Anahtar kelimeler: Siverek Gününün İstemli Davetiye Günde Birleşen Gaziantep Sözlü Dinlenildikten Kesinlik

MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Siverek 2. Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., █████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı, asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle, asıl ve birleşen ████████ E. sayılı dosyada ve birleşen ████████ E. sayılı dosyada davacılar ..., ..., ... ve ... vekilleri tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 16.09.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.Belli edilen günde gelen asıl ve birleşen davada davacılar ..., ..., ..., ... ve birleşen davada davacı ... vekili Avukat ... ile asıl ve birleşen davada davacılar ..., ... vekili Avukat ...'nın sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen saat 14.00'te Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Asıl davada davacılar vekili; tarafların 17.10.2013 tarihinde ölen ...'nın mirasçıları olduğunu, davalı ... 'nın müvekkillerin murisi ...'ya ait taşınmazları 19.04.20 11... .04.2011 tarihli vekaletnameler ile, dava dışı 3. kişilere vekaleten satış suretiyle devrettiğini, yine murise ait Ankara İli ... ilçesi ... mahallesinde bulunan dükkanın davalı tarafından vekaleten 3. kişiye satıldığını, davalının taşınmazları tapuda düşük harç ve vergi ödemek için gerçek değerinin altında gösterdiğini, gerçek bedelin çok daha yüksek olduğunu, davalının sattığı taşınmazın rayiç değerini murise ödemediğini, murise ait paraları ve bankadan tahsil ettiği mevduatları da zimmetine geçirdiğini, vekil sıfatıyla satmış olduğu ve rayiç değerini murise vermediği bu paraları kendi adına açılmış banka hesaplarında tutmakta olduğunu, kendi adına kayıtlı ve tenkise tabi taşınmazları da mal kaçırmak amacı ile kayınbiraderi üzerine devrettiğini ileri sürerek; belirsiz alacak olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan, satış tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.2. Birleşen Siverek 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasında davacılar vekili; asıl davada ki beyanlarını tekrar ederek, müvekkillerinin murisi ...'ya ait Şanlıurfa İli Siverek ilçesi ... Mahallesi ... Sokak ... pafta 542 parseldeki 7400 m² taşınmazın da davalı ... tarafından ...'a davacıların murisinden almış olduğu vekaletname ile vekaleten satış suretiyle mülkiyetinin devredilmiş olduğunun öğrenildiğini ileri sürerek; fazlaya ilişkin ve ıslaha ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 1.000,00 TL'nin davalıdan, satış tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini, alacaklarının belirlenmesi halinde belirsiz olan alacak davaları gereğince bakiye alacaklarının ve ıslah haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.3. Birleşen Siverek 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E. sayılı dosyasında davacı vekili; yine murise ait Ankara ili ... ilçesi ... mahallesinde bulunan dükkanın davalı tarafından vekaleten 3. kişiye satıldığını, davalı ... 'nın taşınmazı tapuda düşük harç ve vergi ödemek için gerçek değerinin altında gösterildiğini, gerçek bedelin çok daha yüksek olduğunu, davalının sattığı taşınmazın rayiç değerini murise ödemediğini, murise ait paraları ve bankadan tahsil ettiği mevduatları da zimmetine geçirdiğini, vekil sıfatı ile sahip olduğu ve rayiç değerini murise vermediği bu paraları göre kendi adına açılmış banka hesaplarında tutmakta olduğunu, kendi adına kayıtlı ve tenkise tabi taşınmazları da mal kaçırmak amacı ile kayınbiraderi üzerine devrettiğini, yargılama sırasında tespit edilecek başka satışlar hakkındaki alacak davası açma haklarını saklı tuttuklarını ileri sürerek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan satış tarihlerinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline, alacağın belirlenmesi halinde belirsiz olan alacak davaları gereğince bakiye alacaklarının talep ve ıslah haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPAsıl ve birleşen davalarda davalı vekili; müvekkilinin, 47 parsel sayılı tarla vasıflı taşınmazı bizzat murisin emir ve talimatları ile murisin yeğenlerine tapuda devir ettiğini, satıcı muris ile alıcıların 645.000,00 TL bedelle anlaşmış olduklarını, satış bedelini bankaya