Anahtar kelimeler: Atmış Saygın Hayatta Sektöründe Otomotiv Başarılara Ortağı Limited Gıda Aboneliği

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: █████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ E - ████████ K
DAVANIN KONUSU
: Alacak
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; limited şirket adına olan işyeri aboneliği nedeni ile fiili kullanıcı olan şirket ortağı davalının da sorumlu olduğunu, borcun yapılandırıldığını ileri sürerek 85.251.85.- TL alacağın gecikme cezası ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin ticari hayatta büyük başarılara imza atmış olup gerek otomotiv sektöründe gerek gıda sektöründe saygın bir yer edindiğini, Türkiye’nin ileri gelen ve hızla büyüyen sekiz farklı sektörde halka hizmet verdiğini, müvekkilinin yönetim kurulu başkanlığını yaptığı ... Turizm Gıda Oto San. Tic. Ltd. Şti. hakkında 01.07.2013 tarihinde █████████ sayılı dosya ile İstanbul 5.İcra Dairesinde icra takibi başlatılmış olduğunu, şirketin ödeme emrine itirazı üzerine 30.03.2007 tarihinde itirazın iptali davasının İstanbul 4.Asliye Hukuk Mahkemesinde kabulüne karar verildiğini, ancak davacı vekilinin de dilekçesinde belirttiği üzere müvekkilinin yönetim kurulu başkanlığını yaptığı ... Turizm Gıda Oto San. Tic. Ltd. Şti. tasfiye halinde olduğundan alacağın tahsil edilemediğini, söz konusu alacağın yapılandırma kapsamına giren bir alacak olduğunu, yapılandırma kapsamına giren alacaklardan 6552 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 213 Sayılı Vergi Usulü Kanunu kapsamına giren maddenin c bendine göre, yayımlandığı tarih itibariyle vadesi geldiği halde ödenmemiş olan ya da ödeme süresi henüz geçmemiş bulunan alacakların ödenmemiş kısmının tamamının ödenmesi şartıyla, bunlara bağlı faiz, cezai faiz, gecikme faizi gibi feri amme alacaklarından vazgeçilerek bunlar yerine bu Kanunun yayımlandığı tarihe kadar Yİ-ÜFE aylık değişim oranları esas alınarak hesaplanacak tutarın ödenmesi esası getirildiğini, söz konusu yapılandırmaya ilişkin belgenin cevap diekçesinin ekinde sunulduğunu, bu kanun hükümlerinden faydalanmak isteyen müvekkilinin 25.11.2014 tarihinde ...İdaresi Müdürlüğüne ... Sözleşme numaralı aboneliğinden dolayı mevcut borcunun 6552 sayılı kanun kapsamında 18 taksitte ödenmek üzere yapılandırılması talebinde bulunduğunu, ilgili mevzuatın öngördüğü bilgi ve belgeleri tam ve eksiksiz olarak ibraz ettiğini, bu tarih itibariyle Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkında Kanuna göre mahsup işlemlerinin yapılmadığının ve bu kamu alacakları ile ilgili olarak açılmış olan davalardan vazgeçilmediğinin aşikâr olduğunu, müvekkilinin 6552 Sayılı Amme Alacakları Tahsili Usulü Hakkında Kanun hükümlerini gerektiği gibi eksiksiz yerine getirdiğini, dolayısıyla bir hukuka aykırılık bulunmadığı için mahkememizde görülmekte olan bu davanın kötü niyetli olduğunu belirterek, haksız ve mesnetten yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesi tarafından; " davacı ile davalının ortağı olduğu şirket arasında abonelik sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmenin borç nedeni ile iptal edildiği, dava dışı şirketin hakkında █████/2004 ve █████/2007 tarihinde kaçak su tutanağı tutulduğu, dava dışı abonenin 3 kez af başvurusunda bulunduğu, ilk taksitler ödendikten sonra diğer taksitlerin ödenmediği ve bu nedenle dava dışı abonenin af başvurularının iptal edildiği, davalının █████/2019 tarihine kadar davacıya toplamda 10.334,93TL ödeme yaptığı ......Mahkememizce dosyaya sunulan belgelerin ve alınan bilirkişi