Anahtar kelimeler: Oraca Dolumunu Davatalep Medikal Tüpleri Bölgeye Tüplerini Kara Sektöründe Sektörü

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2025Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız ----- Asliye Ticaret Mahkemesin görülmekte olan Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) davasında yapılan yargılama sonucunda dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/DAVA/TALEP;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı firma Medikal ve Sağlık sektöründe faaliyet göstermekte olup, İthalat ve İhracatçı bir firma olduğunu, yurt içinde dolumunu yaptığı, mülkiyeti kendisine ait medikal tüpleri yurtdışı sağlık sektörü için ihraç etmekte ve oraca kullanılan ve boş medikal tüplerini de gümrük işlemleriyle geri almakta ve yine dolumunu yaparak ihtiyacı olan ülke veya bölgeye göndermekte ve ticari faaliyetini gerçekleştirdiğini, bahsedilen tüpleri aynı zamanda kamu ile çalışması ve buna dair taahhütleri de bulunması sebebiyle ve zor elde edilebilen sağlık sektörüne ait malzemeler olması sebebiyle faaliyetinin sekteye uğramadan yürütülebilmesi esas olduğunu, davacı firma 10.08.2020 Tarihli ------ Antrepo beyanlı 381,7 Kg 2 stok kaplı 16 adet boş nikrit oksit tüpünü yurtdışına dolu olarak ihraç edip, boş alarak geri aldığı ----Menşeli firmadan ticareti gereği talep ettiğini ve ilgili tüpleri bahsi geçen firmaca ülkeye gönderildiğini, bahsi geçen ----- şirketçe gönderilen boş tüplerin taşıma işlemleri davalı ----- tarafından icra edilmiş fakat davalı firma ve yetkililerince gerek stok kap gerek palet ve adet gibi kendi kusurlarından kaynaklı eksik ve yanlış beyanname vermeleri sonucu ilgili malzeme antrepoda kaldığını, tüm süreçte davalı firma ile iletişim sağlanmaya çalışıldıysa da davalı firmaca bu sorunun çözümüne dair en ufak bir adım atılmadığını ve firmanın da gümrük işlemlerinin kusuru karşı taraftan kaynaklanıyor olması sebebiyle düzeltme ve malzemeyi antrepodan çekme işlemi mevzuat gereği hukuki imkansızlık karşısında gümrük müşavirlerince yerine getirilemediğini, Gümrük Müsteşarlığı Gümrükler Genel Müdürlüğü'nün ----- sayılı genelgesinde; antrepoda bekleme süresi 6 ayı geçen ve sahipleri tarafından veya yasal temsilcileri tarafından herhangi bir işleme tabi tutulmayan eşyalar için antrepoda kalmaya devam etmesini istedikleri yönünde talepte bulunulmaması halinde Gümrük Kanununun 177 nci maddesinin (g) bendi uyarınca tasfiye edilmesi uygun bulunduğu belirtildiğini, tasfiye işlemlerinin başlatılmaması için malzemelerin antrepo kalmaya devam etmesi yönünde talepte bulunmak veya herhangi bir işleme tabi tutulması gerektiğini, fakat yukarıda da belirtildiği gibi düzeltme işlemini davacı firmanın yapma şansı olmadığı gibi aksine davalı firmanın kendi hatasından kaynaklı beyan ve taşıma antrepoda malzemeleri kap ve stok durumuna göre indirmemesi sebepleriyle davacı firmanın ilgili ithalat işlemini yapması hukuken de imkansız olup süreç içerisinde tasfiyeye kadar da ayrıca ardiye demoraj ücreti de yansımaya devam ettiğini, gelinen noktada davacı firma davalı şirketçe sürekli oyalandığını ve tüplerin medikal sektördeki gerekliliğinden kaynaklı ihtiyaç durumu karşısında işbu davayı açma sürecine kadar gelindiğini, malzemenin tasfiye dışında işlemi kalmadığını bahsi geçen tüpleri de geri alma şansı kalmadığını, bahsi geçen tüpleri nitelik gereği zor bulun ürünler olup davacı firmaca 210 Amerikan Dolarına ithal edildiğini, malzemenin tasfiyeye tabi tutulması ve kusurun tamamen karşı taraftan kaynaklanmasına istinaden 16 Adet Tüpün Bedeli zarar Olarak 05.09.2022 tarihli ----- Kuruna Göre 18.2050 Türk Lirası Üzerinden 61.168,80TL Olup