Anahtar kelimeler: Adresli İsminde Gazetelerde Reklamlar Sürdürdüğünü Sözcüğüyle Yaratacak Unvan Tanıtımreklam İltibas

T.C.
İSTANBUL1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO
: ███████ EsasKARAR NO
: ███████DAVA
: Marka (Marka Hakkına Tecavüzden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2006KARAR TARİHİ
: █████/2025GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:İDDİA; Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının adına tescilli “...” ibareli markalarının bulunduğunu, davalının müvekkilinin unvan ve markasında yer alan “...” sözcüğüyle iltibas yaratacak “... ” ibaresini kullandığının tespit edildiğini, davalıya, davacının marka ve unvanına tecavüz teşkil eden ve haksız rekabet niteliğindeki eylemine son verilmesine ilişkin olarak ihtarname gönderildiyse de ihtarnameye cevap verilmediğini, davalının... adresli bir internet sitesinin de bulunduğunu, günlük gazetelerde “... ” isminde reklamlar yayınlattığı gibi tanıtım-reklam amaçlı haberlerde de davalının “... ” ibaresini kullanmaya devam ederek tecavüz eylemlerini sürdürdüğünü ileri sürerek, asıl davada davalının eylemleriyle davacı markasına tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve ref'ine, sonuçların giderilmesine, şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın tahsiline, verilecek kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş; ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 4.000.000,00 TL'ye yükseltilmiştir. Birleşen davada ise, asıl davada ileri sürdüğü tecavüze dayalı olarak 350.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.SAVUNMA;Davalı vekili, asıl ve birleşen davanın reddini istemiştir.DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE;Dava konusu asıl dava da; davacının tescilli ... ibareli markasına davalının iltibas oluşturduğu iddia olunan “... ” ibaresini kullanmak suretiyle davacı markasına tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve ref'i, sonuçların giderilmesi, şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın tahsili (ıslah dilekçesiyle maddi tazminat talebini 4.000.000,00 TL'ye yükseltilmiştir) verilecek kararın ilanı; birleşen 4. FSHHM'nin ...Esas sayılı dosyasında ise dava konusu, asıl davadaki tecavüze dayalı olarak 350.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan avans faiziyle tahsili taleplidir.Bozma öncesinde mahkememizce verilen karara ilişkin olarak Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından yapılan temyiz incelemesi neticesinde kararın onanmasına karar verilmiş ise de, karar düzeltme başvurusu sonucunda Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... Esas, ...Karar sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamına dayanak hususlar tek tek gösterilmiş olup, harici temyiz istemlerinin reddine karar verilmiş olması hasebiyle mahkememizce bozma ilamına dayanak yapılan hususlar yönünden inceleme yapılarak yargılamaya devam edilmiştir.Yukarıda bahsi geçen Yargıtay bozma ilamında;"1- Dosyadaki yazılara, Mahkemece dosyada mevcut deliller uyarınca karar verilmesine ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre göre davalı vekilinin Dairemizin 09.02.2022 tarih ve...E. – ...K. sayılı Onama ilamına yönelik aşağıdaki bent dışındaki sair karar düzeltme itirazlarının reddine karar verilmiştir.2- Davacı vekili, 30.03.2006 tarihli asıl dava dilekçesinde; davalının eylemleriyle davacı markasına tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve ref'ine, sonuçların giderilmesine, şimdilik 1.000.- TL maddi tazminatın tahsiline, verilecek kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiş; 12.10.2011 tarihli ıslah dilekçesinde ise maddi tazminat talebini 4.000.000,00 TL'ye yükseltilmiştir.Davacı vekili, 17.03.2010 tarihli Birleşen ... 3 FSHHM’nin ... E. sayılı dosyasına sunduğu dava dilekçesinde ise, asıl davada ileri sürdüğü tecavüze dayalı olarak 350.