Anahtar kelimeler: Kanadada Kanada Maske Hekimi Medikal Katılacağına Sitelerden Pasaportu Sitesi Ünvanlı

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2024
KARAR TARİHİ
: █████/2025
YAZIM TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili ... numaralı Kanada pasaportu hamili olduğu, diş hekimi olan müvekkili Kanada'da yaşadığını, ... İşletme Numarası, ... Kayıt Kimlik Numarasıyla Kanada ... Ticaret Şirketi olan .... ünvanlı şirketin yetkilisi olduğunu, bu şirket, internet üzerinden .... isimli internet sitesi vb. sitelerden, uluslararası olarak medikal maske satışı yaptığını, davacı müvekkiller 2021-2022 yıllarında dava dışı ... isimli bir Türk vatandaşı ve bilinmeyen başkaca kişiler tarafından ... için tıbbi maske satışı ihalesine katılacağına inandırılarak dolandırıcılık suçunun mağduru olduğunu, bu dolandırıcılık suçuna ilişkin Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının ... Sor. numaralı dosyasından halen soruşturma yürütüldüğünü, müvekkilinin 168.962,00 Amerikan Doları değerinde zarara uğratılması sebebiyle taraflarınca ... aleyhine Bakırköy ... İcra Dairesinin ... E. sayılı dosyası tahtında icra takibi başlatıldığını, bu denli büyük bir zarara uğradıktan sonra müvekkili ..., Türkiye'de yerleşik bir avukat arayışına başladığı, bazı tanıdıklarının yönlendirmesi sonucunda davalı ... ile tanıştığını, davalı ..., "...." GSM numaralı telefonu ve "..." e-mail adresini kullanarak müvekkiline kendisinin alanında en iyi avukat olduğunu ilettiğini, ayrıca müvekkiline 10.500 Amerikan Doları karşılığında yardımcı olabileceğini belirttiğini, akabinde de taraflar arasında "Hukuki Danışmanlık Sözleşmesi" imzalandığını, sözleşme üzerinde ... kaşesi ile yetkilisi ... ismi, imzası ve T.C. Kimlik No bilgisi yer aldığı, işbu sözleşme müvekkili ... tarafından da imzalandığını, sözleşmenin 1. maddesinde AV. ...'ın ismi yer aldığını, ancak sözleşme ... Malzemeleri A.Ş. Kaşesi ve ... ismi ile imzalandığını, sözleşmenin diğer tarafına ise ... (MÜVEKKİL) olarak yer verildiği, tamamen hukuki dilden uzak ve herhangi bir hukuki sözleşmede yer alması beklenmeyen ifadelerin mevcut olduğu görüldüğü, hukuki danışmanlık sözleşmesinde şüpheli hakkında arama, yakalama, tutuklama yaptırılacağı taahhüt edildiği, bu sözleşmenin bir avukatlık sözleşmesi süsü verildiği, hukuki dilden tamamen uzak ve gerçek bir avukatın asla veremeyeceği taahhütleri içeren açıklanamaz bir belge olduğu izahtan vareste olduğunu, hukuki danışmanlık sözleşmesinin imzalanması akabinde müvekkili "avukatlık ücreti" olarak davalı ...'e 10.500 Amerikan Doları (USD) ödeme yaptığı, işbu ödemeyi aldıktan sonra davalı ..., müvekkilinin hukuki sürecini yönetmek için kendisinden bir vekaletname istemiş ve müvekkili tarafından davalılara süreli bir vekaletname verilmiş, işbu vekaletnamede, ...'in müvekkilinin avukatı olacağı, hukuk davalarını takip edeceği, mahkemelerde temsil edeceği gibi dava yetkileri içeren yetkilendirmeler bulunduğu, vekaletname, imza tarihinden itibaren 6 ay süreli olarak verildiği, ödeme alındıktan yaklaşık 3 ay sonra davalı ... müvekkiline, şüpheli ...'un yakalandığını ve malvarlığı değerlerinin dondurulduğunu söylemiş, akabinde ekli iddianameyi müvekkiline ileterek dava dışı .... hakkında kamu davası açıldığı bilgisini vermiş, müvekkiline gönderilen ve taraflarınca kontrol edilerek sahte olduğu anlaşılan işbu iddianamenin, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma Numaralı ve ... İddianame Numaralı olduğu görüldüğü, İstanbul Adliyesinde yapılan savcılık sorgulamasında, ... sayılı bir soruşturma dosyasının bulunduğu, iddianame düzenlenerek İstanbul .... Ağır Ceza Mahkemesinde ... E. sayılı kamu davasının açıldığı bilgisi edinildiği, dosyanın halihazırda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Ceza Dairesinin ... Esas sayı ile istinaf incelemesinde olduğu söylendiği, taraflarınca İstanbul .