Anahtar kelimeler: Devremülk İhyası Hasım Talepli Öğrenildiğini Açtığını Ttk Esnasında Sicilinden Terkin

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: Şirketin İhyası (TTK 547. Madde Uyarınca)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası (TTK 547. Madde uyarınca) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
: Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkili Tasfiye Halinde ------isimli şirketi hasım göstererek ----. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası ile usulsüz devremülk sözleşmelerinin, sözleşmeye bağlı imzalanan senetlerin, sözleşmeye istinaden verilen tapu kaydının iptali ile ödenen bedellerin iadesi talepli dava açtığını, ancak söz konu şirketin ticaret sicilinden terkin edildiğini----- Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyasında yapılan yargılama esnasında gelen ...'nün 10.12.2024 tarih ve ----- sayılı yazı cevabından öğrenildiğini,-----. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyasının 06.02.2025 tarihli duruşma ara kararı gereği taraf teşkilinin sağlanması açısından taraflarına, işbu davayı açmak için mehil verildiğini, şirketin tasfiye/ek tasfiyesi için karar vererek şirketle ile ilgili işlemlerin yapılabilmesi için tasfiye işlemlerinin eksik olması halinde şirketin ihyasının mahkemeden talep edileceği açık olup somut olayda da sicilden terkin edilen şirketin ----- Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açılan davada taraf teşkilinin sağlanabilmesi için şirketin ihyası gerektiğini, 6335 sayılı kanun ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununa eklenen geçici 7. madde gereğince ( Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak silinme tarihinden itibaren beş yıl içinde mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.) maddesi uyarınca ve şirketin davada temsili için davalı son tasfiye memuru ya da yeni bir veya birkaç kişiyi tasfiye memuru olarak atayarak tescil ve ilan edilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Cevap dilekçesinde özetle; Ticaret Sicili Müdürlüğünün, TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, tasfiye sürecinde yetki ve sorumluluk şirket “tasfiye memuru”nda olduğunu, olağan tasfiye sürecinden kaynaklanan, şirketin kurucusu ve tasfiye memuru olan; tasfiye sürecinde açılan davaya rağmen şirketin ticaret sicilinden silinmesini talep eden tasfiye memurunun kusurundan dolayı Ticaret Sicili Müdürlüğünün sorumluluğu bulunmadığını, mahkemece dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilmesi durumunda TTK m. 547/2 gereğince tasfiye memuru atanması zorunlu olduğunu, müvekkili davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle “yargılama giderleri” ve “vekalet ücreti”nden sorumlu tutulamayacağını, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı ... usulüne uygun davetiyeye rağmen cevap dilekçesi sunmamıştır.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Dava, dava dışı şirketin ---- Asliye Hukuk Mahkemesinin ------ esas sayılı dosyası uyarınca ihyası talebidir.TTK'nın 547. Maddesinde tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde şirketin yeniden tescilinin istenebileceği düzenlenmiştir.Şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir.Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına olacaktır.Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden gelen müzekkere cevabının incelenmesi sonucu, şirket merkezinin yetki alanlarımız içinde olduğu tespit edilmiştir.Davacının, davaya devam edebilmesi için şirketin ihyası davası açmasında ve tasfiye ve terkinden sonra dava açılması nedeniyle davacı bakımından tasfiyenin usulüne uygun sonlandırıldığının kabul edilemeyeceği ve dava açmakta hukuki yararı olduğu sabittir.Buna göre tasfiye işlemleri eksik yapılmış olup, tasfiye işlemlerinin eksik yapılmasından tasfiye memuru sorumludur.Somut Olayda; dosya içerisine gelen ------ Ticaret Sicil Müdürlüğünün kayıtlarının incelenmesi sonucu dava dışı Tasfiye Halinde ---- Şirketinin ------- merkezinde olduğu ve 02.05.2024 tarihli Genel Kurul kararı ile şirketin 30.11.2023 tarihinde tasfiyeye girdiği tasfiye kararının 05.12.2023 tarihinde tescil edildiği ve alacaklılara usulüne uygun olarak 27.12.2023-19.12.2023-11.12.2023 tarihinde ----- Gazetesinde ilanların yapıldığı tespit edilmiştir.Buna göre tasfiye işlemleri eksik yapılmış olup, tasfiye işlemlerinin eksik yapılmasından tasfiye memuru sorumludur.Tasfiye halinde bulunan şirkete dava dilekçesinin tebliğ edilmemiş olması veya şirket kaydı silindikten sonra tebliğ edilmiş olması sonucu değiştirmeyecektir.Dava konusu dosyada; şirketin fesih ve tasfiye işlemlerinden sonra ----. Asliye Hukuk Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyasında davanın görülebilmesi için davaya konu terkin edilen şirketin ihyası zorunlu bulunmakla davanın kabulü ile şirketin ihyasına karar vermek gerekmiştir.Davacı tasfiye memuru tasfiye işlemlerini eksik bıraktığından dava açılmasına sebep olmuştur. Bu nedenle yargılama giderlerinden davacı tasfiye memurunun sorumlu tutulması gerekir.Tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle açılan eldeki davada tasfiye sürecinden sorumlu olan tasfiye memurunun HMK'nun 326. maddesi uyarınca yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu olup, yasal hasım konumunda olan davalı sicil müdürlüğünün, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı kusur ve sorumluluğu bulunmadığından yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz.TTK'nun 547.maddesi uyarınca, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memuru bu ek işlemler sonuçlanıncaya kadar şirketin ticaret siciline yeniden tescilini isteyebilirler. Olayımızda ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşıldığından, talebin kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir. (Benzer nitelikte ---- BAM ----. HD-----HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Açılan davanın KABULÜ İLE,----- Ticaret Sicil Müdürlüğünün ------ sicil numaralı Tasfiye Halinde ----- Şirketinin ----- Asliye Hukuk Mahkemesinin ------ esas sayılı dosyası ile sınırlı olmak üzere ihyasına,-Tasfiye memuru olarak şirket yetkilisi Muhammed ---- atanmasına,-Karar kesinleştiğinde ----- Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine,2-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL peşin harç, 615,40 TL başvurma harcı ve yargılama aşamasında sarfedilen 2.937,50 TL olmak üzere toplam 4.168,30 TL yargılama giderinin davanın açılmasında davalı ... Sicil Müdürlüğünün kusuru olmadığı ve yasal hasım olduğu anlaşılmakla davalı Tasfiye Memuru ...'den alınarak davacıya verilmesine,3-Davacı taraf yararına takdir edilen 45.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davanın açılmasında davalı ... Sicil Müdürlüğü'nün kusuru olmadığı ve yasal hasım olduğu anlaşılmakla davalı tasfiye memuru ...'den alınarak davacıya verilmesine,4- Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,5-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, İlişkin olarak davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.