raporlarının incelenmesi sonucunda davalının ödemediği su faturalarının toplam bedelinin 15.097,96TL olduğu, bu bedele █████/2007 tarihli kaçak su bedeli olan 1.564,37TL nin de dahil olduğu, yapılan hesaplamalar sonucunda su bedeli borcunun 15.097,96TL, tahakkuksuz bedelinin 10.753,90TL olduğu, gecikmeli ödenen faturaların ödeme tarihine kadar gecikme cezasının 20.711,07TL olduğu, ödenmeyen faturaların █████/2019 tarihine kadar işleyen gecikme cezasının 40.293,53TL olduğu (bilirkişi raporu sf.6 daki tablo)" gerekçesiyle Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile 15.097,96TL su bedeli, 10.753,90 TL taahhuksuz bedel, 48.182,40TL gecikme cezası olmak üzere toplam 74.034,26TL nin 24.366,96 TL sine dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.Karar karşı taraflarca istinaf kanun yoluna başvurulmuş, dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonunda █████/2021 tarih ve █████████ E-█████████ K sayılı kararımızla "Buna göre, limited şirketin kural olarak şirket malvarlığı ile borçtan sorumlu olduğu, ortağının borçtan şahsi sorumluluğunun ise alacaklıyı kasten zarara uğratma ve bilerek zarar verme sebeplerine bağlı olduğu halde mahkemece TTK 553. Maddesi kapsamında araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun değildir." gerekçeleriyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda;" Somut olay bakımından yapılan kontrolde davacının davalı şahsın davalı dışı ... Turz. Gıda Oto. San. Tic. Ltd. Şti. Haricinde fiili kullanıcı olduğunu iddia etmiş olduğu görülmektedir. Uygulamada fiili kullanıcı ile abonenin farklı kişiler olması halini kira ilişkilerinde görmekteyiz. Yani kiraya veren abone iken kiracı fiili kullanıcı olmaktadır. Eldeki davada ise davalı, dava dışı abone şirketin ortağı konumundadır. Şirket ortaklığının haricinde herhangi bir şekilde farklı fiili kullanımı ticaret sicil kayıtları uyarınca söz konusu değildir. Nitekim davacı tarafça da davalının şirket ortağı olması haricinde farklı bir fiili kullanımı olduğu hususu iddia edilmediği gibi ispatlanamamıştır. Davalının dava dışı şirketin ortağı olması sebebiyle sorumluluğu hususu irdelendiğinde; kural olarak sermaye şirketi türü olan limited şirketlerde borçlardan şirket malvarlığı ile sorumluluk ilkesi esastır. Şirket ortakları TTK m. 553/1 hükmünün " Kurucular, yönetim kurulu üyeleri, yöneticiler ve tasfiye memurları, kanundan ve esas sözleşmeden doğan yükümlülüklerini kusurlarıyla ihlal ettikleri takdirde, hem şirkete hem pay sahiplerine hem de şirket alacaklılarına karşı verdikleri zarardan sorumludurlar." şeklindeki düzenlemesinden de açıkça görüleceği üzere alacaklıları kasten ve bilerek, kendi kusurlu davranışı sebebiyle zarara uğratması halinde şahsi malvarlıklarından da şirket borçları sebebiyle sorumlu olurlar. İşbu sorumluluğa hükmedilebilmesi için zarara uğradığını iddia eden alacaklı tarafça şirket ortağının kusurlu davranışlarının ispatlanması gerekmekte olup somut olayda davacı tarafça TTK m.553 hükmüne dayalı olarak davalının herhangi bir şekilde kusur bulunduğu iddiasında bulunulmadığı, aksine davalının ayrıca fiili kullanıcı iddiasında bulunmuş olması karşısında dava dışı şirketten alacağın tahsil edilememesi sebebiyle davalıya husumet yöneltilemeyeceği kanaatine varılmakla mahkememizin kaldırma sonrası 1. Celsesinde kurulan bilirkişi incelemesine yönelik ara karardan rücu edilmiş olup mahkememizin işbu dosyası ile benzer mahiyette olan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin █████████ Esas, █████████ Karar Sayılı, █████/2022 Tarihli ilamı