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden sorgulanmış ve dosyanın taraflarının müvekkili ... olmadığı tespit edilmiş, müvekkili defalarca kez ...'i aramış, mesajlar göndermiş, ancak şüpheli ... müvekkiline cevap vermemiş ya da hasta olduğu, sesinin çıkmadığı gibi sürekli bahaneler öne sürerek müvekkilini oyalamış, huzurdaki olayda davalı tarafın kendisini bir avukat ve şirketini de avukatlık ve hukuki danışmanlık veren bir şirket olarak tanıtmış olması, avukat olmamasına rağmen müvekkili ile bir avukatlık sözleşmesi imzalamış olması, bu sözleşme karşılığında müvekkilinden avukatlık ücreti almış olması açıkça kanunun emredici hükümlerine aykırı olduğu, bu sebeplerle işbu sözleşme kesin hükümsüz olduğunu, tüm bu nedenlerle davanın kabulüne, Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. numaralı takip dosyasındaki itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.
ARAŞTIRMA;
1- Bakırköy .... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden çıkartılarak dosyamız arasına alınmıştır.
2-Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı'nın █████/2024 Tarih, .... Soruşturma sayılı yazısı ile; ilgili dosyanın akıbeti bildirilmiş olmakla, dosyanın bir sureti UYAP üzerinden getirtilmiştir.
3-İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Ailenin Korunması Ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi Bürosu'nun █████/2024 Tarih, ... CBS Soruşturma Sayılı yazısı ile; ilgili soruşturma dosyası hakkında bilgi verilmiştir.
4-İstanbul .... Ağır Ceza Mahkemesi'nin █████/2024 Tarih, ... Ceza Dava Dosyası sayılı yazısı ile; ilgili dosya uyap üzerinden getirtilmiştir.
5-Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosu'nun █████/2024 Tarih, ... Soruşturma sayılı yazısı ile; ilgili dosya UYAP üzerinden mahkememize getirtilmiştir.
6-İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Sahtecilik ve Dolandırıcılık Bürosu'nun █████/2025 Tarih, ... CBS Soruşturma sayılı yazısı ile; ilgili dosya UYAP üzerinden mahkememize getirtilmiştir.
7-... Bankası A.Ş.'nin █████/2025 Tarih, ... kep ileti no'lu yazısı ile; dava konusu ödemeye ilişkin dekont örneği uyap üzerinden getirtilmiştir.
8-Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığı Hazırlık Bürosu'nun █████/2025 Tarih, ... Soruşturma sayılı yazısı
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, haksız eylem nedeniyle hukuki danışmanlık sözleşmesi kapsamında ödenen tutarın geri verilmesi amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın, davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, taraflar arasında bağıtlanan sözleşmenin kesin hükümsüz olup olmadığı, kesin hükümsüzlük varsa davacı tarafından davalılara ödenen tutarın geri verilmesini isteyip istemeyeceği noktalarında toplandığı anlaşılmıştır.
Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası dosyamız arasına alınmış, davacılar tarafından, davalılar aleyhine, 10.500,00 USD asıl alacak ve 918,07 USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.418,07 USD üzerinden başlatılan ilamsız icra takibi olduğu, takibin dayanağı olarak "10.500,00 USD bedelli banka ödeme dekontu" olarak yazıldığı, davalıların █████/2024 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdikleri ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).
