Anahtar kelimeler: Şeyma Talas Mevkideki Turgut Seyreden İbrahim Mevkiinde Esaskarar Fiilden Hasarlı

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas -...
T.C.KAYSERİ1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARARESAS NO
: ...KARAR NO
: ...HAKİM
:...KATİP
:...DAVACI
:...İVEKİLİ
: Av....DAVALI
: 1- ...VEKİLİ
: Av. ...DAVALILAR
: 2- M...3- ... - ...DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: ...KARAR TARİHİ
: ...GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: ...Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 15.11.2023 günü saat 01.00 sıralarında Kayseri ili Talas ilçesi mevkiinde seyreden sürücü İbrahim Ayduslu sevk ve idaresindeki müvekkiline ait ... plakalı aracın yan kısımlarına aynı mevkideki sürücü Şeyma Turgut sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkiline ait ... plakalı 2015 model Volkswagen Golf VII 1.6 TDI BMT 105 Hıghlıne T.ronıc Dsg marka aracın sağ ön kısmında maddi hasar meydana geldiğini, bu hasarın müvekkili tarafından giderildiğini, sigorta şirketi veya davalılarca müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını beyanla davanın kabulüne, hasar onarım bedeli için 100,00-TL ve değer kaybı için 100,00-TL olmak üzere toplam 200,00 TL alacağın kaza tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile beraber bütün davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkile verilmesine, onarım süresince aracın kullanılamamasından doğan araç mahrumiyet bedeli için 100,00-TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyen avans faizi ile beraber davalı araç sahibi ... ile araç sürücüsü ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkiline verilmesine,vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
: Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, davanın İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesinde açılması gerektiğini, sigorta şirketine başvuru şartının sağlanmadığını, talebin zaman aşımına uğradığını, belirsiz alacak davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, talep edilmesi gereken faizin yasal faiz olduğunu beyanla haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerini kabul etmediğini, değer kaybı, hasar onarım bedeli ve ikame araç bedelini kabul etmediğini, bu taleplerin aracının sigortası olan ... Sigorta A.Ş tarafından karşılanması gerektiğini beyanla davalının reddine, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.... plakalı aracın ve ... plakalı aracın kayıt maliklerinin kim olduğuna dair ilgili kayıt ve belgeler uyap sisteminden dosya arasına alınmıştır.Kayseri Emniyet Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak █████/2023 günü, Kayseri ili Talas ilçesi mevkiinde ... plakalı aracın ve ... plakalı aracın arasında yaşanan kazaya ilişkin; görüntü, fotoğraf, mobese kamerası kaydı, trafik kaza tespit tutanağı vs. belge olup olmadığı hususunda araştırma yapılmıştır.Davalı ... Sigorta A.ş.'ye müzekkere yazılarak ... plakalı aracın ve ... plakalı aracın █████/2023 tarihli trafik kazasından dolayı açılan hasar dosyası ve poliçe örneği celp edilmiş, incelenmesinde, ... plakalı aracın █████/2023 başlangıç ve █████/2024 bitiş tarihli ZMMS ile sigortalandığı görülmüştür.Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak ... plakalı aracın trafiğe çıktığı tarihten bu yana tramer kayıtları ve ilgili belgeleri celp edilmiştir.Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasında davacı tanığı ...'nun beyanı alınmıştır.Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, makine mühendisi bilirkişi █████/2025 tarihli raporunda özetle;-Kaza olayının maddi hasarlı ve iki taraflı bir Trafik Kazası olduğu,-Raporun 2. Maddesinde belirtildiği üzere kazadaki kök nedenin, sürücü ...sevk ve idaresindeki ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde asli kusurlu sayılan trafik kurallarından ve raporda detaylıca bahsedilen ilgili maddelerindeki ballerini ihlal etmiş, aracını kullanırken çevre, yol ve trafik durumunu kontrol etmemiş, gece saatlerinde daha dikkatli araç kullanmamış, U dönüş yapmak için sol şeride geçerken diğer araca ilk geçiş hakkını vermemiş, dönüş işareti vererek ve çevre kontrolü yaparak sol şeride güvenli şekilde geçmemiş, sol şeride geçiş esnasında araç hızını ayarlayamamış ve aracının doğrultu değiştirme manevrasını hatalı yapmış, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, yaşı itibari ile öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle ... plakalı araç sürücüsü ...' un meydana gelen trafik kazasında tamamen sorumlu olduğu,- Raporun 4. Maddesinde detaylıca belirtildiği üzere; söz komsu kazada araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, kazanın... plakalı araç sürücüsünün şahsi dikkatsizlikleri ve trafik kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı, bu nedenle ... plakalı araç sahibi ...'un kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği,-Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediğinin anlaşıldığını, bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı,-Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı,-Dava konusu araç için 15.11.2023 olay tarihi itibarıyla ikame araç bedelinin 3.750TL olduğu,-Dava konusu araç için 15.11.2023 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 17,967TL olduğu, değer kaybı ödemesi yapıldığına dair bir ödeme dekontunun görülmediği,-Dava konusu araç için 15.11.2023 olay tarihi itibarıyla araç tamirinin ekonomik olduğu, yedek parça ve işçilik olmak üzere %20KDV dahil Araç Hasar Tutarının 68,154,25TL olduğu, Hasar Tutarının 68,154,25 TL olduğu,-Araçta kullanılan orijinal parçaların aracın tamirinde kullanılıp kullanılmadığının tespitinin dosya içeriğinden yapılamadığı, bu tespitin yedek parçaların araç üzerinde montaj esnasındaki tespili ile anlaşılacağı, ancak dava konusu araçta parça koduna göre yapılan tespit dikkate alındığında araçta söz konusu parçaların kullanılabileceği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin beyan ve itiraz dilekçesi, davalı ... Sigorta A.Ş vekilinin beyan dilekçesi ve davalı Şeyma Turgut 'un beyan ve itiraz dilekçesi sundukları görülmüştür.Davacı vekilinin █████/2025 tarihli bedel artırım dilekçesi sunduğu, harcını tamamladığı, dilekçenin davalılar ... Sigorta A.Ş ve Mustafa Turgut'a tebliğ edildiği ancak davalı ...'a çıkartılan tebligatın tebliğ edildiği görülmüştür.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:Dava, trafik kazası nedeni ile meydana gelen araç hasar zararı, araç değer kaybı zararı ve ikame araç zararının tazmini istemi ile açılan tazminat davasıdır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir.6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibarı ile 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.Dava şartı arabuluculuk faaaliyeti kapsamında taraflar anlaşmaya varamadıkları görülmüştür.Taraflar arasında uyuşmazlık konuların değerlendirmesinde;Tarafların uyuşmazlık konuları;█████/2023 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu olduğu, bu kazada davacıya ait ... plakalı araçta hasar zararı, değer kaybı zararı ve araç kiralama (ikame araç) zararı olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.Yetki ilk itirazının değerlendirmesinde;Davalı sigorta şirketi vekili yasal süresi içinde yetki ilk itirazında bulunmuştur.6100 Sayılı HMK 'nun 6/1. maddesinde; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişiliğin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir." hükmü yer almaktadır. Bu hüküm aksine kesin yetki kaydı olmayan tüm davalar için genel yetki kaydıdır.Trafik kazası aynı zamanda haksız fiil teşkil eden bir eylem olduğundan 6100 sayılı HMK'nun 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesidir yetkilidir" hükmü yer almaktadır.Uyuşmazlık Karayolları Trafik Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesinden kaynaklandığından ve bu sigorta türü 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde düzenlendiğinden diğer bir yetki kuralı da bu yasada yer almakta olup, "Motorlu araç kazalardan dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar sigortacının