Anahtar kelimeler: Tutultuğunu İiddialar Ytarihi Ofisinde Klasörlerinin Edefter Arızalanması Esaskarar Zayi Muhasebe

T.C. ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

TÜRK MİLLETİ
Adına Yargılama Yapmaya ve Hüküm Vermeye Yetkili
T.C.
ANKARA GEREKÇELİ KARAR
7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
BAŞKAN
: ...
ÜYE
: ...
ÜYE
: ...
KATİP
: ...
DAVACI
:...
VEKİLİ
: Av. ....
DAVALI
: ...
DAVA
: Zayi Belgesi Verilmesi / E-defter
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2023
KARAR Y.TARİHİ
: █████/2023
Mahkememizde görülmekte olan "Zayi Belgesi Verilmesi" davasının yapılan açık yargılaması sonunda, aşağıdaki karar tesis edilmiştir.
I-İDDİALAR
1. Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili şirketin yasal defteri, belgeleri ve muhasebe kayıtlarının; ... adresinde Serbest Muhasebe Mali Müşavir olarak faaliyet gösteren ... tarafından tutultuğunu, █████/2023 tarihinde Mali Müşavirlik ofisinde kullanılmakta olan bilgisayarın arızalanması sonucu, muhasebe kayıtlarının ve e defter klasörlerinin de aralarında olduğu Nisan/2023 bilgilerinin silindiğini, kaybolan bilgiler arasında, ... gönderilen ve onaylanan Nisan/2023 e-defter Klasörünün de bulunduğunu, müvekkili şirket tarafından diğer ay ve yılların yedeklendiğini ancak, Nisan/2023 ayına ait bilgilerin yedek alınamadan silindiği için takip eden aylara e defter bildirimlerinin yapılamadığını beyanla; Mayıs/2023, Haziran/2023 e defter dosyalarının sisteme yüklenebilmesi için Nisan/2023 e-Defter bilgilerinin zayi olduğuna dair zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II-SAVUNMALAR
2. Dava hasımsız olarak açılmıştır.
III. TARAFLARIN ANLAŞTIKLARI ve ANLAŞAMADIKLARI HUSUSLAR
A. Taraflar Arasında Uyuşmazlık Bulunmayan Hususlar
3. Esasen talep eden istem konusu yaptığı husus çekişmeli bir yargılamayı gerektirmemesi ve hasımsız olması dikkate alındığında uyuşmazlıktan sözedilemeyecektir.
B. Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Konuları
4. Uyuşmazlık, elektronik ortamda tutulan Nisan/2023 e defter kayıtlarının zayi olduğu iddiasına dayalı olarak iptal koşullarının varlığı noktasında toplanmaktadır.
IV-ÇEKİŞMELİ VAKILAR HAKKINDA TOPLANAN DELİLLER
5. ... cevabi yazısı
6. ... cevabi yazısı
V- DELİLLERİN TARTIŞILMASI, YARGILAMA ve GEREKÇE
7. Talep, elektronik ortamda tutulan Nisan/2023 e defter bilgilerinin zayi olduğu iddiasına dayalı iptali istemine ilişkindir.
8. 6102 s. TTK 82 maddede yapılan düzenlemede; her tacir, kanunen tutulması zorunlu olan ticari defter ve kayıtlarını 10 yıl süre ile saklamak zorundadır. 82. maddeye göre, her tacir; ticari defterlerini, envanterleri, açılış bilançolarını, ara bilançolarını, finansal tablolarını, yıllık faaliyet raporlarını, topluluk finansal tablolarını ve yıllık faaliyet raporlarını ve bu belgelerin anlaşılabilirliğini kolaylaştıracak çalışma talimatları ile diğer organizasyon belgelerini, alınan ticari mektupları, gönderilen ticari mektupların suretlerini, 64. maddenin birinci fıkrasına göre yapılan kayıtların dayandığı belgeleri, sınıflandırılmış bir şekilde saklamakla yükümlüdür.
9. TTK'nın 82. maddesinde yer alan neler için zayi belgesi verilmesi istenebileceği tahdidi olarak gösterilmemiş, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerden söz edilmiştir (... ).
10. Yine TTK'nın 64. maddesinin (4). fıkrasındaki, "Pay defteri, yönetim kurulu karar defteri ve genel kurul toplantı ve müzekkere defteri gibi işletmenin muhasebesi ile ilgili olmayan defterler de ticari defterlerdir." hükmü uyarınca maddede sayılan şirketin muhasebesi ile ilgili olmayan defterlerinin de bu anlamda ticari defterlerden olduğu anlaşılmaktadır.
