Anahtar kelimeler: Segbis Yanıltıldığı Sükununun Huzur Cezaevi Yüzüne Edebileceğinin Görüşü Ret Kapalı

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: █████████ E., ████████ K.KATILANLAR
: ..., ..., ..., ...,... ...SUÇLAR
: Mala zarar verme, kişilerin huzur ve sükununun bozmaHÜKÜMLER
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: RetKarar tarihinde...Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan sanık ..., kısa kararın açıklandığı 18.04.2023 tarihli duruşmada SEGBİS aracılığı ile hazır edilerek hüküm yüzüne karşı verilmiş ise de, yasa yolu bildiriminde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 263. maddesine göre bulunduğu cezaevi aracılığıyla kararı temyiz edebileceğinin belirtilmemesi suretiyle yanıltıldığı anlaşıldığından, sanığın 28.04.2023 tarihli temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemede;Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 305. maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260/1 maddesi uyarınca temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi gereği yukarıda açıklanan gerekçeyle temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Hükümlerin sadece sanık ... Kürti tarafından temyiz edildiği belirlenerek yapılan incelemede;Sanığın suç tarihinde, alkollü olarak bağırıp çağırarak ve çevreyi rahatsız edecek şekilde testere, bıçak ve sopalarla park halindeki araçlara vurmak suretiyle camlarını kırıp, araçlara zarar verdiği şeklindeki eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un 123/1, 151/1. maddelerinde öngörülen kişilerin huzur ve sükûnunu bozma, mala zarar verme suçları için öngörülen cezaların türü ve üst sınırına göre aynı Kanun’un 66/1-e, 67/4. maddesi uyarınca hesaplanan 12 yıllık zamanaşımının, 02.06.2012 olan suç tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle 1412 sayılı Kanun'un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının, 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 17.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.