merkez veya şubesinin, veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinin birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir" hükmü ile sigortanın merkez ve şubeleri, sigorta sözleşmesini yapan acente veya kazanın meydana geldiği yerin yetkili kabul edilmesine, Aynı hüküm ZMSS genel şartlarının C.7. maddesinde de tekrar niteliğinde yer almaktadır.Somut olayda olduğu üzere bir davada birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa davacı bu mahkemelerden birinde dava açma hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa o zaman seçme hakkı davalı tarafa geçmektedir. (aynı yönde Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████/2013 tarih █████████ Esas ██████████ Karar)Dava konusu uyuşmazlıkta haksız fiile ilişkin 6100 Sayılı HMK'nun 16. maddesinde yer alan haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi kuralı dikkate alındığında; dava dilekçesine, trafik kaza tespit tutanağına ve dosyamız içindeki diğer kayıtlara göre davacının yerleşim yeri Kayseri'dir ve yine davaya konu trafik kazası Kayseri İli, Talas İlçesi, Yenidoğan Mahallesi'nde gerçekleşmiştir. Buna göre yetkili mahkememiz yetkilidir. Dolayısıyla yukarıda anlatılan yasal hükümlere ve kanunda belirlenen yetki kurallarına göre: davacının yerleşim yeri yetki kuralına göre ve kazanın meydana geldiği yer bir başka deyişle haksız fiilin meydana geldiği yer kuralına göre mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmış ve davalı ... Sigorta A.Ş.'nin yetki ilk itirazının reddine karar verilmiştir.KTK'nun 97. maddesine ilişkin dava şartının değerlendirmesinde;Trafik kazalarında hukuki sorumluluk ve sigorta konusu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup sözü geçen Kanun'un 85. maddesinin 1. fıkrasında bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa motorlu aracın bir teşebbüsünün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen bilet ile işletilmesi halinde motorlu aracın işleteninin ve bağlı bulunduğu teşebbüsün sahibinin doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı, aynı maddenin 5. fıkrasında işleten ve araç işleticisi teşebbüs sahibinin, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumlu olduğu, 91. maddesinin 1. fıkrasında işletenlerin, bu kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmalarının zorunlu olduğu öngörülmüştür. Kanunun bahsi geçen düzenlemesinden, zorunlu mali sorumluluk sigortacısının, trafik kazasına karışan aracın işleteni veya araç işleticisi teşebbüs sahibi olan sigortalısına bu kaza sebebiyle isabet eden hukuki sorumluluğu poliçe teminat limiti ile sınırlı olarak üstlendiği anlaşılmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97. maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir."Somut uyuşmazlıkta, kazaya karışan aracın davalı sigorta şirketi nezdinde zorunlu mali sorumluluk poliçesiyle sigortalı olduğundan eldeki davada davacının, davalı sigorta şirketine başvurduğu ve burada hasar dosyasının açıldığı, dolayısıyla davacının yasada öngörülen sigortaya başvuru koşulunu yerine getirdiği sonucuna ulaşılmıştır.Zamanaşımı def'inin değerlendirmesinde;Davalı T.C. İç İşleri Bakanlığı vekili cevap dilekçesinde zaman aşımı def'inde bulunmuştur.2918 sayılı KTK'nun 109/1-4 maddeleri gereğince, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve herhalde, kaza günüden başlayarak 10 yıl içinde zamanaşımına uğrar.Motorlu araç kazalarında tazminat yükümlülerinin birbirlerine karşı rücu hakları, kendi yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdikleri ve rücu edilecek kimseyi öğredikleri günden başlayarak 2 yılda zamanaşımına uğrar."TBK'nun 154/2. maddesi hükmüne göre "alacaklı, dava veya defi yoluyla mahkemeye veya hakeme başvurmuşsa, icra takibinde bulunmuşsa ya da iflas masasına başvurmuşsa" zamanaşımı kesilir. Aynı Kanun'un 156/1. maddesi hükmü gereğince, "zamanaşamının kesilmesiyle, yeni bir süre işlemeye başlar."2918 sayılı KTK'nun 109. maddesinin 1. fıkrasında haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı düzenlenirken, 2. fıkrasında