Davacı taraf, dava dilekçesinde, davacı ...'ın Kanada vatandaşı olduğunu, diğer davacı olan şirketin ise yetkilisi olduğunu, uluslararası olarak medikal maske satışı yaptıklarını, davacıların dava dışı ... isimli Türk vatandaşı tarafından dolandırılıcılık suçunun mağduru olduklarını, bunun üzerine davacının Türkiye'de avukat arayışına girdiğini, davalı ... ile tanıştığını, davalının kendisini avukat olarak tanıttığını, aralarında sözleme imzalandığını ve davalıya vekalet çıkardığını, davalı ...'e söz konusu iş için 10.500 Dolar gönderdiğini, davalının avukat gibi davranarak davacı adına suç duyurusunda bulunduğunu, söz konusu dosyada yetkisizlik kararı verilerek Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası ile derdest olduğunu, ancak davalının davacıya sahte iddianame göndererek ve kamu davası açıldığı hususunda dosya numarası bildirdiğini, ancak bildirdiği dosyanın davacı ile bir ilgisinin olmadığının ortaya çıktığını, davalının davacıyı kandırmaya çalıştığını, sözleşmenin kesin hükümsüz olduğunu ileri sürerek, ödediği bedelin ödediği tarihten itibaren işleyen faizi ile birlikte tahsili için başlattığı Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacının dava dilekçesi ekinde, sözleşme örneğini, vekalet örneğini ve davalının gönderdiği iddia olunan sahte iddianame örneğini dosyaya sunduğu görülmüştür.
Davalılar davaya cevap dilekçesi sunmamıştır. Davalıların icra dosyasına verdikleri borca itiraz dilekçesi incelendiğinde, hiç bir borçlarının olmadığının, verilen vekaletin avukat vekaletnamesi olmadığının, işlem takibi için verilen vekalet olduğunun, avukat dışı işlem takibi ve sınırlı yetkide olduğunun, sözleşme ve vekalet feshedilmediğinden kendisinin alacaklı olduğunun beyan edildiği görülmüştür.
Davalı, .... Malzemeleri Ticaret A.Ş.'nin İstanbul Ticaret Odası kayıtları incelendiğinde, meslek grubunun ilaç ve tıbbi cihaz olduğu, iş konusunda danışmanlık hizmeti, sağlık danışmanlığı, eğitim danışmanlığı, adli, idari bilirkişilik vb. Yazılı olduğu, şirketin tek ortağının ve yetkilisinin diğer davalı ... olduğu görülmüştür.
Davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu sözleşme örneği incelendiğinde, başlığında "Hukuki Danışmalık Sözlemesi" yazılı olduğu, 1. Madde de yer alan taraflar kısmında Av. .... isminin yazıldığı, sözleşmenin devam eden maddelerinde de "avukat" "müvekkil" olarak tarafların ifade edildiği, içerik olarak avukatlık sözleşmesi olarak göründüğü, ancak sözlemeyi avukatın imzalamadığı, davalı şirketin kaşesinin vurulduğu ve şirket yetkilisi olarak davalı ...'in imzaladığı görülmektedir.
Dosyaya sunulan vekaletname örneği incelendiğinde de, başlık kısmında "Mülk İçin Sınırlı Vekalet" yazılı olduğu, "...Danışmanlık hizmetleri ve tıbbi ürünler alanında hizmet veren ...'i davalara katılım ve takip amacıyla vekilim olarak tayin ederim. Vekilimi, bu sınırlı vekaletnamede yer alan şartlar veya sınırlandırmalara tabi olarak benim adıma Türkiye'deki mahkemelerde dolandırıcılık faaliyetleri neticesinde iadesine karar verilen tutarların iade alınması için evrakların imzalanması, keşif, duruşma, arabuluculuk ve temyiz faaliyetlerinde bulunulması ve bunlara katılım sağlanması hususlarında yetkilendirdim..." şeklinde ifadelerin yer aldığı görülmüştür.
Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının ... Soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde, dosyamız davacısı ... adına müşteki sıfatıyla Avukat ...'ın, ... hakkında şikayet dilekçesi verdiği, söz konusu Avukat ...ın dilekçeyi müşteki vekili olarak imzaladığı, ancak vekaletnamenin bulunmadığı, davalı ... ise tevkil veren olarak dilekçesi imzaladığı, not kısmında vekaletnamenin sonradan ibraz edileceğinin yazılı olduğu görülmüştür.