11. Öte yandan 82. maddenin 7. fıkrasında bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin hangi hallerde zıyaa uğrarsa zayi belgesi verilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Bu haller yangın, su baskını ve yer sarsıntısı gibi mücbir haller ile hırsızlık gibi tacirin iradesi dışında gerçekleşen vakıalar olup madde metninde "gibi" sözcüğüyle benzer olayların kastedildiği, zıya haline ilişkin sınırlı sayıda bir düzenlemenin sözkonusu olmadığı da anlaşılmaktadır. Ancak, hangi olaya dayandırılsa dayandırılsın zayi iddiasının samimi ve inandırıcı olması, hayatın mutad cereyanına açıkca aykırı düşmemesi ve tacirin gerekli özen ve dikkati göstermesine karşın zıyaanın gerçekleşmesi gerekir. (... ).
12. Hasımsız olarak açılan zayi nedeniyle iptal davaları sonuçları itibariyle sadece davacı taraf yönünden değil, davada taraf olmayan kimseler bakımından da sonuç doğuran dava türlerindendir. Bu bakımdan mahkemece bu tür davalarda yapılacak incelemeler, sadece davacı tarafın iddia ve delilleri ile sınırlandırılmamalıdır. Zira 82/7. maddesinde açıkça mahkemenin gerekli gördüğü delillerin toplanmasına emredebileceği de belirtilmekle resen bir araştırma yapılabileceği düzenlenmiştir.
13. Zayi belgesi verilmesi istenilen belgelerin, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgelerden olup olmadığı tespit edilmeli, TTK'nın 82. maddesinde yazılı afet kavramına davacıya kusur izafe edilemeyecek olan ve irade dışında meydana gelen olayların girebileceği gözetilmelidir. Zira, sözkonusu madde hükmüne göre bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defter ve kağıtlar; yangın, su bankını veya yer sarsıntısı gibi bir afet sebebiyle ve kanuni müddet içerisinde ziyaa uğrarsa, kendisine bir vesika verilmesini isteyebilecektir.
14. Tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediği, tasdike tabi defterlerin tasdik edilip edilmediği, davacıya ait defterler hakkında soruşturma bulunup bulunmadığı ve iddia edilen olayın meydana geldiği yerin tacirin faaliyette bulunduğu yerlerden olup olmadığı hususlarının araştırılarak, ticaret sicil kayıtları getirtilmek suretiyle olayın şüpheden uzak bir şekilde meydana gelip gelmediğinin tespiti gerekir (YHGK., 16.03.2016 tarih, ... ).
15. Tacirin defter ve belgelerin kaybolmasına neden olan olayın gerçekleştiğini her türlü delil ile kanıtlayabileceği göz önünde tutulmalıdır.
16. Ayrıca TTK m. 82 hükmü uyarınca tacir saklamakla yükümlü olduğu defter ve belgelerin zıyaa uğradığını öğrendiği tarihten itibaren "otuz gün içinde" ticari işletmesinin bulunduğu yer ticaret mahkemesinden zayi belgesi verilmesini istemelidir. Ticari işletmenin bulunduğu yerdeki ticaret mahkemesinin yetkisi, kamu düzenine ilişkin olup kesin yetkidir ve maddede öngörülen bu süre hak düşürücü süre olup mahkemece her iki hususun da resen dikkate alınması gerekmektedir (... ).
17. Öte yandan 30923 Sayılı Elektronik Genel Defter Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğin 7.1. maddesinde de "E-defter tutanlar, Vergi Usul Kanununda belirtilen "mücbir sebep" halleri nedeniyle e-defter veya beratlarına ait kayıtlarının bozulması, silinmesi, zarar görmesi veya işlem görememesi ve e-defter ve berat dosyalarının muhafaza edildiği e-defter saklama hizmeti veren özel entegratör kuruluşlardan veya başkanlıktan ikincil örneklerinin temin edilemediği hallerde söz konusu durumların öğrenilmesinden itibaren tevsik edici bilgi ve belgeleri ile birlikte 15 gün içinde ticari işletmesinin bulunduğu yetkili mahkemesine başvurarak kendisine bir zayi belgesi verilmesini istemelidir. Mahkemeden zayi belgesinin temin edilmesini müteakip, zayi belgesi ile birlikte durumun başkanlığa yazılı olarak bildirilmesi ve başkanlık tarafından istenilen bilgi ve belgelerin (talep edilecek bilgi ve belgeler e-defter uygulama kılavuzunda açıklanır) ibraz edilmesi halinde mükelleflerin zayi olan e-defter kayıtlarının yeniden oluşturulması ve bunlara ait yeni oluşturulan e-defter ve berat dosyalarının e-defter uygulaması aracılığıyla başkanlık sistemine yeniden yüklenmesi için başkanlık tarafından yazılı izin verilir" hükmünü içermektedir.
