Anahtar kelimeler: Vakî Kepez Aleyhlerine Deprem Kentsel İyileştirme Risk Gecekondu Dönüşüme Dönüşüm

T.C.
D A N I Ş T A YDÖRDÜNCÜ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDENLER
: 1- (DAVACI) ...VEKİLİ
: Av....2- (DAVALI) ... Büyükşehir Belediye BaşkanlığıVEKİLİ
: Av. ...İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek taraflarca aleyhlerine olan hüküm fıkralarının bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Bir vakıf arazisine yapıldığı belirtilen gecekondu dolayısıyla alınan tapu tahsis belgesine istinaden "1) Kentsel dönüşüme ilişkin Kepez Santral Mahalleleri Yeniden Yerleşim Dönüşüm Projesi kapsamında davacının hak sahibi sayılması talebine yönelik █████/2013 tarihli müracaatın reddine vakî █████/2013 tarihli Büyükşehir Belediye Başkanlığı Deprem Risk Yönetimi ve Kentsel İyileştirme Dairesi Başkanlığı Nazım Plan ve Kentsel İyileştirme Şube Müdürlüğü işleminin, 2) Davacının, █████/2013 tarihli dilekçede kentsel dönüşüme ilişkin Kepez Santral Mahalleleri Yeniden Yerleşim Dönüşüm Projesi kapsamındaki hak sahipliğinden kendi adına işlem yapılmasını istediği tapu tahsis belgesine konu yerin bu alanda kaldığı, hakkının verilmesi yönündeki █████/2016 tarihli müracaatın reddine vakî █████/2017 tarihli Kent Estetiği Dairesi Başkanlığı işleminin, 3) Kentsel dönüşüme ilişkin Kepez Santral Mahalleleri Yeniden Yerleşim Dönüşüm Projesi kapsamında ilgililere verilen parsellerden davacıya da verilmesi talebinin reddine vakî █████/2017 tarihli Kent Estetiği Dairesi Başkanlığı işleminin, 4) Tapu tahsis belgesi nedeniyle kendisine kentsel dönüşüm alanından bir yer gösterimi yapılmadığından bahisle mağduriyetin giderilmesi talepli █████/2018 tarihli müracaatın reddine vakî █████/2018 tarihli Kent Estetiği Dairesi Başkanlığı işleminin iptalleri talebiyle açılan dava neticesinde verilen █████/2018 tarihli işlemin iptaline; diğer işlemler yönünden ise davanın süre aşımı nedeniyle reddine ilişkin ...İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının" uygulanmadığından bahisle; fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak ve kanunî faizi ile birlikte a) 1978 tarihli adî sözleşme kapsamında davacının ... isimli kişiye ödediği ileri sürülen 2.500.000,00 TL'ye karşılık güncellenmiş şekilde 150.000,00 TL, b) Gecekondu bedeline karşılık 50.000,00 TL, c) Tapu tahsis belgesi nedeniyle davacıya 400 m² arsa verilmediği için bu alanın başvuru tarihindeki değeri ile dava tarihindeki değeri arasındaki farka karşılık 750.000,00 TL, d) Gecekondunun kullanılamadığı ve yıkıldığı, bu nedenle gecekondunun kiraya verilemediği ve kira gelirinden mahrum kalındığından bahisle, gecekondunun kiralanamaması nedeniyle elde edilemeyen kira geliri kaybına karşılık 20.000,00 TL ve e) 2981 sayılı Kanun kapsamında 1983 yılında tapu tahsis belgesi müracaat formu edinmek için ödenen 2.000,00 TL başvuru formu ücretinin güncel değerine karşılık 10.000,00 TL maddî tazminat ile, f) Tapu tahsis belgesinin verildiği tarihten bu yana davacıya bir gayrimenkul verilmediğinden bahisle çekildiği ileri sürülen eleme ve ızdıraba karşılık 20.000,00 TL manevî tazminat ödenmesine hükmedilmesi talep edilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K:... sayılı kararda; davanın, 150.000,00 TL taşınmazı haricen alınırken