Anahtar kelimeler: Konusutazminat Zamdan Email Farkının Tedariki Kapasitesi Fiyat Enerjisi İmzaladığını Satışına

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ3. HUKUK DAİRESİESAS NO
:████████KARAR NO
:████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A RİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
:█████/2024NUMARASI
:████████ E - ████████ KDAVANIN KONUSU
:TazminatKARAR TARİHİ
:█████/2025Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirket ile 30.11.2020 tarihinde, 01.01.2021 - 31.12.2021 tarihlerini kapsayan, elektrik enerjisi tedariki ve/veya elektrik enerjisi kapasitesi satışına İlişkin "Elektrik Enerjisi Satış Sözleşmesi" imzaladığını, Yapılan anlaşmada, davalı şirketin 01.01.2021 - 31.12.2021 tarihleri arasındaki dönem bakımından sabit bir fiyat belirlediğini, zamdan kaynaklı bir fiyat farkının uygulanmayacağının e-mail yoluyla müvekkil şirket yetkilisi tarafından kendilerine taahhüt edildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 14.2. maddesi gereği e-mail üzerinden yapılan bildirimlerin tarafları bağladığını.Davalı şirket yetkilisinin gönderdiği e-mail ile 01.01.2021 - 31.12.2021 tarihleri arasında zamdan kaynaklı farklı bir fiyat uygulanmayacağının garantisini verdiğini, buna karşın davalı şirketin sözleşme şartlarına aykırı olarak ve davacı açısından daha ağır şartlar içeren bir teklifi mail yoluyla davacı işletmeye 28.05.2021 tarihinde gönderdiğini, kendilerinin farklı bir tarife uygulanması teklifini kabul etmediklerini. Sözleşmenin 12.3 maddesinin Tüketiciyi koruma Kanununa göre haksız şart olduğunu, tarafların sözleşmede eşit şartlara sahip olmadığını,sözleşmenin müzakere edilmediğini, anılan madde hükümsüz olduğundan, feshin de hükümsüz olduğunu, 30.11.2020 tarihli sözleşmeye aykırılık nedeniyle davalı tarafından haklı ve/veya geçerli bir neden gösterilmeden sözleşme feshedildiğinden, 301.533,72-TL cezai şart bedeline Aktin haksız feshedildiği tarihten itibaren avans faizi işletilerek taraflarına ödenmesine, Haksız fesihten dolayı yeni tedarikçi firmanın kestiği fatura nedeniyle müvekkilinin uğramış oldukları 16.946,49TL'ye dava tarihinden itibaren avans faizi işletilerek taraflarına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yan dava dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşmenin tüketici işlemi niteliğinde olduğunu, kendilerinin müvekkil şirketten başka bir tüzel kişilikten sözleşme konusu hizmeti temin edemeyeceği nedeniyle sözleşme düzenlemelerinin müzakere etmeden kabul etmek zorunda kaldığını, sözleşme düzenlemelerinin taraflar arasındaki eşitliğe aykırı olduğunu iddia ederek feshe dayanak oluşturan sözleşme maddelerinin ve dolayısıyla fesih işleminin hukuka aykırı olduğunu iddia ettiğini, Serbest tüketici konumunda bulunan davacı yanın elektrik enerjisinin tedariki bakımından müvekkil şirket haricinde başka bir tedarik şirketinden hizmet temin edemeyeceği, bu nedenle sözleşmenin müvekkil şirket ile müzakere etmeden imzalandığı, dolayısıyla da taraflar arasındaki sözleşmede yer alan birtakım düzenlemelerin geçersizlik arz ettiği iddiasının gerçeği yansıtmadığını, davacı yan serbest tüketici konumunda bulunduğundan elektrik enerjisini kimden tedarik edeceğini serbestçe belirleyebilecek durumda olduğunu, Yine davacı yanın, serbestçe belirleyebileceği tedarik şirketi ile arasındaki sözleşmenin koşullarını da basiretli bir tacir olarak serbestçe müzakere edebilecek durumda