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.Mahkemece davanın kısmen kabulü ile marka hakkına tecavüzün tespiti, men ve ref’i ile, 500.000.- TL maddi ve 35.000.- TL manevi tazminat ilişkin 10.12.2013 tarihli karar Dairemizce önce sadece vekalet ücreti yönünden bozulmuş, akabinde karar düzeltme aşamasında ise davalının 10.02.2006 – 24.02.2006 (davalının ... saylıı marka tescil başvurusu yaptığı) tarihleri arasındaki 14 günlük kullanım süresinin marka hakkına tecavüz teşkil ettiğine, davanın 30.03.2006 tarihinde açıldığı, davalı adına tescil olunan markanın mahkemece kısmen hükümsüzlüğüne karar verildiği, karar sonrasında hükümsüz kılınan tescil kapsamı itibariyle davalı kullanımının davacının marka hakkına tecavüz teşkil edip etmediği cihetiyle inceleme yapılması gerektiği gerekçesiyle esastan bozulmuştur. Ayrıca bozma sebep ve şekline göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.Mahkemece bozma ilamına uyulmuş ve davalı markasının tecavüze konu 37. sınıftaki inşaat hizmetleri yönünden hükümsüzlüğüne karar verildiği, davacının mülga 556 sayılı KHK’nın 66/1-b maddesi uyarınca karşı tarafın elde ettiği kazanca göre yoksun kalınan kazanç talebinde bulunduğu, davacının davayı “belirsiz alacak davası” şeklinde açtığı, bu nedenle davalının zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, davacının dayandığı 37. sınıfta tescilli ██████████ sayılı markanın yargılama sırasında kullanılmama nedeniyle iptal edilmesinin, dava tarihinde bu markanın varlığı nedeniyle sonuca etkili olmadığı gerekçesiyle yeniden marka hakkına tecavüzün tespiti ile men ve ref’i ile, hakimin takdir yetkisi kapsamında BK 51. maddesi uyarınca 500.000.- TL maddi ve 30.000.- TL manevi tazminat ile 14.02.2006 tarihinden itibaren avans faizine hüküm olunmuştur.Asıl davanın açıldığı 30.03.2006 ve birleşen davanın açıldığı 17.03.2010 tarihi itibariyle geçerli olan usul kuralları 1086 sayılı mülga HUMK hükümleri olup, Mahkemece yargılamanın çok sonrasında 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nın 107. maddesinde yer alan belirsiz alacak davası hükümlerinin olaya uygulanması doğru olmamıştır. O halde Mahkemece, hem asıl davadaki ıslah talebi yönünden, hem de birleşen davada talep olunan manevi tazminat istemi yönünden davalı tarafın zamanaşımı def’ilerinin HUMK hükümlerine göre usulüne uygun ve süresinde ileri sürülüp sürülmediği denetlenerek zamanaşımı def’i konusunda öncelikle hüküm kurması gerekirken hatalı gerekçeyle davacının belirsiz alacak davası açtığı gerekçesiyle davalı tarafın zamanaşımı def’ilerinin reddi doğru olmadığı gibi, manevi tazminat istemlerinin HMK hükümleri doğrultusunda dahi belirsiz alacak davası olarak açılamayacaklarının gözden kaçırılması da doğru olmamış ve hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.3- Mahkemenin kabulüne göre de, mahkemece iptal davalarının ileriye etkili olduğu gerekçesiyle, dava tarihinde davacının 37. sınıfta tescilli markasının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, Dairemizin █████/2015 tarih ve...E. - ... K. sayılı ilamında da zikrolunduğu üzere, mehaz kanunlardaki düzenlemelerden hareketle, davacının haklı menfaatinin varlığı halinde “kullanmama nedeniyle iptal” sebebi dahil iptal davalarının geriye etkili olarak hüküm ifade edebileceği yönündeki içtihatı tartışılmaksızın hüküm tarihi itibariyle varlığı mevcut olmayan markaya istinaden marka hakkına tecavüz davasının kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.4- Yine Mahkemenin kabulüne göre de, Dairemizin karar düzeltme aşamasında vermiş olduğu 14.09.2017 tarih ve ... E. – ... sayılı uyulan bozma ilamı ile marka hakkına tecavüz eyleminin ihtarnamenin çekildiği 10.02.2006 tarihi ile davalının marka başvurusunda bulunduğu 24.02.2006 tarihi arasındaki 48 günlük süre için KHK’nın 66/1-b maddesi uyarınca davalının elde ettiği maddi kazanca göre yoksun kalınan tazminata karar verilmesi gerekirken, Mahkemece hangi kıstaslara göre ve hangi tarih aralığındaki eylemler için olduğu vuzuha kavuşturulmaksızın BK’nın 51.maddesi uyarınca spot bir tazminata karar verilmesi de doğru olmamış ve bu sebeplerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin Onama ilamının kaldırılarak, hükmün yukarıdaki sebeplerle mümeyyiz davalı yararına bozulması gerekmiştir.SONUÇ