da göz önünde bulundurulmakla davacının davasının reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Dairemizce yapılan istinaf incelemesi sonunda █████/2023tarih ve ████████ E- █████████ K sayılı kararımızla " Dosyada alınan kök ve ek bilirkişi raporlarında normal ve kaçak tahakkuk bedellerinde gecikme zammının herbir talep yönünden asıl alacaklarla birlikte ayrı ve ayrıntılı hesaplanmadığı,dosyadaki bilirkişi raporlarının hüküm kurmaya yeterli olmadığı anlaşılmıştır. Bu doğrultuda bilirkişiden ek rapor alınarak, davalının sorumlu olduğu kaçak su tahakkuk bedeli olan asıl alacak ile kaçak su tahakkuk bedeli yönünden gecikme zammı hesaplanarak davacının toplam kaçak tahakkuk alacağının belirlenmesi gerektiğinden mahkemenin kararı usul ve hukuka uygun bulunmamıştır. " gerekçeleriyle o çokluğu ile kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi tarafından kaldırma kararı sonrası yapılan yargılama sonunda; "Anılan rapor ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin ████████ Esas, █████████ Karar Sayılı, █████/2023 Tarihli kaldırma ilamı kapsamında davacının kaçak su bedeli ve işbu bedelin gecikme zammı toplamı olan 26.466,28 TL'den davalıyı sorumlu tutabileceği kabul edilmekle bu miktar üzerinden davasının kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçeleriyle 1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ ile; 12.318,27 TL Kaçaksu bedeli ve bu bedele ilişkin 14.148,01 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 26.466,28 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, -Asıl alacak tutarı olan 12.318,27 TL'ye dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, -Davacının fazlaya dair isteminin reddine, karar verilmiştir.Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekil istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; davaya konu.. .Beşiktaş adresinde davalarının ortağı olduğu ...Otomotiv Sanayi Ticaret Limited Şti. adına kayıtlı sözleşmeden doğan alacaktan fiili kullanıcı olarak sorumlu olduğu gibi bütün borcu senetlendirmek suretiyle de davalı taraf da sözleşme borcundan sorumlu hale gelmiş durumda olduğunu, BAM kararının gerekçesinde zikredilen limited şirketin kural olarak şirket malvarlığı ile borçtan sorumlu olduğu, ortağının borçtan şahsi sorumluluğunun ise alacaklıyı kasten zarara uğratma ve bilerek zarar verme sebeplerine bağlı olduğu halde mahkemece TTK 553. Maddesi kapsamında araştırma yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme karar verildiğini, yine hiç bir şekilde ödeme gayesi olmadan sözleşmeler yaparak bu sözleşmelerden kaynaklanan borçlarını ödemeyen bir kimsenin iyi niyetli olmadığı ve idareye (alacaklısına zarar vermek amacıyla hareket ettiği açık olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, dava dışı şirketin abonesi olduğu yerde normal kullanım ve kaçak kullanım nedeniyle tahakkuk eden borcu ödemediği iddiasına dayalı alacağın tahsili istemiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesince kaldırma kararı sonrası bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi raporunda kaçak su bedeli ile su bedeli ayrıştırılmıştır.Buna göre, kaldırma kararı sonrası mahkemesince kaldırma kararın doğrultusunda rapor alınarak karar verildiği, raporun taraf ve mahkeme denetimine elverişli olduğu anlaşılmakla mahkemesince yazılı şekilde karar verilmesi isabetlidir Bu itibarla, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir
K A R A R
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 615,40 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!