Anahtar kelimeler: Temyizlerin Temyizlerinin Ret Kişiyi Kılma Görüşü Teşebbüs Miktarları Suçlara Tür
1. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ
    :Ceza Dairesi
    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    SUÇLAR
    : Kasten öldürmeye teşebbüs, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, 6136 sayılı Kanun'a muhalefet, mala zarar verme
    HÜKÜMLER
    : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi kararı
    TEMYİZ EDENLER
    : Katılan Bakanlık vekili, sanık ... müdafii
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Ret, temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması
    İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet ile mala zarar verme suçlarından hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu suçlara yönelik temyizlerin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/2-a maddesi uyarınca hükümlerin temyizlerinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.
    İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    1.Küçükçekmece 6.Ağır Ceza Mahkemesinin 13.02.2023 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında katılan ...'a yönelik;
    a.Kasten öldürmeye teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 35/2 ve 53/1. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,
    b.Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109/2, 3-a ve 53/1. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir.
    2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 13.04.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan Bakanlık yararına vekalet ücretine hükmedilmesi suretiyle katılan Bakanlık vekili ile sanık ... müdafinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    1.Katılan Bakanlık vekilinin temyiz sebepleri özetle; üst hadden ceza tayin edilmesi gerektiğine, teşebbüsün derecesine, ilişkindir.
    2.Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri özetle; eksik incelemeye, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına, suç niteliğine, alt hadden ceza tayin edilmesi gerektiğine, teşebbüsün derecesine, cezadan takdire bağlı indirim yapılması gerektiğine, ilişkindir.
    III. GEREKÇE
    Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, hükme esas alınan raporların yeterli olduğu, eksik incelemenin bulunmadığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eylemlere uyan suçların vasfı ile yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre ceza yaptırımlarının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, meydana gelen tehlikenin ağırlığı dikkate alındığında teşebbüs nedeniyle belirlenen ceza miktarında isabetsizlik bulunmadığı, sanık hakkında takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında, yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmamasına karar verildiği anlaşılmakla, temyiz sebeplerinin incelenmesinde hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
    IV. KARAR
    A.Sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet ile mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyiz istemleri yönünden
    İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a muhalefet ile mala zarar verme suçlarından hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı ve bu suçlara yönelik temyizlerin niteliği dikkate alındığında, 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesi uyarınca katılan Bakanlık vekili ile sanık ... müdafinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
    B.Sanık hakkında kasten öldürmeye teşebbüs ile kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümler yönünden
    Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1.Ceza Dairesinin, 13.04.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararında katılan Bakanlık vekili ile sanık ... müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1.maddesi ile sınırlı olarak yapılan inceleme neticesinde hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1.maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
    Hükmolunan ceza miktarları ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,
    Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Küçükçekmece 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.01.2025 tarihinde karar verildi.
    KARŞI OY
    1.Müşteki ... ile sanık ...'ın Kanuni ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinde temizlik görevlisi olarak çalıştıkları bir süre arkadaşlık yaptıktan sonra ayrıldıkları, ancak sanığın bu durumu kabullenemediği,
    Müştekinin; █████/2022 tarihinde saat 17:30 sıralarında iş yerinden ayrılacağı sırada; hastanenin acil kapısında sanığın müştekinin yanına gelerek onunla konuşmak istediği, müştekinin konuşmak istememesi üzerine, sanığın silahı çıkartıp; müştekinin kolundan çekerek onu hastane bahçesinde bulunan banklara oturttuğu, müştekinin telefonunda bulunan KADES uygulamasından acil yardım butonuna bastığı, sanığın müştekiye " benimle evleneceksin, benim olacaksın, benimle evlenmezsen bu işin sonu kötü olur, çocuklarını öldürecektim, iki kere fırsat geçti elime ancak kıyamadım" şeklinde tehditlerde bulunduğu, müştekinin evlenmek istemediğini söylemesi üzerine sanığın müştekinin yüzüne bir kaç tokat attığı ve müştekinin elinde bulunan telefonu alarak yere vurmak suretiyle kırdığı,