: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle asıl ve birleşen davada davalı vekilinin sair karar düzeltme itirazlarının reddine, (2), (3) ve (4) no’lu bentlerde yer alan sebeplerle davalının karar düzeltme itirazlarının kabulü ile Dairemizin 09.02.2022 tarihli Onama ilamının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın asıl ve birleşen davada anılan sebeplerle davalı yararına BOZULMASINA" dair karar verilmiştir.Bozma ilamı açıkça incelendiğinde 2,3 ve 4 numaralı maddeler haricinde kalan hususların kesinleştiği, bozma ilamına dayanak hususların asıl ve birleşen davalar yönünden zaman aşımı definin değerlendirilmesi, kullanmama sebebine dayalı iptal davalarının geriye etkili olup olmayacağının somut olayda değerlendirilmesi ve ihtarnamenin çekildiği 10.02.2006 tarihi ile davalının marka başvurusunda bulunduğu 24.02.2006 tarihi arasındaki 48 günlük süre için KHK’nın 66/1-b maddesi uyarınca davalının elde ettiği maddi kazanca göre yoksun kalınan tazminata karar verilmesi sebeplerine ilişkin olup, mahkememizce bu hususlar yönünden gerekli inceleme ve araştırmalar yapılmıştır.Yargıtay bozma ilamında huzurdaki davanın davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan 1086 sayılı HUMK kapsamında ele alınması gerektiği ve bu minvalde, huzurdaki davanın da belirsiz alacak davası olarak değil, kısmi dava olarak açıldığı ve kısmi dava olarak nitelendirilmesi gerektiğini, bu çerçevede huzurdaki davaya ilişkin olarak hem asıl davaya yönelik ıslah talebinin hem de manevi tazminat davasına yönelik olarak; davalı yanca süresinde zamanaşımı definin ileri sürülüp sürülmediğinin denetlenmesi gerektiğini belirterek, kararın bozulmasına hükmetmiştir.Bilindiği üzere; marka hakkına tecavüz fiilleri devam etmekte ise, bu tecavüz ve haksız eylem devam ettiği sürece zamanaşımı süreleri işlemeyecek olup; tecavüzün ve haksız eylemin tespiti, durdurulması, giderilmesi talepleri tecavüz ve haksız eylem sürdükçe yapılabilecektir.Somut davada mahkememizin ilk gerekçeli kararının Yargıtay 11. H.D. ... E. ... K. Sayılı 01.10.2015 tarihli "Düzelterek Onanmasına" ilişkin ilamında: "...Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava konusu edilen fiiller cezayı müstelzim olup, eldeki tazminat davasına da ceza zamanaşımı süresinin uygulanacağının, zarara sebebiyet veren eylemlerin devamlılık arz ettiğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin tüm Temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir..." şeklinde hüküm kurulmuş, davalı yanca davacı şirket markasına yönelik tecavüz fiillerinin devamlılık arz ettiği, kararda açıkça vurgulanmıştır.Somut davaya ilişkin Yargıtay 11. H.D. ... E....K. Sayılı ilk "BOZMA" ilamı kapsamında, davalı yanın zamanaşımı da dahil olmak üzere tüm itirazları reddedilmiş olup, mahkememizce de 13.09.2018 tarihli celsede bozmaya uyma kararı verilmiştir. Söz konusu bozmaya uyma kararı çerçevesinde; davacı şirket lehine doğan "usuli müktesep hak" gereğince, bu aşamada davalının zamanaşımı define ilişkin savunmasının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.Konuya ilişkin olarak Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ... E. ...K. Sayılı 14.02.2018 tarihli ilamında; marka sahibinin marka hakkına tecavüz fiillerinin durdurulmasını talep edebileceği gibi bunun yanı sıra durdurma davası devam etmekte olan bir tecavüze son vermek için açılan eda davasında bu talebin ileri sürülebilmesi için tecavüzde bulunanın kusuru ve zararın varlığının aranmayacağı, marka tecavüzü devam ettiği sürece, tecavüzün önlenmesine yönelik talebin zamanaşımına uğramayacağı