Anahtar kelimeler: Panzer Ezmek Delmek Uyuyan Asılbirleşen Çarpmayla Duvarı Çarptığını Ölümüne Evine
4. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl/birleşen davacılar vekili ile asıl/birleşen davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Asıl davada davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların ikamet ettiği evde 04.05.2017 tarihi saat 00:30 sıralarında ... İlçe ... Müdürlüğüne ait panzer tipi resmi aracın dava dışı sürücünün idaresindeyken müvekkillerinin evine duvarı delmek suretiyle çarptığını, bu çarpmayla evin içerisinde uyuyan çocukları ... ve ...'ı ezmek suretiyle çocukların ölümüne sebebiyet verdiğini, ... Cumhuriyet Başsavcılığı ve ... 2. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından alınan raporda araç sürücüsünün kusurlu bulunduğunu, mahkemece cezalandırıldığını, ...'ın vefatı nedeni ile anne ... için 500.000,00 TL, baba ... için 500.000,00 TL olmak üzere toplam 1.000.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak davacılara verilmesini talep etmiştir.
Birleşen davada davacılar vekili dava dilekçesinde; asıl davaya konu aynı olayda ölen diğer çocukları ...'ın vefatı nedeni ile anne ... için 500.000,00 TL, baba ... için 500.000,00 TL olmak üzere toplam 1.000.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı kurumdan alınarak davacılara verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; manevi tazminatın yasal koşullarının oluşmadığını, manevi tazminat davalarında tazminata hükmedilebilmesi için hizmet kusurunun yanı sıra bir manevi zararın varlığı koşulunun bulunduğunu, dava konusu olayda belirtilen şekilde kişilik haklarına doğrudan müvekkili idare tarafından gerçekleştirilen ve direkt sebep olunan bir saldırı ve bunun sonucu gerçekleşen bir manevi zarar olmadığını, manevi tazminatın şartının ağır zarar ve ağır kusur olması karşısında, kusursuz sorumluluk ilkesine göre manevi tazminata hükmedilmesinin mümkün olmadığını, manevi tazminat şahısların manevi varlıklarında uğranılan tecavüz dolayısı ile duyulan derin elem ve teessürün hafifletilmesi için ödenen sembolik meblağlar olduğunu, tazminatın sebepsiz zenginleşme aracı yapılamayacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile asıl dosyada; davacı ... için 75.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... için 75.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, ████████ birleşen dosyada; davacı ... için 75.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... için 75.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekil ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı vekilinin istinaf istemlerinin esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına, bu suretle davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; ████████ Esas sayılı dosyası yönünden; davacı ... için 150.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... için 150.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, birleşen ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas, 2021/1 Karar sayılı dosyası yönünden; davacı ... için 150.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ... için 150.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl/birleşen davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu olay sırasında davacıların iki çocuğunu birden kaybetttiklerini, kazanın meydana gelmesinde davalı kurumun tam kusurlu olduğunu, ülkenin ekonomik koşulları, paranın alım gücü, tarafların mali ve içtimai durumları, eylemin niteliği ve atfedilen kusur oranı, davacılarda yaratılan elem ve ızdırabın ağırlığı ve manevi tazminatın belirlenmesine ilişkin tüm ilke ve kurallar nazara alındığında, talep ettikleri manevi tazminat miktarının makul ölçüler içinde kaldığını, ancak mahkemenin hükmettiği miktarın çok düşük olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Asıl/birleşen davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın idari yargıda görülmesi gerektiğini, davalı tarafın ... Genel Müdürlüğü olması gerektiğini, bu yönüyle davanın usulden reddi gerektiğini, davanın dayanağını teşkil eden ... 2. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasının kesinleşmesinin bekletici mesele yapılmasını, trafik sigortası tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması gerektiğini, manevi tazminatın yasal koşullarının oluşmadığını, manevi tazminat hükmünün fahiş olduğunu, talep edilen tazminata faiz işletilmesinin yerinde olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, haksız fiil hukuki sebebine dayalı ölüm nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl/birleşen davalı vekilinin tüm, asıl/birleşen davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca, bir kimsenin ölümü hâlinde, olayın özellikleri göz önünde tutularak ölenin yakınlarına uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verilebilir. Manevi tazminat, maddi bir zararın karşılanması niteliği taşımayıp zarara uğrayanda manevi huzur ve tatmini sağlamayı amaçlayan özgün bir nitelik taşır. Bu itibarla manevi tazminat, cezalandırma aracı olmadığı gibi malvarlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanması olarak da nitelendirilemez.
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun █████/1966 tarihli ve 7/7 sayılı kararına, Yargıtayın yerleşik uygulamalarına ve çağdaş hukuk anlayışına göre manevi tazminat miktarı belirlenirken zarar görenin yakınlarının duyduğu acı, üzüntü, keder gibi duyguları hafifletmenin ve dindirmenin yanında, zarar vereni gerekli dikkat ve özeni gösterme konusunda etkileyecek ölçüde caydırıcı olması da gözetilmelidir. O hâlde takdir olunacak miktar belirlenirken; bir yandan maddi tazminatı tamamlayan bir denkleştirme unsuru olarak zarara uğrayanın tatmin edilmesi, diğer yandan zarar verenin daha dikkatli ve özenli davranıp zarar verici eylemlerden sakınması için caydırıcı etki sağlayacak bedel ödettirilmesi göz önünde tutulmalıdır.
Öte yandan, manevi tazminatın miktarı belirlenirken hukuka aykırı eylemle birlikte somut olayın özellikleri, olay ve olgular, tarafların kusuru, tarafların kusuru olmasa bile zararın artmasındaki etkileri de dikkate alınmalıdır. Ayrıca miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hâl ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenler kararda gerekçeleriyle gösterilmelidir. Zira Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesi uyarınca Kanun’un takdir yetkisi tanıdığı konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar vermek zorundadır.
Somut olayda, davacıların iki küçük çocuğunu birden kaybetmeleri, kazanın meydana gelmesinde davalı tarafın tam kusurlu olması, ölen çocukların hiçbir kusurunun bulunmaması, davacıların asıl ve birleşen davada ölenlere yakınlıkları karşısında davacılar vekilinin temyiz itirazının kabulüyle davacılar için her bir davada takdir olunan manevi tazminatın düşük olduğu görülmüş ve hakkaniyete uygun bir manevi tazminata hükmedilmek üzere kararın davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl/birleşen davalı vekilinin tüm, asıl/birleşen davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2.Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle asıl/birleşen davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
6502 Sayılı Tüketici'nin Korunması Hakkında Kanun'un 73/2.maddesi gereğince davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde asıl ve birleşen davacılara iadesine,
Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
22.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!