Anahtar kelimeler: İrmak Tavşanlı Yenilenmesi Taksirle Görüşü Öldürme Hükmüne Neticesinde Cmukun Sayisi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Taksirle öldürmeHÜKÜM
: Sanık ... (Irmak) hakkında; BeraatSanık ... hakkında; yargılamanın yenilenmesi talebinin reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaTavşanlı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 24.06.2020 tarihli ve ████████ E. ████████ Karar sayılı kararlarının, sanık ... müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde;Taksirle öldürme suçundan sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin olarakyapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair kararın, itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu,temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.Taksirle öldürme suçundan sanık ... hakkında verilen beraat hükmüne ilişkin katılanlarvekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; 1412 sayılı CMUK'un 317. maddesindeki temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:I. HUKUKÎ SÜREÇYerel Mahkemece sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan açılan davada, atılı suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması gerekçesi ile 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesine göre beraat kararı, taksirle öldürme suçundan sanık ... hakkında verilen kesinleşmiş mahkumiyet hükmüne ilişkin olarak yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca onama kararı verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİA. Katılanlar vekilinin temyiz sebepleri; eksik incelemeye, sanığın kusurlu olduğuna ve beraat kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, maktulun alkollü olduğu gerekçesiyle hastanın anne ve babasına kanama açısından beklenmesi gerektiği söylendiği, maktulun ve hasta yakınlarının karnının ağrıdığını defalarca söylenmesine rağmen dikkate alınmadığına, sanığın gerekli tetkik ve kontrolleri ihmal etmek suretiyle kusurlu davrandığı, ve üzerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, bu şekilde TCK m. 85/1'deki suç kalıbıyla uyumlu eylemi işlediği, suçun maddi ve manevi unsurlarının oluştuğuna, raporlar ile sabit olduğu üzere sanığın, ihmali ile tıp kurallarına uygun davranmadığı ve kusurlu olduğundan bir can kaybolduğuna, sanık hakkında cezaya hükmolunması gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirme sonucu kamu adına açılan davada sanığın beraatine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.B. Sanık ... müdafinin temyiz sebepleri; kararın eksik inceleme sonucu alındığı, dolayısıyla usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.III. OLAY VE OLGULARYerel Mahkemece, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; olay tarihinde ölen ...'nın, arkasında ... isimli arkadaşının yolcu olarak bulunduğu halde 43 ... 765 plakalı motosiklet ile seyir halindeyken, yol üzerinde düğün konvoyuna rastladığı, düğün konvoyundaki araçları geçebilmek amacıyla diğer şeride geçerek sollamaya çıktığı ve ilerlediği, bu sırada düğün konvoyunda bulunan sanık ...'ın sevk ve idaresindeki 43 ... 