son derece açık ve net olarak belirtilmiştir.Ve yine mahkememizin evvelce verdiği her iki gerekçeli kararında da, bilirkişiler tarafından dava tarihinden sonraki dönem için de inceleme yapılarak hesaplama yapıldığı ve bu hesaplamanın 556 Sayılı KHK'nın 66-1-c maddesi kapsamında yapıldığı bildirildiğinden, dava tarihinden sonraki dönem için de davacının dava konusu markası ile iltibas teşkil eden eylemlerini ve netice olarak da tecavüz eylemini devam ettirdiği sabittir, hal böyleyken davalının Zamanaşımı define yönelik itirazı yerinde değildir.Hülasa yukarıda ayrıntılı olarak ele alındığı üzere gerek tecavüz eylemlerinin asıl dava tarihi, asıl davadaki ıslah tarihi ve birleşen dava tarihi itibari ile devam etmesi, gerek davacı lehine oluşan kazanılmış hak gerekse de Yargıtay 11. H.D. ... E. ...K. Sayılı 01.10.2015 tarihli "Düzelterek Onanmasına" ilişkin ilamında: "...Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dava konusu edilen fiiller cezayı müstelzim olup, eldeki tazminat davasına da ceza zamanaşımı süresinin uygulanacağının, zarara sebebiyet veren eylemlerin devamlılık arz ettiğinin anlaşılmasına göre, davalı vekilinin tüm Temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir..." şeklindeki kararı nazara alındığında davalı yanın zaman aşımı defi talebinin reddine karar verilmiştir.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin, ... E. ... K. Sayılı BOZMA ilamından da görüldüğü üzere, ortada davalının haksız eylemleri nedeniyle meydana gelen bir zarar mevcuttur ve bu konuya ilişkin araştırma yapılması gerektiği bozma ilamında da vurgulanmıştır.Davalının somut olayda iltibas bulunmadığına ilişkin savunmalarının ise dosyada mübrez deliller ve ... 3. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyasına ait kesinleşmiş kararı çerçevesinde yerinde olmadığı gibi iltibasın bulunduğu esasen Yargıtay bozma ilamında bozma sebebi olarak gösterilmemiş olup, bu husus artık ihtilaflı olmaktan çıkmıştır.Marka hukukundaki genel ilkeye göre bir markayı ihdas eden kimse o markanın gerçek sahibidir ve açıklayıcı etkiye sahip tescile karşı üstün ve öncelikli hak sahibidir. Esasen kesinleşen ... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 20.01.2009 tarih ... esas ve ... karar sayılı ilamının kesinleştiği anda artık bu ilamın sicile kaydı iyiniyetli 3. kişiler yönünden önem arz etmekte olup, davanın tarafları zaten karar içeriğini bildiklerinden kurumun geç yada hatalı belge vermesinden dolayı o sınıf üzerinde hak sahibi olduklarını iddia etmeleri MK 2. maddesine aykırıdır.Mahkememizin bozma ilamı öncesi gerekçesinde de vurgulandığı üzere Türk Patent ve marka kurumunca gönderilen 5.3.2019 tarihli yazı ekinde gönderilen marka tescil belgesinde davalının 37.sınıf için inşaat hizmetlerinin yer almadığı anlaşılmaktadır.Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ... E.... K. sayılı Bozma ilamında: "... Mahkemece iptal davalarının ileriye tekili olduğu gerekçesiyle, dava tarihinde davacının "37." sınıfta tescilli markasının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, Dairemizin 02.04.2015 tarih ve ...E.... K. sayılı ilamında da zikrolunduğu üzere, mehaz kanunlardaki düzenlemelerden hareketle davacının, haklı menfaatinin varlığı halinde "kullanmama nedeniyle iptal" sebebi dahil iptal davalarının geriye etkili olarak hüküm ifade edebileceği yönündeki içtihadı tartışılmaksızın hüküm tarihi itibarıyla varlığı mevcut olmayan markaya istinaden marka hakkına tecavüz davasının kabulüne karar verilmesi doğrul olmamıştır..." gerekçesi ile karar bozulmuştur."Kullanmama nedeniyle hükümsüzlük/iptal" konulu ... E.... K. 12.02.2015 tarihli ilamında açıkça, davacı şirketin TPMK'da tescilli ... tescil numaralı markasının TPMK 37. Sınıf hizmetlerinde kullanıldığı ve bu nedenlerle, hükmün 1. fıkrasında, davacı şirketin ██████████ no.lu markanın 37. sınıfta konut v.s. İnşaat hizmetlerinin yenilenmesi hizmetleri, inşaat