Anahtar kelimeler: Atıştırmalık Çerez Dünyanın İçecek Dünyadaki Dünya Milyar Usdnin Sektöründe Genelinde

T.C.

İSTANBUL
3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Marka Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması, Marka Hükümsüzlüğü
DAVA TARİHİ
: █████/2023
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka Hakkına Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti, Önlenmesi, Durdurulması, Marka Hükümsüzlüğü davasının yapılan açık yargılamasının sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilleri ....; ... ve ... şirketlerinin birleşmesiyle kurulduğunu, atıştırmalık çerez sektöründe dünyadaki en büyük satıcı unvanına sahip olmakla birlikte, içecek sektöründe de dünyanın en büyük iki şirketinden biri olduğunu, yıllık 68 milyar USD'nin üstünde satış rakamına sahip olan müvekkillerinin, ... Listesi'nde dünya genelinde en büyük şirketler arasında ... sırada gösterildiğini, müvekkilleri şirket ..., şirket bünyesinde bulunan şirketler ile 215'ten fazla ülkede faaliyet gösterdiğini, yıllık cirosu 68 milyar doları aşan ..., gıda, içecek ve tuzlu çerez sektöründe Türk tüketicisine 1962 yılından bu yana hizmet verdiğini, müvekkilleri şirketin ülkemizdeki faaliyetlerini ... internet sitesiyle gösterdiğini, alan adının ... adına kayıtlı olduğunu, ülkemizde çok sayıda markanın sahibi olan müvekkillerinin markaları arasında ..., ..., ... ve ... gibi sektörün en bilinen ve tüketilen markaları yer aldığını, tüm bu sayılan markaların Türk Patent ve Marka Kurumu (“TÜRKPATENT”) nezdinde TANINMIŞ MARKA OLARAK tescilli olduğunu, müvekkilleri şirkete ait ... markası 1948 yılında ortaya çıkmış bir marka olduğunu, ... markaları en eskisi 1997 yılından beri olmak üzere ülkemizde TÜRKPATENT nezdinde tescilli olduğunu, Müvekkillerine ait ... ve ... ŞEKİL markaları TÜRKPATENT nezdinde tanınmış marka olarak tescilli olduğunu, müvekkilleri şirket ... markalı ürünlerini ... isimli internet sitesinde tanıtmakta olduğunu, google arama motoruna “..” yazıldığında 18 milyondan fazla sonuç çıktığını, müvekkilleri şirkete ait “...” markası için açılan Instagram hesabının 482 binden fazla takipçisi olduğunu, Müvekkilleri şirket, davalı firma tarafından üretilerek piyasaya sunulan, müvekkillerine ait ... markasının yazım stili ve ticari takdim biçiminin kopyalanması suretiyle oluşturulmuş ... ibareli cips ürünlerinden haberdar olduğunu, müvekkilleri şirket aynı zamanda davalı yan tarafından ... numara ile tescilli “... (...)” ibareli marka tescilinin elde edildiğini ve bu marka tescilinde yer alan ... ibaresinin, müvekkillerine ait ... marka tescilleri ile görsel ve işitsel olarak çok benzer olduğunu tespit ettiklerini, davalı firma bu markayı tescil edildiği gibi kullanmadığını, davalının bahsi geçen ... ibareli kullanımları, ... 41. Noterliği tarafından... tarihinde ... yevmiye numaralı tutanak ile de tespit edilmiş olup e-tespit tutanağı ekte Sayın Mahkeme'ye sunulduğunu, internet tespitlerinin yanı sıra davalının...'da mukim adresi ziyaret edilerek, ... ibareli cips ürün üretimi, satışı ve ihracatı yapıldığının taraflarınca tespit edildiğini, bir adet numune ekte Sayın Mahkeme'ye sunulduğunu, Ekte sunulan cips paketinin arka kısmından açıkça görüleceği üzere ürünün üretici firmasının davalı firma olduğunu, Yapılan tespitler itibariyle, müvekkilleri şirket tarafından davalı firmaya 16 Şubat 2023 tarihinde ... 41. Noterliği aracılığıyla ihtarname gönderilerek; ... numara ile tescilli “...” markasının geri çekilmesini, “...” ibareli kullanımların durdurulmasını “...” ibareli stokta bulunan ürünlerin/ambalajlarının imha edilmesinin talep edildiğini, müvekkilleri şirket tarafından davalıya gönderilen ihtarnameye ve akabinde yapılan takiplere rağmen yazılı ve olumlu herhangi bir cevap alınamadığını, alınan sözlü ve olumsuz cevap İtibariyle, davalı firmanın müvekkilleri şirkete ait marka hakkını ihlal ve haksız rekabet yaratan eylemlerinin durdurulması için Sayın Mahkeme nezdinde işbu davanın açılmasının zorunlu hale geldiğini, bu nedenlerle müvekkillerine ait marka hakkını ihlal ve haksız rekabet teşkil eden “...” ibaresinin yer aldığı ürünlerin üretilip üretilmediğini, davalı işyerinde bu ürünlerden bulunup bulunmadığının tespitini; bulunuyor ise bahsi geçen ürünlerin dosyaya atanacak marka vekili bilirkişi marifetiyle tespitini, ürünlerin fotoğrafının çekilmesine ve birer ürün örneğinin satın alınarak