amaç” başlıklı 1. maddesinde, “Bu Yönetmelik, Disiplin ve Yüksek Disiplin Kurullarının kuruluş, üyelerinin görev süresi, görüşme ve karar usulü ile hangi memurlar hakkında karar verebileceklerini ve disiplin amirlerinin tayin ve tespitinde uygulanacak esasları, bunların yetki ve sorumluluklarını düzenlemek amacıyla, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun değişik 134 üncü maddesine dayanılarak hazırlanmıştır.”
“Kapsam” başlıklı 2. maddesinde, “Bu Yönetmelik, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun değişik 1 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamına giren memurlar hakkında uygulanır...”
"Kurulların kuruluşuna ilişkin esaslar" başlıklı 4. maddesinde, "Başbakanlık ile Bakanlıkların ve bunlara bağlı Müsteşarlık, Genel Müdürlük ve Başkanlıkların kurum merkezindeki Disiplin Kurulları ve Yüksek Disiplin Kurulları, aşağıda belirtilen esaslara uymak kaydıyla kurumlarınca kurulur.
(Ek fıkra
: 4/7/2005 – █████████) Hakkında disiplin soruşturması yürütülen Devlet memurunun üyesi olduğu sendikanın temsilcisi de bu maddede belirtilen disiplin ve yüksek disiplin kurullarında yer alır. Her bir disiplin ve yüksek disiplin kurulunda görevlendirilen temsilci ilgili sendika tarafından önceden bildirilir..."
█████/2018 günlü, 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun'un;
“Disiplin amirlerinin ve kurullarının belirlenmesi ve çalışmasına dair esaslar” başlıklı 26. maddesinde, “…. (7) Disiplin kurullarında, kanuna uygun olarak bir sendikaya üye olan personelin soruşturma dosyasının görüşülmesi sırasında, personelin talebi halinde yetkili sendika temsilcisi de disiplin kuruluna üye olarak katılır….”
“Uygulanacak hükümler” başlıklı 34. maddesinde, “(1) Bu Kanunda hüküm bulunmayan hallerde 657 sayılı Kanunun disipline ilişkin hükümleri uygulanır….”
"Geçiş Hükümleri" başlıklı Geçici 1. maddesinde ise, "(1) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten önce 657 sayılı Kanun, 6413 sayılı Kanun ve 3201 sayılı Kanun ile 23/3/1979 tarihli ve 7/17339 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile yürürlüğe konulan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü hükümlerine göre resen veya yetkili disiplin kurullarınca verilmiş olan disiplin cezaları bu Kanun hükümleri uyarınca verilmiş addolunur.
(2) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte devam etmekte olan disiplin soruşturmaları ile ilgili olarak bu Kanun hükümleri uygulanır.
(3) Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce disiplin amirleri veya disiplin kurulları tarafından verilmiş ve infaz edilmiş disiplin cezalarına bağlı olarak yapılmış idari işlemler aynen muhafaza olunur..." hükümlerine yer verilmiştir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
I - Uyuşmazlığın düzenleyici işlem yönünden incelenmesi :
Anayasa Mahkemesinin █████/2016 günlü, 29608 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan █████/2016 günlü, E:███████, K:2016/3 sayılı kararıyla; Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin birinci cümlesi Anayasa'ya aykırı görülerek iptal edilmiş ve anılan kararın Resmi Gazete'de yayımlanmasından başlayarak bir yıl sonra yürürlüğe girmesi ayrıca karara bağlanmıştır.
3201 sayılı Kanun'un 83. maddesinin birinci cümlesinin iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi kararından sonra, Anayasa'nın 121. maddesi ile 2935 sayılı Olağanüstü Hal Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanının başkanlığında toplanan Bakanlar Kurulunca █████/2017 tarihinde kararlaştırılan ve █████/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesi ile söz konusu 83. madde yürürlükten kaldırılmış, yine bu Kanun Hükmünde Kararname ile Emniyet Genel Müdürlüğü personelinin de aralarında bulunduğu genel kolluk görevlilerinin tabi olacağı disiplin hükümleri düzenlenmiştir.
