Anahtar kelimeler: Kyb Mercii Şüpheli Adalet Evrakı Görüşü İstinaden Başvuran Suçlar İstemi

SAYISI
: █████████ Değişik işŞÜPHELİ
: ...SUÇLAR
: Hakaret, tehditİNCELEME KONUSUKARAR
: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddi kararıKANUN YARARINABOZMA YOLUNABAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıŞüpheli ... hakkında tehdit ve hakaret suçlarından, kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik yapılan itiraz üzerine itiraz mercii tarafından itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.07.2024 tarihli ve 94660652-105-34-14329-2024-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.09.2024 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.09.2024 tarihli ve KYB-██████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla soruşturmanın genişletilmesine karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,Dosya kapsamında, müştekinin şikayetinde özetle, kendisinin kullandığı telefon hattına şüphelinin telefonundan hakaret ve tehdit mesajları atıldığından bahisle şikayetçi olması üzerine yapılan soruşturma sonucunda şüphelinin üzerine atılı suçları işlediğine dair kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil bulunmadığından bahisle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 09.01.2023 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de,Müştekinin telefon hattına "… ahlaksız, dinsiz, kitapsız, münafık adam" ,“ sen ne yalancı, ahlaksız, münafık, namussuz biriymişsin ya", “ … ahlaksız, iffetsiz namussuz adam…“, "senin gibi Ermeni gavuruna …. Allahsız, kitapsız, nursuz, namussuz, münafık, zalim, firavun seni…", “… bundan sonra kork benden… yakıcam yıkıcam heryeri… o bakanlığa gelicem, dağıtacam her yeri… kameralarla gelip yüzüne tükürecem…", “bak nasıl o bakanlığa gelip basıyorum, dağıtıyorum gör, rezil edicem seni Bakanlıkta…” şeklinde tehdit ve hakaret mesajları gönderdiği iddia edilen şüpheliye, müştekinin şikayet dilekçesine eklediği mesaj çıktılarında söz konusu olan mesajları kendisinin gönderip göndermediği sorulmadan, şüphelinin mesajları gönderdiğini inkar etmesi halinde müştekinin telefonunda söz konusu mesajların bulunup bulunmadığı incelenmeden ve şüpheliye mesaj gönderen hattın numarası tespit edilmeden sadece şüphelinin yazılı savunmasının alınması ile yetinilerek karar verildiği anlaşılmakla, belirtilen hususların temin edilerek sonucuna göre şüphelinin hukuki durumunun takdir ve tayin edilerek bir karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturmaya dayalı olarak verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itiraz üzerine soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇE5271 sayılı Kanun'un 160 ıncı maddesinin birinci fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar.", aynı maddenin ikinci fıkrasında "Cumhuriyet Savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.'' 170 inci maddesinin ikinci fıkrasında, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı bir iddianame düzenler. 172 nci maddesinin birinci fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir." hükümleri düzenlenmiştir.Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen Mahkeme, kamu davası açılması için yeterli şüpheyi uyandıracak deliller bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli şüpheyi uyandıracak deliller bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.5271 sayılı Kanun'un 170 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hakimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnad edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkûmiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdani kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir.Aynı maddenin üçüncü fıkrasında ise; “Kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın etkin soruşturma yapılmadan verildiğinin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmesi veya bu karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi üzerine, kararın kesinleşmesinden itibaren üç ay içinde talep edilmesi hâlinde yeniden soruşturma açılır.” denilmek suretiyle etkin soruşturma yapılması zorunluluğu vurgulanmıştır.Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; şüpheli hakkında soyut iddia dışında herhangi bir somut delil bulunmadığı gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, şikayetçinin sunmuş olduğu whatsapp görüşme kayıtlarındaki bir kısım mesajların muhatabın onur şeref ve saygınlığını rencide edici nitelikte olduğu, bir kısmının ise tehdit niteliğinde olduğu anlaşıldığından, şüphelinin ifadesi alınarak mesajları atıp atmadığının sorulması, hattın sahibinin tespit edilmesi, gerekli tüm soruşturma işlemleri yapılması için soruşturmanın genişletilmesine karar verilmesi gerekirken yapılan itirazın reddedilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.III. KARAR1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. İstanbul 8. Sulh Ceza Hâkimliğinin 14.11.2023 tarihli ve █████████ değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesi uyarınca, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,3. 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,10.02.2025 tarihinde karar verildi.