Ardiye demoraj nakliye ve gümrük giderleri olarak da Şimdilik; Zararımız belli olduğunda arttırılmak üzere 500,00TL olmak üzere şimdilik toplam 61.668,80TL Talep etme zaruretimiz hasıl olduğunu, açıklanan sebeplerle; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla hukuken ve fiilen teslim alma şansımız kalmayan 16 Adet Boş nikrit oksit tüp bedeli olarak 61.168,80 TL'nin dava tarihinden işleyecek ticari faiziyle davalıdan alınmasına; ardiye demoraj nakliye ve gümrük giderleri olarak da şimdilik; zararımız belli olduğunda arttırılmak üzere 500,00TL (Belirsiz Alacak) bedelin Ticari faiziyle olmak üzere şimdilik Toplam 61.688,80TL'nin dava tarihinden işleyecek Ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak tarafımıza ödenmesine, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP /TALEP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu taşıma eşyasıyla ilgili olarak dava uluslar arası kara yolundan eşya taşıma sözleşmesi CMR konvansiyon hükümlerine tabi olduğunu, sözleşme kapsamında davalı taşımacının sorumluluğu bir yıllık zamanaşımına tabi olduğunu, yine CMR konvansiyon hükümlerine göre zamanaşımının kesilmeyeceğini, davanın zamanaşımı nedeniyle reddini talep ettiklerini, davacı tarafın gerçek kişi mi, adi şirket mi, tüzel kişi mi, davada tek taraf mı, yoksa iki taraf mı bulunduğu anlaşılamadığını, bu şekilde davacı tarafın dava ve sıfat ehliyetine itiraz ettiklerini, davalının yasal sürelerde herhangi bir ihbarda da bulunulmadığını, yükün geç teslim edilmediği, hasarlanmadığı ve kaybolmadığı anlaşılmakla davalının sorumluluğu bulunmadığını, davaya konu yükün göndereni-gönderileni, alıcısı-satıcısı, taşıtanı-gümrükçüsü olmadığını, gümrükte yükün çekilememesinden, gümrük beyannamelerinin içeriğinden, belgelerin doğrulğuğundan davalı taşımacı sorumlu olmadığını, taşımakta olduğu yüke taşıma sırasında kendi kusurundan kaynaklı olarak herhangi bir zarar gelmesi hali dışında herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davalı taşıma eşyasına kendi kusurundan ve taşıma sırasında gelecek zararlardan dolayı kusurlu sayılması halinde dahi sınırlı sorumluluğu söz konusu olduğunu, haksız davanın reddini, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekalete resen hükmedilmesini beyan ve talep etmiştir.DELİLLER
: Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağı, Ticaret Sicil Kayıtları, Nüfus Kaydı, Esnaf Odası Kaydı, Erenköy Gümrük Müdürlüğü Antrepo ve Serbest Bölgeler Servis Şefliği Müzekkere Cevabı, Keşif Tutanağı, Varış Gümrük Müdürlüğü İşlemlerine İlişkin Bilgisayar çıktısı, Tanık Beyanları, Dosyadaki Sair Bilgi ve Belgeler.TANIK (DAVACI TANIĞI) -----; ' Ben davacıyı ve davalı şirketi biliyorum, ben davacı ------ gümrük işlemlerini takip ederim, zira ben gümrük müşaviri olarak görev yapan bir kişiyim, bana sormuş olduğunuz dava konusu olayı da biliyorum, bu işin takibini de davacı adına ben yapıyordum, davacı oksit tüplerin dolumunu yaparak yurt dışına ihracını yapan bir firmadır, yurt dışına ihraç edilen bu emtia yurt dışından gazi kullanıldıktan ya da içindeki gaz tüpten kendi depolarına alındıktan sonra boş tüp olarak müvekkile iade edilmektedir, dava konusu olayda da 16 adet boş tüp 2 palet halinde ----- gümrüğüne gelmişti, bu taşıma işlemini davacının sözleşmesi gereğince davalı şirket yapmıştı, bu taşıma sırasında davalının Kanun gereğince taşıdığı malın araçta bulunan firmalara ait malların hangi firmaya kaç kap ve kaç kilo olduğunu gösterir ve alıcısını da belirtir şekilde gümrük idaresine sektörde özet beyanı olarak bilinen bir evrak beyan etmesi gerekir, bu özet beyanını da bilgisayar sistemi üzerinden taşıyıcı şirket tarafından