Davacının dava dilekçesi ekinde sunduğu, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma nolu ve sahte olarak düzenlenerek davacıya davalı tarafından iletildiği iddia olunan iddianame incelendiğinde, müşteki olarak davacıların, şüpheli olarak ...'un yazılı olduğu, içerik olarak herhangi bir olay anlatımı olmadığı görülmüş olup, mahkememizce İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına müzekkere yazılarak ... soruşturma nolu dosyaya ait iddianame istenilmiş, incelendiğinde, davamızın tarafları ile hiçbir ilgisinin olmadığı, başka kişilere ait dosya olup, iddianameye konu suçun da çocuğun cinsel istismarı olduğu, yine söz konusu idddiameyle İstanbul ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı kamu davasının açıldığı ve dosyamız davacısı ile bir ilgisinin olmadığı, sunulmuş olan iddianame başlıklı belgenin sahte olarak oluşturulduğu anlaşılmıştır.
... Bankasınından istenilen dekont incelendiğinde, davacı şirket tarafından, davalı ...'in hesabına █████/2022 tarihinde 10.500,00 USD gönderildiği görülmüştür.
Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası incelendiğinde, dosyamız davacılarının, davalı ... hakkında avukat olmadığı halde avukatlık hak ve yetkilerini kullanmak, nitelikli dolandırıcılık, resmi evrakta sahtecilik suçlarından ve dava dışı Av. ... ve Av. ... hakkında ise görevi kötüye kullanma suçundan şikayetçi oldukları, soruşturmanın halen devam ettiği anlaşılmıştır.
Yapılan açıklamalar çerçevesinde, bilindiği üzere dava, bir başkası tarafından sübjektif hakkı ihlal edilen veya tehlikeye sokulan veya kendisinden haksız bir talepte bulunulan kimsenin, mahkemeden hukuki koruma istemesi olup, mahkemeden bu şekilde bir koruma talep eden kimseye davacı, bir sübjektif hakkın mahkemeler aracılığı ile ileri sürülmesi yetkisine ise dava hakkı denir. Asıl haktan ayrı bir hak olmayan ve Anayasa’nın 36. maddesi ile teminat altına alınan dava hakkının tek başına devredilmesi mümkün değildir.
Bir davada davacı ve davalı olmak üzere daima iki taraf vardır. Taraf ehliyeti, davada taraf olabilme yeteneğidir ve medeni hukuktaki medeni haklardan yararlanma ehliyetinin medeni usul hukukunda büründüğü şeklidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)'nun 50. maddesinde "Medeni haklardan yararlanma ehliyetine sahip olan, davada taraf ehliyetine de sahiptir." şeklinde düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 114/1-d maddesi hükmüne göre, taraf ehliyeti dava şartlarındandır ve mahkemece re’sen gözetilir. Davacının taraf ehliyetinin bulunmadığının anlaşılması halinde dava esasa girilmeden, dava şartı yokluğu nedeniyle reddedilir.
HMK'nun 51. maddesinde düzenlenen dava ehliyeti ise kişinin kendisinin veya yetkili kılacağı bir temsilci yani vekili aracılığı ile bir davayı davacı veya davalı olarak takip etme ve usul işlemlerini yapabilme ehliyetidir. Medeni hakları kullanma ehliyetine sahip olan bütün gerçek ve tüzel kişiler, dava ehliyetine de sahiptir.
Dava ehliyeti bulunan kişi davasını kendisi veya tayin edeceği vekili aracılığı ile açabilir ve takip edebilir. Bir davada tarafların temsili kanuni temsil şeklinde olabileceği gibi iradi temsil şeklinde de olabilir. Kanuni temsil dava ehliyeti olmayanların davada kanuni temsilcileri tarafından temsil edilmesidir. İradi temsil ise tarafların iradelerine dayanan temsil şekli olup, bu noktada "davaya vekalet ehliyeti" önem kazanmaktadır.
Davaya vekalet ehliyeti davanın tarafları dışında üçüncü bir kişinin vekil sıfatıyla bir davayı yürütebilmesi için yasa gereği sahip olması gereken ehliyettir.