kontrol hizmetleri, inşaat hakkında bilgilendirme hizmetlerine yönelik davacı ...AŞ firmasının taleplerinin reddine, bunlar dışındaki .... Sınıf hizmetler bakımından markanın hükümsüzlüğüne, ilana ilişkin talebin reddine karar verilmiş, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi sonucunda, davacı tarafından yapılan Temyiz başvurusu neticesinde, dava dosyası Yargıtay'da incelemede iken Anayasa Mahkemesi tarafından 556 Sayılı KHK'nın 14. Maddesi ile 42/1-c maddesinin iptal edilmiş olması akabinde de 6769 sayılı SMK'nın yürürlüğe girdiği 10.01.2017 tarihi öncesine uygulanması imkanı bulunmaması nedenleriyle, kullanmamaya dayalı hükümsüzlük/iptal davaları açısından yasal boşluk oluştuğundan davanın reddine karar verilmiş ve işbu mahkeme kararı bu şekliyle kesinleşmiştir.Davacı şirketin somut dava konusuna dayanak olan ...başvuru numaralı ve tescilli markasının "...". sınıf inşaat hizmetlerinde kullanıldığı mahkememizin vermiş olduğu kararı ile tespit olunmuştur. Ancak yasal durum nedeniyle kullanmama nedeniyle hükümsüzlük davası reddedilmiş ve kesinleşmiştir.Bu durumda davalı yanın kullanmama defi talebi yerinde olmayıp, kaldı ki Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ...Esas, ... Karar sayılı ilamında bozma gerekçesini 3 maddeye dayandırmış olup, bozma ilamında davalı yanın kullanmama definin mahkemece yeniden değerlendirilmesi yönünde karar bulunmayıp esasen bu konuda davacı lehine kazanılmış hakkın mevcut olduğu, davacının dayanak markasını kullanmadığı yönünde bozma kararı bulunmadığı, bozma ilamında mahkememizce değerlendirilmesi istenen husus kullanmama nedeniyle iptal kararının geriye uygulanıp uygulanmayacağına ilişkin olup anılı sebeplerle davalı yanın bu yöndeki itirazları da yerinde bulunmamıştır.Yargıtay bozma ilamında her ne kadar " Mahkemenin kabulüne göre de, mahkemece iptal davalarının ileriye etkili olduğu gerekçesiyle, dava tarihinde davacının 37. sınıfta tescilli markasının bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de, Dairemizin █████/2015 tarih ve ... E. - ... K. sayılı ilamında da zikrolunduğu üzere, mehaz kanunlardaki düzenlemelerden hareketle, davacının haklı menfaatinin varlığı halinde “kullanmama nedeniyle iptal” sebebi dahil iptal davalarının geriye etkili olarak hüküm ifade edebileceği yönündeki içtihatı tartışılmaksızın hüküm tarihi itibariyle varlığı mevcut olmayan markaya istinaden marka hakkına tecavüz davasının kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. " şeklinde karar verilmiş ise de,Mahkememizce bozma ilamı öncesi verilen karar gerekçesinde de ifade edildiği üzere, dava tarihinde davacının 37. sınıfta tescilli markasının bulunduğu ve yine dayanak markanın ... sınıftan konut vs. inşaat hizmetleri binaların yenilenmesi hizmetleri, inşaat kontrol hizmetleri, inşaat hakkında bilgilendirme hizmetlerine yönelik kullanıldığı hususunun mahkememizin ████████ esas sayılı dava dosyasında da açıkça tespit edildiği, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin ...Esas, ... Karar sayılı ilamında da davacının markasını kullanmadığı yönünde bir bozma da bulunmadığı, asıl ve birleşen davaların açıldığı tarihten sonra ikame edilen mahkememizin ████████ esas sayılı dava dosyasında dahi davacının bahsi geçen 37. sınıfta yukarıda bahsi geçen mal ve hizmet sınıfları yönünden markayı kullandığının açıkça tespit edildiği, ... esas sayılı davanın açıldığı tarih itibari ile de davaya konu markanın mevcut olduğu, işbu asıl ve birleşen dava dosyası yönünden davacının davayı açmasında hukuki yararın var olduğu, bu durumda gerek asıl ve birleşen dava tarihi gerek sonrasına ilişkin olarak davacı yanın markasını ihtilafa esas teşkil eden 37. Sınıftaki inşaat hizmetleri yönünden kullanım durumunun tespit edilmesi hasebiyle Yargıtay bozma ilamında belirtildiği gibi iptal kararının iptal davasına ilişkin dava tarihinden öncesine etki etmesinin mümkün olmadığı mahkememizce