Anahtar kelimeler: İddiadavacı Huzurdaki Emrine Lik Aşağı Faturanın Durduğu Tlsinin Kötüniyetli Den

T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:İDDİA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalının yaptığı itirazın haksız ve kötüniyetli olduğunu, 174.491,63 TL lik faturanın 100.00,00TLsinin ödendiğini, fatura içeriğine itiraz edilmediğini, verilen hizmetin ödemesinin yapılmadığını, alacağın tahsili için davalı aleyhine --------sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlatıldığını, ödeme emrine davalının vaki itirazı ile takibin durduğu ve huzurdaki itirazın iptali davasının açıldığı beyan edilerek itirazın iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.SAVUNMA
:Davalı tarafa usulüne uygun tebliğ işlemine rağmen cevap dilekçesi verilmemiştir.İNCELEME ve GEREKÇE
: Dava, İİK 67. Maddesi kapsamında tacirler arasındaki ticari alım satım ilişkisine dayalı fatura alacağının tahsiline yönelik icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir------- sayılı takip dosyası celp edilmiş incelenmesinde; davacı-takip alacaklısı tarafından davalı-takip borçlusu aleyhine █████/2023 tarihinde asıl alacak 74.491,63 TL tutarındaki alacağın, fer'ileriyle birlikte tahsiline yönelik genel haciz yoluyla yapılan icra takibi olduğu, borçlu tarafından █████/2024 tarihli itiraz dilekçesi sunulduğu, itiraz dilekçesinde borca ve fer'ilerine itiraz edildiği; icra müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verilmiş olduğu, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği görülmüştür. Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi rapor içeriğine göre; davacının yapılan tespitlere göre 2023 yılına ticari defterlerinin yasal süresi içinde noter açılış ve kapanış tasdiklerinin yapıldığı ve HMK 222. Md. Göre kendi lehine kesin delil teşkil ettiği kanaatini varılmakla takdirin Mahkemeye ait olduğunu, davalı adına düzenlemiş --------- seri no.lu “Transfer Hizmet Bedeli” açıklamalı 174.491,63 TL tutarlı e-fatura düzenlediği ve davalının hesabına borç kaydı yaptığı ve █████/2023 icra takip tarihi itibariyle 174.491,63 TL alacağı bulunduğunu, ancak davacının icra takibinde 74.491,63 TL asıl alacak talebinde bulunduğundan taleple bağlılık ilkesi gereğince davacının icra takip tarihi itibariyle 74.491,63 TL alacağının bulunduğunu, davalının yapılan tespitlere göre; davalı şirketin Defter-i Kebir Defteri ibraz edilmediğinden, 2023 yılına ticari defterlerinin HMK 222. Md. göre kendi lehine kesin delil teşkil etmediği kanaatini varılmakla takdirin Mahkemeye ait olduğunu, davalının ticari defter ve kayıtlarına göre; davacı tarafından düzenlenen ---------- seri no.lu “Transfer Hizmet Bedeli” açıklamalı 174.491,63 TL tutarlı e-fatura davacının hesabına alacak kaydedildiğini, davacının,---------- nolu yevmiye maddesinde “Virman” açıklaması ile Ortaklara Borçlar Hesabına virman edilerek davacının alacak tutarı kapatıldığı, ancak bu virmanın dayanağı herhangi bir belgenin bulunmadığı, başka bir anlatımla fatura bedelinin davalı şirketin ortağı tarafından ödendiğine dair herhangi bir belgenin bulunmadığı, bu nedenle davalının davacıya 174.491,63 TL borcunun bulunacağı kanaatine varıldığını, ayrıca, davalının mükellefi bulunduğu ilgili vergi dairesi müdürlüğünün yazısı ekindeki davalının mal ve hizmet alışlarına ait ---Formunda davacı tarafından düzenlenen faturanın beyan edildiğinden davacının icra takibinde konu ettiği alacak dayanağı mal veya hizmetin davalı tarafından teslim alındığına delil oluşturacağı kanaatine varıldığını beyan etmiştir. Davacı, davalıya mal/hizmet teslim ettiğini/ifa ettiğinden bahisle alacaklı olarak icra takibinde bulunmuş olup, Türk Medeni Kanunu m:6 gereği icra takibinde talep etmiş olduğu alacağının varlığını ispatlamak ile yükümlüdür.6100 sayılı HMK 200. maddeye göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri ikibinbeşyüz Türk Lirasını geçtiği takdirde senetle ispat olunması gerekir. Bu hukuki işlemlerin miktar veya değeri ödeme veya borçtan kurtarma gibi bir nedenle ikibinbeşyüz Türk Lirasından aşağı düşse bile senetsiz ispat edilemez.Faturaya dayalı alacak taleplerinde tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ve mal teslimini ispatlamaz. Yine faturaların davacı defterlerinde kayıtlı olması da fatura içeriği malların/ hizmetin teslimini/ ifasını kanıtlamaya yeterli değildir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde " Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK m:222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK m:222/2). Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir. Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK m:222/4)." hükümlerine amirdir. Yukarıda verilen yasa maddeleri ve TTK 82. maddesi gözetildiğinde ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK'nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre; davacı/takip alacaklısının davalı/takip borçlusu hakkında faturaya dayalı olarak takip başlattığı, davalı/takip borçlusunun tebliğ edilen ödeme emri üzerine takibe borca ve fer'ileri yönünden süresinde itiraz ettiği ve takibin durduğu, eldeki itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, taraflar arasındaki ihtilafın sözleşme ilişkisi bulunup bulunmadığı, var ise takip dayanağı belgeye konu mal ve/veya hizmetin teslim edilip edilmediği ve/veya sunulup sunulmadığı hususundan kaynaklandığı, uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için defter incelemesine karar verildiği, davacının ticari defterlerinde davalıdan takip tarihi itibariyle 174.491,63 TL alacaklı olduğu, davalının ticari defterlerine göre uyuşmazlık konusu faturanın davacı hesabına alacak olarak kaydedildiği ancak virman açıklaması ile ortaklara borçlar hesabına virman edilerek davacının alacak tutarının kapatıldığı, ancak bu virmanın dayanağı herhangi bir belgenin bulunmadığı, başka bir anlatımla fatura bedelinin davalı şirketin ortağı tarafından ödendiğine dair herhangi bir belgenin bulunmadığı, bu nedenle davalının davacıya 174.491,63 TL borcunun bulunduğu, HMK. 221. maddesi gereği ----- formlarının resen dosyaya kazandırılması gerektiği ----------davalının----- bildirimlerine göre takibe konu faturaların davalı tarafından vergi dairesine bildirildiği, bu halde davalının ------ formlarının aksini ispatlaması gerektiği, borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği -----davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtların aleyhine delil teşkil edeceği -------- davalının kendi ticari defter kayıtlarının aksini yazılı delille ispatlaması gerektiği, dosyada böyle bir ispat aracının bulunmadığı, davalının yemin deliline de dayanmadığı, bu itibarla davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 174.491,63 TL alacaklı olduğunun sabit olduğu, taleple bağlılık gereği 74.491,63 TL asıl alacak yönünden itirazının iptaline karar vermek gerektiği, İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerektiği, bu nedenle alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hüküm altına alınan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1)Davanın KABULÜ ile,------------sayılı dosyasında davalı/borçlunun 74.491,63 TL asıl alacak yönünden itirazının iptali ile takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek avans faizi ile birlikte icra takibinin DEVAMINA,2)Hükmolunan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,3)Alınması gerekli karar harcı 5.088,52 TL’den peşin olarak yatırılan 899,68 TL'nin mahsubu ile 4.188,84 TL bakiye harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,4)Davacı tarafça yatırılan 899,68 TL peşin harcın davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,5)Davacı tarafından yapılan 488,40 TL ilk dava masrafı, 4.000,00 TL bilirkişi, 162,00 TL tebligat müzekkere gideri olmak üzere toplam 4.650,40 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,6)Davalı taraflarca sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,7)Davacı kendisini vekille temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca hesaplanan 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8)Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,9)Davacı tarafça dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, -----Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2025