Anahtar kelimeler: Uyulması Süreç Görüşü Hukukî İsteklerinin Taksirle İlamına Öldürme Kararıyla Neticesinde
12. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    SUÇ
    : Taksirle öldürme
    HÜKÜM
    : Mahkûmiyet
    TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
    : Düzeltilerek onama
    Dairemizce verilen bozma ilâmı üzerine mahkemece sanık hakkında kurulan hükmün; sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 1412 sayılı CMUK'un 317.maddesindeki temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:
    I. HUKUKÎ SÜREÇ
    Yerel Mahkemece sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 15.200,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin verilen kararın, sanık müdafii ve katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 15.11.2018 tarihli kararıyla bozulmasına karar verildiği, mahkemece bozma ilamına uyulması yönünde karar verilerek sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 24.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, Dairemizin 17.04.2024 tarihli tevdii kararı sonrasında, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istemleri hakkında hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
    II. TEMYİZ SEBEPLERİ
    A. Sanık müdafinin temyiz isteği; yol, idare ve karşı tarafın kusurunun dikkate alınmadığına, eksik ve yetersiz inceleme ile karar verildiğine, kusur tespitine, kararın usul ve esasa aykırı olduğuna ilişkindir.
    B. Katılan vekilinin temyiz isteği; olayın oluş şekli ve ifadeler, kusur durumun gösteren rapolar nazara alındığında sanık hakkında TCK 22/3 maddesi gereğine bilinçli taksir hükümleri uygulanarak artırılması gerekirken bu hususun gözardı edilmesinin hukuka aykırı olduğuna, sanık lehine indirim uygulanmaması gerektiğine bu nedenle hükümde çelişkiye düşüldüğüne, sanık aleyhine hükmedilen ceza caydırıcı olmaktan uzak olduğuna ve kararın bozulması gerektiğine, kararın esas ve usul açısından hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
    III. OLAY VE OLGULAR
    Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay günü saat 17:30 sıralarda sanığın sevk ve idaresindeki otomobil ile Hekimhan yönünden gelip, Sivas yönünde meskun mahal dışında, gündüz vakti, iki yönlü asfalt kaplama yolda seyri sırasında, olay mahalline geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybedip karşı şeride geçerek bu yönden gelmekte olan katılan ...’nın sevk ve idaresindeki otomobil ile çarpışması sonucu katılan sürücünün aracında bulunan yolculardan ...'nın öldüğü, ... ve ...'in yaralandığı, mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesinin 03.04.2015 tarihli raporuna göre, sanığın kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu kabul edilerek taksirle öldürme suçundan mahkûmiyetine ilişkin verilen kararın, sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 25.01.2021 tarihli ilâmıyla;
    "...Dosya içeriğine göre, olay günü saat 17:30 sıralarda sanık ...’in sevk ve idaresindeki otomobil ile Hekimhan yönünden gelip, Sivas yönünde seyri sırasındaolay mahalline geldiğinde direksiyon hakimiyetini kaybedip aracını karşı şeride geçirerek bu yönden gelmekte olan katılan ...’ nın sevk ve idaresindeki otomobille çarpışması sonucu yolculardan ...'nın öldüğü, katılanın aracında yolcu olarak bulunan, ... ve ...'in yaralandığı, olayda, taksirli suçlar açısından temel cezanın belirlenmesinde TCK'nın 61/1. ve 22/4. madde ve fıkralarında yer alan ölçütlerden olan failin kusuru, meydana gelen zararın ağırlığı, suçun işleniş biçimi ile suçun işlendiği yer ve zaman nazara alınmak suretiyle aynı Kanunun 3/1. maddesi uyarınca işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde maddede öngörülen alt ve üst sınırlar arasında hakkaniyete uygun bir cezaya hükmolunması gerekirken, seyrettiği yol bölümünde karşıdan gelen araçlara dikkat etmeden şerit ihlali ile asli kusurlu olarak meydana getirdiği kaza sonucu bir kişinin öldüğü ve iki kişinin yaralanmasına neden olan sanık hakkında, adalet ve hakkaniyet kuralları uyarınca cezada orantılılık ilkesi gözetilerek tayin edilen temel cezadan daha fazla uzaklaşmak suretiyle ceza tayini gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurularak sanık hakkında eksik cezaya hükmolunması..." gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmesine üzerine Mahkemece, uyma kararı verilerek sanık hakkında taksirle öldürme suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 85/2, 62/1, 50/4-1.a, 52/2-4. maddeleri uyarınca 24.300,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
    IV. GEREKÇE ve KARAR
    Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii ile katılan vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
    Sanık hakkında tayin edilen 3 yıl 4 ay hapis cezasının gün para cezasına çevrilmesi sırasında, uygulanan Kanun maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. maddesine ve adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının gösterilmemesi suretiyle TCK'nın 52/3. maddesine aykırı hareket edilmesi,
    Hukuka aykırı olup, açıklanan nedenle, Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinin kararına yönelik sanık müdafii ile katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasının (1) numaralı bendin dördüncü paragrafında yer alan, "TCK'nun 50/1-a" ibaresinden sonra gelmek üzere, "ve TCK'nın 52/3. maddesi gereğince adli para cezasının belirlenmesine esas tam gün sayısının 1215 gün olarak belirlenmesine" ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
    Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
    19.02.2025 tarihinde karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!