563 plakalı aracı ile aniden geriye dönüş yapabilmek amacıyla yolun soluna yani diğer şeride doğru çıkış yaptığı, bu nedenle sol şeritten ilerlemekte olan ölenin kullandığı motosikletin sanığın aracının şoför kapısı tarafına çarpması sonucu ölümüne neden olduğu, sanık ... hakkında taksirle öldürme suçundan 18.200,00 TL adli para cezasına mahkûmiyetine karar verilmiş, hükmün sanık müdafii ile katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 12. Ceza Dairesinin 26.09.2014 tarihli onama ilâmı ile kesinleştiği, olay tarihinde yaralı olarak Doç.Dr. Mustafa Kalemli Devlet Hastanesi acil servisine kaldırılan ölen ...'nın aynı tarihte hastanede ölümü ile ilgili acil servis nöbetçi doktoru olarak görev yapan sanık ...'ın hastanın ölümünde sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ile ilgili başlatılan soruşturma esnasında T.C. Tavşanlı Kaymakamlığı'nın █████/2012 tarihli sanık hakkında soruşturma izni verilmemesine dair kararın; Eskişehir Bölge İdare Mahkemesinin ███████ karar sayılı ve █████/2012 tarihli kararı ile kaldırıldığı; ölenin hastaneye ilk geldiğinde bilincinin açık olduğu ve alkollü olduğu ve şahsın ilk etaptaki muayenesinde hastaya ilk müdahale eden acil serviste nöbetçi doktor sanık ...'ın muayene ettiği, baş bölgesinde derin kesinin bulunması nedeniyle acil nöbetçi servis doktorunun beyin cerrahi uzmanı, hakkında Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığınca aynı olaydan ek takipsizlik kararı verilen, ...'yı çağırdığı ve ayrıca hastanın çene bölgesinde bulunan ekimozlar nedeniyle kulak burun boğaz uzmanı, Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığınca aynı olaydan dolayı hakkında ek takipsizlik kararı verilen, doktor ...'ın çağırıldığı ve doktor ...'ın çene bölgesini inceledikten sonra acil müdahaleyi gerektirir herhangi bir durum olmadığını düşündüğünden oradan ayrıldığını, bu arada hastanın grafi için röntgen servisine gönderildiği ve ayrıca giderken hastanın karın ağrısından şikayetçi olduğu ve bu yönde beyanda bulunduğu, bunun üzerine acil servis doktoru tarafından yeniden bir karın muayenesi yapıldığı fakat şüpheli bir duruma rastlanmadığı, doktor ...'nın hastanın başındaki kesileri diktiği ve şahsın ardından röntgen filmi çekilmesi için gönderildiği ve olay tarihindeki saat 17:00 sıralarında gözlem odasına alınan hastanın yakınlarının şahsın kötüleştiğini bildirmesi üzerine diğer doktorlar ..., ...'ün kontrol için geldikleri ve şahsın ölümünden sonra yapılan kontrolde, Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığınca aynı olaydan ek takipsizlik kararı verilen, doktor ... tarafından şahsın karın bölgesinden kan alındığı ve karın bölgesinde sağ tarafında hafif bir şişliğin gözlemlendiği, bu şekilde hastanın iç kanama geçirdiğinin belirlendiği, sanık hakkında Adli Tıp 3. Üst Kurul tarafından hazırlanan 28.02.2019 tarihli raporda " Dr ...’ın uygulamalarının tıp kurallarına uygun olmadığı, ancak otopsi yapılmamış olduğundan bu eylemin ölüm olayında ne düzeyde etkisinin olduğunun bilinemediği " hususu belirtildiğinden, ölümün sanığın ihmalinden meydana gelip gelmediği noktasında şüphe oluştuğu, ayrıca olayın oluş şekli ile tüm dosya kapsamı bir bütün halinde değerlendirildiğinde isnat edilen eylemin sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması gerekçesi ile 5271 sayılı CMK'nın 223/2-e maddesine göre beraat kararı verilmiş, sanık ... müdafince sanık ... hakkında açılan davada yargılamanın yenilenmesi talebinde bulunulduğu, söz konusu talebin mahkemece