Anahtar kelimeler: Görüşü İstemlerinin Edenlerin Öldürme Neticesinde Edilebilir Yetkilerinin Taleplerinin Sayisi Kasten

MAHKEMESİ
:Ceza DairesiSAYISI
: █████████ E., ███████ K.SUÇ
: Kasten öldürmeHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Bozmaİlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 286/1. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294/1. maddesi gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298/1. maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştirSanık müdafii ve katılanlar vekilinin duruşmalı inceleme taleplerinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanun’un 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇ1.Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.10.2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında maktule yönelik kasten öldürme suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 81/1, 29, 62/1 ve 53. maddeleri uyarınca 12 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.2.İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 12.01.2023 tarihli ve █████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme ilişkin katılanlar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİ1.Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri özetle; sanığın sabıkası bulunduğundan bahisle lehine takdiri indirim hükümlerinin uygulanmaması gerektiğine, sanık lehine haksız tahrik indiriminin uygulanmasının hatalı olduğuna, sanığın canavarca hisle kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerektiğinden bahisle suç vasfına, sanığın üst sınırdan cezalandırılması gerektiğine, gerekçeye, delillerin hatalı değerlendirildiğine ilişkindir.2.Sanık müdafiinin temyiz sebepleri özetle; meşru savunma veya meşru savunmada sınırın aşılması hükümlerinin yasal koşullarının oluştuğuna, eksik inceleme ve araştırmaya, delillerin hatalı değerlendirildiğine, haksız tahrikin derecesine, sanıkta varolan hastalıklar nedeniyle Adli Tıp Kurumu’ndan akıl sağlığına ilişkin rapor aldırılması gerektiğine ilişkindir.III. GEREKÇE1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan ve dosya kapsamına göre yeterli olduğu anlaşılan delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eksik inceleme ve araştırmanın bulunmadığı, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterildiği, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından öldürme kastı ile gerçekleştirildiğinin saptandığı, dosya içeriğinden varlığı anlaşılan, hükme esas alınan adli raporların yeterli olduğu, sanığın cezai ehliyetinin tam olduğunun tespit edildiği, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, yargılama sonucunda oluşan kanaat ve takdire göre bozma nedeni saklı kalmak kaydıyla ceza yaptırımının yasal bağlamda ve gerekçesi gösterilerek belirlendiği, canavarca hisle öldürmenin, sırf öldürmüş olmak için öldürme, ölenin acı çekmesinden zevk duymak için öldürme kastını içeren, ölümü meydana getirme bakımından zorunlu olmayan ve ölüme takaddüm eder vahşice hareketler olarak tanımlanması karşısında sanığın canavarca hisle öldürme amacıyla hareket ettiğini kabule yeterli her türlü kuşkudan uzak yeterli, kesin kanıt bulunmadığı, meşru savunma ve sınırın aşılması hükümlerinin yasal uygulanma koşullarının bulunmadığı, sanığın suç tarihinde sabıkasının bulunmadığı, takdiri indirimin Mahkemenin takdir yetkisi kapsamında yasal, yerinde ve yeterli gerekçelerle uygulanmasına karar verildiği anlaşıldığından sanık müdafii ve katılanlar vekilinin temyiz sebeplerinin incelenmesinde bozma nedeni dışında hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.2.Dosya içeriğine göre; sanık ... ile maktul ...'nun tır şoförü oldukları, olay günü Kapıkule sınır kapısına doğru sıralanan ve aralarında sanığın kullandığı tırın da olduğu yere doğru yaklaşan maktulun önce sanığa sellektör yaptığı, ardından aracından aşağıya inerek tırını geriye ya da ileriye doğru çekmesini isteyerek geçeceğini söylediği, aralarında tartışma çıktığı ve maktulün sanığa sinkaflı sözlerle hakaret etmesi ve kafa atıp eliyle vurması üzerine sanığın maktulü bıçakladığı, maktulün kesici ve delici alet yaralanmasına bağlı kalp ve akciğer hasarı neticesinde öldüğü anlaşılmakla; maktulden kaynaklanan ve sanığa yönelen haksız tahrik oluşturan söz ve davranışların ulaştığı boyut dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun'un 12 (azami indirim) ile 18 (asgari indirim) yıl arasında hapis cezası öngören 29. maddesinin uygulaması sırasında, asgari indirim düzeyine yakın bir cezaya hükmedilmesi gerekirken cezanın makul düzey olan 15 yıl olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.IV. KARARGerekçe bölümünde (2) numaralı paragrafta açıklanan nedenlerle katılanlar vekili ve sanık müdafinin temyiz sebepleri "haksız tahrikin derecesi" yönünden yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin, 12.01.2023 tarihli ve █████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Hükmolunan ceza miktarı ve tutuklulukta geçirilen süre dikkate alınarak sanık müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Edirne 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,13.01.2025 tarihinde karar verildi.