Mahkeme dosyasına alınmasını, tespit taleplerinin kabul edilmesi halinde, bilirkişiler marifetiyle yapılacak inceleme neticesinde elde edilecek delillere göre davalının ihlal, tecavüz ve haksız rekabet oluşturan fiillerinin durdurulması için ihtiyati tedbir talebine ilişkin olarak; ihtiyati tedbir istemlerinin öncelikle ve ivedilikle incelenip sonuçlandırılarak, müvekkilleri şirketin önceki tarihli marka haklarını ihlal ve bu haklara tecavüz teşkil eden davalıya ait “...” ibareli tüm ürünlerin üretiminin, satışının ve dağıtımının her türlü tanıtım vasıtasında, materyallerinde, web-sitelerinde, sosyal medya hesaplarında, işyerinde kullanılmasının durdurulması için tedbir kararı verilmesine ve bu konuda verilecek ihtiyati tedbir kararının infazı için ilgili İcra Müdürlükleri'ne ve Gümrük Müdürlükleri'ne müzekkere yazılmasını, müvekkilleri şirketin önceki tarihli haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan, davalıya ait “...” ibareli ürünlere, ambalajlarına ve bu ürünün üretilmesinde kullanılan ürün ve kalıplara tedbiren el konulmasını, davalı şirket adına ... numara ile tescilli “...” markasının 3. Kişilere devrinin önlenmesi için teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve bu amaçla Türk Patent ve Marka Kurumu'na müzekkere yazılmasını, davalının, müvekkilleri şirketin önceki tarihli marka haklarını ihlal ve bu haklara karşı tecavüz ve haksız rekabet oluşturan fiillerinin tespiti, durdurulması ve önlenmesini, davalı şirket adına ...numara ile tescili “...” markasının hükümsüzlüğüne ve Türk Patent ve Marka Kurumu sicilinden terkinini, müvekkilleri şirketin önceki tarihli marka haklarına tecavüzün ve haksız rekabetin neticesi olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını; müvekkilleri şirkete ait hakları ihlal eden davalıya ait “...” ibareli ürünlere, reklam vasıtalarına, materyallere el koyularak muhafaza altına alınmasını, imhasını ve internet üzerindeki tüm kullanımların durdurulmasını talep ve beyan ettikleri anlaşılmıştır.
CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; karıştırılma ihtimaline ilişkin olarak yapılacak değerlendirme bir bütün olarak gerçekleştirilmesi gerektiğini, müvekkil yan markası ile davacı yan markası bir bütün olarak karşılaştırıldığında; markalar arasında iltibas ihtimaline varacak düzeyde ve ortalama tüketici nezdinde karıştırılma ihtimalini doğuracak şekilde bir benzerlik ve ayniyetin varlığı söz konusu olmadığını, davacı yanın iddia ettiği üzere müvekkil yan markası ile davacı yan markası arasında bir bütün olarak gerçekleştirilecek inceleme neticesinde markalar arası benzerlik ihtimalinin bulunmadığını, TPMK'da yer alan marka bilgilerine bakıldığında müvekkil tarafından tescil ettirilen markanın "..." şeklinde olduğu; davacı tarafın davaya mesnet markalarının ise "..., ..., .., ..., ..., ..., ..., ..." şeklinde olduğu görülecektir. Yukarıda belirtilen markalar incelendiğinde de markalar arasında bir benzerlik ihtimalinin bulunmadığını, davaya konu markaların adına ve şekline bakıldığında herhangi bir iltibasın mevcut olmadığını, her şeyden önce markaların şekillerinde yer alan yazı stillerine bakıldığında farklılığın mevcudiyetinin açık olduğunu, kısacası ne tarafların yazı karakterleri arasında ne de logoları arasında benzerlik bulunmadığını, tanınmış bir markanın diğer ülkelerde de koruma altına alınabilmesi için tanınmışlığın hem markanın tescilli olduğu ülkede hem de tescilsiz olarak korumadan yararlanacak ülkelerde gerçekleşmesi gerekeceğini, Paris Sözleşmesi kapsamında Türkiye'de tanınmamış bir markanın İngiltere'de ya da Almanya'da tanınıyor olması halinde tanınmış marka olarak kabul edilemeyeceğini, ancak Türkiye'de tanınmış bir marka olması gerekeceğini,davacı tarafından, müvekkile ait ... başvuru numaralı ve 09.05.2017 tescil tarihli "..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ve türk patent ve marka kurumu sicilinden terkini talep edilmişse de davacının bu talepleri hak düşürücü süreye uğradığını, bu nedenlerle cevap, beyan ve itirazlarının kabulü ile huzurdaki davanın öncelikle hak düşürücü süre, zamanaşımı, hukuki yarar noksanlığı ve yetki itirazlarımız dahilinde usulden reddini, markalar arasında anlamsal, işitsel ve görsel anlamda bir iltibas bulunmaması sebebiyle tüm ferileriyle birlikte esastan reddini, yargılama giderleri ve ücret-i vekaletin davacı tarafa tahmilini talep ettikleri anlaşılmıştır.