kabul edilerek █████/2015 tarihli ek karar ile infazın durdurulmasına karar verildiği, yapılan yargılamada sanık ... müdafinin yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine ve infazın devamına karar verilmiştir.IV. GEREKÇE ve KARARA. Taksirle öldürme suçundan sanık ... hakkında verilen mahkumiyet hükmüne ilişkin yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair karara yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;5271 sayılı CMK'nın 319. maddenin birinci fıkrasına göre verilen “Yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine” ilişkin kararın aynı Kanunun 319. maddesinin üçüncü fıkrasına göre itiraz yoluna tabi olduğu, temyizinin mümkün olmadığı ve aynı Kanun’un 264. maddesinin birinci fıkrasında yer verilen; “Kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunun veya merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alınarak kanun yolu incelemesinin itiraz merciince yapılması gerektiği anlaşılmakla, dava dosyasının, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle İNCELENMEKSİZİN İADESİNE,B. Taksirle öldürme suçundan sanık ... hakkında verilen beraat hükmüne yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre; katılanlar vekilinin yukarıda ilgili bölümde ileri sürdüğü bu kapsamdaki ve yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;Olay tarihinde meydana gelen trafik kazasında yaralı olarak Doç.Dr. Mustafa Kalemli Devlet Hastanesi acil servisine kaldırılan ...'nın aynı tarihte hastanede ölümü ile ilgili olay tarihinde acil servis nöbetçi doktoru olarak görev yapan sanık ...'ın hastanın ölümünde sorumluluğunun bulunup bulunmadığı ile ilgili yapılan yargılamada; Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulunun 07.11.2012 tarihli raporunda; "...1-Kişinin 08.04.2012 tarihinde Trafik kazası nedeniyle hastaneye getirildiği, yapılan ilk kan tetkiklerinde Hgb:14.2, Htc:42.6 olduğu, 2.5 saat sonra yapılan kan tetkikinde Hgb:10.4, Htc: 30.9 bulunduğu, bu laboratuar değerlerindeki düşüşün kişinin kan kabı olduğunun delili olduğu, ölüm sonrası yapılan parasentezde batın içerisinden kan geldiği de dikkate alındığında kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı, otopsi yapılmadığı için odağı tespit edilemeyen batın içi kanama sonucu meydana gelmiş olduğu, 2-Tıbbi belgelerde kayıtlı veriler dikkate alındığında; kişinin 08.04.2012 tarihinde motorsiklet kazası nedeniyle yaralanması sonucu Tavşanlı Doç.Dr. Mustafa Kalemli Devlet Hastanesine saat 14.25 te getirildiği, yapılan muayenesinde, bilincinin açık, kooperasyonun bulanık olduğu saptandığı, gözlerinde hafif kayma mevut, pupiller izokorik, pupiler refleks +/+ olduğu, sol arka parietal bölgede yaklaşık 4 cm.lik kesi, sağ kaş üzerinde yaklaşık 4 cm.lik kesi ve çenede yaklaşık 1cm.lik kesi mevcut olduğu, hastanın alkollü olduğu, göğüste hafif hassasiyet saptandığı, hastanın ilk muayenesinde batında hassasiyet ve şişlik saptanmadığı, sağ ön kolda yaklaşık 10 cm.lik yüzeyel abrazyon mevcut olduğu,Beyin BT, Servikal BT, Servikal, TLH, LSV, PPAC istendiği, beyin cerrahisi uzamanı ile konsülte edildiği, Bilinç konfü, oryantasyon ve kooperasyonun olduğu, BBT, Servikal BT, LSV, DLV nin normal olduğu, KBB uzmanı tarafından muayenesinin yapıldığı,acil patoloji tespit edilmediği,izleminin uygun olduğu, hastada