█████/2018 günlü, 30354 (mükerrer) sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun ile Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususlar düzenlenmiştir.
█████/1979 günlü, 7/17339 Bakanlar Kurulu kararıyla yürürlüğe giren Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün dayanağı olan 3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanunu'nun 83. maddesinin █████/2017 günlü, 29957 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 682 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 37. maddesiyle yürürlükten kaldırıldığı ve 7068 sayılı Kanun ile de Emniyet Genel Müdürlüğü personeline ilişkin disiplinsizlik halleri ve cezaları, disiplin amirleri ve kurulları, disiplin soruşturma usulü ile diğer ilgili hususların düzenlendiği görüldüğünden, halihazırda uygulama kabiliyeti kalmayan Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün tamamının ve 10. ile 15. maddelerinin iptali istemine yönelik olarak davanın konusuz kaldığı anlaşılmıştır.
Bu itibarla, davacının iptalini talep ettiği düzenleme yürürlükte olmadığından, düzenlemenin iptaline ilişkin istem hakkında karar verilmesine yer bulunmamaktadır.
II - Dava konusu bireysel işlemin incelenmesi :
Anayasal haklar arasında düzenlenen sendika hakkının bir sonucu olarak, disiplin tahkikatı altındaki kamu görevlisine tayin edilecek yaptırımın belirleneceği disiplin kurulunda, üyesi olduğu sendika temsilcisinin de bulunması gerekliliğini düzenleyen ve bu suretle savunma hakkının da bir parçasını oluşturan Disiplin Kurulları ve Disiplin Amirleri Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesi hükmü karşısında, ilgilinin üyesi olduğu sendika temsilcisi davet edilmeksizin toplanan disiplin kurulunca alınan kararların şekil yönünden hukuka aykırı olacağı ve iptal edilmesi gerekeceği açıktır.
Somut uyuşmazlıkta; dosyada yer alan bilgi ve belgeler ile yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve 4688 sayılı Kanun'un "Sendika üyesi olamayacaklar" başlıklı 15. maddesinin j bendinde yer alan, "ve emniyet teşkilatında çalışan diğer hizmet sınıflarına dahil personel" yönünden iptaline dair Anayasa Mahkemesinin █████/2014 günlü, E:████████, K:███████ sayılı kararı birlikte değerlendirildiğinde; █████/2014 tarihinde Sivil Memurlar Sendikası'na (...) üye olan davacı hakkındaki disiplin dosyasının görüşüldüğü ... tarihli il polis disiplin kurulu toplantısına davacının üyesi olduğu sendikanın temsilcisinin davet edilmediği ve sendika temsilcisi yer almaksızın karar verildiği anlaşıldığından davacının "10 ay kısa süreli durdurma" cezasıyla cezalandırılmasına ilişkin ... günlü, ... sayılı ... Valiliği İl Polis Disiplin Kurulu kararında şekil unsuru açısından hukuka uyarlık bulunmamıştır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün tamamı ile 10. ve 15. maddelerinin iptali istemine ilişkin olarak KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA oyçokluğuyla,
2. Davacının Emniyet Teşkilatı Disiplin Tüzüğü'nün 10. ve 15. maddeleri gereğince "10 ay kısa süreli durdurma" cezasıyla tecziyesine ilişkin Konya Valiliği İl Polis Disiplin Kurulunun ... günlü, ... sayılı kararına ilişkin kısım yönünden DAVA KONUSU İŞLEMİN İPTALİNE oybirliğiyle,
3. Aşağıda dökümü yer alan ...-TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine, posta giderinden artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,
4. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen ...-TL vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine;
5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kuruluna temyiz yolu açık olmak üzere, █████/2024 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY
:
Dava konusu edilen Tüzük maddesinin dava devam ederken başka bir düzenleyici işlemle değiştirilmesi veya yürürlükten kaldırılması, davanın esasının görüşülmesine engel olmayacağı görüşünde olduğumdan, Dairece düzenleyici işleme yönelik olarak verilen karar verilmesine yer olmadığına ilişkin karara katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!