CEVABA CEVAP
:Davacı vekili cevaba cevap dilekçesinde özetle; davalı yan davaya cevap dilekçesinin “sonuç ve istem” kısmında yetki itirazı bulunduğunu belirtmekle kalmış, dilekçe içeriğinde yetki itirazının gerekçesinden bahsetmediğini, davalının yetki itirazının gerekçesi tam olarak anlaşılamasa da yetki itirazına cevapları aşağıda sunduklarını, zira sayın mahkeme huzurdaki davaya bakmakta yetkili olduğunu, davalı yan davaya cevap dilekçesinin “sonuç ve istem” kısmında yetki itirazı bulunduğunu belirtmekle kalmış, dilekçe içeriğinde yetki itirazının gerekçesinden bahsetmediğini, huzurdaki davayı açmada müvekkilin hukuki menfaati bulunduğunu ve dava smk da öngörülen süre içerisinde ikame edildiğini,davalı “...” ibareli markayı tescil ettirdiğini ancak kullanmadığını ve bu husus gerek ... 41. noterliği gerekse mahkeme tarafından atanan bılırkışilerce tespit edildiğini, davalının gerçekleştirmekte olduğu kullanımlar müvekkile ait önceki tarihli marka hakkına tecavüz teşkil ettiği gibi haksız rekabet yarattığını, bu nedenlerle müvekkil şirketin önceki tarihli marka haklarını ihlal ve bu haklara tecavüz teşkil eden davalıya ait “..." ibareli tüm ürünlerin üretiminin, satışının ve dağıtımının her türlü tanıtım vasıtasında, materyallerinde, web-sitelerinde, sosyal medya hesaplarında, işyerinde kullanılmasının durdurulması için tedbir kararı verilmesine ve bu konuda verilecek ihtiyati tedbir kararının infazı için ilgili İcra Müdürlükleri'ne ve Gümrük Müdürlükleri'ne müzekkere yazılmasına, müvekkil şirketin önceki tarihli haklarına tecavüz ve haksız rekabet oluşturan davalıya ait “..." ibareli ürünlere, ambalajlarına ve bu ürünün üretilmesinde kullanılan ürün ve kalıplara tedbiren el konulmasını ve neticede davamızın tüm taleplerimiz bakımından kabulüne karar verilmesini ve yargılama ücreti ile vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
GEREKÇE
: Dava; marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, önlenmesi, durdurulması, davalı şirket adına ... numara ile tescilli "..." markasının hükümsüzlüğü, davalıya ait “...” ibareli ürünlere, reklam vasıtalarına, materyallere el konulması, imhası istemlerine ilişkindir.
Davacı vekilinin ibraz ettiği █████/2025 tarihli dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan sulh anlaşması itibariyle, sulh anlaşmasının mahkemece tescil edilmesine ve davada HMK'nın 313. Maddesi gereğince sulh kapsamında karar verilmesine talep etmiştir.
Davalı vekilinin █████/2025 tarihli dilekçesinde özetle; sulh protokolü doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir.
HMK'nın 313. maddesi; ''(1) Sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. (2) Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. (3) Dava konusunun dışında kalan hususlar da sulhun kapsamına dâhil edilebilir. (4) Sulh, şarta bağlı olarak da yapılabilir.'' 315. maddesi ise '' (1) Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. '' şeklinde düzenlenmiş olup dosyada mübrez █████/2025 tarihli dilekçe ekinde sunulan █████/2025 tarihli 11 maddeden ibaret sulh sözleşmesi kapsamında davacı ve davalının sulh ile uyuşmazlığı sona erdirdikleri ve sulhe göre karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmış olup taraflarca imzalı sulh protokolünün düzenlendiği anlaşılmıştır. Bu hâli ile sulh kapsamında karar verilmesi talep edilmekle; HMK'nın 315. maddesi uyarınca taraflar arasında düzenlenen █████/2025 tarihli, 11 maddeden ve 5 sayfadan ibaret sulh sözleşmesinin tasdikine dâir aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
H Ü K Ü M
: Gerekçesi açıklandığı üzere;
1-HMK 'nın 315.maddesi uyarınca taraflar arasında düzenlenen █████/2025 tarihli 11 maddeden ibaret sulh sözleşmesinin tasdikine,
2-Taraflar vekalet ücreti talep etmediklerinden vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL ilam harcından peşin harcın mahsubu ile eksik 435,50 TL harcın davacıdan tahsiline,
4-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ödeyen tarafa iadesine,
Dâir; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2025
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!