ise, davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır. 2918 sayılı kanunun anılan hükmünün gözden kaçırılmaması gereken yönü, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Sözkonusu yasa hükmü, ceza zamanaşımı uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte bunun dışında fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır.Açıklanan hukuksal durum ve ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; trafik kaza tarihi, dava tarihi ve KTK'nun 109. maddesi hükmü birlikte değerlendirildiğinde davanın 2918 sayılı KTK'nun 109. maddesi uyarınca zaman aşımı süresi içinde dava açılmış bulunmasına göre davalı ... Sigorta A.Ş'nin zamanaşımı süresi ile ilgili savunmalarının ve zamanaşımı def'inin yersiz olduğu değerlendirilmiştir.Belirsiz alacak davası açılıp açılamayacağı yönünden yapılan değerlendirmesinde;Dava dosyası trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.İsviçre ve Alman Hukukunda yer alan "belirsiz alacak davası", 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile Hukukumuza kazandırılmıştır. 6100 sayılı HMK'nin 107/I. maddesi "Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir" hükmünü içermektedir. Madde hükmünden de anlaşıldığı üzere Belirsiz alacak davası davacının, davada talep edeceği miktarı veya değeri tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin objektif şekilde imkânsız olması ya da bunun kendisinden beklenememesi halinde mümkündür. Davacı dava tarihinde davanın miktarını tam ve kesin olarak biliyorsa veya bunu bilebilecek durumda ise, belirsiz alacak davası açılamaz.Sorun, davacının alacağını tam ve kesin olarak belirleyebilecek bir durumda olması halinde alacağının tahsili için kısmi dava açmasının mümkün olup olmadığında toplanmaktadır.Davacının aynı hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağının veya hakkının tümünü değil, belirli bir kısmını talep ederek açtığı davaya kısmi dava denir. Diğer bir ifadeyle, bir alacak hakkında daha fazla miktar için tam dava açma imkanı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve bu alacağın şimdilik bir kısmının dava edilmesi gerekir (Yargıtay HGK █████/2012 gün, 2012/9-838 Esas 715 Karar sayılı ilamı, Kuru/Arslan/Yılmaz, Medeni Usul Hukuku, 22. Bası,s.286; Pekcanıtez/Atalay/Özekes, Medeni Usul Hukuku, 12. Bası, s.320).Kısmi dava, 6100 Sayılı HMK'nun 109. maddesinde düzenlenmiş olup, maddenin 1.fıkrasında "Talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmı da dava yoluyla ileri sürülebilir" hükmüne, 2.fıkrasında ise; "Talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamaz" hükmüne yer verilmiştir. Bu düzenlemelere göre, kısmi dava açılabilmesi için;a-Talep konusunun niteliği itibariyle bölünebilir olması,b-Talep konusunun miktarının taraflar arasında tartışmalı bulunması veya açıkça belirli olmaması gerekir.Şayet, talep konusu taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirlenebilir ise kısmi dava açılamayacaktır. Diğer bir anlatımla; talep konusunun miktarı taraflar arasında "tartışmasız" ise veya taraflar arasında miktar veya parasal tutar bakımından bir tartışma olmakla beraber, tarafların anlaşmasına gerek kalmaksızın, objektif olarak talep konusunun miktarı herkesçe anlaşılabilecek şekilde "belirli" ise, o talep sonucunun sadece bir kısmı dava edilemez. Bu gibi hallerde, kısmi davanın yasaklanmasının sebebi, davacının kısmi dava açmakta hukuki yarar bulunmadığının kabul edilmesidir. Davacının alacağını, küçük parçalara bölüp her biri için ayrı ayrı dava açmasında hukuki yarar değil; aksine, dava hakkının kötüye kullanılması söz konusudur (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası, s.319-320).Talep konusu açıkça taraflar arasında tartışmalıysa ya da açıkça belirli değilse açılan belirsiz alacak davasında davacının hukuki yararının bulunduğunun kabulü gerekir. Açılmış olan bir davada alacağın taraflar arasında tartışmalı olup olmadığı ya da açıkça belirli olup olmadığı davalının davaya vereceği cevapla anlaşılabilir. Nihayet hakim, ön inceleme aşamasında bu hususu