Anahtar kelimeler: Keles Yokluklarında Gününün İstekli Davetiye Bittiği Geldi Salı Başlandı Gelmedi
1. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  ████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    İLK DERECE MAHKEMESİ
    : Keles Asliye Hukuk Mahkemesi
    SAYISI
    : ███████ E., ███████ K.
    Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.02.2025 Salı günü duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
    Belli edilen günde, temyiz edilen davalı ... vekili Avukat ... geldi, davetiye tebliğine rağmen temyiz eden davacı ... vekili ve diğer davalı ... gelmedi. Yokluklarında duruşmaya başlandı. Gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. Temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili; çekişmeli 231 ada 7 parsel sayılı taşınmazın müşterek kök muris ...’dan intikal ettiği iddiasıyla miras yoluyla gelen hakka dayalı olarak tapu iptali ve tescil isteğinde bulunmuştur.
    II.CEVAP
    Davalılar; kök muris ...’nın sağlığında davacının yakın mirasbırakanı olan babası ...’e yaptığı kazandırmalara karşılık denkleştirme amacıyla muristen gelen dava dışı taşınmazı davacıya devretmek suretiyle çekişmeli taşınmazı davalılara bıraktığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
    III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
    Mahkemece yapılan yargılama sonucu; muris ...’nın davacının mirasbırakanına sağlığında yaptığı yardımlar karşılığında denkleştirme amacıyla çekişmeli taşınmazı davalılara bağışladığı ve zilyetliği teslim ettiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    IV. İSTİNAF
    İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; çekişmeli taşınmazın öncesinde tarafların ortak mirasbırakanı ...'a ait olduğu yönünde taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı, yapılan keşifler, dinlenilen yerel bilirkişi ve tanık beyanları, getirtilen bilgi ve belgeler ile tapu kayıt örnekleri birlikte gözetildiğinde muris ...'un, oğlu olan davacının babası ...’un miras payına ilişkin olmak üzere sağlığında bir kısım kazandırmalarda bulunduğu gibi ölümü üzerine davacı taraf yararına da temlikte bulunduğu, öte yandan nizalı taşınmazı ise davalılara bağışlayıp zilyetliği de devrettiğinin belirlendiği gerekçesiyle başvurunun esastan reddine hükmedilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Sebepleri
    Davacı vekili; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, taşınmazın muris ... tarafından sağlığında davalılara bağışlandığı ve zilyetliğinin devredildiği şeklindeki tespitin hatalı olduğunu, davalı tanığı haricindeki hiçbir tanığın murisin bağış yaptığına ve zilyetliği devrettiğine ilişkin beyanı olmadığını, tüm tanıkların murisin zilyetliğinin vefatına kadar devam ettiğini, davalıların murisin ölümünden sonra taşınmazı kullanmaya başladıklarını anlattıklarını, muris ...'nın taşınmazdaki zilyetliğinin ölene kadar devam ettiğini bilen komşu tarla taşınmaz malikleri ve aile içi ilişkileri bilen tanıklar ile mahalli bilirkişilerin beyanlarına itibar edilmediğini, muris henüz sağken taşınmaz üzerine davalılar tarafından ev inşa edildiği, dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan yapıların muris ... hayatta iken (2001 yılında) yapıldığı ve kadastro tutanağının tutulduğu tarih ile murisin vefat ettiği tarih arasında yaklaşık 5 yıl bulunduğu, dolayısıyla taşınmaz üzerinde en az 20 yıl zilyet ve tasarrufta bulunulabilmesi için geriye kalan en az 15 yıllık zaman diliminin murisin hayatta olduğu döneme denk geldiği, gerekçenin ayrıca Yargıtay uygulamasına da aykırı olduğunu, davanın kadastro tespitinden önce hukuki sebebe bağlı olup kadastro tespitinden sonra oluşan fiili durumun hükme esas alınmasının kabul edilemeyeceğini, tüm mahalli bilirkişiler ve tanıkların murisin ölümüne kadar taşınmazı kendisinin kullandığı yönünde beyanda bulunduklarını, Mahkemece murisin oğlu ...'in çocuk sahibi olması için gereken tedavi masraflarına ve Bursa'da satın alınmak istenen eve maddi olarak destekte bulunduğu, bu evin ...'un vefat etmesi nedeniyle satın alınamadığı şeklindeki tespitinin hatalı olduğunu, davalı tarafın bu yöndeki iddiaları ispatlanamadığı halde sadece davalı yanın soyut iddiasına göre karar verildiğini, davacının babaannesi ...'ye ait Cuma mahallesi, ... mevkii 21 ada 33 parseldeki taşınmazın murise düşen hissesinin dava konusu taşınmaza karşılık verildiği iddia edilmiş ise de dinlenen tüm tanık beyanlarından anlaşılacağı üzere murisin bu konudaki iradesinin davalının iddia ettiğinin aksine olduğunun anlaşıldığını, terekede denkleştirme yapılmadığını, denkleştirmede karşılıksız kazandırmanın mirasbırakanın sağlığında ve mirasbırakanın terekesinden yapılması gerektiğini, davalı vekilinin iddia ettiği ...'den mirası olan taşınmazdaki muris ...'ya ait payın dava konusu taşınmaza karşılık bağışa konu olmasının yasal olarak imkansız olduğunu, murisin öldüğü zaman terekesinde bulunan taşınmazlar için mirasçılar arasında mal paylaşımı yapıldığına ilişkin davalı tarafın tek somut delil sunamadığını, tarafların ortak murisi olan ...'nın çocukları arasında kendisinden intikal edecek yerleri taksim ettiğine dair herhangi bir bilginin dosya kapsamında yer almadığını, ortak murislerin vefatıyla birlikte terekeye dahil tüm mallar üzerinde mirasçıların el birliğiyle mülkiyet haklarının söz konusu olduğunu, toplanan deliller ve dinlenen tanık beyanları ile davanın sübuta erdiğini beyan ederek kararın bozulmasını talep etmiştir.
    B. Değerlendirme ve Gerekçe
    1.Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
    2. Bursa ili, Keles ilçesi, ... Mahallesi çalışma alanında bulunan 231 ada 7 parsel sayılı taşınmaz irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak eşit paylarla davalılar ... ve ... adına tapuya tescil edilmiştir.
    3.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
    4.Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen sebepler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
    Aşağıda yazılı 435,50 TL bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına,
    03.10.2024 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca gelen temyiz edilen davalı vekili için 28.000,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınmasına,
    Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
    11.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!