Anahtar kelimeler: Cismani Esaskarar Ölüm Ankara Özetle Karara Yazilma Yoluna Sebebiyle Şartlarının

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

26. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No
: ███████ - ████████
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
26. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: ███████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ANKARA 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 08.09.2022
NUMARASI
: ████████ Esas ████████ Karar
DAVACILAR
:
DAVALILAR
:
VEKİLİ
:
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ
: 20.02.2025
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ
: 25.02.2025
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili ile davalılar ...ve ... vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.03.2015 tarihinde, davalı sigorta şirketine zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalı, davalı ...'a ait, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki aracın davacının babası ...'ya çarparak ölümüne neden olduğunu, davalı ...'ın olay esnasında 163 promil alkollü ve kazanın meydana gelmesinde kusurlu olduğunu belirterek, fazlaya ilişkin dava ve talep hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 150.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini ve davacı için 50.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalı ...'dan ve araç sahibi ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan aracın davalı şirkete 30.12.2014-2015 tarihleri arasında geçerli olmak üzere sigortalı olduğunu, poliçe teminat limitinin 290.000,00-TL olduğunu, davacılara ait güncel nüfus kayıtlarının istenilmesi gerektiğini, davacıların yaşları ve medeni durumları bakımından, destek tazminatı talep edip edemeyeceklerinin belirlenmesini, destekten yoksun kalma tazminatı belirlenirken bilinen ücret, belirlenebilir bir ücret yoksa asgari ücretin baz alınması gerektiğini, avans faizine ilişkin talebin reddi gerektiğini, davalı şirketin dava açılmasına sebebiyet vermediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı ..., usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermemiş, davalı ...20.10.2015 tarihli oturumda talep edilen tazminat miktarını kabul etmediğini beyan etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı tarafların istinaf kanun yoluna başvurduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesinin ████████ Esas █████████ Karar sayılı kararı ile, “…''...desteğin annesi olan ..., desteğin kendisinden önce vefat ettiğinden, hak sahibi olması ve dava dışı hak sahibi olarak kabul edilmesi mümkün olmadığından, hükme esas alınan tazminat raporunda anne ...’ya destek payı ayrılması doğru görülmemiştir. Zira bu halde destek payının müteveffa ile davacı çocuk arasında (davacının üniversite eğitimi aldığı anlaşılmakla 25 yaş hitamına kadar) dağılımı yapılarak, destek tazminatı hesaplanması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu hali ile Aktüer bilirkişi raporunun hükme elverişli olmadığı anlaşılmış olup, eksik inceleme ile hüküm kurulamaz. Bu durumda mahkemece, yukarıda açıklandığı üzere inceleme ve değerlendirme yapılarak, konusunda uzman önceki bilirkişi dışında bir başka aktüer bilirkişiden (hükme esas alınan aktüer bilirkişi raporunun düzenlendiği 23.06.2021 tarihindeki verilere göre, (bilinen dönemde aynı tarihte sonlandırılarak), hak sahibi davacı Kardelen için 25 yaş hitamına kadar, yerleşik Yargıtay uygulamalarında belirtilen pay oranına göre destek tazminatı hesaplanması, taraflar lehine oluşan usulü kazanılmış haklar da mahkemece gözetilerek, davacının talep edebileceği destek tazminatının tespiti hususunda rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken…” gerekçesi ile davacı vekilinin buna ilişkin istinaf taleplerinin kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesine karar verildiği, kaldırma kararı doğrultusunda aktüer bilirkişiden rapor alındığı, raporun hüküm kurmaya elverişli, alınan kusur raporuna göre kazanın oluşumunda desteğin %75, davalı sürücünün %25 oranında kusurlu olduğunun anlaşıldığı, TBK’nın 56. Maddesi gereğince davacı lehine manevi tazminat koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 13.598,45-TL destekten yoksun kalma tazminatını, davalı ... AŞ yönünden dava tarihinden, diğer davalılar ...ve ... yönünden kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 12.500,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılar ...ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiş, karara karşı davacı vekili ve davalılar ...ve ... vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; hükme esas alınan kusur raporuna itiraz ettiklerini, desteğin kusurunun davacıya yansıtılamayacağını, hükmedilen manevi tazminatın az olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ...ve ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelmesinde desteğin tamamen kusurlu olduğunu, yakındaki üst geçiti kullanmadığını, desteğin alkollü olduğunu, davacı lehine hesaplanan destekten yoksun kalma zararının fazla olduğunu, davacının davalı sigorta şirketinden ödeme aldığını, bunun tazminat hesabında dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi gereğince istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen gözetilerek inceleme yapılmıştır.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Mahkemece, kazanın meydana gelmesinde kusur oranlarının belirlenmesi yönünden hükme esas alınan 04.12.2020 tarihli bilirkişi kurulu raporunda, yaya ...'nın, 2,36 promil gibi çok yüksek bir oranda alkollü iken ve buna bağlı olarak kendi otokontrolünü sağlayabilecek durumda olmamasına karşın, aynı yönde üç şeritli, 11,5 metre genişliğinde, izin verilen azami hızın 110 Km/Saat olduğu devlet karayolu kesiminde, her ne kadar kontrolsüz “T” kavşak kesiminden geçmek istemiş ise de, kendisine emniyetle durdurulamayacak kadar yaklaşmış bulunan araç ya da araçların mevcudiyetine rağmen, bu durumda kendi can güvenliğini de sağlayabilmesinin imkansız olduğu halde, bu koşullarda yola girmek suretiyle kendisinin ölümü ile sonuçlanmış olan dava konusu trafik kazasının oluşumuna sebebiyet vermiş olmakla, kazanın oluşumunda %75 oranında kusurlu olduğunun; davalı sürücü ...’ın ise, olay öncesinde almış olduğu 1,71 promil ölçeğindeki alkolün etkisi altında, aynı yönde üç şeritli bölünmüş yolun olay mahalli yaklaşımında, yolun sağ şeridinde iken, önündeki başka bir aracı görmüş olduğu anda bu aracı geçmek üzere öncelikle yolun orta şeridine geçmesi ve bu şerit üzerinde bir müddet seyir ettikten sonra güvenli olabileceğini kontrol ederek bu taktirde yolun sol şeridine geçmesi gerekirken, aksine davranışla yolun sağ şeridinde iken, önce orta şeride oradan da yolun sol şeridine geçmekle, böylelikle trafik güvenliğini tehlikeye düşürmekle, yolun sol şeridine geçtikten sonra, önünde ve yolun sol şeridinde seyir etmekte olan bir kamyonu görmüş olduğu ilk anda, bu kamyonun seyir hızının kendi aracının hızından daha düşük olabileceğini dikkate alarak derhal etkili fren tedbirine başvurmamakla, yine bu kamyonun aniden sağındaki şeride doğru manevra yaptığını görüp idrak etmiş olduğu halde, bu kamyon sürücüsünün zorunlu bir nedenle sağına doğru manevra yapmış olabileceğini düşünmemekle, almış olduğu yüksek derecedeki alkolün etkisi altında kalmak suretiyle bu dikkat ve özeni gösteremeyerek, daha müteyakkız davranmak adına bir ön tedbir olarak etkili fren tedbirine başvurmamakla, yine alkol etkisi altında izin verilen azami110 Km/Saat hız değerinin üzerinde bir hızla aracını sevk ve idare etmekle, aracının hızını aracın yük ve teknik özellikleri ile görüş, hava, yol ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmamakla, olay yeri sağdaki Konutkur Sokak ayrımının bulunduğu kontrolsüz “T” kavşağın yaklaşımında aracının hızını daha güvenli bir hız değerine düşürmemekle, önündeki kamyonun aniden sağa doğru manevra yapması üzerine önünde görmüş olduğu yaya ...'ya mevcut yüksek seyir hızı ile çarpmakla, yaklaşık 80 Kg. ağırlıktaki adı geçen yayayı şiddetli çarpmanın etkisi ile 97 metre kadar ileriye savrulmasına ve asfalt üzerine düşerek yaşamını yitirmesine kısmen nedenolmakla, olayda 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 46. Maddesi “c” Bendi,48. Maddesi, 51. Maddesi, 52. Maddesi “a” ve “b” Bendi ile 56. Maddesi “a” Bendi hükümlerine aykırı, dikkatsiz ve tedbirsizce davranışları nedeniyle kazanın oluşumunda %25 oranında kusurlu olduğunun mütalaa edildiği görülmüştür.
