Anahtar kelimeler: Konusutazminat Adapazarı Geçimini Ştine Kocaeli Yaptırdığı Bölgelerinde Fiilden Ştinin Fabrikaların

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ4. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
:█████████KARAR NO
:█████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2024NUMARASI
:████████ Esas - ████████ KararDAVANIN KONUSU
:Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan)İSTİNAF KARAR TARİHİ
:█████/2025Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde; Davacının olay tarihinde sahibi olduğu ... plakalı araçları Kocaeli, Adapazarı Sanayi Bölgelerinde yer alan fabrikaların personel taşıma işini yüklenmiş olan davalı .... Şti’ne kiralamak suretiyle geçimini sağladığını, diğer davalı ...’ın ise .... Şti’nin Kocaeli bölge sorumlusu ve yetkilisi olduğunu, davalı ...’un personel taşıma işi yaptırdığı araç sahiplerinden 2 adet 8.000,00 TL değerinde teminat senedi aldığını, davacının da bu kapsamda senetleri imzalayıp ...’a teslim ettiğini, bu olguların varlığı hususunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığını, davalı ...'in davacıdan aldığı imzalı senetlerden birisini ... adlı kişiye verdiğini, ...’ın da aldığı senet üzerinde tahrifat yaparak senedi 358.000,00 TL değerinde senet haline getirdiğini ve bu senede dayanarak davacı aleyhine ... sayılı dosyasından icra takibi başlattığını, davacı aleyhine başlatılan icra takibi kambiyo senedine dayandığından, İcra Mahkemesinin hacizlerin durdurulmasına yönelik itirazlarını kabul etmediğini, bu kapsamda davacının tüm mal varlığının haczedildiğini, binek aracının icra yediemin parkına çekildiğini, icra takibine yaptıkları itirazın yargılamasını yapan Kocaeli 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████E sayılı dosyasında takibin 350.000TL’lık kısmının iptaline karar verildiğini, bu kararın tüm kanun yollarından geçerek kesinleştiğini, davacı aleyhine başlatılan icra takibi üzerine, durumun ...'a bildirildiğini ve ticari ilişkinin başlangıcında davacı tarafından davalı ...'a verdiği 2 adet teminat senedinin .... Şti. yetkilisi ... tarafından iade edildiğini, ancak davacının kendisine iade edilen senetleri incelediğinde senetlerin üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını fark edince bilirkişi marifetiyle senetlerin sahteliğini tespit ettirdiğini, davacının aynı zamanda teminat senedi üzerinde tahrifat yapıp icra takibi başlatan ... ve ... hakkında suç duyurusunda bulunduğunu, Kocaeli Cumhuriyet Başsavcılığı'nın bu kişiler aleyhine Kocaeli 7.Ağır Ceza Mahkemesinde ████████ E. sayılı ceza davasını açtığını, davanın soruşturma aşamasında; ...'ın, Cumhuriyet Savcılığında verdiği ifadede adı geçen teminat senetlerinin bir dosya içerisinde yanlışlıkla ...’a teslim edildiğini söylediğini, nihayetinde Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesince 31.03.2021 tarihinde davalı ...'ın Güveni Kötüye Kullanma ve Özel Belgede Sahtecilik suçlarından mahkumiyetine karar verdiğini, gerek Kocaeli 7.Ağır Ceza Mahkemesinin kesinleşmemiş kararı, gerekse Kocaeli 2. İcra Hukuk Mahkemesinin kesinleşmiş kararının davacının maddi ve manevi zarara uğramasına neden olan kambiyo senedi tahrifatının ... şirketinin bilgisi dahilinde ...'ın işbirliği ve onayıyla gerçekleştiğini kesin olarak ortaya koyduğunu, tahrif edilmiş kambiyo senedine dayanılarak başlatılan icra takibi sonucunda davacının malvarlığında meydana gelen kayıplar sebebiyle maddi tazminat isteminde bulunulduğunu, davacının yukarıda özetlenen olaylar zincirinin sonucunda, tüm malvarlığını kaybettiğini, Ankara'dan Adapazarı'na taşınmak zorunda kaldığını, aile düzeninin bozulduğunu, ticari itibarının kalmadığını, davacının uğradığı maddi ve manevi zararlardan, teminat senedi verdiği ticari ilişki içinde olduğu .... Şti. ile onun çalışanı ve adına hareket edip hukuksal sonuç doğuran işlemler yapan ...'