18. Aynı Tebliğin "e-Defter Dosyaları, Berat Dosyaları ve Muhasebe Fişlerinin Muhafaza ve İbrazı" başlıklı 4.4. maddesinin 1-e bendinde ise "e-Defter dosyaları ile bunlara ilişkin berat dosyalarının ikincil kopyalarının, gizliliği ve güvenliği sağlanacak şekilde e-Defter saklama hizmeti yönünden teknik yeterliliğe sahip ve Başkanlıktan bu hususta izin alan özel entegratörlerin bilgi işlem sistemlerinde ya da Başkanlığın bilgi işlem sistemlerinde 1/1/2020 tarihinden itibaren asgari 10 yıl süre ile muhafaza edilmesi zorunludur. e-Defter ve beratların teknik yeterliğe sahip ve Başkanlıktan bu hususta saklama izni verilen özel entegratörlerin bilgi işlem sistemlerinde muhafaza usulü ile muhafaza edilmesi sürecinde e-Defter uygulamasına dâhil olan mükellefler ve özel entegratörler tarafından uyulması gereken genel, gizlilik ve güvenliğe ilişkin usul ve esaslar, Başkanlık tarafından hazırlanarak ... adresinde yayımlanan “e-Defter Saklama Kılavuzu”nda açıklanır. e-Defter ve berat dosyalarına ait ikincil kopyalarının bu fıkra uyarınca muhafazası için gerekli yükleme işlemlerinde bu Tebliğin (4.3.4) numaralı fıkrasında belirtilen süreler dikkate alınır" düzenlemesi yer almaktadır.
19. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 13. maddesinde, sahibinin iradesi dışındaki sebepler dolayısıyla defter ve vesikalarının elinden çıkmış bulunması mücbir sebepler olarak kabul edilmiştir. Ancak Vergi Usul Kanunundaki bu düzenleme vergisel yükümlülüklerle ilgili olup, TTK'nın 82/7. maddesinde ticari defterlerin sahibinin elinden rızası dışında çıkmış olması hali, zayi belgesi verilmesini gerektiren bir olay olarak sayılmamış olduğu gibi tadadi olarak sayılan bu sebeplerle de benzerlik göstermediğinden sırf ticari defterlerin sahibinin elinden rızası dışında çıkmış olmasının ticari defterlerin TTK'nın 82/7. maddesinin aradığı şartlarda zayi olduğunun kabulü mümkün değildir. Elektronik Defter Genel Tebliği'nin 7.1 maddesinde sadece Vergi Usul Kanununda belirtilen “mücbir sebep” ve ikincil örneklerin temin edilememesi halinin aranmış olması TTK'nın 82/7. maddesindeki hususların aranmayacağı anlamına gelmez. Zira Elektronik Defter Genel Tebliği'nin 7.1 maddesindeki düzenleme TTK'nın 82/7. maddesindeki düzenlemenin kapsamını değiştirecek nitelikte değildir. Dolayısıyla tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgelerin kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğradığı iddiasına dayalı zayi belgesi verilmesi isteminde TTK'nın 82/7. maddesindeki koşullar aranmalıdır.
20. Öte yandan 6100 sayılı HMK’nin delillerin ibrazıyla ilgili “Dava Dilekçesinin İçeriği” başlıklı 119. maddesinin 1. fıkrasının (e) ve (f) bentleri uyarınca davacı, dava dilekçesinde, iddiasının dayanağı olan bütün vakıaların sıra numarası altında açık özetlerini ve iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğini göstermek zorundadır.
21. Maddenin gerekçesinde bu gerekliliğin, 6100 sayılı HMK’da bir yenilik olarak düzenlendiği ifade edilmiş, delillerin bildirilmesine ilişkin bu düzenlemenin, somutlaştırma yükünün de bir gereği olarak davacının genel ifadelerle delillerini belirtmesi yeterli sayılmayıp hangi delillere dayandığı dilekçeden anlaşılması aranmıştır. (... ).