tespit edebilir. Şayet, davalı davaya cevabında alacağı tartışmalı hale getirmişse artık, açılmış olan belirsiz alacak davasının hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddedilmeyip işin esası hakkında hüküm kurulması gerekir (Pekcanıtez/ Atalay/ Özekes, Medeni Usul Hukuku, 11. Bası,s.320-321).Kısmî dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmî dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu anlaşılıyor ve istem bölümünde "fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması” ya da “alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum” şeklinde bir ifadeye yer verilmiş ise bu husus, davanın kısmî dava olarak kabulü için yeterli sayılmaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 02.04.2003 tarihli ve 2003/4-260 Esas, ████████ Karar sayılı kararı; Pekcanıtez, Hakan: Medeni Usul Hukuku, C. II, 15. Baskı, İstanbul 2017, s. 1000).35. Aynı hususlar Hukuk Genel Kurulunun 22.11.2022 tarihli ve 2021/9-660 Esas, █████████ Karar; 07.07.2021 tarihli ve 2021/(22)9-485 Esas, ████████ Karar; 02.03.2016 tarihli ve ███████-439 Esas, ████████ Karar sayılı kararlarında da benimsenmiştir.Somut olayda da; davalılar cevap dilekçesinde davanın reddini istemiştir. Davalıların davaya cevap dilekçelerinden de anlaşılmaktadır ki; davacının alacağı taraflar arasında tartışmalı hale gelmiştir. Tüm bu açıklanan maddi ve hukuki olgular ışığında somut olay değerlendirildiğinde; davacının belirsiz alacak davası açmalarında hukuki yararları vardır ve belirsiz alacak davası şeklinde dava açmaları hukuken mümkündür.Kusur ön sorununun değerlendirmesinde;Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, makine mühendisi ... █████/2025 tarihli raporunda özetle;-Kaza olayının maddi hasarlı ve iki taraflı bir Trafik Kazası olduğu,-Raporun 2. Maddesinde belirtildiği üzere kazadaki kök nedenin, sürücü ...sevk ve idaresindeki ... plakalı aracını sürerken Karayolları Trafik Kanunu ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinde asli kusurlu sayılan trafik kurallarından ve raporda detaylıca bahsedilen ilgili maddelerindeki ballerini ihlal etmiş, aracını kullanırken çevre, yol ve trafik durumunu kontrol etmemiş, gece saatlerinde daha dikkatli araç kullanmamış, U dönüş yapmak için sol şeride geçerken diğer araca ilk geçiş hakkını vermemiş, dönüş işareti vererek ve çevre kontrolü yaparak sol şeride güvenli şekilde geçmemiş, sol şeride geçiş esnasında araç hızını ayarlayamamış ve aracının doğrultu değiştirme manevrasını hatalı yapmış, trafikte başkalarının mal ve can güvenliğini tehlikeye atacak hatalı bir sürüş şekli izlemiş, yaşı itibari ile öngörme, yetenek, tecrübe ve kabiliyetini sürüşüne yansıtamamıştır. Bu nedenle ... plakalı araç sürücüsü ...' un meydana gelen trafik kazasında tamamen sorumlu olduğu,- Raporun 4. Maddesinde detaylıca belirtildiği üzere; söz komsu kazada araçların teknik donanımlarından kaynaklanan bir problemin tespit edilemediği, kazanın ... plakalı araç sürücüsünün şahsi dikkatsizlikleri ve trafik kural ihlalleri sonucunda ortaya çıktığı, bu nedenle ... plakalı araç sahibi ...'un kaza olayında bir ihmalinin bulunmadığı ve herhangi bir trafik kuralını ihlal etmediği,-Kazanın meydana geldiği yolda trafik işaretlemesi ve yola bağlı bir problemin tespit edilmediğinin anlaşıldığını, bu nedenle Karayolundan sorumlu kurum veya kuruluşun hizmet eksikliği ve sorumluluğunun bulunmadığı,-Kaza olayının yaşanmasında başkaca kişi ya da kişilerin etkilerinin olmadığı," bildirilmiştir. Bu rapor, dosya kapsamındaki kaza yerine ve araçlara ait fotoğraflar, hasar dosyası ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.Araç hasar zararına dair değerlendirmede;Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre; trafik kazasında zarar gören aracın gerçek hasar zararından zarar verenin aracını zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalayan sigorta şirketi de zarar veren ile birlikte sorumludur.Mahkememizce görevlendirilen Trafik-Makine Mühendisi Bilirkişi tarafından düzenlenen █████/2025 tarihli