ın müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu iddia ederek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilık davacının uğradığı 1.000 TL maddi, 100.000,00 TL manevi zararın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve mütelselsilen alınıp davacıya verilmesine, maddi tazminat yönünden fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafın iddialarını kabul etmemekle birlikte davanın öncelikle zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiğini, davacı tarafından arabuluculuk sürecine başvurulmuş ise de arabuluculuk kurumuna verilen adres ve telefon numarasının eski olup müvekkilinin arabuluculuk sürecinden haberdar olmadığını, bu sebeple müvekkili yönünden dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddi gerektiğini, davacı tarafça her ne kadar dava Asliye Ticaret Mahkemesinde dava açılmış ise de hem davacının tacir olmaması hemde dava konusu taleplerin ticaretten kaynaklanmaması sebebi ile görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğundan davanın öncelikle görev yönünden reddi gerektiğini, davacı iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının ceza davası sırasında ve suç duyurusunda açıkça beyan ettiği üzere davacı tarafından teminat amacı ile 8.000,00 ve 10.000,00 TL bedelli iki senet verdiğini, iki adet 8.000,00 TL bedelli senet vermediğini, yine davacı tarafın müvekkilinin söz konusu senetleri ...'a verdiğini kabul ettiğine dair ifadelerin doğru olmadığını, müvekkili tarafından ilk ifadesinde verilmiş olabileceğini ifade ettiğini, sonradan araştırma yaptığında bu senetlerin genel merkezde olduğu ve buradan davacıya teslim edildiğini ifade ettiğini, kaldı ki müvekkilinin diğer davalı ...'un Kocaeli'de bulunan şubesinde çalışmakta olup alınan teminat senetlerinin şirketin genel merkezine gönderildiğini, yani müvekkilinin söz konusu senetleri vermesinin mümkün olmadığını, davacı tarafından verilen senetlerin şirket tarafından davacıya teslim edildiğini, ceza yargılaması sırasında yaptırılan bilirkişi incelemesinde; üzerinde oynama yapılan 8.000,00 TL bedelli (358.000,00 TL olarak değiştirilen) senet yönünden söz konusu senet üzerinde İstanbul Kriminal Polis Laboratuarı tarafından yapılan 11.04.2016 tarihli raporda senet üzerindeki ne yazıların ne de imzanın müvekkilinin eli ürünü olmadığının tespit edildiğini, müvekkili tarafından davacıya teslim edilen 8.000,00 TL bedelli senet yönünden yaptırılan 29.05.2018 tarihli Uz. Dr. ... tarafından düzenlenen bilirkişi incelemesinde de senet üzerindeki yazı ve rakamların müvekkiline ait olduğu ancak imzanın ne müvekkiline ne de davacıya ait olmadığının tespit edildiğini, davacının 09.09.2014 tarihli suç duyurusu dilekçesinin 2. Sahifesinin 5 numaralı kısmı incelendiğinde davacının ifadesinin "...'un teminat senedi istediğini söyleyen ... tarafından adım ve yukarıda rakam kısmı 8.000,00 TL yazılı olduğu hali ile bana uzatılmıştır... başka bir anlatımla senetteki TC numarası düzenleme tarihi ve imza bana, adım ve yukarıdaki 8.000,00 TL yazılı rakamlar ...'a aittir." şeklinde olduğunu, davacı tarafından müvekkiline teslim edilen ve üzerinde oynama yapılan senetteki davacının isim ve soy ismi ile 8.000,00 TL ibaresinin müvekkiline TC Kimlik numarası, düzenleme tarihinin de davacıya ait olması gerekirken yapılan bilirkişi incelemesi ile söz konusu senetteki ne yazıların ne de rakamların müvekkilinin ve davacının eli ürünü olmadığının tespit edildiğini, söz konusu tespitlerin tam olarak birbirlerini doğrulmakta olup 358.000,00 TL olarak üzerinde oynama yapılan senedin davacının dediği gibi müvekkili tarafından doldurulan ve kendisi tarafından imzalanan 8.000,00 TL bedelli senet olmadığını, çünkü senet üzerindeki hiç bir yazı veya rakamın müvekkiline ait olmadığını, bu sebeple davaya konu olan davacı hakkında başlatılan icra takibine konu senet ile müvekkilinin bir alakası bulunmadığını, davaya konu edilen icra takibine konu üzerinde oynama yapılan senedin kimin tarafından düzenlendiği, ne için düzenlendiği ve kime verildiğinin müvekkili tarafından bilinmediğini, davacı