ödenen bedelin uyarlanması, 50.000,00 TL gecekondu tutarı, 750.000,00 TL verilmeyen 400 m²’lik yerin başvuru tarihindeki değeri ile dava tarihi arasındaki değer farkı, 20.000,00 TL gecekondu yıkılmasaydı mahrum kalınan kira tutarının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizleriyle birlikte tazmini istemine ilişkin kısmı yönünden yapılan incelemede; adına tapu tahsis belgesi tanzim edilen davacının hak sahibi olduğu taşınmazın Raylı Sistem Depolama Alanında kaldığı, █████/2014 tarihli ve █████████ sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile "riskli alan olarak" ilan edildiği, ve bu kararın █████/2014 tarihli ve 29216 sayılı Resmi Gazete'de yayımlandığı, davacı adına düzenlenen tapu tahsis belgesinin iptal edilmediği, bu nedenle doğmuş herhangi bir maddi zarardan bahsedilemeyeceği gibi her iptal hükmünün tazminata konu olmayacağı ve tapu tahsis belgesinin tapuya çevrilmemesi durumunda ilgilisine tazminat ödeneceğine ilişkin mevzuatta herhangi bir düzenleme bulunmadığı davacının zarar istemlerinin mülkiyet hakkına ilişkin olduğu, tapu tahsis belgesinin mülkiyeti nakletmediği anlaşıldığından, bu kısımlar yönünden davanın reddine, davanın 10.000,00 TL’lik 21/6/1983 tarihli Antalya belediyesine ödenen 2.000,00 TL'nin güncel uyarlanmasına ilişkin kısmı yönünden; █████/2022 tarihli ara kararıyla, dosya üzerinden bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verildiği, bilirkişi incelemesi neticesinde hazırlanan █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda, döviz artışına göre, paranın enflasyon karşısındaki değerine (Yi- Üfe- Tüfe) göre, işçi ücretlerindeki artışa göre ve altındaki artışlara göre hesaplama yapıldığı ve aritmetik ortalamaları alınarak, davacı tarafından █████/1983 tarihinde yatırılan eski parayla 2.000.000,00 TL'nin davanın açıldığı █████/2022 tarihi itibariyle güncel değerinin 354,29 TL olduğunun tespit edildiği, davacı tarafından █████/1983 tarihinde yatırılan eski parayla 2.000.000,00 TL'nin güncel değerinin hesaplanması sonucu tespit edilen 354,29 TL'ye ilişkin tazminat isteminin kabul edilerek, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin kısmının reddine, manevi tazminat istemi yönünden ise; tapu tahsis belgesi bulunan alana ilişkin hak sahipliği tahsis edilmesi talebine yönelik başvurularının reddine ilişkin ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı, ... tarih ve ... sayılı ve ... tarih ve ... sayılı Antalya Büyükşehir Belediye Başkanlığı işlemlerinin iptali istemiyle açılan davada.... İdare Mahkemesinin... tarih, E:..., K:... sayılı kısmen iptal, kısmen süre ret kararının davalı idarece uygulanmamasının davacının kişisel haklarının zedelenmesine ve üzüntüsüne neden olduğu, bu nedenle, davalı idarenin olaydaki hizmet kusuru ve manevi tazminatın manevi tatmin aracı olma niteliği de göz önünde bulundurulmak suretiyle, davacının duyduğu acı ve üzüntünün kısmen de olsa giderilmesi amacıyla takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı idareden alınarak, davacıya verilmesine karar verilmiştir.Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: Temyize konu kararda özetle; 1978 tarihli adî sözleşme kapsamında 1978 yılında ... isimli kişiye ödenen 5.000.000,00 TL'nin 2.500.000,00 TL'sinin davacı tarafından ödendiğinden bahisle, 1978 yılında ...'e ödendiği belirtilen 2.500.000,00 TL'ye karşılık güncellenmiş şekilde 150.000,00 TL ödenmesine hükmedilmesi talebi bakımından konunun incelenmesi sonucu; 1978 yılında ... isimli kişiye ödendiği iddia edilen para ile uygulanmayan İdare Mahkemesi kararı (hak sahipliği) arasında bir ilgi bulunmadığı, kaldı ki; kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an için 1978'de ödendiği ileri sürülen paranın bu davayla ilgili olduğu düşünülse dahi, ...'e ödendiği ileri sürülen paranın bir delili/belgesi bulunmadığı, soyut iddianın kabulü hukuken mümkün olmadığı, yapılan sözleşmenin adi bir sözleşme olduğu ve noter kaydının bulunmadığı, kezâ gerçekten bu sözleşmeyi, sözleşmede ismi yazan kişilerin imza edip etmedikleri, bu kişilerin nüfusta kayıtlı kişiler olup olmadıklarının bilinmediği, dosya kapsamına göre vakıf arazisi olduğu anlaşılan, Tapulama Mahkemesi kararlarının da mülkiyete değil kullanımına ilişkin tedbir kararı olduğu sonucuna varılan arazinin kullanımının (bir nevi işgalciliğinin) özel kişiler arasındaki devrinde teknik olarak bir taşınmaz mal satışı mevcut olmadığı, hatta şekil kuralları nedeniyle teknik olarak taşınmaz satış vaadi de söz konusu olmadığı, henüz 2981 sayılı Kanun ve 5393 sayılı Kanun mevcut değilken para ödenerek, karşılığında gayrimenkulün kullanımı (işgalciliği) ve bundan kaynaklı menfaatler edinildiğinden, ödendiği ileri sürülen bu paranın, bu paradan sonra ortaya çıkan 2981 sayılı Kanun ve 5393 sayılı Kanun kapsamındaki işlere sirayet ettirilmesi de hukuken mümkün olmadığı, anılan sözleşmede alıcılar arasında yer alan ...'ın, aslında bu davanın davacısı ... olduğu, ... lakabının ... olduğu, sözleşmeye isim yerine lakabın yazıldığının iddia edildiği, 10 dönüm arazi devrine ilişkin sözleşme yapılırken sözleşmeye nüfus cüzdanındaki ismin yazılmayıp lakabın yazılması hayatın olağan akışına uyan bir durum olmadığı, bu yönüyle de davacının bu iddiasına itibar edilmesinin hukuken mümkün olmadığı, ayrıca dava dilekçesinde, tapu tahsis belgesi alınan yerin, ... 5.000.000 lira ödenen 10 dönümlük saha içerisinde kaldığı ileri sürüldüğü, bu iddianın da soyut olduğu, neticede ... isimli kişiye ödendiği ileri sürülen miktarın, ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında verilen kararla illiyetinin bulunmadığı, bu miktardan idarenin sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığı, bu kısım yönünden ilk derece mahkemesi kararı gerekçe yönünden isabetsiz olmakla birlikte, kararda sonucu itibariyle isabetsizlik görülmediği,Gecekondu bedeline karşılık 50.000,00 TL ve gecekondunun yıkılmasından ötürü mahrum kalınan kira kaybı nedeniyle 20.000,00 TL tazminat ödenmesi talebinin incelenmesi sonucu; █████/1984 tarihli Yeminli Özel Teknik Büro tespit formunda, bir katlı gecekondu tespitine yer verildiği, bu gecekondunun bilahare yıkıldığı, ancak ne zaman yıkıldığına ve kim tarafından yıkıldığına yönelik dosyada bir delilin mevcut olmadığı, ayrıca bu gecekondunun bulunduğu yerin daha sonradan yapılan imar planında tramvay depolama alanı olarak planlanan saha içerisinde kaldığı anlaşıldığı, dosyadaki verilere göre, yeminli özel teknik büro tarafından hazırlandığı anlaşılan tapu tahsis belgesine esas krokide yer alan gecekondu yerinin, davacının projeye