olduğunu, Zira, serbest tüketicilerin tarafı olduğu bahis konusu anlaşmalar, tüketicilerin tarafı olduğu ve EPDK onayına tabi tip sözleşmelerden farklı ve bu sözleşmelerdeki koşullarının taraflarca serbestçe müzakere edilerek belirlendiğini. Dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşmede serbestçe müzakere edilmeyen düzenlemelerin bulunduğu, bunların genel işlem şartları niteliğinde olması dolayısıyla geçersiz olduğu yönündeki davacı iddiaları asılsız olduğunu, Tüm bu kapsamda, somut uyuşmazlık bakımından tacir sıfatıyla hareket eden davacının somut olayda taraflar arasında müzakere edilerek kabul edilen sözleşme düzenlemelerinin geçersizlik arz ettiğini ileri sürmesinin mümkün olmadığını ve kötü niyetli olduğunu, Zira davacı yan sözleşmenin akdedilmesinden sonra geçen yaklaşık 6 ay boyunca söz konusu sözleşme düzenlemelerine herhangi bir hukuka aykırılık da atfetmediğini, Müvekkil şirket tarafından dürüstlük kuralına aykırılık arz etmeyen, davacının da bilgisi dahilindeki bir sözleşme düzenlemesi çerçevesinde sözleşmenin feshedildiğinin bildirilmesi üzerine davacının hukuka aykırılık iddiasını ilk defa ileri sürdüğünü, Basiretli bir tacir gibi hareket etme yükümlülüğü altında bulunan davacının sözleşmenin uygulanmasının üzerinden 6 ay gibi uzun bir süre geçtikten sonra hukuka aykırılık iddiasında bulunmasının kötü niyetli olduğunu. Kaldı ki, dava konusu fesih süreci bakımından davalı şirketin, davacı tarafa her türlü iyi niyeti gösterdiğini, Bu kapsamda davalı şirket tarafından davacıya halihazırda kullandığı ürünün ticari değerlendirmeler çerçevesinde kaldırılması nedeniyle başka bir ürüne geçirilmesinin teklif edildiğini ve o tarihteki ticari koşullara göre müvekkil şirket tarafından davacıya avantajlı bir teklif sunulduğunu, Davacı yanın, müvekkil şirketin iyiniyetli yaklaşımına rağmen bu teklifi ısrarla değerlendirmediğini, Tüm bu kapsamda, davacının bahis konusu ettiği sözleşme maddeleri genel işlem koşulu niteliğinde olmamakla birlikte, bir şekilde bu nitelikte değerlendirilmeleri ihtimalinde dahi, sözleşmenin tüketicilerle imzalanan tip sözleşme niteliğinde bir sözleşme olmaması, yasal düzenlemeler çerçevesinde ikili anlaşmaların taraflar arasında müzakere edilerek imzalanan ticari anlaşmalar niteliğinde olması ve bahis konusu sözleşme maddesinin müvekkil şirkete sınırsız, ölçüsüz bir fesih imkanı vermemesi, feshi birtakım şartlara bağlaması ve dava konusu uyuşmazlık bakımından bu şartların da somut olarak gerçekleşmesi karşısında, davacının taleplerinin bu nedenlerle de reddi gerektiğini. Taraflar arasında imzalı sözleşmenin feshine dayanak teşkil eden 12.3. maddesinde, davalı şirketin haklı bir neden ileri sürmek zorunda olmaksızın ve tazminat ödemeksizin sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olduğu düzenlenmiştir. Davacı her ne kadar 12.6. maddesi uyarınca cezai şart isteminde bulunmaktaysa da feshe dayanak oluşturan madde davacının cezai şart ve tazminat isteminin istisnasını teşkil ettiğini, İlgili maddede açıkça davalı şirketin tazminat ödemeksizin sözleşmeyi feshedebileceği düzenlendiğinden; işbu sözleşmenin ticari sözleşme niteliğinde olduğu ve yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde geçerli, tarafları bağlayıcı nitelikte olduğu göz önünde bulundurularak davacının zararın tazmini ve cezai şartın ödenmesi yönündeki istemleri reddedilmesi gerektiğini,Taraflar arasındaki sözleşmenin 14.2. maddesi