Anahtar kelimeler: Kirliliğine Süreç Olma Edenin Görüşü Lehe Yapı Oluşmadığına İii Keşif

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: İmar kirliliğine neden olmaHÜKÜM
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde, sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇBozma üzerine, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen incelemeye konu Yerel Mahkeme kararıyla sanık hakkında imar kirliliğine neden olma suçundan mahkumiyet kararı verilmiştir.II. TEMYİZ SEBEPLERİSanık müdafiinin temyiz isteğinin
: suçun unsurlarının oluşmadığına, lehe hükümlerin uygulanmadığına, kararın bozulması gerektiğine yönelik olduğu belirlenmiştir.III. GEREKÇESanık savunmaları, yapı tatil tutanağı, keşif, bilirkişi raporları, müzekkere cevapları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın atılı suçu işlediğine,suçu işledikten sonra yargılama sürecinde gösterdiği pişmanlık dolayısıyla tekrar suç işlemeyeceği konusunda kanaat oluşmadığı, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararında da belirttiği üzere suçun niteliği gereği sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığı nedenleriyle, hakkında 5237 sayılı Kanun'un 51. ile 5271 sayılı Kanun'un 231. maddelerinin uygulanmaması yönünde Mahkemenin takdir ve gerekçesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmıştır.Sanığa yükletilen imar kirliliğine neden olma eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin sanık tarafından işlendiğinin Kanun'a uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanun'da öngörülen suç tipine uyduğu,Yerel Mahkemece kurulan hükümde, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülen, ilk hükmün, yalnızca sanık tarafından temyiz edilip bozulmasından sonra, "cezayı aleyhe değiştirme" yasağı gözetilmeden sanık hakkında bozma sonrası kurulan hükümde, ''5237 sayılı Kanun'un 52/4. maddesi gereğince sanığa mehil verilmesine ve taksitlendirme yapılmasına yer olmadığına'' karar verilmesi suretiyle, 1412 sayılı Kanun'un 326. maddesinin son fıkrasına muhalefet edilmesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.IV. KARARGerekçe bölümünde açıklanan nedenle Yerel Mahkemenin kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun'un 322. maddesi gereği hüküm fıkrasındaki taksitlendirmeye ilişkin kısıma " adli para cezasının birer ay ara ile 24 eşit taksitle sanıktan tahsiline'' ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğname'ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,23.01.2025 tarihinde karar verildi.