hemogram çalışıldığı, Hb:14.2, Htc:42.6 olarak geldiği, hasta direkt grafi çekimi için giderken 1 kez yediklerini çıkarır tarzda kusması olduğu, bir süre hasta resüsitasyon odasına gözlendiği, Beyin cerrahi uzmanı tarafından dikişlerinin atıldığı, hastanın kusmadan sonra tariflendiği hafif bir karın ağrısı olduğu, batında şişlik veya hassasiyet saptanmadığı, hastanın direkt grafileri çekildikten sonra değerlendirildiği, hasta gözlem ve tedavisi için müşahedeye alındığı, hasta müşahedeye alındıktan yaklaşık yarım saat sonra tansiyonu alınamaz olduğu,genel durumunun bozulduğu,Saat 17.05 de hasta kardiak arrest girince entübe edildiği ve CPR başlandığı, hastaya 15 adet Adrenalin uygulandığı, hastanın karnında şişlik oluştuğu gözlendiği, tekrar hemogram çalışıldığı,hastanın hemoglobinininde düşüş saptandığı, (Hgb:10.4), genel cerrahi konsültasyonu istendiği, genel cerrahi tarafından yapılan parasentezde batın içi kanama geliştiğinin tespit edildiği, hastanın tüm müdahalelere rağmen saat 18.00 da eks olduğu dikkate alındığında; Kişinin 2.5 saat süresi içerisinde nabız ve tansiyon takibi yapılmamasının eksiklik olduğu, ancak otopsi yapılmamış olduğundan, bu eksikliğin ölüm olayında ne düzeyde etkisinin olduğunun bilinemediği..." şeklinde görüş bildirildiği; Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun 29.05.2013 tarihli raporunda;"...Dosyaya ekli grafilerin kurulumuzca yapılan incelemesinde; 08.04.2012 tarihli BBT de sol parietooccipitalde sefal hematom dışında çekilen grafilerde patoloji tespit edilmediği, sonuç olarak;1-Kişinin 08.04.2012 tarihinde Trafik kazası nedeniyle hastaneye getirildiği, yapılan ilk kan tetkiklerinde Hgb:14.2, Htc:42.6 olduğu, 2.5 saat sonra yapılan kan tetkikinde Hgb:10.4, Htc: 30.9 bulunduğu, bu labaratuar değerlerindeki düşüşün kişide kan kabı olduğunun delili olduğu, ölüm sonrası yapılan parasentezde batın içerisinden kan geldiği de dikkate alındığında kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı, otopsi yapılmadığı için odağı tespit edilemeyen batın içi kanama sonucu meydana gelmiş olduğu, 2-Tıbbi belgelerde kayıtlı veriler dikkate alındığında; kişinin 08.04.2012 tarihinde motorsiklet kazası nedeniyle yaralanması sonucu Tavşanlı Doç.Dr. Mustafa Kalemli Devlet Hastanesine saat 14.25 te getirildiği, yapılan muayenesinde, bilincinin açık, kooperasyonun bulanık olduğunun saptandığı, gözlerinde hafif kayma mevcut, pupiller izokorik, pupiler refleks +/+ olduğu, sol arka parietal bölgede yaklaşık 4 cm.lik kesi, sağ kaş üzerinde yaklaşık 4 cm.lik kesi ve çenede yaklaşık 1cm.lik kesi mevcut olduğu, hastanın alkollü olduğu, göğüste hafif hassasiyet saptandığı, hastanın ilk muayenesinde batında hassasiyet ve şişlik saptanmadığı, sağ ön kolda yaklaşık 10 cm.lik yüzeyel abrazyon mevcut olduğu, Beyin BT, Servkal BT, Servikal, TLH, LSV, PPAC istendiği, beyin cerrahisi uzamanı ile konsülte edildiği, Bilinç konfü, oryantasyon ve kooperasyonun olduğu, BBT, Servikal BT, LSV, DLV nin normal olduğu, KBB uzmanı tarafından muayenesinin yapıldığı,acil patoloji tespit edilmediği,izleminin uygun olduğu, hastada hemogram çalışıldığı, Hb:14.2, Htc:42.6 olarak geldiği, hasta direkt grafi çekimi için giderken 1 kez yediklerini çıkarır tarzda kusması olduğu, bir süre hasta resüsitasyon odasında