Öte yandan, dava konusu kazaya ilişkin Elmadağ Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ Esas ████████ Karar sayılı dosyasında hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi raporunda, sanık ...’ın sevk ve idaresindeki otomobil ile seyrini sürdürerek olay mahalline geldiğinde, önünde seyreden kamyonu geçmek adına seyir halinde olduğu orta şeritten yakın mesafeden ve kontrolsüzce sola doğrultu değiştirmiş bu tavrı ile karşıdan karşıya geçmekte olan yayaya sol şerit içerisinde tedbirsizce çarpmış olup dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı seyri ile meydana getirdiği olayda asli derecede kusurlu olduğu, ölen yaya ...’nın karşıdan karşıya geçmek üzere yola girmeden evvel, yolu taşıt trafiği itibariyle gerektiği şekilde kontrol etmesi güvenli geçiş ortamı oluştuktan sonra ivedilikle yolu enine kat ederek geçişini tamamlayacağı yerde sağ taraftan yaklaşan vasıtaya rağmen, kaplamaya girmiş, bu tavrı ile doğrultu değiştirerek gelen ve korunma tedbiri alamadığı otomobilin sadmesine maruz kalarak meydana gelen olayda tali derecede kusurlu olduğu belirtilmiştir. Bu kusur raporu doğrultusunda, davalı ...asli kusurlu bulunarak taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırıldığı, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulduğu, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Ceza Dairesinin █████████ Esas █████████ Karar sayılı kararında, davalı ...’ın eyleminin bilinçli taksirle işlendiği kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığı, sanığın cezasının TCK’nın 22/3 maddesi uyarınca artırılarak yeniden hüküm kurulduğu, kararın temyiz yasa yolu açık olarak verildiği görülmüştür.
Bu durumda mahkemece, eldeki davada hükme esas alınan bilirkişi raporunda belirlenen kusur oranları ile ceza dosyasında hükme esas alınan bilirkişi raporundaki kusur oranları arasında açık bir fark bulunduğu, ceza dosyasında davalının asli kusurlu olduğunun ve eylemin bilinçli taksirle işlendiğinin kabul edildiği, ceza dosyasında belirlenen maddi olguların hukuk hakimi yönünden bağlayıcı olduğu gözetilerek, öncelikle ceza kararı kesinleşmemiş ise kesinleşmesinin bekletici mesele yapılması, kesinleşmiş ise ceza dosyası getirtilerek Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden veya ... öğretim görevlilerinden oluşan üç kişilik uzman bilirkişi kurulundan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalılar ...ile ... vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülüp sonucuna göre karar verilmesi için ilk derece mahkemesine gönderilmesine, kararın kaldırılma sebebine göre davacı vekilinin ve davalı vekilinin sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacı ve davalılar ...ile ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının KALDIRILMASINA,
Davanın yeniden görülüp sonucuna göre bir karar verilmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE,
2-Kararın kaldırılma sebebine göre tarafların sair istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
3-Taraflarca yatırılan istinaf peşin karar harcının talepleri halinde iadesine,
4-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda gözetilmesine,
5-Kullanılmayan istinaf gider avansının iadesine,
6-Karar tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 20.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!