gümrük müdürlüğüne beyan edilmektedir, davalı şirket tarafından davacının 2 kap diye tabir ettiğimiz malı taşımasına rağmen özet beyanında gümrüğe bu bir kap olarak beyan edilmiş ve dolayısıyla biz de bir kap teslim almaya hak kazanmış oluyoruz, diğer bir kap ise özet beyanında başka bir şirket adına beyan edildiğinden davacının 8 adet boş oksit tüpü teslim alınamamıştır, davalı taraf özet beyanını düzeltip gümrüğe vermediği için diğer 8 adet boş oksit tüpü de teslim alınamamıştır, dolayısıyla davacının toplam 16 adet taşımaya konu boş oksit tüpü gümrükten halen teslim alınmış değildir, davalı taraf ile bu özet beyanının düzeltilmesi konusunda görüşme yapmamıza rağmen davalı taraf bu özet beyanını düzeltmediği için davacı tüplerini teslim alamamıştır, şuanda boş tüpler davalı özet beyanını düzeltip gümrüğe vermediği için antrepoda beklemektedir, ben söz konusu tüplerin değerinin ne kadar olduğunu şuanda hatırlamıyorum ve bilmiyorum, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir.Davacı vekilinin isteği üzerine tanıktan soruldu: şuanda taşımaya konu eşya davalı taşıyıcının beyan uyumsuzluğu nedeniyle antrepoda beklemektedir, bu eşyanın tasfiye edilmesi Yasa gereği mümkün değildir dedi. Tanıktan lüzumuna binaen soruldu: bana göstermiş olduğunuz sayım tutanağında davacı adına 2 kap eşya geldiği yazılmış ve tutanağa bağlanmıştır, ancak bu sayım tutanağı uygulamada fiilen görevliler tarafından hazırlanmakta olup özet beyanı ise sistem üzerinden gönderildiğinden ve özet beyanı da çeliştiğinden mevcut sorun ortaya çıkmaktadır. ' şeklinde beyanda bulunmuştur.TANIK (DAVACI TANIĞI) ------; ' Bana sormuş olduğunuz olayı anladım. 16 adet boş oksit tüp ----- Türkiye'ye taşınması konusunda ----- gönderici firma davalı şirketle anlaşıp tüpleri bizlere göndermiştir, bu tüpler boş olarak ------ Türkiye'ye gönderilmiştir, zira aramızdaki sözleşme gereğince biz bu tüpleri dolu olarak ----- göndermiştik, ------ kullanıldıktan sonra tüpler boşaldığında boş olarak bize iadesi sağlanmaktadır, işin ticareti bu şekilde yapılmaktadır, dediğim gibi davalı şirket ile taşıma konusunda anlaşan ---- bizim satış yaptığımız firmadır, biz ------ Gümrüğüne tüpler geldiği halde tüpleri teslim alamadık çünkü taşıyıcı şirket özet beyanını yanlış verdiği için daha doğrusu iki kap yerine bir kap olarak beyan edildiği için teslim gerçekleşmedi, bu özet beyanını gümrüğe taşıyıcı firma vermektedir, biz bu tüpleri boş olarak ----- satın almıştık, tüplerin birim fiyatı o gün itibariyle 100 Dolar idi + KDV, nakliye ve vergiler dahil birim fiyatı toplam 170 Dolara malolmuştur, bizim teslim alamadığımız tüp sayısı toplam 16 adettir, hepsi aynı cins ve boyutta olup birinin maliyet değeri de 170 Dolara karşılık gelmektedir, davalı şirket ile 1 yıl boyunca görüşmemize rağmen kendileri düzelteceğini söylemişler ancak bir türlü düzeltme işlemi gerçekleştirilmemiş ve tüplerin teslimi sağlanamamıştır, benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir. ' şeklinde beyanda bulunmuştur.TANIK (DAVALI TANIĞI) -----; ' Ben tarafları tanıyorum, ben halen davalı şirkette ithalat sorumlusu olarak çalışmaktayım, bana sormuş olduğunuz olayı hatırlıyorum, davacıya ait boş 2 palet tüp ----- Türkiye'ye ------ gümrüğüne davalı şirket tarafından taşıması gerçekleştirilmiştir, tüplerin teslim alınamamasından davalı şirketin bir sorumluluğu yoktur, zira biz sadece taşıma işini gerçekleştirip taşınan malı gümrüğe tespit etmekle yükümlüyüz, bana gösterilmiş ve sormuş olduğunuz gümrük özet beyan formunu taşıyıcı şirket olarak gümrüğe bildiriyoruz, gümrükte bu forma göre malın alıcılarına daha doğrusu sahiplerine teslimini