yatırdıklarını, murisin istemi doğrultusunda 645.000,00 TL'nin müvekkili tarafından ... Şubesinden çekildiğini, tanıklar huzurunda bizzat muris ...'ya evde teslim edildiğini, muris adına kayıtlı Ankara İli ... ilçesi ... Mahallesinde bulunan taşınmazın, murisin emir ve talimatları doğrultusunda vekaletname ile dava dışı 3. kişiler bizzat murisin belirlediği bedel olan 230.000,00 TL karşılığında satıldığını ve tapuda devir edildiğini, murisin istemi doğrultusunda 230.000,00 TL'nin müvekkili tarafından bankadan çekilip tanıklar huzurunda murise evde teslim edildiğini, satış yolu ile temlik edilen taşınmazların tamamının bedelinin bizzat murise ödenmek suretiyle gerçekleştirilen ivazlı işlemler olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dinlenen davalı tanık beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, davalı tarafa vekaletnamelerin satış için verildiğinin kabulünün gerektiğini, vekaletnamelerin muris tarafından iradi olarak verildiği, vekilin de iradeye uygun olarak hareket ettiği ve zararlandırma kastının bulunmadığı, taşınmazların bedellerinin murise elden ödendiğinin anlaşıldığı, davacıların davasını ispat edemediği gerekçesiyle; asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiş; karara karşı, asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; dava konusu vekaletler 20 08... yıllarında verilmesine rağmen taşınmaz satışlarının hemen yapılmadığı, üç yıllık sürece yayılarak yapıldığı, en son 23 nolu parselin 15.01.013 tarihinde satışının gerçekleştirildiği, murisin ise 17.10.2013 tarihinde vefat ettiği, buna göre en son satış tarihi ile vefat tarihi arasında 9 aylık bir sürenin geçtiği, bu sürede murisin herhangi bir hukuki sürece başvurmadığı gibi satışların devam ettiği üç yıllık sürede de davalıyı vekaletten azletmediği hususları gözetildiğinde, usul ve yasaya uygun olduğu tespit edilen karara yönelik davacıların istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurularının reddine karar verilmiş; karara karşı asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri temyiz yoluna başvurmuşlardır.V. TEMYİZTemyiz Sebepleri1. Asıl ve Birleşen ████████ Esaslı davada davacılar vekili; sözkonu davanın vekalet görevinin kötüye kullanılmasına ilişkin bulunduğunu, taraflar arasında devam eden ayrı bir tenkis davası olduğunu, davalı tanıklarının satış paralarının davalı tarafından siyah poşet içinde murise getirilip teslim edildiği yönündeki beyanlarına itibar edilemeyeceğini, tanıkların yalan söylediklerini, hiç birisinin poşetin içinde ne olduğunu görmediğini, murisin aktif banka hesapları olduğunu, murisin ölümünde evinde kasa ya da para çıkmadığını, paranın teslim edildiği tarihte murisin 90 yaşında ve akıl sağlığının tam yerinde olmadığını, senede karşı senetle ispat kuralı gereği vekilin asile ödediği parayı yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini, CD dökümü yapılan murisin ses kayıtlarının değerlendirilmediğini, murisin davalıdan yakınmalarının olduğunu, ... nolu parselin satışından murisin haberinin olmadığını, bilirkişi raporlarında rayiç bedellerin düşük belirlendiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.2. Birleşen ████████ E. sayılı dosyada davacı vekili; sözkonu davanın vekalet görevinin kötüye kullanılmasına ilişkin bulunduğunu, taraflar arasında devam eden ayrı bir tenkis davası olduğunu, davalı tanıklarının satış paralarının davalı tarafından siyah poşet içinde murise getirilip teslim edildiği yönündeki beyanlarına itibar edilemeyeceğini, tanıkların yalan söylediklerini, hiç birisinin poşetin içinde ne olduğunu görmediğini, murisin aktif banka hesapları olduğunu, murisin ölümünde evinde kasa ya da para çıkmadığını, paranın teslim edildiği tarihte murisin 90 yaşında ve akıl sağlığının tam yerinde olmadığını, senede karşı senetle ispat kuralı gereği vekilin asile ödediği parayı yazılı belge ile ispatlaması gerektiğini, CD dökümü yapılan murisin ses kayıtlarının değerlendirilmediğini, murisin davalıdan yakınmalarının olduğunu, ... nolu parselin satışından murisin haberinin olmadığını, bilirkişi raporlarında rayiç bedellerin düşük belirlendiğini belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.3. Birleşen ████████ E. sayılı davada dahili davacılar ..., ... vekili; davalının, müvekkillerin