değerlendirilmiştir.Bu durumda davalı yanın kullanmama defi ile zaman aşımı defi taleplerinin yerinde olmadığı, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet eylemlerinin mahkememizin bozma ilamı öncesi verilen karar ile tartışıldığı ve değerlendirildiği, marka hakkına tecavüz, haksız rekabet eylemlerinin Bozma ilamına dayanak yapılmadığı, bozma ilamının zaman aşımı, kullanmama nedeniyle iptal kararlarının geriye etki edip etmeyeceğine ilişkin olup, yukarıda da bu yönü ile gerekli incelemelerin yapıldığı, bu durumda Yargıtay bozma ilamında 4. Madde kapsamında geçen tazminat hesabının yapılması gerekeceği, Yargıtay bozma ilamında her ne kadar 10.02.2006 tarihi ile davalının marka başvurusunda bulunduğu 24.02.2006 tarihi arasındaki 48 günlük süre için KHK’nın 66/1-b maddesi uyarınca davalının elde ettiği maddi kazanca göre yoksun kalınan tazminata karar verilmesi gerektiğinden bahsetmiş ise de, tarihler arasında 48 günlük sürenin değil 14 günlük süre bulunduğu, bozma ilamı sonrası yapılan usul ve yasaya uygun hesaplamalar neticesinde 48 güne ilişkin olarak belirlenen bedelin 14 gün olarak orantılama yapıldığında her halükarda davacının hak kazanacağı tazminatın 500.000,00 TL üzerinde olacağı ancak bozma ilamı öncesinde verilen 500.000,00 TL üzerinden verilen karar yönünden davacı yan temyiz yasa yoluna başvurmadığından davalı lehine oluşan kazanılmış hak durumu nazara alınarak 500.000,00 TL üzerinden karar verilmiştir.Hülasa, davalı yan kullanımının TPE nezdindeki marka başvurusu doğrultusunda olduğunu savunmuş ve dava tarihindin kısa bir süre önce daha sonra YİDK kararına konu olan ve ... 3. FSHHM'de iptal talebi değerlendirilen söz konusu 37. sınıf yönünden tescil talebi reddedilen ibarenin ... + şekilden oluştuğu, somut olayımızda ise davalının kullanımı ... ibaresinin yoğun şekliyle kullanıldığı, tecavüz iddiasına konu markasal kullanımın başvurudaki gibi bire bir olmadığı ve dolayısıyla davacının ... ibareli tescilli markası ile aynı sektörde yani davalı yanın inşaat hizmetlerini içeren ve aynı tüketici grubuna hizmet eden sektörde kullanması halinde işletmeler arasında bağlantı kurulması ihtimali sebebiyle iltibas oluşturacağı, dolayısıyla davalı yanın fiilinin davacı markasına tecavüz oluşturduğu gibi dava tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan TTK 57/5 maddesinde ifadesini bulan haksız rekabet fiilini de oluşturacağı anlaşılmakla, asıl dava yönünden taleplerin kısmen kabulü ile, markaya tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile men ve ref'ine, yukarıda açıklanan sebeplerle maddi tazminatın 500.000,00 TL üzerinden kabulüne,ıslah ile talep edilen fazla talebin reddine, keza, birleşen dosyadaki manevi tazminat talebi ile ilgili ise Manevi tazminat yönünden marka hakkına yapılan tecavüzün niteliği, davacının manevi ticari varlığında meydana gelen kayıp durumu, manevi tazminatın amaç ve içeriğine, hak, nesafet ve adalet ilkesinemarkanın kullanım şekline ve dosya kapsamı nazara alındığında takdiren 30.000 ,00TL manevi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminat bir sebepsiz zenginleşme aracı olamayacağından fazla istemin reddine, davalının tecavüzlü ve haksız rekabet teşkil eden kullanımı sebebiyle oluşan maddi durumun giderilmesine, hükmün ilanında davacının hukuki yararı gözetilerek karar kesinleştiğinde hüküm özetinin ilanına karar verilerek, yukarda açıklanan gerekçe kapsamına göre aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.HÜKÜMI-ASIL DAVA YÖNÜNDEN
