Anahtar kelimeler: Katlan Fırlatması Taş Eylemi Görüşü Ret İhlali Teşebbüs Kasten Savcısının
2. Ceza Dairesi         ██████████ E.  ,  ██████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ
    :Asliye Ceza Mahkemesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    KATILAN SANIKLAR
    : ..., ...
    SUÇLAR
    : Konut dokunulmazlığının ihlâli, kasten yaralama, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet
    HÜKÜMLER
    : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Ret, onama, bozma
    Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
    O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteminin, katılan sanık ...'ın diğer katılan sanık ...'e 04.06.2015 tarihinde taş fırlatması eylemi ile ilgili olarak kasten yaralamaya teşebbüs suçundan açılan kamu davasında Mahkemece herhangi bir hüküm kurulmaması ile katılan sanık ... hakkında, katılan ...'a karşı kasten yaralama suçundan kurulan mahkûmiyet hükmüne ilişkin olduğu, o yer Cumhuriyet savcısının, katlan sanık ... hakkında 03.06.2015 suç tarihli kasten yaralama suçundan verilen beraat kararına yönelik herhangi bir temyiz isteminin bulunmadığı belirlenmiştir.
    I. O Yer Cumhuriyet Savcısının Katılan Sanık ... Hakkında 04.06.2015 Suç Tarihli Kasten Yaralamaya Teşebbüs Suçuna İlişkin Temyiz İstemi Yönünden
    Katılan sanık ... hakkında, diğer katılan sanık ...'e karşı 04.06.2015 suç tarihli kasten yaralamaya teşebbüs suçundan verilmiş herhangi bir hüküm bulunmaması karşısında, ortada incelenecek bir hüküm bulunmadığından, o yer Cumhuriyet savcısının konusu bulunmayan temyiz isteminin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 317. maddesi uyarınca Tebliğname'ye uygun olarak REDDİNE,
    II. Katılan Sanık ... Hakkında Kasten Yaralama, Konut Dokunulmazlığının İhlâli ve 6136 Sayılı Kanun'a Muhalefet Suçlarından Kurulan Mahkûmiyet Hükümlerine İlişkin Katılan Sanık ... ve O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemleri Yönünden
    Katılan sanık ... hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun’un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    Katılan sanık ...'in yargılama konusu eylemlerine uyan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 86/2, 86/3-e, 116/1 ve 6136 sayılı Kanun'un 15/1. maddelerinde tanımlanan suçlar için öngörülen cezaların üst sınırlarına göre, aynı Kanun'un 66/1-e maddesinde belirtilen 8 yıllık dava zamanaşımının, zamanaşımını kesen son işlem olan 04.05.2016 tarihli mahkûmiyet karar tarihinden itibaren inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
    Bozmayı gerektirmiş, katılan sanık ... ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan, 1412 sayılı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davalarının 5271 sayılı Kanun'un 223/8. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.11.2024 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!