dahil edilerek bağımsız bölüm edinmek istediği kentsel dönüşüm alanı sınırları dışında kaldığı, bu yerin imar planında raylı sistem depolama alanında yer alması nedeniyle 2007 yılında kamulaştırmaya konu edildiği, kamulaştırma çalışmalarında davacı adına tanzim edilmiş tapu tahsis belgesi eki krokide yer alan gecekondunun yerinde ... isimli bir kişiye ait yapı ve muhdesatın olduğunun tespit edildiği ve bunların ... adına kamulaştırıldığı, dolayısıyla söz konusu kamulaştırma çalışmaları esnasında davacı ... adına herhangi bir yapının tespit edilmediği, bu manada gecekondunun ne zaman yıkıldığının bilinmediği, tapu tahsis belgesi eki krokide yer alan gecekondunun yerinde tespit edilen ... isimli kişiye ait yapının ise, davacıya ait yapı mı olduğu yoksa davacıya ait yapı yıkıldıktan sonra yapılan bir yapı mı olduğunun da bilinmediği, bu davanın, mahkeme kararının uygulanmadığına dayandırılarak açıldığı dikkate alındığında, ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında verilen kararla gecekondunun ortadan kaldırılması arasında herhangi bir illiyetin bulunmadığı, gecekondunun ortadan kaldırılmasının ... İdare Mahkemesi'nin E:...sayılı dosyasında verilen kararın uygulanıp uygulanmamasıyla bir bağlantısının da bulunmadığı, bu hususta idarenin sorumluluğunun olduğundan bahsetmenin hukuken mümkün olmadığı, bu itibarla; bu kısım bakımından ilk derece mahkemesi kararı gerekçe yönünden isabetsiz olmakla birlikte, kararda sonucu itibariyle isabetsizlik görülmediği,Davacıya 400 m² arsa verilmediği için bu alanın başvuru tarihindeki değeri ile dava tarihindeki değeri arasındaki farka karşılık 750.000,00 TL ödenmesine hükmedilmesi talebinin incelenmesi sonucu; 400 m²'ye karşılık gelen arsa tahsis edilmesi meselesinin, tapu tahsis belgesi karşılığında arsa tapusu verilmesiyle ilgili olduğu, ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasına kayden açılan davanın ise tapu tahsis belgesine istinaden müstakilen arsa hak sahipliği, müstakilen arsa verilmesi ile ilgili işlemlerden kaynaklı değil, davacının kentsel dönüşüm projesi kapsamında hak sahibi sayılarak kendisine dönüşüm projesinden bağımsız bölüm verilmesi talebine ilişkin olduğu, bu bakımdan ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasına kayden açılan davanın 400 m² arsa tahsisiyle ilgisi bulunmadığından, iptal kararında davacıya 400 m² arsa verilmesini gerektiren bir durum da bulunmadığı, idarenin bu durumdan sorumlu tutulmasının hukuken mümkün olmadığı, kaldı ki; (bu davanın konusu olmamakla birlikte) tahsise ve devre konu belirli bir arsanın da mevcut olmadığı, tahsise ve devre konu mevcut olmayan arsa bakımından bir değer kaybı hesaplamasının da yapılamayacağı, öte yandan; araziye karşılık bedel istenmesinin de bu davanın konusu olmadığı gibi, dava dilekçesinde araziye karşılık bedel talep edilmediği, idareye başvuru tarihi ile dava tarihi arasına ilişkin değer kaybı istendiği, araziye karşılık bedel istenmediğinden taleple bağlılık ilkesi dikkate alınarak bu hususta bir inceleme yapılması da hukuken mümkün olmadığı, bu itibarla; bu kısım bakımından ilk derece mahkemesi kararı gerekçe yönünden isabetsiz olmakla birlikte, kararda sonucu itibariyle isabetsizlik görülmediği;2981 sayılı Kanun kapsamında 1983 yılında tapu tahsis belgesi için