Anahtar kelimeler: Süreç Belirttiği Edenin Görüşü Hukukî İii Neticesinde Edilebilir Hakaret Esastan
4. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    İNCELENEN KARARIN
    MAHKEMESİ
    :Ceza Dairesi
    SAYISI
    : █████████ E., █████████ K.
    SUÇ
    : Hakaret
    HÜKÜM
    : İstinaf başvurusunun esastan reddi
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Onama
    Yapılan ön inceleme neticesinde sanık hakkında verilen hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde yapıldığı, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Sanık hakkında, hakaret suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen mahkumiyet hükmüne yönelik olarak, Bölge Adliye Mahkemesince; sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    Sanık 30.11.2021 tarihli temyiz dilekçesinde belirttiği sebeplerle hükmün bozulması isteminde bulunmuştur.
    III. GEREKÇE
    5237 sayılı Kanun'un 125/3-(a) maddesinde düzenlenen hakaret suçunda mağdur kamu görevlisi olup kamu görevlisinin, anılan Kanun'un 6/1-(c) maddesinde “kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi” olarak tanımlanması, dolayısıyla her olayda, mağdurun kamu görevlisi olup olmadığının anılan maddedeki tanım çerçevesinde belirlenmesi, ayrıca hakaretin yerine getirilen kamu görevi nedeniyle yapılması, kamu görevi ile hakaret eylemi arasında nedensellik bağının bulunması gerekir.
    Bu kapsamda, bekçi olarak görev yapan mağdurların, trafik güvenliğini tehlikeye düşürdüğü gerekçesiyle idari yaptırım tutanağı düzenlemek için sanığı durdurmak istemeleri üzerine başlayan tartışma ve kovalamacada sanığın, mağdurlara sinkaflı sözler söyleyerek hakaret ettiği, bekçilerin idari yaptırım tutanağı düzenleme yetkisinin bulunmaması, ayrıca bekçilere 11.06.2020 tarihli 7245 sayılı Mahalle ve Çarşı Bekçileri Kanunu ile durdurma, kimlik sorma ve benzer yetkilerin verilmesi sebebiyle eylemin, kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenmeyip takibi şikayete bağlı olan 5237 sayılı Kanun'un 125/1. maddesinde düzenlenen hakaret niteliğinde olması, mağdurların 14.11.2019 tarihli duruşmada şikâyetlerinden vazgeçmeleri, sanığın da 24.09.2020 tarihli celsede şikayetten vazgeçmeyi kabul etmesi karşısında, aynı Kanun'un 73/4 ve 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddeleri gereğince kamu davasının düşmesine kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
    IV. KARAR
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden, Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 303/1-(a) maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereği tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304. maddesi uyarınca Antalya 21. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    11.02.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!