raporda; "-Dava konusu araç için 15.11.2023 olay tarihi itibarıyla araç tamirinin ekonomik olduğu, yedek parça ve işçilik olmak üzere %20KDV dahil Araç Hasar Tutarının 68,154,25TL olduğu, Hasar Tutarının 68,154,25 TL olduğu,-Araçta kullanılan orijinal parçaların aracın tamirinde kullanılıp kullanılmadığının tespitinin dosya içeriğinden yapılamadığı, bu tespitin yedek parçaların araç üzerinde montaj esnasındaki tespili ile anlaşılacağı, ancak dava konusu araçta parça koduna göre yapılan tespit dikkate alındığında araçta söz konusu parçaların kullanılabileceği yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir. Bu rapordaki tespit, dosya kapsamındaki kaza yerine ve araçlara ait fotoğraflar, hasar dosyası ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.Araç değer kaybı zararına dair değerlendirmede;Trafik kazasından kaynaklanan tazminat davalarında, zarar veren taraf, kusuru oranında, gerçek zarardan sorumlu olur. Zarar verenin aracını zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalayan sigorta şirketi de zarar veren ile birlikte zarar görenin gerçek zararından sorumludur. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre; trafik kazasında zarar gören aracın hasarı onarılsa dahi onarımdan sonra aracın piyasa rayiç satış fiyatında düşüklük oluşacağı gerçeği karşısında, kaza nedeniyle araçta meydana gelen değer kaybı, gerçek zarar içinde değerlendirilir ve bu zarardan hem zarar veren, hem de zorunlu trafik sigortacısı sorumludur (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████/2016 tarihli, ██████████ Esas ve ██████████ Karar sayılı ilamı).Araç hasarında değer kaybı; aracın hasarsız haldeki 2. el piyasa değeri ile hasarın onarımından sonraki 2. el piyasa değeri arasındaki fark olup, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında, değer kaybının, araçların modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek araçların kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değerleri arasındaki farka göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı). Yapılan açıklamalar doğrultusunda değer kaybı hesabının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları EK-1de bulunan "Değer Kaybı Hesaplanması" yöntemine göre değil, kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın kilometresi ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişi tarafından hesaplanması gerekir.Mahkememizce görevlendirilen Trafik-Makine Mühendisi Bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle;-Dava konusu araç için 15.11.2023 olay tarihi itibarıyla Araç Değer Kaybının 17.967TL olduğu, değer kaybı ödemesi yapıldığına dair bir ödeme dekontunun görülmediği, değerlendirilmiştir." Bu rapordaki tespit, dosya kapsamındaki kaza yerine ve araçlara ait fotoğraflar, hasar dosyası ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.İkame araç (araç mahrumiyet, araç kiralama) zararına dair değerlendirmede;Hasar gören aracın onarım süresi boyunca kullanılamaması ya da işletilememesi sebebiyle ortaya çıkan zarar, ticari araçlarda (taksi, otobüs, servis, minibüs ve diğer ticari araçlar) "Ticari Kazanç Kaybı Tazminatı"nın konusunu oluşturmaktadır.Onarım süresince kullanılamayan araçlardan dolayı kazada kusuru bulunan araç sahibi ve sürücüsü müteselsil olarak sorumludur. Trafik kazası sebebiyle hasar gören aracın onarım süresince çalıştırılamaması sebebiyle oluşan "kazanç kaybı", "araç mahrumiyet zararı" başka bir anlatımla "ikame araç zararı" trafik sigortası kuvertürü dışında kalmaktadır.Borçlar Hukukuna göre, bir şeyin kısmen hasar görmesinden veya kullanılamamasından dolayı oluşacak olan zarar, buna neden olan kişilerden talep edilebilmektedir.Araç, trafik kazası sonucunda zarar görmüş ise, onarım süresince kullanılamayacağından, aracın kullanış amacına göre, mahrumiyet zararı belirlenmelidir. Eğer, uğranılan zarara ilişkin yeterince delil sunulamıyorsa, Türk Borçlar Kanunu'nun 50/2. maddesi gereği, hakkaniyete uygun bir bedel tayin ve takdir edilmeli, sonucuna göre karar verilmelidir.Yargıtay kararlarında da açıkça