    Olay yerinde bulunan insanların kendisine müdahale etmek istemeleri üzerine de "yaklaşmayın yoksa öldürürüm" diye bağırarak elinde bulunan silahı müştekinin başına dayalı vaziyette tuttuğu, bu sırada olay yerine gelen polislerin kendisine "dur polis yapma at silahını" diye yüksek sesle uyarıda bulunmalarına rağmen sanığın elinde bulunan ve müştekinin kafasına dayalı vaziyette olan silaha kurma işlemini yapıp mermi atışını sağlayacak pozisyona getirmeden tetiğe bastığı,
    Sanığın tabancayı manevra yaptırmadan silahın haznesine mermi olmadığı halde tetiğe basması sonrasında tabancanın ateş almadığını fark ettiği halde oradaki güvenlik görevlilerinin kendisine müdahale edemeyeceği bir zaman dilimi içerisinde tabancayı manevra yaptırma yönünde bir girişiminin olmadığı, görevlilerinin kendisine doğru geldikleri sırasında ellerini yukarı kaldırarak silahı ile beraber teslim olduğu, tabancasının şarjöründe 6 adet dolu mermi bulunduğu, dosyadaki bilirkişi raporundan da anlaşılacağı üzere olay sırasında silahta bulunan fişeklerin patlayabilmesi için silahı kurma işleminin (üst kızağın geri çekilerek şarjörde bulunan fişeğin atım yatağına alınması) yapılması gerektiği, sanığın kurma işlemini gerçekleştirmeden tetiğe basmış olduğunun anlaşıldığı, sanığın olayda silah yarım dolduruş vaziyetinde iken tetiğe basma eylemi gerçekleştirdiğinden suça konu pozisyonda silahta bulunan fişeğin patlamasının mümkün olmadığı,
    İşlenemez suçla ilgili subjektif (cürüm işleme kararı) objektif (suçun imkan ve ihtimal dahilinde olması) ve tehlike teorisi (orta yol) dikkate alındığında sanık her ne kadar mağdura yönelik seni öldüreceğim deyip kafasına tabancanın kabzası vurup BTM ile giderilecek şekilde yaralaması sonrasında öldürmeye elverişli asıl fiil olan tabancayı dolduruş yaptırdıktan sonra ateşleme eylemini gerçekleştirmediğinden mermi ile vurma şeklindeki asıl eylemin objektif olarak imkan ve ihtimal dahilinde olmadığı, gerçekleşen bu eylem sonrasında sanığın bu eyleminin öldürmeye teşebbüs suçunu değil suç yolunda alınan mesafe itibarı ile silahla tehdit suçunu oluşturduğu kanatindeyim.
    2.5237 sayılı TCK’nın “Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi” başlıklı 3. maddesinin birinci fıkrasındaki; “Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur.” biçimindeki hüküm ile de, işlenen fiil ile hükmolunan ceza ve güvenlik tedbirleri arasında “orantı” bulunması gerektiği vurgulanmıştır. Kanun koyucu, cezaların kişiselleştirilmesinin sağlanması bakımından hâkime, olayın özelliği ve işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı bir şekilde gerekçesini göstererek iki sınır arasında temel cezayı belirleme yetki ve görevi yüklemiştir. Buna göre; 01.06.2005 tarihinden sonra işlenmiş olan herhangi bir suç nedeniyle alt ve üst sınırlar arasında bir ceza belirlenmesi gerektiğinde, kural olarak göz önünde bulundurulması gereken ölçüt, 5237 sayılı TCK’nın 61. maddenin 1. fıkrasındaki düzenlemedir.
    Hâkimin temel cezayı belirlerken dayandığı gerekçenin, TCK’nın 61. maddesinin 1. fıkrasına uygun olarak suçun işleniş biçimi, işlenmesinde kullanılan araçlar, işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığı, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığı, failin güttüğü amaç ve saiki ile ilgili, dosyaya yansıyan bilgi ve belgelerin isabetle değerlendirildiğini gösterir biçimde kanuni ve yeterli olması gerekmektedir. Başka bir ifadeyle, basamaklı ceza öngören suçlarda, iki sınır arasında cezayı belirleme konusundaki takdir yetkisi her somut olayın özelliğine göre kanunun genel amacı ve felsefesi gözetilerek TCK’nın 61. maddesinde sıralanan ölçütlere göre kullanılmalıdır.
    Sanığın, katılanı silah zoruyla bahçeye çıkarmak, banka oturtup silah zoruyla orada tutmak suretiyle, bu sırada birkaç kez tokat atarak █████/2022 tarihli adli muayene raporu ve ATK’nin █████/2022 tarihli raporu ile belirlendiği üzere katılanın yaralanmasının neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama niteliğinde olmadığının belirlenmesi karşısında eyleminin kül halinde cebir kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçundan, TCK'nın 61/1. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araçlar, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın güttüğü amaç ve saik dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nın 109/2. maddesi gereğince takdiren ve teşdiden sanığın 5 yıl hapis cezası ile cezalandırmasına karar verilmiş ise de,
    TCK'nin 109/2. maddesinde 2 yıldan 7 yıla kadar hapis cezası öngörüldüğü, sanığın mağdura yönelik olarak gündüz vakti süresi tam olarak tespit edilememekle birlikte açık alanda bir çok şahsında bulunduğu bir ortamda yaklaşık 20 dakika kadar bir süre ile mağduru hürriyetinden yoksun bırakmasının 5 yıl hapis cezasını gerektirmediği, TCK'nın 61/1. maddesi uyarınca suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesinde kullanılan araç, suçun işlendiği zaman ve yer, suç konusunun önem ve değeri, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, sanığın güttüğü amaç ve saik dikkate alınarak teşdiden alt sınırın biraz üzerinde bir ceza tayini gerektirdiği görüşündeyim.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!