Anahtar kelimeler: Konfeksiyon Mamul Hammadde Emtiaları Yarı Nakliye Muhtelif Ambalaj Makine Ara

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO
: ████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: 10.12.2024 tarihli ara karar.
NUMARASI
: ████████ E.
DAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali
Taraflar arasında görülen itirazın iptali dosyasında ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati haciz talebinin reddine dair verilen ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin, nakliye sigortalısı ... Sanayi ve Dış Ticaret'e ait, sigorta konusunu oluşturan muhtelif konfeksiyon, hammadde, mamul, yarı mamul emtiaları ile makine ve ambalaj malzemelerinin 01.01.2023 - 01.01.2024 tarihleri arasını kapsayacak şekilde davacı şirket tarafından ... poliçe numaralı yurtiçi taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, 19.06.2023 tarihinde davacı şirket sigortalısı tarafından nakliyesi için davalıya teslim edilen emtianın nakliyesi sırasında, İstanbul-Kocaeli otoyolunda seyir halinde iken... / ... plaka numaralı çekici/dorsede çıkan yangın sonucunda sigortalıya ait emtianın zarar gördüğünü, önemli ölçüde maddi zarar meydana geldiğini, hasara ilişkin olarak hazırlanan 11.12.2023 tarihli yurtiçi taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi hasarı ekspertiz raporu'nda, "Dorse üzerinde yüklü bulunan tüm emtianın yanmak ve yangın söndürme çalışmaları sırasında sıkılan su ve köpük etkisiyle hasarlandığı, ... Değerlendirilebilecek durumda olmayan hasarlı emtianın yangın mahallinde bırakıldığı (belediye çöp servisi tarafından bölgeden toplandığı) ve alıcılarına teslim edilemediği, ..." denildiğini, raporun ekspertiz bulguları başlığı altında, "... Tır dorsesi içinde bulunan ... firmasına ait tüm emtianın yanmak, kirlenmek (is, duman), ıslanmak (köpük / kimyasal karışımlı yangın söndürme suyu) suretiyle hasarlandığı, hiçbir emtianın kurtarılamadığı, "..." durumda olduğu..." tespitinin yapıldığını, ekspertiz raporunda, "Şoför beyanında yangının dorseden çıktığı ifade edilmekte olsa da dorse üzerinde yangın çıkmasına sebebiyet verecek bir düzenek olmadığı, taşınan emtianın yanıcı bir özelliğinin olmadığı dikkate alınarak yangının dorsedeki teknik bir arıza veya dorse lastiklerinden çıkmış olabileceği"nin tespit edildiğini, taşıyıcının sorumluluk limiti başlığı altında: "... Hasarlanan emtianın brüt ağırlığı 10.955,65 Kg'dır. Türk Ticaret Kanunu'nun ilgili hükümleri doğrultusunda, taşıyıcının sorumluluk limitini belirlemek üzere, aşağıdaki hesaplaması yapılmıştır. SDR Limiti: (10.955,65 kg x 8,33 SDR(kg) x 31,6653 TL/SDR = 2.889.793,15 TL Hesaplanan SDR limit tutarı, emtia bedelinden yüksek olduğundan hesaplamada emtia bedeli dikkate alınmıştır." tespiti bulunduğunu, hasara ilişkin olarak yurtiçi taşıyıcı sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında davacı şirket tarafından 16.02.2024 tarihinde 1.677.900,03 TL tutarında ödeme yapıldığını, ekspertiz raporu göz önünde bulundurulduğunda çıkan yangın sebebiyle davacı şirket sigortalısına ait emtiada meydana gelen hasarın davalının kusuru dolayısıyla meydana geldiğinin açık olduğunu, davacı şirket tarafından Yurtiçi Taşıyıcı Sorumluluk Sigorta Poliçesi kapsamında ödenen tazminat bedelinin araç sahibi davalıdan ve olay tarihi itibariyle çekici/dorsenin sevk ve idaresinde bulunan sürücü ...'den müştereken ve müteselsilen rücuen tahsili amacıyla ödenen tazminat tutarının tahsili için Gaziosmanpaşa İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile girişilen icra takibine davalı/borçlu tarafından haksız şekilde itiraz edildiğini, edilen itiraz üzerine icra takibinin durduğunu, Gaziosmanpaşa Arabuluculuk Bürosu'nun ... büro dosya, ... arabuluculuk numaralı dosyası kapsamında yürütülen arabuluculuk faaliyeti neticesinde taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını, taşıyıcının, eşyanın kendisine teslim