22. 6100 sayılı HMK’nin “Belgelerin Birlikte Verilmesi” başlıklı 121/1. maddesi uyarınca; dava dilekçesinde gösterilen ve davacının elinde bulunan belgelerin asıllarıyla birlikte harç ve vergiye tabi olmaksızın davalı sayısından bir fazla düzenlenmiş örneklerinin veya sadece örneklerinin dilekçeye eklenerek, mahkemeye verilmesi ve başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayıcı açıklamanın dilekçede yer alması zorunludur. Aynı yöndeki zorunluluk “cevap dilekçesi” bakımından da aranmakta olup, davalı yanın savunmasının dayandığı vakıaların ve bu vakıaların dayandığı delillerin gösterilmesi zorunluluğuna ilişkin düzenlemeler HMK’nin “Cevap Dilekçesinin İçeriği” başlıklı 129. maddenin 1. fıkrasının (d) ve (e) bentlerinde yer almaktadır. (... ).
23. Görüldüğü gibi HMK’nin 121/1. maddesi uyarınca davacı dava dilekçesinde gösterdiği ve elinde bulunan delilleri dava dilekçesi ekinde sunması, başka yerden gelecek belge ve dosyalar için ise getirilmesini sağlayacak açıklamanın yine dava dilekçesi ile birlikte gösterilmesinin zorunlu olduğu düzenlenmiştir.
22. Buna göre davacı yan dava dilekçesinde az yukarıda yer verilen TTK m. 82/7 ve Elektronik Genel Defter Tebliği hükümleri gereğince e defterin zayi koşulu olarak dayandığı mücbir haller ile hırsızlık gibi tacirin iradesi dışında gerçekleşen vakıaların neler olduğunu ve bu vakıanın ispatına yönelik dayandığı delillerini göstermesi gerekmektedir. Ancak dava dilekçesinde davacının zayi nedeni olarak dayandığı "vakıa" ele alındığında, yalnızca e-defterin Nisan/2023 döneminin silindiğinden sözetmiş, bunun dışında bu silinmenin nasıl gerçekleştiği özellikle mücbir hal ya da iradesi dışında gerçekleşen her hangi bir vakıa ileri sürmemiş, buna yönelik her hangi bir delil de göstermemiştir.
20. Bilgi işlem sistemlerinde muhafaza edilen elektronik defter ve beratların silinmesi, zarar görmesi, virüs bulaşması, siber saldırı v.b. nedenlerle ulaşılamaz hale gelmelerini önlemek için mükelleflerin, e-defter ve beratlarının muhafaza ve ibrazı konusunda ve ayrıca kullandıkları bilgi işlem sisteminin sağlıklı biçimde çalışabilmesi ile ilgili yeterli teknik ve güvenlik önlemlerini almaları, bu kapsamda bilgi işlem sistemlerinde yaşanabilecek sorunlar nedeniyle elektronik defter ve beratlarını farklı ortamlarda yedeklemeleri basiretli bir iş adamından beklenen bir davranış olup Elektronik Defter Genel Tebliği'ne de uygundur. Davacı şirketin mali kayıtlarını işleyen Mali Müşavirlik ofisindeki bilgisayarın arızalanması sebebiyle bu bilgisayarda kayıtlı olduğu iddia edilen Nisan/2023 dönemi kayıtlarının zayi olduğu ileri sürülmüş ise de, hem yukarıda belirtildiği gibi vakıa olarak mücbir sebep ya da tacirin iradesi dışında TTK m. 82/7 hükmünde belirtildiği gibi meydana gelen bir nedenle zayi olduğu iddia edilmemiş ve buna yönelik bir delil ortaya konulmamış hem de Elektronik Defter Genel Tebliği uyarınca ikincil örneklerin tutulduğu ve bunlara da ulaşılamadığı ispatlanamamıştır. Bu durum karşısında, kanunda tahdidi olarak sayılmamakla birlikte isteme konu ticari defterlerin yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sonucu yada bunlara benzer bir sebepten dolayı basiretli bir iş adamının göstereceği tüm dikkat ve özenin gösterilmesi halinde dahi önlenemeyen bir sebepten ötürü zıyaa uğradığının ispatlanamadığı nazara alınarak davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
VI-HÜKÜM
1-Davanın REDDİNE,
2-Masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
3-Davacı tarafça depo edilen gider avansından bakiye tutarların karar kesinleştiğinde ve talep halinde HMK m. 333 hükmü uyarınca ilgilisine İADESİNE,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken ve peşin alınan 269,85.-TL harcın karar harcı sayılmasına, başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı yapılan inceleme sonucunda HMK 345. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren ... Mahkemesine ya da buraya gönderilmek üzere istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile ... Bölge Adliye Mahkemesi istinaf yasa yolu açık olmak üzere █████/2023 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2023
Başkan ...
E-İmza
Üye ...
E-İmza
Üye ...
E-İmza
Katip ...
E-İmza
NOT
: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15 uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur"

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!