gözlendiği, Beyin cerrahi uzmanı tarafından dikişlerinin atıldığı, hastanın kusmadan sonra tariflendiği hafif bir karın ağrısı olduğu, batında şişlik veya hassasiyet saptanmadığı, hastanın direkt grafileri çekildikten sonra değerlendirildiği, hasta gözlem ve tedavisi için müşahedeye alındığı, hasta müşadeye alındıktan yaklaşık yarım saat sonra tansiyonu alınamaz olduğu,genel durumunun bozulduğu,Saat 17.05 de hasta kardiak arrest girince entübe edildiği ve CPR başlandığı, hastaya 15 adet Adrenalin uygulandığı, hastanın karnında şişlik oluştuğu gözlendiği, tekrar hemogram çalışıldığı,hastanın hemoglobinininde düşüş saptandığı, (Hgb:10.4), genel cerrahi konsültasyonu istendiği, genel cerrahi tarafından yapılan parasentezde batın içi kanama geliştiğinin tespit edildiği, hastanın tüm müdahalelere rağmen saat 18.00 da eks olduğu dikkate alındığında, Kişinin Doç.Dr.Mustafa Kalemli Devlet Hastanesinde acil serviste takiplerinin ve tedavilerinin Dr. ... tarafından yapıldığından 2.5 saat süre içersinde nabız ve tansiyon takibi yapılmamasından dolayı D. ...’ın kusurlu olduğu, ancak otopsi yapılmamış olduğundan, bu eksikliğin ölüm olayında ne düzeyde etkisinin olduğunun bilinemediği , kişiye konsültasyon yapan doktorlar KBB uzmanı ... ,Genel Cerrahi uzmanı ... ve beyin Cerrahi Uzmanı ... oldukları,hasta takibinden sorumlu olmadıkları konsültasyon istemi üzerine gerekli muayeneyi ve tetkikleri yaptıklarını cihetle kusurlu olmadıkları..." şeklinde görüş bildirildiği; Adli Tıp Kurumu 1. Adli Tıp İhtisas Kurulu’nun 19.03.2014 tarihli raporunda;"...08.4.2012 günü motosiklet kazası sonucu yaralandığı, Tavşanlı Doç.Dr. Mustafa Kalemli Devlet Hastanesine getirildiği, burada tedavisi devam ederken aynı gün öldüğü bildirilen Ümit oğlu 1994 doğumlu ... hakkında düzenlenmiş adli ve tıbbi belgelerde bulunan veriler birlikte değerlendirildiğinde:1-Kişinin 08.04.2012 tarihinde Trafik kazası nedeniyle hastaneye getirildiği, yapılan ilk kan tetkiklerinde Hgb:14.2, Htc:42.6 olduğu, 2.5 saat sonra yapılan kan tetkikinde Hgb:10.4, Htc: 30.9 bulunduğu, bu laboratuar değerlerindeki düşüşün kişide kan kabı olduğunun delili olduğu, ölüm sonrası yapılan parasentezde batın içerisinden kan geldiği de dikkate alındığında kişinin ölümünün genel beden travmasına bağlı, otopsi yapılmadığı için odağı tespit edilemeyen batın içi kanama sonucu meydana gelmiş olduğu, 2-Tıbbi belgelerde kayıtlı veriler dikkate alındığında; kişinin 08.04.2012 tarihinde motorsiklet kazası nedeniyle yaralanması sonucu Tavşanlı Doç.Dr. Mustafa Kalemli Devlet Hastanesine saat 14.25 te getirildiği, yapılan muayenesinde, bilincinin açık, kooperasyonun bulanık olduğunun saptandığı, gözlerinde hafif kayma mevcut, pupiller izokorik, pupiler refleks +/+ olduğu, sol arka parietal bölgede yaklaşık 4 cm.lik kesi, sağ kaş üzerinde yaklaşık 4 cm.lik kesi ve çenede yaklaşık 1cm.lik kesi mevcut olduğu, hastanın alkollü olduğu, göğüste hafif hassasiyet saptandığı, hastanın ilk muayenesinde batında hassasiyet ve şişlik saptanmadığı, sağ ön kolda yaklaşık 10 cm.lik yüzeyel abrazyon mevcut olduğu,Beyin BT, Servkal BT, Servikal, TLH, LSV, PPAC istendiği, beyin cerrahisi uzamanı ile konsülte edildiği, Bilinç konfü, oryantasyon ve kooperasyonun olduğu, BBT, Servikal BT, LSV, DLV nin normal olduğu, KBB uzmanı tarafından