incelendiğinde, söz konusu maddenin, davalı şirketin e-mail yoluyla yapacağı bildirimler ile bağlı olduğu şeklinde yorumlanamayacağının görüleceğini. Zira bahis konusu maddede, davacının portal ismi verilen bir elektronik sistem üzerinden sunulan hizmetlerden yararlandırılacağı, bu portalda davacının işlem yapma yetkisi verdiği kişi tarafından ve/veya GSM numarası/e-posta üzerinden yaptığı tüm işlemlerin davacıyı bağlayacağını, GSM hattı/e-posta adresinde değişiklik yapılması halinde bu değişikliğin bildirilmesi gerektiğini, bildirim yapılıncaya kadar da önceki GSM hattı/e-posta adresi üzerinden yapılan işlemlerin davacı tarafından yapıldığının kabul edileceğinin düzenlendiğini, Davacı taraf, taraflar arasındaki sözleşmedeki edimler arasında dengesizlik bulunduğunu, sözleşmenin müzakere edilmeden imzalandığını iddia ettiğini. Davacı tarafın işbu iddiaları gabin ve irade sakatlığına yönelik iddialar olduğunu, Böyle bir durumda ise sözleşmenin geçersizlik yaptırımına tabi olacağının açık olduğunu, Zaten davacı da dava dilekçesi kapsamında sözleşmeye geçersizlik atfettiğini, Davacının işbu iddiaları herhangi bir şekilde gerçeği yansıtmamakta ise de bir an için bu iddiaların kabul edildiği ihtimalde, taraflar arasındaki sözleşmese! ilişkinin geçersizliğinin cezai şartın da geçersizliği sonucunu doğuracağının aşikar olduğunu, Zira, cezai şart düzenlemesinin geçerliliği asıl sözleşmenin geçerliliğine bağlı olduğunu, Cezai şart, asıl borca (sözleşmeye) bağlı; fer'i nitelikte borç yaratıldığını, Dolayısıyla asıl borcun (sözleşmenin) geçersizliği cezai şartın da geçersizliği sonucunu doğurduğunu, Bu çerçevede, bir şekilde davacının geçersizlik iddialarının kabulü ve bu çerçevede müvekkil şirket tarafından gerçekleştirilen feshin geçersizliğine hükmedilmesi halinde, cezai şartın da geçersiz kabul edilmesi ve davacının cezai şart isteminin reddine karar verilmesi gerektiğini, arz edilen nedenler ile re 'sen göz önünde bulundurulacak sebeplerle; esasa yönelik beyan ve itirazlarımız doğrultusunda davanın esastan reddine, neticeten ve her halükarda davanın tüm talepler yönünden reddine karar verilmesi talep etmiştir.İlk Derece Mahkemesi'nce " 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, 2-301.533,72 TL'nin dava tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, 3-14.052,48TL'nin dava tarihi olan █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar vermiştir.Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Dosya üzerinde yapılan incelemede; ilk derece mahkemesince, davalı tarafça verilen istinaf dilekçesi davacı tarafa tebliğe çıkmadan dosyanın istinaf incelemesi için Dairemize gönderilmiş olduğu anlaşıldığından, HMK 355, 352-1-ç ve 347 maddeleri uyarınca bu eksiklikler tamamlanıp, davalının istinaf dilekçesinin, davacıya tebliğinden sonra yasal iki haftalık cevap süresi beklenerek istinaf başvuru aşamaları tamamlandıktan sonra, istinaf incelemesi için dairemize gönderilmesini temin için, dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmesi gerekmiştir.K A R A R
:Yukarıda açıklanan nedenlerle;İlk derece mahkemesi davalının istinaf dilekçesinin, davacıya usule uygun tebliğ yapılarak, yasal 2 haftalık cevap süresi beklenerek, istinaf başvuru aşamaları tamamlandıktan sonra istinaf incelemesi için dairemize gönderilmesini temin için, dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesineDair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2025