Türk hukukunda vekil tutma zorunluluğu bulunmamaktadır. Taraflar davalarını kendileri takip edebilirler. Ancak taraflardan biri davayı vekil aracılığı ile takip etmek isterse, yalnız belirli kişileri vekil olarak atayabilir. Tarafların davadaki temsili, borçlar hukukundaki temsil kurumundan ayrı ve bağımsız bir hukuki kurum olarak düzenlenmiştir. Diğer bir ifade ile bir kimse dilediği kimseye temsil yetkisi vererek kendini davada temsil ettiremez. Bir kimsenin vekil sıfatıyla davada tarafların yerine işlem yapabilmesi, o kimsenin davaya vekâlet ehliyetine sahip olmasını gerektirir. Davaya vekalet ehliyetine ise yalnızca kanunda belirlenmiş olan kimseler sahiptir.
1136 sayılı Avukatlık Kanununun “Yalnız Avukatların Yapabileceği İşler“ başlığını taşıyan 35/1. maddesinde “Kanun işlerinde ve hukuki meselelerde mütalaa vermek, mahkeme, hakem veya yargı yetkisini haiz bulunan diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak, adli işlemleri takip etmek, bu işlere ait bütün evrakı düzenlemek, yalnız baro levhasında kayıtlı avukatlara aittir.” düzenlemesi yer almaktadır.
Yukarıdaki yasa hükmü uyarınca, kural olarak mahkeme, hakem veya yargı yetkisini haiz diğer organlar huzurunda gerçek ve tüzel kişilere ait hakları dava etmek ve savunmak yalnız baro levhasına kayıtlı avukatlara aittir. Avukatlık Kanununa (m.35/1) göre, en az üç avukat (ve davavekili) bulunan yerlerde, baroda yazılı avukatlar (ve davavekilleri) vekil olarak dava takip etme bakımından bir tekele sahiptirler. Bunların dışındaki kişilerin sıfat ve yetkileri ne olursa olsun, bu kapsamda değerlendirilmeleri olanaklı değildir.
Avukatlardan başka kişiler, borçlar hukukuna göre vekil tayin edilebilirse de vekaletnamelerinde dava açmak ve takip etmek için açık bir yetki bulunsa bile vekil sıfatıyla dava açamazlar ve takip edemezler. Davada vekil olamayacak bu kişilerin davaya vekalet ehliyeti yoktur.
Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 22.03.1972 gün ve 1967/2-806 E., ████████ K. sayı ve 11.03.2015 gün ve ███████-1684 E., █████████ K.sayılı kararında da aynı görüş benimsenmiştir.
HMK’nun 114/1. maddesi hükmüne göre, davaya vekalet ehliyeti dava şartı olup mahkemenin davayı vekil olarak takip eden kişinin davaya vekalet ehliyetinin bulunup bulunmadığını re’sen gözetmesi, avukat olmayan bir kişinin vekil sıfatıyla dava açması halinde, o kişinin davaya vekalet ehliyeti olmadığından, davayı esasa girmeden dava şartı yokluğundan reddetmesi gerekir. Keza, temsil yetkisi (vekalet) verilen kişi, Avukatlık Kanununun 35/1.maddesinde belirtilen avukat veya dava vekili değilse, müvekkili adına açtığı davaya sonradan müvekkilinin icazet vermesi veya yetkili kıldığı avukatının açılmış olan davayı takip etmesi, başlangıçta usulsüz olarak açılan davayı sonradan usulüne uygun açılmış bir dava haline getirmez.