muayenesinin yapıldığı,acil patoloji tespit edilmediği,izleminin uygun olduğu, hastada hemogram çalışıldığı, Hb:14.2, Htc:42.6 olarak geldiği, hasta direkt grafi çekimi için giderken 1 kez yediklerini çıkarır tarzda kusması olduğu, bir süre hasta resüsitasyon odasında gözlendiği, Beyin cerrahi uzmanı tarafından dikişlerinin atıldığı, hastanın kusmadan sonra tariflendiği hafif bir karın ağrısı olduğu, batında şişlik veya hassasiyet saptanmadığı, hastanın direkt grafileri çekildikten sonra değerlendirildiği, hasta gözlem ve tedavisi için müşahedeye alındığı, hasta müşadeye alındıktan yaklaşık yarım saat sonra tansiyonu alınamaz olduğu,genel durumunun bozulduğu,Saat 17.05 de hasta kardiak arrest girince entübe edildiği ve CPR başlandığı, hastaya 15 adet Adrenalin uygulandığı, hastanın karnında şişlik oluştuğu gözlendiği, tekrar hemogram çalışıldığı,hastanın hemoglobinininde düşüş saptandığı, (Hgb:10.4), genel cerrahi konsültasyonu istendiği, genel cerrahi tarafından yapılan parasentezde batın içi kanama geliştiğinin tespit edildiği, hastanın tüm müdahalelere rağmen saat 18.00 da eks olduğu dikkate alındığında; kişinin Doç.Dr.Mustafa Kalemli Devlet Hastanesinde acil serviste takiplerinin ve tedavilerinin Dr. ... tarafından yapıldığından 2.5 saat süre içersinde nabız ve tansiyon takibi yapılmamasından dolayı D. ...’ın kusurlu olduğu, ancak otopsi yapılmamış olduğundan, bu eksikliğin ölüm olayında ne düzeyde etkisinin olduğunun bilinemediği, kişiye konsültasyon yapan doktorlar KBB uzmanı ...,Genel Cerrahi uzmanı ... ve beyin Cerrahi Uzmanı ... oldukları, hasta takibinden sorumlu olmadıkları konsültasyon istemi üzerine gerekli muayeneyi ve tetkikleri yaptıklarını cihetle kusurlu olmadıkları, 3-Adli dosyanın tetkikinde kişinin █████/2012 tarihinde yaralandığının kayıtlı olduğu, ölümüne neden olan batın içi kanamanın odağının tespiti açısından aradan geçen süre içerisinde iç organ ve damarların çürüme nedeniyle bütünlüklerini kaybetmiş olacaklarından fethi kabir suretiyle yapılacak otopsinin yararının olamayacağı..." şeklinde görüş bildirildiği; Yüksek Sağlık Şurası’nın 26-27.11.2015 tarihli kararında; dosyadaki bilgi, belge ve bulgular değerlendirildiğinde; ADTK ile getirilen alkollü hastanın aksi ispat edilinceye kadar multitravmalı hasta olarak kabul edilip kafa, göğüs ve karın boşluğu başta olmak üzere boyun, bel ve kalça gibi büyük kemiklere yönelik yardımcı tanı yöntemlerinin (USG, Direk grafiler yada BT gibi) yapılması gerektiği, hayati fonksiyonları gösteren tansiyon, nabız, solunum gibi parametreler ile kan değerlerinin belli aralıklarla ölçülüp kaydedilmesi ve ilgili uzmanlık alanlarına yönelik konsültasyonlar yapılması gerektiği, Dr. ...'nın multitravmalı hastaya yaklaşım algoritmasına göre, hastaya toraks grafisi, servikal lateral graft, pelvis grafisi ve karın ultrasonografisi yaptırmaması, hayati fonksiyonları gösteren bulguları sık aralıklarla ölçüp takip edip kayıt altına almadığından dolayı tıp kurallarına uygun davranmadığı ve kusurlu olduğu, müdahalede bulunan diğer hekimlerin kusurları bulunmadığı, Kişiye otopsi yapılmadığından dolayı kesin ölüm nedeni bilinemediği, bu sebeple adı geçenin eylemi ile ölüm arasında kesin illiyet bağının varlığına yönelik bir değerlendirme yapılamayacağı, ADTK ile gelen ve travma sonucu kaybedilen adli bir vakaya otopsi yapılmamasının da ciddi bir eksiklik olduğu..." şeklinde görüş bildirildiği; Adli Tıp Üçüncü Üst Kurulu tarafından hazırlanan 28.02.2019 tarihli raporunda; "...Kişinin Doç.Dr.Mustafa Kalemli Devlet Hastanesi’nde acil serviste takiplerinin ve tedavilerinin Dr. ... tarafından yapıldığı, ancak 2.5 saat süre içerisinde nabız ve tansiyon takibi yapılmamış olması ve gecikmeksizin genel cerrahi konsültasyonu istenmemesinden dolayı Dr ...’