bir zarara uğradı ise de bu zararın sebebinin müvekkili olmadığını, davacı tarafın dayandığı ceza yargılamasının henüz bitmemiş ve dosyanın kesinleşmemiş olduğunu, bu sebeple iddiaların tamamen varsayıma dayandığını, kaldı ki Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararda davacının zararının somut olmadığına karar verildiğini, davacı tarafça uğradığı maddi zararın net olarak ortaya konulamadığını, söz konusu işlemler nedeni ile davacı herhangi bir manevi zarara uğramadığından manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini, talep edilen 100.000,00 TL'lik manevi tazminatın fahiş olduğunu, davacı tarafça dava konusu taleplere 2014 yılından itibaren avans faizi talep edilmiş ise de davacı ve müvekkilinin tacir olmadığını, bu sebeple avans faizi istenilmesinin mümkün olmadığını savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... Şti. vekili cevap dilekçesinde; Öncelikle zamanaşımı itirazları bulunduğunu, davacı tarafın dava dilekçesindeki anlatımlarının gerçeğe uygun düşmediğini, zira müvekkili şirket genel müdür yardımcısı tarafından kendisine herhangi bir senet verilmediğini ve zaten araçların da müvekkiline kiralanmadığını, taraflar arasındaki ilişkinin tedarikçi ilişkisi olup taşımacılık yapan müvekkilinin bu ticari faaliyetini kendi öz malları ve sürücüleri ile yapmakla beraber aynı işi yapan diğer taşımacılar ile sözleşmeli iş de yapabildiğini, davacı yanın da müvekkili gibi bağımsız bir tacir olup aralarında kira ilişkisi değil hizmet alımına ilişkin tedarikçi sözleşmesi bulunduğunu, taraflar arasındaki tedarikçi sözleşmesi gereği davacı yanın müvekkiline teminat senedi teslim ettiğinin doğru olduğunu, davacının teminat senetlerini ilk olarak iade almak istediğinde diğer davalının öncelikle bu senetleri Gölcük şubesinde bulamadığını, ardından senetlerin müvekkili şirket merkezinde bulunduğunu ve kendisine müvekkili çalışanlarından ...tarafından iade edildiğini, ancak bu esnada davacı yanın dilekçesinde andığı ... tarafından belirtilen icra takibine çoktan girişildiğini, davacı yanın da ...'ın icra takibinde kullandığı senedin müvekkilinde bulunan teminat senetlerinden biri olduğunu düşündüğünden müvekkili çalışanlarından şüphelendiğini, ancak müvekkilinin yedindeki senetlerin bulunması ile esasen konu nihayete ermişse de davacı yanın bu kere de haksız menfaat elde etme çabasına girdiğini, ...'ın müvekkili tarafından bilindiği kadarıyla davacı yanın ortağı olduğunu, gayri resmi yürütülen bu ortaklıkta müvekkilinin işlerini hep davacı adına ...'ın takip ettiğini, müvekkili çalışanlarının ... ile muhatap olduğunu, ortaklar arasında müvekkili tarafından bilinmeyen bir sebeple problemler yaşandıktan sonra ise bu duruma müvekkilinin de katılmak istendiğini ancak müvekkilinin bu konuda herhangi bir bilgisi ve dahli bulunmadığını, müvekkili çalışanlarından ...'in senetleri 11.11.2014 tarihinde bizzat davacının kendisine iade ettiğini, davacının iddia ettiği gibi müvekkili nezdinde 2 adet 8.000-TL bedelli teminat senedi değil, 1 adet 8.000-TL ve 1 adet 10.000-TL olmak üzere toplamda 2 adet teminat senedi olduğunu, davacının öncelikle müvekkiline 2 adet 8.000-TL bedelli senet teslim etmiş olduğunu ispat etmesi gerektiğini, davacının tahrifata uğradığını iddia ettiği senedin müvekkiline teslim etmiş olduğu senet olduğuna dair elinde hiçbir somut delil bulunmadığını, çünkü söz konusu senetin müvekkilindeki senet olmadığını, davacı yanın ilk etapta müvekkili çalışanlarından diğer davalı olan ... ile görüştüğünde, davalının müvekkilinin ... şubesinde senetleri bulamaması üzerine kendisine senetlerin acaba ortağı ...'a teslim edilen araç evrakları arasında olup olmadığını söylemesi üzerine konu hakkında müvekkilini suçlamaya başladığını, ardından ise senetlerin ... Şubesi'nde bulunmamasının nedeninin şirket merkezinde olmaları olduğu anlaşılınca davacı yana bu senetlerin iade edildiğini, davacının çok hırçın ve kavgacı davrandığını ve müvekkili