yapmaktadır, bana sormuş ve göstermiş olduğunuz sayım tutanağı ise mal gümrüğe geldikten sonra antrepodaki görevliler tarafından sayımı yapılarak tutulan bir belgedir, ben dava konusu olaya ilişkin olarak söz konusu tüplerin davacı tarafından gümrükten teslim alınamadığını biliyorum, teslim alınmayan tüp sayısını bilmiyorum ancak taşınan malın 2 palet olarak tabir edile şekilde olduğunu söyleyebilirim ancak taşımaya konu boş oksit tüplerin değerini tam olarak bilmemekle birlikte bize verilen faturadaki mal değerinin tanesinin total 160 EURO olduğunu tespit etmiştim, daha doğrusu davacı tarafın ----- bize taşımak için verdiği emtianın toplam değerinin 160 EURO olduğu ve taşımanın da buna göre olduğu kayıtlarımızdan anlaşılmaktadır.Davacı vekili tarafından tanıktan soruldu: Gümrük Özet beyan formu düzeltme yetkisi nakliyecidedir, biz bu düzeltmeyi davacı firmanın satırını kullanan ---- davacının satırını kullandığı için ve bu yönde bize ------ firması herhangi bir düzeltme beyanı vermediği için biz de düzeltmeyi yapamadık dedi. Davalı vekilinin talebi üzerine tanıktan soruldu: bana göstermiş olduğunuz gümrük özet beyan formu Kanun gereği gümrük müdürlüğü tarafından taşıyıcı adına düzenlenen bir belgedir ancak bu belgeden taşıyıcı sorumludur uygulamada taşıyıcı tarafından düzenlenen bir belgedir, bu belgeyi de bizim firma düzenleyip benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir. ' şeklinde beyanda bulunmuştur.İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİ, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLAR:Dava , Uluslarararası Taşıma Sözleşmesi kapsamında taşımaya konu emtianın alıcıya teslim edilememesi nedeniyle davacının uğradığı zararın davalı tarafından tazmin edilmesi istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi gereğince davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle dava şartı zorunlu arabuluculuk başta olmak üzere HMK'nin 114.maddesinde sayılan genel dava şartları, taraf sıfatı ve harç gibi hususlar incelenmek suretiyle ön inceleme duruşması icra edilmiş ve uyuşmazlık belirlenmiştir. Akabinde daha önce arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığı anlaşılmakla bu kez, esasları, süreci ve hukuki sonuçları açıklanarak taraflar sulh olmaya davet ve teşvik edilmelerine karşın, duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin sulh yoluyla çözüme gitmek istemediklerine yönelik beyanları üzerine tahkikata geçilerek gösterilen ve toplanan deliller incelenmiş ve değerlendirilmiştir. Başka tahkikatı gerektiren bir husus görülmediğinden aynı celsede tahkikat bitirilmiş ve duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin tahkikata ve uyuşmazlığın esasına ilişkin son sözleri de dinlenip tutanağa geçilerek aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.Yapılan açıklamalar, anılan yasal düzenlemeler, toplanan deliller ve yapılan yargılama sonucunda somut olaya bakıldığında; taraflar arasında uluslararası taşıma sözleşmesi bulunduğu ve taşımaya konu emtianın ----- Gümrük Müdürlüğüne getirildiği ancak yanlış beyan nedeniyle 16 adet boş oksit tüpten oluşan taşımaya konu emtianın yanlış özet beyanı nedeniyle Gümrük Mevzuatından kaynaklanan nedenlere göre davacıya teslim edilemediği kesin olarak anlaşılmıştır. Kuşkusuz uyuşmazlığın çözümü için bununu sebebinin ortaya çıkarılması gerekmektedir. Bu noktada ----- Gümrük Müdürlüğüne müzekkereler yazılmasına rağmen yeterli cevaplar alınamaması üzerine Mahkememizce mahallinde yapılan keşif sonucunda keşif tutanağında yer alan Antrepo Serbest Bölgeler şefi ------ beyanlarından açıkça anlaşıldığı üzere sorunun kaynağını oluşturan özet beyanının fiil taşıyıcı