ın uygulamalarının tıp kurallarına uygun olmadığı, ancak otopsi yapılmamış olduğundan bu eylemin ölüm olayında ne düzeyde etkisinin olduğunun bilinemediği, kişiye konsültasyon yapan KBB uzmanı ..., Genel Cerrahi uzmanı ... ve Beyin Cerrahi uzmanı ...’nın hastanın takibinden sorumlu olmadıkları, konsültasyon istemi üzerine gerekli muayeneyi ve tetkikleri yaptıkları cihetle uygulamalarının tıp kurallarına uygun olduğu oybirliğiyle mütalaa olunur..." şeklinde görüş bildirildiği; buna göre ölen kişinin Doç. Dr. Mustafa Kalemli Devlet hastanesi'nde acil serviste takiplerinin ve tedavilerinin sanık ... tarafından yapıldığı, hastanınn tedavisi esnasında yapılan kan tetkikinden elde edilen sonuçlar doğrultusunda laboratuvar değerlerindeki düşüşün kişideki kan kaybı olduğunun belli olduğu, ölüm sonrası yapılan Parasentez'de batın içerisinden kan geldiği dikkate alındığında kişinin ölümünün genel benden travmasına bağlı batın için kanama sonucu meydana geldiği, ayrıca iki buçuk saatlik süre içerisinde nabız ve tansiyon takibi yapılmamasından dolayı sanık ...'ın kusurlu olduğu ve hastanın takibi esnasında yapılan işlemlerde ihmal gösterildiğinin anlaşılması karşısında, ölümün tedavi kusurundan kaynaklandığının kesin olarak saptanamadığı, tanı ve tedavi sürecinde eksiklik olmuş ise de, bahsedilen eksiklik olmamış olsaydı dahi yapılacak tedavinin hastayı kurtaracağının kesin olduğunu söylemenin mümkün olmadığı bu nedenle eylem ile ölüm arasında nedensellik bağının bulunduğundan bahsedilemeyeceği, sanık ...'ın tanı ve tedavi sürecindeki eksikliklerinin ise 5237 sayılı TCK’nın 257/2. maddesinde belirtilen görevi ihmal suçunu oluşturduğunun anlaşılması karşısında; anılan suçun 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e maddesi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabii olduğu, kesen nedenlerin varlığı halinde süre yeniden işlemekte ise de, zamanaşımını kesen en son işlemin, 05.03.2015 tarihli sorgu tarihi olduğu, bu süre TCK’nın 67/4. maddesi uyarınca en fazla yarı oranında uzayacağından, suç tarihi olan 08.04.2012 tarihinden itibaren TCK’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen zamanaşımı süresinin soruşturma izni sürecinde geçen durma süresi de eklendiğinde, sanık ... için incelemeden önce 18.05.2023 tarihinde gerçekleştiği, dosya içeriği itibariyle de, 5271 sayılı CMK'nın 223/9. maddesindeki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar da bulunmadığı anlaşıldığından, hükmün gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun'un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 5237 sayılı TCK'nın 66/1-e, 67/4 ve 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddeleri gereğince sanık ... hakkındaki kamu davasının Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,19.02.2025 tarihinde karar verildi.