Yapılan bu açıklamaların ışığı altında somut olaya dönüldüğünde, davacıların, dava dışı üçüncü bir kişi ile aralarında bulunan hukuki ihtilaf nedeniyle, söz konusu üçüncü kişi hakkında dava açmak, hukuki işlemleri yürütmek amacıyla avukat arayışına girdikleri, dosya kapsamında yer alan bilgi, belgeler, davacı tarafça dosyaya sunulan, davalı tarafından içeriğine itiraz edilmeyen hukuki danışmanlık sözleşmesi ve vekaletname içeriği incelendiğinde, taraflar arasında yapılan sözleşmenin ve verilen vekaletnamenin içerik olarak avukatlık sözleşmesi ve vekaletnamesi gibi düzenlendiği, davalı ...'in, davacıda avukat olduğu yönünde izlenim uyandırarak hareket ettiği, ancak, davalı ...'in avukat olmadığının dosya kapsamında sabit olduğu, her ne kadar borca itiraz dilekçesinde davalı ..., aralarında yapılan sözleşmenin bir avukatlık sözleşmesi değil, danışmanlık hizmeti sözleşmesi olduğunu, bu kapsamda sözlemenin geçerli olduğunu ve davacılardan kendisinin alacaklı olduğunu ileri sürmüş ise de, sözleşme içeriğinde yukarıda ayrıntılı olarak belirtildiği üzere, taraf olarak "avukat" ve "müvekkil" ifadelerine yer verildiği, davalı ...'in avukat olmadığını davacıya bildiren veya bu kapsamda kendisine sadece davacı adına avukat görevlendirme şeklinde bir tevkil yetkisi verildiğini ortaya koyan herhangi bir açıklama bulunmadığı, davalı tarafından bu durumun (davalı ...'in avukat olmadığının) davacıya bildirdiğini ortaya koyan herhangi bir delil de dosyaya sunulmadığı, davacılar tarafından davalıya verilen vekaletnamede de davalara katılım ve takip amacıyla vekil tayin edildiğinin yazılı olduğu, ancak yukarıda ayrıntılı olarak belirtilen yasal düzenlemeler kapsamında, Türkiye'de baro levhasına kayıtlı avukat olmayan kişilerin, vekaletnamelerinde dava açmak ve takip etmek için açık bir yetki bulunsa bile vekil sıfatıyla dava açamayacakları ve takip edemeyecekleri ve bu kişilerin davaya vekalet ehliyetinin bulunmadığı, bu düzenlemelerin kamu düzenine ilişkin olduğu ve bu düzenlemelere aykırı olarak yapılan sözleşmelerin kesin olarak hükümsüz oldukları, bu nedenle, taraflar arasında yapılan "Hukuki Danışmalık Sözlemesi" başlıklı, █████/2022 tarihli sözleşmenin kesin olarak hükümsüz olduğu, ayrıca yukarıda belirtildiği üzere, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı ve İstanbul .... Ağır Ceza Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının davacı ile bir ilgisinin bulunmadığı, davacı tarafından, davalının, gerçeğe tamamen aykırı sanki davacı adına yaptığı şikayet sonucu iddianame düzenlenerek kamu davası açılmış gibi sahte evrak göndererek davacıyı yanıltmaya çalıştığının iddia edildiği ve bu kapsamda delil sunulduğu, bu hususta davacının davalı hakkında yaptığı şikayet sonucu Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının ... soruşturma sayılı dosyası ile soruşturmanın devam ettiği, bu nedenle taraflar arasında güven ilişkisinin de kalmadığı, davacının kesin hükümsüzlük nedeniyle geçersiz olan sözleşme kapsamında davalıya ödediği sabit olan 10.500,00-USD'yi ödeme tarihinden itibaren işleyen faizi ile talep edebileceği anlaşılmakla, davanın kabulüne, Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile, takibin 10.500,00-USD asıl alacak ve 918,07-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.418,07-USD üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren Kamu Bankalarınca 1 yılla kadar vadeli mevduatlara fiilen uygulanan azami faiz yürütülmek suretiyle devamına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile, takibin 10.500,00-USD asıl alacak ve 918,07-USD işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.418,07-USD üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren Kamu Bankalarınca 1 yılla kadar vadeli mevduatlara fiilen uygulanan azami faiz yürütülmek suretiyle DEVAMINA,
2-Alınması gereken 25.286,11-TL karar harcının daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 7.459,43-TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 1.738,40-TL peşin harç olmak üzere toplam 9.197,83-TL harcın indirilmesi ile geriye kalan 16.088,28-TL eksik harcın davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 7.459,43-TL peşin harç ve icra dosyasına yatırılan 1.738,40-TL peşin harç ve 427,60-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 9.625,43-TL harcın davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 464,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk ücreti 3.800,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 59.226,72-TL vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
7-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!