olan ve dosyaya keşif sırasında alınan Varış Gümrük Müdürlüğü işlemlerine ilişkin bilgisayar kayıtlarından anlaşıldığı üzere dava dışı fiil taşıyıcı------Şirketi tarafından düzeltilmesi gerektiği halde Gümrük Yönetmeliğinini 239 vd maddeleri gereğince vergisel ve cezai işlemlere maruz kalmamak için düzeltilmediği tespit edilmiştir. Dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden anlaşıldığı ve davalının cevap dilekçesinde de kabul ettiği üzere davalı şirket akdi taşıyıcı olup doğan zarardan fiili taşıyıcı ile birlikte müteselsil olarak sorumludur. Davalı akdi taşıyıcının, fiili taşımayı başka bir taşıyıcıya yaptırmış olması onu sorumluluktan kurtarmaz. CMR 17/1. Taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur. CMR'nin 17/3. maddesi uyarınca, taşımacı, kendi yerine geçen kişilerin kusurlarından kendi kusuru gibi sorumludur. Öte yandan CMR'nin 23.maddesi, taşıyıcıyı sınırlı sorumluluk ilkesiyle koruma altına almış, ancak, Konvansiyon'un 29. maddesinde, bazı durumlarda taşımacının sınırlı sorumluluk ilkesinden yararlanamayacağını hükme bağlamıştır. Anılan 29. maddeye göre; eğer zarar ve hasar taşıyıcının kastından veya kararı veren mahkemenin iç hukukuna göre, kasta eşdeğer sayılan bir kusurundan meydana gelmişse, taşıyıcı sınırlı sorumluluk hükümlerinden yararlanma hakkını kaybeder. Bu ilkeler uyarınca somut olaya tekrar bakıldığında; öncelikle taşımanın bir bütün olduğu ve malın teslimiyle son bulduğu, teslimden anlaşılması gerekenin fiili teslim olduğu, savunmanın aksine fiilen gümrükten alınamayan taşımaya konu emtianın teslim edildiğinin söylenemeyeceği, davalı akdi taşıyıcının fiili taşıyıcıya özet beyanını düzelttirmesi suretiyle malın fiilen teslimini sağlaması gerekirken bundan ısrarla kaçındığı, somut olayda hasar durumu söz konusu olmadığından esasen sınırlı sorumluluk kurallarının uygulanma imkanı da olmadığı, olsa bile vaki sounucun davalınınsorumluluğunda olan fiili taşıyıcının kasta eşdeğer sayılan bir kusurundan meydana geldiğinden sınırlı sorumluluk ilkelerinin uygulanma yeri bulunmadığı, emtianın kıymetine ilişkin bir itilaf da olmadığı, gösterilen zararında her halükarda geç teslim veya hiç teslim edilmeme halinde ortaya çıkan ve çıkacak toplam zararın içinde kaldığından davacının dava dilekçesindeki zarar ve tazminat taleplerinin haklı, hukuka uygun ve yerinde olduğu anlaşılmıştır. Binaenaleyh, davacının davasını yargılamaya hakim olan ilkeler nezdinde TMK, 6 ve HMK, 190. maddeleri geregince esastan ispat ettiği ve davasında haklı olduğu sonuç ve kanaatiyle davanın kabulü ile 61.688,80 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1 maddesi gereğince tamamından aleyhinde hüküm verilen davalı şirket şirket sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama gideri kapsamında davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-)Davanın kabulü ile, 61.688,80 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,2-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.213,96 TL karar ve ilam harcından; peşin alınan 1.053,50 TL harcın mahsubuyla bakiye 3.160,46 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13).maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye irad kaydına,4-)Davacı tarafından yapılan 4.213,96 TL başvurma harcı, 1.053,50 TL peşin harç, 4.361,50 TL keşif harcı, 759,50 TL posta masrafı olmak üzere toplam 10.388,46 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-)Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden; Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davacı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, )Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.