yapılan başvuru esnasında ödenen 2.000,00 TL başvuru formu ücretinin güncel değerine karşılık 10.000,00 TL tazminat ödenmesi talebinin incelenmesi sonucu; 2981 sayılı Kanunun 7/1. maddesinde, "İmar mevzuatına aykırı yapılar ve gecekondular için yapının bulunduğu yerin valilik veya belediyelerine aşağıdaki esaslara göre müracaat edilir" denildikten sonra 7/6. maddede, "(...) yeni yapılacak müracaatlar için belediye veya il özel idareler hesabına milli bir bankaya 2.000 TL. müracaat masrafı olarak yatırılır. Banka şubesi bulunmayan belediyelerde bu bedel belediyeye yatırılır" hükmüne yer verildiği, davacının güncel karşılığını talep ettiği 2.000,00 TL’nin tapu tahsis belgesi müracaatına esas olan başvuru ücreti olduğu, başvuru ücreti, tapu tahsis belgesi alınıp sonradan iptal edilse de, tapu tahsis belgesi alınıp tapu alınamasa da, tapu tahsis belgesi alınıp arsa tahsisi yapılmasa da, tapu tahsis belgesi alınıp kentsel dönüşüm dahil diğer hususlar bakımından herhangi bir hak sahipliği sağlanmasa da, müracaat esnasında ödenmesi gereken bir ücret olduğu, dolayısıyla bu ücret, ilgili hak sahibi sayılsa da sayılmasa da başvuru esnasında ödenmesi gereken bir ücret olduğu, bu davanın, ... İdare Mahkemesinin E:...sayılı dosyasında verilen kararın uygulanmadığından bahisle açıldığı, söz konusu mahkeme kararının da davacının ödemekle yükümlü olduğu ücretin geri alınmasıyla ya da tazminiyle ilgili bir hususu ihtiva etmediği, kezâ uygulanmadığı ileri sürülen kararın başvuru ücretinin tazminini gerektiren bir niteliğinin olmadığı dikkate alındığında, olayda başvuru ücretinin tazmininden idarenin sorumluluğunu gerektiren bir durumun bulunmadığı, bu talebe yönelik davanın reddi gerektiği anlaşıldığından, bu itibarla; bu kısım bakımından davanın reddi yönünde verilen ilk derece mahkemesi kararı gerekçe yönünden isabetsiz olmakla birlikte, sonucu itibariyle isabetsizlik görülmediği, ancak söz konusu talebin kabul edilen 354,29 TL’lik kısmı yönünden ise İdare Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiği;Tapu tahsis belgesinin verildiği tarihten bu yana bir gayrimenkul verilmediğinden bahisle çekildiği ileri sürülen eleme ve ızdıraba karşılık 20.000,00 TL manevî tazminat ödenmesine hükmedilmesi talebinin kabulü bakımından yapılan incelemede ise; Bu davanın,....İdare Mahkemesinin E... sayılı dosyasında verilen kararın uygulanmadığı ileri sürülerek açıldığı, dolayısıyla, esasında tapu tahsis belgesinin düzenlendiği █████/1986 tarihinden bu yana davacıya bir gayrimenkul verilmediği, bundan dolayı hüzne gark olunduğu iddiası, bu davanın dışında kalan bir husus olduğu, ayrıca dava dilekçesinde tapu tahsis belgesinin düzenlendiği █████/1986 tarihinden bu yana davacıya bir gayrimenkul verilmediği, bundan dolayı hüzne gark olunduğu ileri sürülmekle birlikte, tapu tahsis belgesinin verilmesinin şartlarının farklı olduğu, tapu tahsis belgesinin tapuya çevrilmesinin şartlarının farklı olduğu, tapu tahsis belgesine istinaden kentsel dönüşüm proje alanından bağımsız bölüm edinilmesinin de şartlarının farklı olduğu, bu şartların da mevzuat koyucu tarafından getirilen kurallar olduğu, her tapu tahsis belgesinin otomatik tapuya çevrilmesi, her tapu tahsis belgesi dolayısıyla kişiye doğrudan arsa verilmesi, her tapu tahsis belgesi sebebiyle