:Asıl davanın kısmen kabulü ile, davacının tescilli ... ibaresini esas unsurlu olduğu markasına davalının yaptığı inşaatında yine ... ibaresini esas unsur olarak almak suretiyle “... ” ibaresini markasal kullanarak tecavüzde ve haksız rekabette bulunduğunun tespiti ile men ve ref'ine, davalı yanın ... şeklindeki kullanımından “...” ibaresinin çıkarılmasına, davalının bu ibare ile kullandığı tanıtım tabelası, reklam levhaları, faturalar ve benzeri diğer belgeler ile her türlü materyalinden ... ibaresinin silinmesine, silinemeyenlerin kaldırılarak toplatılmasına, 556 sayılı KHK 66-b maddesi gereğince 500.000,00 TL. maddi tazminatın, █████/2006 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine, karar kesinleştiğinde özetinin, masrafı davalıdan alınmak suretiyle ülke genelinde yayınlanan tirajı yüksek gazetelerden birinde bir kez ilanına,II- BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN
:(Birleşen İstanbul 4. FSHHM'nin ...esas sayılı dosyasında)Davanın kısmen kabulü ile, takdiren 30.000 TL. manevi tazminatın, █████/2006 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla talebin reddine,Kullanmama ve zamanaşımı def'ilerinin REDDİNE,ASIL DAVA YÖNÜNDEN HARÇ, YARGILAMA GİDERİ VE VEKALET ÜCRETİ1-Asıl Davanın kabulüne konu kısım üzerinden davalı taraftan alınması gereken 34.155,00 TL karar ve ilam harcının davacı tarafın yatırmış olduğu peşin ve ıslah harcı toplamından mahsubu ile 25.251,03 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacıya iadesine, davalı yandan alınması gerekip davacının yatırdığı peşin ve ıslah harcı toplamına mahsup edilen 34.155,00 TL'nin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,2-Kabul edilen maddi tazminat talebi yönünden, Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 79.000,00 TL vekalet ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3- Marka hakkına yapılan tecavüz ve haksız rekabete ilişkin tespit, men ve ref istemleri yönünden Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 40.000,00 TL vekalet ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Reddedilen maddi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesinin 13/3 maddesi gereğince davalı lehine hükmolunması gereken vekalet ücreti 79.000,00 TL olması gerekmekte ise de bozma öncesi maddi tazminatın redde konu kısmı yönünden davalı lehine 100.200,00 TL vekalet ücreti takdir edilmiş, davacı vekili tarafından karara ilişkin temyiz başvurusu yapılmadığından davalı lehine oluşan kazanılmış hak nazara alınarak 100.200,00 TL vekalet ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacıdan alınarak davalıya verilmesine,5-Davacı tarafın asıl dava yönünden; en son verilen bozma kararından önce yapılan 3.599,80 TL yargılama gideri ile en son verilen bozma kararı sonrası yapılan posta, tebligat ve bilirkişi ücretinden oluşan 4.170,00 TL olmak üzere toplam 7.769,80 yargılama giderinin kabul ve ret oranları nazara alınarak taktiren 4.856,12 TL'sinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı tarafın yapmış olduğu 350,00 TL yargılama giderinin kabul ve ret oranları nazara alınarak taktiren 131,25 TL'sinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, üzerinde bırakılmasına,7-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN HARÇ YARGILAMA GİDERİ VE VEKALET ÜCRETİ:1-Birleşen davada alınması gereken 2.049 TL ilam harcının peşin harçtan mahsubu ile 3.148,20 TL fazla harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacıya iadesine,2-Kabul edilen manevi tazminat talebi yönünden ,Avukatlık ücret tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine,3-Reddedilen manevi tazminat talebi yönünden Avukatlık ücret tarifesi 10/2 maddesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Birleşen davada davacı tarafın yargılama giderlerinden olan, 5.197 TL peşin harç, 17,15 TL başvuru harcı, 359,85 TL tebligat gideri olmak üzere toplam 5.227,40 TL yargılama giderinin taktiren 447,99 TL'sinin tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,5-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının hüküm kesinleştiğinde ve talebi halinde iadesine,Dair karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde YARGITAY NEZDİNDE TEMYİZ YASA YOLU açık olmak üzere karar verilip tefhim kılındı, hazır olanlara duruşma zaptından örnek verildi.█████/2025Katip ...¸e-imzalıdırHakim ...¸e-imzalıdır