Anahtar kelimeler: Panel Almaları Kişiden Çözüm Fiilden Yatırdığı Paraların Görüntülerince Alıp Varlıkları

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: █████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2021KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVADavacılar vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilleri ile davalı şirket arasında değişik tarihlerde kar ortaklığı, çözüm ortaklığı, katılımcı sözleşmeleri imzalandığını, davalı şirketin 13.105 kişiden para alıp geri vermeyerek mağdur ettiğini, müvekkillerinin de bu mağdurlardan olduğunu, müvekkillerinin davalı şirkete yatırdığı paraların bilirkişi tarafından hesaplanarak geri almaları gereken kısımların taraflarına faizi ile birlikte geri verilmesini, davalarının kabulü ile şirketin mal varlıkları hakkında ihtiyati tedbir kararının verilmesini, sözleşme ve panel görüntülerince sabit olan paraların davacı şirkete verildiği ve müvekkillerinin verdiği paralar neticesinde zarara uğradıkları, şimdilik her bir müvekkil için 100-TL zararın kabul edilmesi muhtemel kazanç kaybı için fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak üzere şimdilik 25000TL maddi tazminatın talep edilmesine, maddi tazminatın sözleşmede kararlaştırılan ve panelde de belli olacak şekilde alacaklarının şirket sahibinin ölüm tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
: Dava hukuki niteliği itibariyle, davacıların kar paylarını davalıdan taleplerine ilişkin tazminat davasıdır.-----. Asliye Hukuk Mahkemesinin 27.12.2021 Tarih, ----- Esas ve ------ karar sayılı görevsizlik kararı ile dava dosyası mahkememize tevzi edilmiştir. TTK'nın 4.maddesinde, bir davanın ticari dava niteliğinde olup olmadığının tespiti bakımından üç ayrı kıstas kabul edilmiştir. Bunlardan ilki, tarafların sıfatına ve işin ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ve başka hiçbir şart aranmaksızın TTK veya diğer kanunlarda ticari sayılan davalardır (mutlak ticari davalar). Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya sebebin davanın ticari niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalardan olup TTK'nın 4/1 hükmünde (a) ile (f) bentleri arasında sayılmıştır. İkincisi ise, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalardır. TTK'nın 4/1-son cümlesi uyarınca ikinci grup ticarî davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia (saklama) sözleşmesi ile fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalardır. Bu nevi davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da gerekli ve yeterli görülmüştür. Üçüncü grup ise, nispi ticari davalar olup, TTK'nın 4/1 maddesi uyarınca her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. TTK'nın 19/2 hükmü uyarınca, taraflardan biri için ticari iş niteliğindeki bir sözleşmenin diğer taraf için de ticari sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir. Zira TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ''ticari iş'' esasına göre değil, ''ticari işletme'' esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması tek başına davayı ticari dava haline getirmez.Uyuşmazlık, taraflar arasındaki taraflar arasında düzenlenen altında kar ortaklığı, çözüm ortaklığı, katılımcı sözleşmelerine dayalı kazanç kaybı ve zarar talebine ilişkin olduğu, davacıların ticari sicil kayıtları ve dosya kapsamındaki sözleşmeler ile şirkete ortak olmadıkları, ------ projesi adı altında elden ödemeler yaptığı, bu ilişkinin adi ortaklık ilişkisi olduğu, adi ortaklığın konusunu oluşturan işin ticari nitelikte bir iş olması eldeki davayı ticari dava haline getirmemektedir. ---- BAM---- HD. ---- ---- BAM ---- HD. ----- BAM ----. HD---- BAM -----. HD.------Sayılı kararında da belirtildiği üzere adi ortaklığı oluşturan tarafların tamamı yönünden TTK 5.maddesi uyarınca ticari dava için, ortakların tamamının tacir olması koşulu şartının gerçekleşmesi aranmaktadır. Davacıların tacir olduklarına ilişkin dosya kapsamında bir delil olmadığı, iddiaların ticari iş sayılamayacağı ve TBK 620 vd. Maddelerinde düzenlenen adi ortaklık hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği, TTK hükümlerinin olaya uygulanma imkanınını bulunmadığı anlaşılmıştır. Bu hali ile davanın genel yetkili Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir.Yukarıda anlatılan nedenlerle TTK'nun 4(1) maddesindeki düzenleme nedeniyle somut davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsiz olup davaya bakmanın mümkün olmadığı, görevin dava şartlarından olduğu ve HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, görevli Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-DAVANIN GÖREVSİZLİK NEDENİYLE DAVA ŞARTI YOKLUĞUNDAN USULDEN REDDİNE,2-Görevli mahkemenin --- Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna,3-Mahkememiz ile -----. Asliye Hukuk Mahkemesi arasında olumsuz görev uyuşmazlığı çıktığından mahkememizce verilen karar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği taktirde HMK'nın 22/2 maddesi gereğince görevli mahkemenin belirlenmesi için DOSYANIN ----- BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ -----. HUKUK DAİRESİNE GÖNDERİLMESİNE,4-6100 sayılı HMK md. 331/2 uyarınca harç ve yargılama giderlerinin görevli mahkemede hüküm altına alınmasına,Dair, tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda karar verildi.