belirtildiği üzere, ticari araç kazanç kaybı için sigortanın sorumluluğuna gidilememektedir. Ticari kazanç kaybı karşı tarafın trafik sigortalarından talep edilemez. Ticari kazanç kaybı kazada kusuru bulunan diğer aracın ruhsat sahibinden veya sürücüsünden talep edilebilir. Kazada kusursuz olmak şart değildir. Kusurun tamamı ticari araç sahibinde olmadığı sürece talepte bulunulabilir.Somut uyuşmazlığa yönelik olarak görevlendirilen Bilirkişi tarafından düzenlenen raporda özetle; Dava konusu araç için 15.11.2023 olay tarihi itibarıyla ikame araç bedelinin 3.750TL olduğu, yönünde değerlendirme yapılmıştır. Bu rapordaki tespit, dosya kapsamındaki kaza yerine ve araçlara ait fotoğraflar, hasar dosyası ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.Gerçek kişi davalının ve davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede;Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartları'nın, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK ya göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen hasar zararı ile araç değer kaybı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████/2013 tarih ve █████████ Esas, ██████████ Karar). Kaldı ki █████/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre araç değer kaybı, maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır.Somut uyuşmazlıkta davacının araç hasar zararı ve araç değer kaybı zararından tüm davalılar sorumludur.Yine az yukarıda değinildiği üzere ikame araç zararı, dolaylı bir zarar olup, yerleşik Yargıtay uygulamalarına göre araç mahrumiyet (ikame araç, araç kiralama) zararı için sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilemez ve karşı tarafın trafik sigortacısı olan sigorta şirketinden talep edilemez. Eldeki davada ikame araç zararından haksız fiil hükümlerine göre sadece araç sahibi ve sürücüsü olan davalının sorumlu olduğu değerlendirilmiştir.Bedel arttırım ve ıslah talebi, temerrüt tarihi ve faiz türü ile ilgili değerlendirmede;Davacı vekilinin █████/2025 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu, harcını tamamladığı, ıslah dilekçesinin davalılara tebliğ edilmiştir.Trafik kazaları haksız fiil niteliğinde olup somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Haksız fiilin faili ihtara veya ihbara gerek olmaksızın zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylemin işlendiği tarihten itibaren zararın tamamı için temerrüde düşmüş sayılır. Haksız fiil faili olan borçlu temerrüde düştüğünden artık faiz haksız fiil tarihinden itibaren ve yasal faiz istenebilir.2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi Genel Şartları'nın B 2/a maddesi uyarınca, rizikonun bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmakta, bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüt gerçekleşmektedir. Sigortaya başvurulmadan dava açılması veya icra takibi başlatılması halinde ise bu tarihlerde temerrüt gerçekleşir. Bu durumda, ilke olarak davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmış ise bundan 8 iş günü sonrasında, başvuru yapılmamış ise dava tarihi itibarıyla, belirlenen tazminat alacağının tamamı için anılan tarihlere uygun faiz uygulanması gerekirDavada araç hasar zararı, araç değer kaybı zararı ve ikame araç zararından haksız fiil hükümlerine göre araç sürücüsü olan davalının sorumluluğuna hükmedilmiştir. Davacının dava dilekçesindeki talebi yasal faiz olduğundan anılan zarar kalemleri için araç sürücüsü olan davalı yönünden haksız fiil ve zararın meydana geldiği tarih olan trafik kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar vermek gerekmiştir. Davacının ıslah dilekçesi ve KTK m 97 gereği başvurusu dikkate alınarak araç değer kaybına yönelik zararından davalı ... Sigorta A.Ş.'nin █████/2024 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar vermek gerekmiştir.Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;Yargılama sonunda toplanan tüm delillere ve benimsenen ve hükme esas alınan Trafik-Makine Mühendisi Bilirkişi tarafından düzenlenen rapor doğrultusunda, davacının araç hasar bedeline ilişkin davasının KABULÜ ile, 68.154,25 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, alacağın davalı ... Sigorta yönünden █████/2024 tarihinden, davalı ...VE ... yönünden ise kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davacının değer kaybına ilişkin davasının KABULÜ ile, 17.867,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, alacağın davalı ... Sigorta yönünden █████/2024 tarihinden, davalı ...ve ... yönünden ise kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davacının davalılar ...VE ...'a karşı ikame araç bedeline ilişkin davasının KABULÜ ile, 3.750,00 TL'nin davalı ...VE ...'tan alınatrak davacıya verilmesine alacağa kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,karar verilmesi görüş ve kanaatine varılmıştır.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/2. maddesinde(1) Bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için bu Tarifenin ikinci kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (7 nci maddenin ikinci fıkrası, 10 uncu maddenin üçüncü fıkrası ile 12 nci maddenin birinci fıkrası, 16 ncı maddenin ikinci fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla) bu Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.(2)Ancak, hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez." hükmü yer almaktadır. Bu husus dikkate alınmak suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenler ile;1-Davacının araç hasar bedeline ilişkin davasının KABULÜ ile, 68.154,25 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, alacağın davalı ... Sigorta yönünden █████/2024 tarihinden, davalı ...VE ... yönünden ise kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,2-Davacının değer kaybına ilişkin davasının KABULÜ ile, 17.867,00 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, sigorta şirketinin poliçe limiti ile sınırlı tutulmasına, alacağın davalı ... Sigorta yönünden █████/2024 tarihinden, davalı ...ve ... yönünden ise kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,3-Davacının davalılar ...VE ...'a karşı ikame araç bedeline ilişkin davasının KABULÜ ile, 3.750,00 TL'nin davalı ...VE ...'tan alınatrak davacıya verilmesine alacağa kaza tarihi olan █████/2023 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gerekli 6.139,11-TL karar ve ilam harcından davacı tarafça peşin yatırılan 427,60-TL ve ıslah harcı 1.529,65-TL 'nin mahsubu ile eksik 4.181,86-TL harcın (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin 4.002,71-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazine'ye gelir kaydına,5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-14. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davalı ... Sigorta A.Ş'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına,6-Davacı tarafından yapılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç, 1.529,65-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 2.384,85-TL'nin (davalı ... Sigorta A.Ş'nin 2.282,69-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,7-Davacı tarafından yapılan tebligat, e-tebligat, posta, KEP ve müzekkere gideri 1.554,00-TL, bilirkişi ücreti 3.500,00-TL olmak üzere toplam 5.054,00-TL yargılama giderinin (davalı ... Sigorta Anonim Şirketi'nin 4.837,49-TL'lik kısmı ile sınırlı sorumlu olması kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,8-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,9-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin uyarınca hesap edilen 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,10-6100 sayılı HMK'nun 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde yatıran ilgili tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,11-Kararın mahiyeti gereği davalı lehine vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,12-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dava dosyasının tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra istinaf incelemesine gönderilmesine veya mahkememiz arşivine kaldırılmasına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025Katip ...e-imzalıdırHakim ...e-imzalıdır