çalışanlarından ...'den senetleri alırken imzaladığı belgesinin aslının kendisinde kalmasını sağladığını, müvekkilinin ceza yargılamasının tarafı olmadığını, yargılamaya herhangi bir dahli bulunmayan müvekkilinin yargılamanın seyrinden de haberi bulunmadığını, davacı tahrif edilen senet sebebiyle bir zarara uğradı ise bunun sorumlusunun müvekkili değil tahrif ettiğinin kesin olarak ispat edildiği söylenen ... olduğunu, dolayısıyla işbu davadaki taleplerini ...'a yöneltmesi gerektiğini, davacının hukuki süreçleri takip etmesi açısından aldığı hukuki danışmanlık ve avukatlık ücretinin müvekkilinden talep edilmesinin mesnetsiz olduğunu, davacı aracının yediemin ve otopark ücretinden de müvekkilinin değil haksız takipte bulunan ...'ın sorumlu olduğunu, davacının aldığı borçlara dair iddialarının da hukuki dayanaktan yoksun olup bu borcu ne için, hangi şartlarda aldığı ve nereye kullanıldığının tespitinin imkansız olduğunu, davacının tüm iddia ve talepleri gibi manevi tazminat taleplerinin de hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, tacir olan davacının yaşadığı hukuksal problemler sebebiyle manevi tazminat talep etmesinin hukuken korunabilir olmadığını, davacının manevi tazminat talebinin miktar olarak da fahiş olup somut olaya uygun düşmediğini ve sebepsiz zenginleşmeye yol açacağının da ortada olduğunu, davacının iddia ettiği gibi diğer davalı ...'ın müvekkili adına hareket edip müvekkili için hukuksal sonuç doğuran bir kimse olmadığını, diğer davalı ...'ın müvekkili çalışanlarından biri olup müvekkilinde herhangi bir imza yetkisi bulunmadığını, davacının faiz talebinin de mesnetsiz olduğunu, her koşulda müvekkilinin herhangi bir talep ile temerrüte düşürülmemiş olduğunu savunarak; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesince; "...Mahkememizce yapılan yargılama, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, iddia, savunma, sunulan ve toplanan deliller, tanık beyanları, ... (Yeni Esas: Kocaeli İcra Dairesinin ...) ... sayılı takip dosyası, Kocaeli 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı dosyası, Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas Sayılı dosyası, Ankara 32. İcra Dairesinin ... Sayılı dosyası, █████/2023 tarihli S.M.M. bilirkişi raporu ile █████/2024 tarihli bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı ile davalı ... Şti. arasında hizmet alımına ilişkin tedarikçi sözleşmesi imzalandığı ve taraflar arasındaki tedarikçi sözleşmesi kapsamında biri 8.000 TL, diğeri 10.000 TL bedelli iki adet teminat senedinin davacı tarafından davalı şirket çalışanı olan davalı ...'e teslim edildiği, kesinleşen Kocaeli 7. Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ Esas Sayılı dosyasında kabul edilen oluş; ceza dosyası kapsamındaki deliller ve alınan ifadeler ile Mahkememiz dosyasındaki deliller, iddia, savunma ve tanık beyanları birlikte değerlendirilerek Mahkememizce de aynen kabul edilerek davalı ...'in kendisinde bulunan 8.000 TL bedelli senedi dava dışı ...'a verdiği, dava dışı ...'in ise senedin rakam bölümünün önüne 35 sayısını ekleyerek senedi tahrif ettiği ve 358.000'TL lik senedi oluşturduğu, daha sonrada bu senedi ... sayılı dosyası üzerinden takibe koyduğu ve takibin kesinleşmesi üzerine dosyada haciz işlemlerinin yapıldığı, davacıya ait ... plakalı aracın █████/2014 tarihinde yakalanarak yediemin otoparkına çekildiği, senet üzerindeki tahrifatın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Kocaeli 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı dosyasında hükme esas alınan █████/2018 havale tarihli İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Enstitü Müdürlüğü tarafından dosyaya sunulan bilirkişi raporu ile tespit edildiği, davacının itirazı üzerine Kocaeli 2. İcra Hukuk Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında █████/2014 tarihli ara karar ile takibin 350.000,00-TL asıl alacak yönünden geçici olarak durdurulmasına karar verildiği ve nihayetinde davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, takibin 350.000 TL'lik asıl alacak yönünden durdurulmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın kabul edilen kısmının (350.000 TL) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verildiği, İcra Hukuk Mahkemesinin kararı üzerine takip dosyasındaki hacizlerin kaldırıldığı, ayrıca dosyada tahsilatın olmadığı, davacı tarafça tahrif edilmiş senede dayanılarak yapılan takip ve haciz işlemleri sebebiyle zarara uğradığı iddiasıyla iş bu davanın açıldığı, takip ve haciz işlemlerinin hukuka aykırılığı kesinleşmiş mahkeme kararları ile saptandığından Mahkememizce zarar iddiası yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, hükme esas alınan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davacının, aracının yediemin otoparkında kaldığı sürede 15.267,54.-TL zarara uğradığı, davalı ...'in ve çalıştığı davalı şirketin davacı aleyhine başlatılan takip ve haciz işlemleri sebebiyle ağır kusurlu olduğu ve olayda manevi tazminat koşulları oluştuğu sonuç ve vicdani kanaatine varılarak; ıslah dilekçesi dikkate alınarak taleple bağlı kalınmak suretiyle; davacının maddi tazminat davasının ıslah edilmiş haliyle kabulü ile, 15.267,54-TL maddi tazminatın █████/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile, 20.000,00-TL manevi tazminatın █████/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine ..." karar verilmiştir.Verilen karara karşı taraf vekillerince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde; Bilirkişi raporunun eksik hesaplama yapıldığından belirtilen miktar kadar ıslah yapıldığını, manevi tazminat miktarının düşük olması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; Zamanaşımı ve arabuluculuk sürecinden haberdar olmadığın dava şartı yokluğu nedeni ile davanın reddi gerektiğini, Görevli Mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, avans faizi işletilmesi ve bu faizin başlangıcının 14.11.2014 olarak belirlenmesinin usule ve yasaya aykırı olduğunu, davaya konu olan davacı hakkında başlatılan icra takibine konu senet ile müvekkili ile bir alakası olmadığını, manevi tazminat koşullarının oluşmaması ve miktarının yüksek olması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... Şti. vekili istinaf dilekçesinde; Zamanaşımı oluştuğunu, davacıya senet verilmediğini, araçların müvekkiline kiralanmadığını, senetlerin müvekkilinin şirket merkezinde bulunduğu ve davacıya iade edildiğini, davalı ... müvekkili adına hareket etmediğini, ceza ve hukuk davalarında taraf olmadığını, maddi tazminat için hesaplamaların hatalı olduğunu, manevi tazminat koşullarının oluşmaması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava; Haksız hacizden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat davasıdır.Maddi tazminat yönünden yapılan incelemeye göre;29906 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak █████/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6773 sayılı kanunun 41. maddesi ile değişik HMK'nın 341/2 madde hükmü gereğince miktar ve değeri 3.000,00 TL' yi geçmeyen mal varlığına ilişkin davalar kesin olup, hüküm tarihi itibariyle kesinlik sınırı 28.250,00 TL'ye çıkartılmıştır.Bu durumda, maddi tazminata ilişkin davalının istinaf talebine konu kabul edilen miktar 15.267,54-TL olup miktar itibariyle kesin karar olduğundan, verilen karara karşı yasa yolu kapalı bulunmaktadır.Yukarıda açıklanan hususlar gereğince istinafa konu edilen maddi tazminatın kabulüne dair dava değerinin ilk derece mahkemesi kararının verildiği tarih itibarı ile öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığı, maddi tazminat yönünden ilk derece mahkemesince verilen kararın kesin nitelikte olduğu, dolayısıyla istinaf edilmesinin mümkün olmadığı anlaşıldığından taraf vekillerinin maddi tazminata ilişkin istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.Davacı vekilince ıslah ile talep edilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verildiğinden davacı vekilinin