Anahtar kelimeler: Yansı Dolmuşta Hattında Sabah Hasılatın Şoför Düzeyinde Boyunca Sgk İçi
10. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi

SAYISI
: ███████ E., ███████ K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının davalıya ait ... hattında çalışan 06... plaka numaralı dolmuşta 01.06.1996-25 05.2011 tarihleri arasında şoför sıfatıyla kesintisiz hafta içi 5 gün sabah saat 10:00’dan gece yansı 01:00’e kadar çalıştığı, iş akdinin tek taraflı haksız olarak feshedildiği, ücretinin günlük hasılatın %20’si düzeyinde olduğu, iş akdinin feshedildiği tarihte asgari 90... TL arasında günlük net ücret aldığı, çalışma süresi boyunca SGK hizmet kaydının yaptırılmadığı ve primlerinin ödenmediği belirtilerek; davalıya ait işyerinde 01.06.1996-25.06.2011 tarihleri arasında aralıksız olarak çalıştığının tespitine, karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının belirtilen tarihler arasındaki çalışmasının bulunmadığı, ihtiyaç oldukça kendisine başvurulan “Joker” tabir edilen bir şoför olduğu, trafik ceza dökümleri ile de davacının sürekli çalışmadığının görüleceği, 2006 yılma kadar hiç cezasının bulunmadığı, 2007, 2008, 2009 yıllarında da toplam 4 cezası olduğu, bu kadar uzun süre çalışan bir kişinin bu kadar az trafik cezası olmasının hayatm olağan akışına aykırı bulunduğu, 15 yıl sürdüğü, iddia edilen çalışmada sadece 5 trafik cezası bulunmasının gerçek bir çalışma olgusunun bulunmadığını gösterdiği, minibüsün zaten 21.05.1999 tarihinde satın alındığı, davacının çalışmaya başladığını iddia ettiği 01.06.1996 tarihinde davalının söz konusu minibüsün sahibi olmadığı, hasılatın %20’sini alma iddiasının doğru olmadığı belirtilerek, açılmış olan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Feri müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; bildirilmeyen bu kayıtlar için müvekkili Kurumun sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, dava açılmasına Kurumun sebebiyet vermediğini beyanla davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli kararı ile "davanın kısmen kabulü ile davacının 21.05.1999-25.06.2011 tarihleri arasında davacının ehliyetine el konulan 20.05.2000-19.08.2000 tarihleri arasındaki süre dışlanarak davalı işverenlik bünyesinde hizmet sözleşmesi kapsamında prime esas alt kazanç üzerinden çalıştığının tespitine" karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ve Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 15.06.2023 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
Bölge Adliye Mahkemesinin 15.06.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece,"... 1.Sosyal Güvenlik Hukukumuzda, “sosyal sigortalarda çokluk”, bir başka anlatımla bireylere olabildiğince sosyal sigorta hakkı tanıma, “yararlanmada ve yükümlülükte teklik” ilkesi egemen olup, buna göre, aynı tarihlerde farklı sosyal güvenlik kuruluşları kapsamında bulunulamaz ve çifte sigortalılık olarak adlandırılan bu statü kanun hükümleriyle engellenmiştir. 5510 sayılı Kanun'un yürürlükte olmadığı 01.10.2008 tarihi öncesine ilişkin olarak bu tür çakışan (ikili) sigortalılığa ilişkin uyuşmazlıkların çözümü için, gerçek ve fiili çalışmanın, başka bir anlatımla baskın sigortalılık olgusunun hangi Kurum ve Kanun kapsamında gerçekleştiği belirlenmeli, aynı döneme rastlayan gerçek ve fiili çalışmalardan hangisinin sigortalının hayatında ekonomik olarak baskın çalışma niteliği taşıdığı ortaya konulmalıdır. Şu durumda 506 sayılı (hizmet akdine dayalı olarak işveren/işverenler tarafından çalıştırılma) ve 1479 sayılı (hizmet akdine bağlı olmaksızın kendi adına ve hesabına bağımsız çalışma) Kanunlar kapsamında veya 5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri çerçevesinde birleşen (çakışan) zorunlu sigortalılık olgusuna ilişkin olarak; 5510 sayılı Kanunun yürürlükte olmadığı 01.10.2008 tarihi öncesi dönem yönünden baskın sigortalılığa üstünlük tanınmalı, 01.10.2008 – 01.03.2011 dönemi yönünden 5510 sayılı Kanunun 53. maddesi gereğince ilk önce başlayan sigortalılık ilişkisi esas alınmalı, 01.03.2011 tarihinden itibaren ise anılan maddede 6111 sayılı Kanunla yapılan değişiklik gözetilerek hizmet akdine dayalı çalışmaya değer verilmelidir.
2.Dosya kapsamı incelendiğinde , öncelikle 12.10.20 04... .09.20 10... esnaf Bağ-Kur sigortalılığının varlığı gözetildiğinde, 5510 sayılı Kanun kapsamında kabule konu dönemle çakışan süre yönünden 01.10.2008 öncesi tarih bakımından baskın çalışmanın ve buna bağlı olarak 01.10.2008 sonrası yönünden de önce başlayan sigortalılığın belirlenip bu hususun hangi sigortalılığa üstünlük tanınacağı yönünden açıklığa kavuşturulması gerekmektedir. ..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabul kısmen reddine, davacının 21.05.1999-25.06.2011 tarihleri arasında davacının ehliyetine el konulan 20.05.2000-19.08.2000 tarihleri arasındaki süre dışlanarak davalı işverenlik bünyesinde hizmet sözleşmesi kapsamında prime esas alt kazanç üzerinden çalıştığının tespitine dair karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1.Davalı vekili; 20.05.20 00... .08.2000 arası dönemde hizmet akdinin kesintiye uğradığını ve önceki çalışmaların hak düşürücü süreye uğradığını, davacının 2006 yılına kadar hiç trafik ceza tutanağı bulunmadığını, 2006, 2007-2009 yıllarında birer tane, 2008 yılında iki tane tutanak olmasının da sabah 10. 00... .00 arası çalışma iddiasının yanında hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürmüş ve Mahkeme kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
2. Feri müdahil Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
30.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!