Anahtar kelimeler: Dördü İitemyiz Tanıktan Gelmemekle Sekiz Sözlerin Süreç Dinlenerek İsteklerinin Görüşü
4. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.
SUÇ
: Hakaret
HÜKÜM
: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozma
Yapılan ön incelemede; sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde yapıldığı, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Yerel Mahkemenin kararı ile sanık hakkında hakaret suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.
II.TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve müdafiinin temyiz istekleri; tanık .......nin beyanları çelişkili olduğundan sanık hakkında beraat hükmü kurulması gerektiğine, dosyada bildirilen sekiz tanıktan sadece dördü dinlenerek diğer tanıklar dinlenilmeyerek ve keşif talebi gerekçesiz reddedilerek savunma hakkının ihlal edildiğine, kabul anlamına gelmemekle birlikte suça konu sözlerin görev nedeniyle söylenmediğine, vesaire ilişkindir.
III. GEREKÇE
Anayasa Mahkemesi’nin 19.08.2020 tarihli iptal kararı sonrasında verilen hükümde Yerel Mahkemece duruşma açıldığı ve basit yargılama usulünün uygulanmadığı anlaşıldığından, Tebliğname'deki 5271 sayılı Kanun'un 251. maddesi uyarınca sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi zorunluluğu nedeniyle bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.
Ancak,
1.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleşmesinden sonra, denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlenmesi nedeniyle açıklanmasına karar verilecek yeni hükmün, Yargıtay incelemesine tabi olacak ve kesinleşmesi halinde infaza verilecek hüküm olacağı, bu nedenle kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre ulaşılan sonuçların, iddia, savunma, tanık anlatımları ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığın eyleminin ve yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun, hangi gerekçeyle hangi delillere üstünlük tanındığının açık olarak gerekçeye yansıtılması ve bu şekilde cezanın şahsileştirilmesi gerekirken, açıklanan ilkelere uyulmadan, gerekçesiz karar verilerek Anayasanın 141, 5271 sayılı Kanun'un 34., 223. ve 230. maddelerine aykırı davranılması,
2.Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından önce dosyaya vekaletnamesini sunan sanık müdafiine (Av............ ) usulüne uygun olarak duruşma gününü bildirir tebligat çıkartılıp duruşmadan haberdar edilmeden ve savunmasını sunma imkanı sağlanması gerektiği gözetilmeden, sanık müdafiinin yokluğunda yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
23.01.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!