edildiği andan, gönderilene teslim edildiği ana kadar geçen süre içinde meydana gelen ziyan ve hasardan sorumlu olduğunu, malın emniyetle taşınmasını sağlamak ve bu doğrultuda gerekli önlemleri almak görevinin her hâlükârda taşıyıcıya ait olduğunu, davaya konu hasara ilişkin hazırlanan ekspertiz raporunda "taşınan emtianın yanıcı bir özelliğinin olmadığı dikkate alınarak yangının dorsedeki teknik bir arıza veya dorse lastiklerinden çıkmış olabileceği''nin tespit edildiğini, taşıyıcının, emtiayı koruma (muhafaza ve özen) borcunu ihlal ettiğini, TTK'nın18.maddesi uyarınca basiretli bir taşıyıcının göstermesi gereken dikkat ve özeni göstermediğini, sigortalısına ödeme yapmış olan davacı sigorta şirketinin, sigortalısının taşımacıya karşı haiz olduğu hakları sigortalısından halefiyet ilkesi gereği yapmış olduğu ödeme ölçüsünde devralacağını, kazanın oluşumunda kusursuz olduğunu ispat edemeyen taşıyıcının tazminat ödemekten kurtulamayacağını ileri sürerek, itirazın iptali ile davalının mal varlıklarının elden çıkarılması söz konusu olabileceğinden davacı şirketin hak ve alacaklarının dava süresince güvence altına alınabilmesi ve dava sonunda infazının sağlanabilmesi için davalının mal varlıklarının üçüncü kişilere devrini engellemek amacıyla borcu karşılamaya yetecek tutara denk gelecek mal varlıklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI ÖZETİ İlk derece mahkemesi, ihtiyati haciz talebini değerlendirdiği 10.12.2024 tarihli ara kararında; " ... Somut olayda davacı taraf meydana gelen hasar sebebiyle sigortalısına ödemiş olduğu tazminatın rücuen tahsili talebi ile açılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, dava dilekçesi okunmuş, ekleri incelenmiş, davalının kusur durumu, borçtan sorumluluğu ve zarar miktarının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, yaklaşık ispat koşulunun henüz gerçekleşmediği anlaşılmakla ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar vermek gerekmiştir." karar vermiştir. Bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekillince istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz talep eden davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde; dava dilekçesini tekrarla, ekspertiz raporunda, "şoför beyanında yangının dorseden çıktığı ifade edilmekte olsa da dorse üzerinde yangın çıkmasına sebebiyet verecek bir düzenek olmadığı, taşınan emtianın yanıcı bir özelliğinin olmadığı dikkate alınarak yangının dorsedeki teknik bir arıza veya dorse lastiklerinden çıkmış olabileceği görüş ve kanaatine varılmıştır." denildiğini, ekspertiz raporu göz önünde bulundurulduğunda çıkan yangın sebebiyle müvekkil şirket sigortalısına ait emtiada meydana gelen hasarın davalının kusuru dolayısıyla meydana geldiğinin açık olduğunu, dolayısıyla, yaklaşık ispat koşulunun gerçekleştiğini, ihtiyati haciz talebinin reddinin hak kaybına yol açacağını, davalının mal varlıklarının elden çıkarılması söz konusu olabileceğinden müvekkili şirketin hak ve alacaklarının dava süresince güvence altına alınabilmesi ve dava sonunda infazının sağlanabilmesi için davalının mal varlıklarının üçüncü kişilere devrini engellemek amacıyla borcu karşılamaya yetecek tutara denk gelecek mal varlıklarına ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesi gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati haciz talebinin kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, sigortalısına ödeme yapan davacı sigortacının ödediği bedelin, kusurlu olduğunu iddia ettiği davalıdan rücuen tahsili için başlattığı ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine; istinaf, ihtiyati haciz isteminin reddi ara kararına ilişkindir. İlk derece mahkemesince, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiş; bu ara karara karşı, ihtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı, dava dışı sigortalısı ile imzalanan nakliyat sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına ait emtiaların davalı tarafından taşınması sırasında hasara uğradığını, alınan eksper raporu uyarınca emtiaya gelen hasar nedeniyle sigortalısına ödeme yaptığını, bu ödemenin davalıdan rücuen tahsili gerektiğini ileri sürerek, takip başlatmış, itiraz üzerine eldeki davayı açmış, ayrıca ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yaklaşık ispatın sağlanamadığı, alacağın varlığı ve muacceliyetinin yargılamayı gerektiği gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir. İhtiyati haciz, alacaklının bir para alacağının zamanında ödenmesini garanti altına almak için mahkeme kararıyla borçlunun mallarına önceden geçici olarak el konulmasıdır. İhtiyati hacze ilişkin yasal düzenleme İİK'nın 257 ila 268. maddesinde yer almaktadır. Bilindiği gibi ihtiyati haciz talep edebilme koşulları İİK'nın 257. maddesinde gösterilmiş olup maddede hem vadesi gelen hem de henüz vadesi gelmemiş para alacakları için ihtiyati haciz şartları düzenlenmiştir. Bunlar muaccel alacaklarda alacağın vadesinin gelmiş olması ve alacağın rehinle temin edilmemiş olmasıdır. Müeccel alacaklarda ise kural ihtiyati haciz istenemeyeceği ise de borçlunun belli bir adresinin olmaması veya borçlunun taahhütlerinden kurtulmak amacıyla mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçar ya da bu amaçla alacaklının haklarını ihlal eden hileli işlemlerde bulunursa vadesi gelmemiş alacaklarda da ihtiyati haciz kararı verilebilir. Sözü edilen maddede bunun dışında herhangi bir koşul öngörülmemiştir. İİK'nın 258. maddesi ''Alacaklı alacağı ve icabında haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat getirecek deliller göstermeye mecburdur.'' hükmünü içermekte olup ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için alacağın varlığı hakkında kanaat verilmesi yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat getirmesinden anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin bir şekilde ispat edilmesi olmayıp yaklaşık ispat ölçüsünde alacağın varlığını gösteren delillerin sunulması aranmaktadır. Somut olayda, ihtiyati haciz talep eden tarafça alacağın varlığına dair ve ihtiyati haciz kararı verilmesini sağlayacak kanaat verici delil sunulamadığı, mevcut delillerin yaklaşık ispata yeterli olmadığı, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Zira davacının iddia ettiği gibi emtiadaki hasarın davalı şirketin yaptığı taşıma sırasında ve davalının kusuruyla meydana geldiği hususunun tespiti için esaslı yargılama yapılması, bilirkişi raporu alınması gereklidir. Bu aşamada ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığı anlaşılmaktadır. Yargılamanın ilerleyen aşamalarında toplanacak delil durumuna göre talep edilmesi ve şartların oluşması halinde her zaman ihtiyati haciz kararı verilmesinin mümkün olduğu da nazara alındığında bu aşamada dosyaya ibraz edilen bilgi ve belgeler yaklaşık ispat için yeterli kabul edilecek nitelikte olmayıp ilk derece mahkemesince verilen ara kararda usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Buna göre davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Her ne kadar mahkemece, ''talebin yargılamayı gerektidiği '' şeklinde yasada yer almayan bir gerekçeyle talep reddedilmiş ise de karar sonucu itibariyle doğru olduğundan bu husus eleştirilmekle yetinilmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, İİK'nın 258/3 ve 353/1.b.1. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince ihtiyati haciz talebinin reddine ilişkin verilen 10.12.2024 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca, ihtiyati haciz talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, 2- İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye irat kaydına,3-İhtiyati haciz talep eden davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.1 ve İİK'nın 258/3 maddeleri uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 26.02.2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!