maddi tazminata dair istinaf istemi hukuken incelenmemiştir.Davacı davalı .... Ltd. yönünden 24.06.2020 tarihinde Ankara Arabuluculuk Bürosunun ... Başvuru, ... Arabuluculuk sayılı dosyası ile; ... yönünden 11.10.2021 tarihinde Gölcük Arabuluculuk Bürosunun ... Başvuru, ... Arabuluculuk sayılı dosyası ile dava şartı arabuluculuk başvurusu yapılmış olup bu husustaki davalı ... Karataş vekilinin istinaf istemi yerinde değildir.Manevi tazminat davası yönünden yapılan incelemede; Haksız hacze dayalı manevi tazminat istemi 818 sayılı BK.'nun 49. maddesinden (6098 sayılı TBK'nun 58. maddesi) kaynaklanan bir sorumluluk olup, kusura dayanan bir sorumluluk türüdür. Bu sebeple de takip (haciz) yaptıran kişinin takipte veya haciz işleminde kötü niyetli ve kusurlu olduğu olgusu gerçekleşmedikçe ve ağır bir zarar da doğmadıkça manevi tazminatla sorumlu tutulamaz (Emsal Yargıtay 4. HD nin 06.07.2020 gün ve █████████ E -█████████ K sayılı ilamı).Somut olayda davacının aracının haksız haciz sebebiyle yedieminde bekletilmesine konu icra takibine müsnet senet üzerinde tahrifat yapılmasında davalıların kötü niyetli ve ağır kusurlu oldukları ceza ve hukuk davaları ile anlaşılmakla manevi tazminata karar verilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmamaktadır.Uyuşmazlık haksız fiilden kaynaklanmakta olup olay tarihinde yürürlükte bulunan 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 72. maddesi gereğince; Tazminat istemi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlde fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Davacı adına kayıtlı ... plakalı ... marka aracın haciz ve yakalamadan kaynaklı olarak █████/2014 tarihinde yediemin otoparkına çekildiği ve █████/2015 tarihinde parktan çıkışının yapıldığı, hükme esas alınan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda davacının, aracının yediemin otoparkında kaldığı sürede 15.267,54-TL zarara uğradığı, davanın kısmi dava olarak açılıp, ıslah dilekçesi sunulmakla davacının, zararı ve tazminat yükümlüsünü bu tarihte öğrendiği, bu nedenle iki ve on yıllık zaman aşımı süresinin geçmediği anlaşıldığından taraf vekillerinin istinaf istemi yerinde değildir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından taraf vekillerinin manevi tazminata yönelik yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Taraf vekillerinin maddi tazminata yönelik istinaf dilekçesinin 6100 Sayılı HMK'nın 341/2., 346/1. ve 352/1-b. maddeleri gereğince REDDİNE,2-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas ████████ Karar sayılı █████/2024 günlü kararına yönelik taraf vekilleri tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,3-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL maktu istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 427,60 TL'nin mahsubuyla bakiye 187,80 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.409,12 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 603,00 TL'nin mahsubuyla bakiye 1.806,12 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalı ...'dan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine 5-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.409,12 TL nispi istinaf karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 602,28 TL'nin mahsubuyla bakiye 1.806,84 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davalı ... Şti.'den tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine 6-İstinafa başvuran tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,7-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına,8-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince var ise kalan gider avansının karar kesinleştiğinde taraflara iadesine, 9-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeri düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemleri ile HMK nın 302/5. maddesi gereği kanun yollarından geçmek suretiyle kesinleşen kararların kesinleşme kaydı ile kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. █████/2025