kişinin doğrudan herhangi bir kentsel dönüşüm projesinde hak sahibi sayılmasının da hukuken mümkün olmadığı, bu nedenlerle, tapu tahsis belgesinin düzenlendiği █████/1986 tarihinden bu yana bir gayrimenkul verilmediğinden bahisle davacıya doğrudan manevî tazminat ödenmesinin de hukuken mümkün olmadığı, hâl böyle olmakla birlikte bu davanın ... İdare Mahkemesinin E:... sayılı dosyasında verilen kararın uygulanmadığı hususuyla bağlantılı olarak açıldığı dikkate alındığında, netice itibariyle kentsel dönüşüme ilişkin Kepez Santral Mahalleleri Yeniden Yerleşim Dönüşüm Projesi kapsamında davacının hak sahibi sayılması talebinin reddine ilişkin işlemin iptal edildiği ve ortada kesinleşmiş bir mahkeme kararı bulunduğu, bu kararın da dönüşüm projesinde hak sahibi sayılma şeklinde infaz edilmediği anlaşıldığından, tapu tahsis belgesinin düzenlendiği █████/1986 tarihinden bu yana davacıya bir gayrimenkul verilmediğinden bahisle değil, mahkeme kararı infaz edilmediğinden bahisle manevî tazminat ödenmesi gerektiği, ilk derece mahkemesi tarafından hüküm altına alınan manevî tazminat miktarının da davacının durumu, sosyal ve ekonomik koşulları, kararın infaz edileceğine olan güvenin sarsılması halleri dikkate alındığında makul olduğu ve miktar bakımından kararın kaldırılmasını gerektirecek bir hususun bulunmadığı sonucuna varıldığı, bu itibarla; bu kısım bakımından ilk derece mahkemesi kararı gerekçe yönünden isabetsiz olmakla birlikte, kararda sonucu itibariyle isabetsizlik görülmediği, belirtilerek;Davacının istinaf başvurusunun, yukarıda yer verilen gerekçelerle reddine; manevî tazminat talebinin kabulüne ilişkin kısım bakımından davalı idarenin istinaf başvurusunun yukarıda yer verilen gerekçeyle reddine; 2981 sayılı Kanun kapsamında 1983 yılında tapu tahsis belgesi için yapılan başvuru esnasında ödenen 2.000,00 TL başvuru formu ücretinin güncel değerine karşılık 10.000,00 TL tazminat ödenmesi talebinin 354,29 TL'lik kısmının kabulü bakımından davalı idarenin istinaf başvurusunu kabulüne, ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının bu kısma ilişkin kabul hükmünün kaldırılmasına ve 354,29 TL'lik kısım bakımından da davanın reddine karar verilmiştir.TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI
: Davacı tarafından; Mahkeme kararının maddi tazminata ilişkin kısmının usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması gerektiği ileri sürülmüş, davalı idare tarafından ise; usul ve hukuka aykırı olan Mahkeme kararının manevi tazminata ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmüştür.SAVUNMALARIN ÖZETİ
: Taraflarca, karşı tarafın temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmuştur.TETKİK HÂKİMİ
: ...DÜŞÜNCESİ
: Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1.Tarafların temyiz istemlerinin reddine,2.Temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi .... İdare Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA,3.Temyiz giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına,4.2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, kararın taraflara tebliğini ve bir örneğinin İdare Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın anılan İdare Mahkemesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde, oybirliğiyle kesin olarak karar verildi.