murisinden almış olduğu vekalete dayalı olarak yapmış olduğu işlemlerle murisi zararlandırdığı ve vekalet görevini gereği gibi ifa etmeyerek vekaleti kötüye kullandığını, vekalet sözleşmesi ölüm ile son bulmakta ise de vekilin hesap verme borcunun vekalet verenin mirasçılarına karşı devam ettiğini, murisin vermiş olduğu bir ibra olmadığını, vekaleti kullanmak suretiyle bankadan çekmiş olduğu paraların akıbetinin belirsiz olduğunu, işlemlerin yapıldığı tarihte 90 yaşını aşmış olan murisin böyle büyük paralara herhangi bir ihtiyacı olmadığını, dava konusu taşınmazların gerçek rayiç bedelleri ile satış bedelleri arasında misli ile fark bulunduğunu kabul anlamına gelmemekle beraber satış bedelleri murise verilmiş dahi olsa, davalının satışları rayicinin altında yaparak da murisi ve böylelikle mirasçısı müvekkilleri zararlandırdığını, senetle ispat zorunluluğu olan uyuşmazlıkta vekil, murise ödeme yaptığını tanıkla ispat edemeyecekken gerçek dışı ve hayatın olağan akışına aykırı tanık beyanlarına dayalı olarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek, kararın bozulmasını istemiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, tarafların murisine ait taşınmazların vekaleten satışından kaynaklı satış bedelinin ödenmemesi nedeniyle miras hisseleri oranında satış bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 508. maddesi hükmü gereğince vekil, talep üzerine yaptığı işin hesabını vermeye ve müvekkili nam ve hesabına edindiği herşeyi iade etmeye, iade edinceye kadar da almış olduğu şeyleri saklamaya zorunludur. Bu nedenle de zamanaşımı vekalet ilişkisi sürdükçe işlemez. Bir başka deyişle zamanaşımı vekalet ilişkisinin istifa, azil, ölüm vs. gibi sebeplerle son bulması ya da vekilin hesap vermesi ile işlemeye başlar. (Dairemizin 26.09.2022 tarihli ve █████████ E., █████████ K. sayılı ilamı). TBK. 147. m.gereğince vekalet sözleşmesinden doğan alacaklar 5 yıllık zaman aşımına tabidir.Diğer taraftan, vekâlet sözleşmesi ölümle son bulmakta ise de vekilin hesap verme borcu, müvekkil ölürse, müvekkilin mirasçılarına karşı dahi devam etmektedir.Vekilin vekâletin ifası için veya ifa dolayısıyla aldıklarını müvekkile verme borcu (iade borcu) kapsamında vekil, müvekkilinin sözleşme gereği olarak talep ettiği işin yapılması için her ne ad altında olursa olsun almış olduğu şeyleri müvekkile iade ile yükümlü bulunmaktadır. Vekil her ne ad altında olursa olsun almış olduğu şeyi müvekkile tediyeye zorunludur.6098 sayılı sayılı Kanun’un 502. maddesinin birinci fıkrası "Vekâlet sözleşmesi, vekilin vekâlet verenin bir işini görmeyi veya işlemini yapmayı üstlendiği sözleşmedir." şeklinde düzenlenmiştir.Aynı Kanun’un 505. maddesinin birinci fıkrası uyarınca vekil, vekalet verenin açık talimatına uymakla yükümlüdür. Vekil kendisine verilen talimattan ayrılırsa, bundan doğan zararı karşılamadıkça, işi görmüş olsa bile vekalet borcunu ifa etmiş sayılmaz.TBK'nın 508. maddesi hükmünce, vekilin vekil edeninin adına veya yararına yaptığı tüm işlerden dolayı hesap verme yükümlülüğü gereği davalı vekil, satış bedelini aldıktan sonra davacıya ödeme yaptığını ispatla mükelleftir. Başka bir deyişle, davada ispat yükü vekil olan davalıdadır.Dosyanın incelenmesinde, davalının murisin taşınmazlarını vekalet ile dava dışı 3. kişilere sattığı sabit olup, davalının satıştan elde ettiği bedeli vekalet verene ve onun talimatıyla 3. kişiye ödediğini de ispat etmekle yükümlüdür. Davalı hesap verdiğini yani satış bedellerini murisi ya da talimatıyla 3. şahısa teslim ettiğini ispat edemediği gibi 3. kişiye yaptığı ödemede borçtan kurtulduğu anlamına gelmeyecektir.Hal böyle olunca, vekilin özen ve hesap verme yükümlülüğü göz önünde bulundurularak davaya konu taşınmazların satış tarihindeki bedeline hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 373. maddesi gereğince ORTADAN KALDIRILMASINA,İlk Derece Mahkemesi kararının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesi gereğince davacılar yararına BOZULMASINA,28.000,00 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin davalıdan alınap davacılara verilmesine,Peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine,Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,16.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.