Anahtar kelimeler: Smslere Alfanümerik Cli Arayan Hat Onüçüncü Telekomünikasyon İletişim Süreci Teknolojileri
Danıştay 13. Daire Başkanlığı         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

T.C.

D A N I Ş T A Y
ONÜÇÜNCÜ DAİRE
Esas No
:█████████
Karar No
:█████████
TEMYİZ EDEN (DAVACI)
: ... Telekomünikasyon A.Ş.
VEKİLİ
: Av. ...
KARŞI TARAF (DAVALI)
: ... Kurumu
VEKİLİ
: Av. ...
İSTEMİN KONUSU
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ
:
Dava konusu istem
: Davacı şirketin kullanıcılara göndermiş olduğu SMS'lere ilişkin alfanümerik başlıkları Arayan Hat Bilgisi (CLI) Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 7. maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olarak kullandığından bahisle Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin 6. maddesinin birinci fıkrası ve 44. maddesi ile ... tarih ve... sayılı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurulu (Kurul) kararı ile aynı yükümlülüğün ihlali nedeniyle idari yaptırım uygulandığı dikkate alınarak aynı Yönetmeliğin 43. maddesi çerçevesinde 2016 yılı net satış tutarının yüzde biri (%1) oranında idari para cezası verilmesine ilişkin...tarih ve... sayılı Kurul kararının 28. maddesi ile anılan karar uyarınca düzenlenen 34.288,87-TL tutarlı idari para cezası karar tutanağının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: ... İdare Mahkemesince verilen ... tarih ve E:..., K... sayılı kararda; Arayan Hat Bilgisi (CLI) Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar (Usul ve Esaslar) uyarınca, alfanümerik başlıklı arayan hat bilgisinin, göndericiyi yanlış ve yanıltıcı bir biçimde tanımlanmaması gerektiği açık olup, davacı şirket tarafından "..." alfanümerik başlıklı arayan hat bilgisinin bir internet sitesi olmasına karşın ".com" uzantısı kullanılmadan, kullanıcılara gönderilen SMS'lerde göndericinin sadece "..." olarak gösterdiği, bu nedenle anılan Usul ve Esaslardaki yükümlülüğün ihlal edildiği, davalı idarenin ... tarih ve...sayılı kararıyla, davacının başlattığı bazı çağrılarda CLI'ın yanlış ve yanıltıcı biçimde oluşturulduğu gerekçesiyle hakkında idari para cezasının uygulandığı, davacının sabit olan eylemi nedeniyle tekerrür hükümleri de uygulanmak suretiyle hakkında tesis edilen dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı;
Öte yandan, uyarı mekanizmasının, idari yaptırım uygulanmadan önce tüketilmesi gereken zorunlu bir usul olmadığı gibi, Usul ve Esaslar'da işlem tarihinden sonra yapılan değişiklikte de, CLI'nın internet sitesi adresi içermesi halinde, alan adı sahipliğini ispatlayıcı belgeyi sunma yükümlülüğü kaldırılmış ise de, internet alan adları veya internet sitesi adreslerinin alfanümerik karakterli CLI olarak kullanılmaması yükümlülüğü devam ettiğinden, anılan düzenlemenin de davacının lehine olarak uygulanma olanağı bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti
: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Davacı tarafından, İdare Mahkemesince davalı idarenin savunma dilekçelerinde belirttiğinin dışında sebepler üretilerek davanın reddedildiği, davalı idarece internet sitesi adlarında kısaltma yapılmaması gerektiği ileri sürülmekte iken, Mahkemece ".com" uzantısının olmamasının göndericiyi yanlış veya yanıltıcı bir biçimde tanımladığının belirtildiği, dayanak düzenlemenin hiçbir yerinde internet sitesi adlarında kısaltma yapılamayacağının düzenlenmediği, internet sitesi adı olan "..." başlığında hiçbir kısaltma yapılmadığı, yanlış veya yanıltıcı olmadığı, alfanümerik başlıklarda 11 karakter sınırı olduğundan ve ".com" ile birlikte başlık 13 karakter olacağından teknik imkansızlık nedeniyle ".com" uzantısının yazılamadığı, birçok örnekte kamu kurum ve kuruluşlarının da aynı yolu izlediği, tek bir SMS nedeniyle verilen cezanın fahiş olduğu, uyarı yapılmadan idari para cezası uygulanmasının hukuka aykırı olduğu, ihlal edildiği belirtilen yükümlülükler birbirinden farklı olduğundan tekerrür hükümlerinin uygulanamayacağı ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Davalı idare tarafından, temyize konu kararın hukuka uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'UN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE
:
MADDİ OLAY
:
Davalı idareye tüketicilerden ve bazı kamu kurumlarından gelen istenmeyen SMS'lere ilişkin şikayetlerin ulaşması üzerine davacı şirkete gönderilen ... tarih ve ... sayılı yazı ile Usul ve Esaslar'ın 7. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca yazılı açıklamada bulunulması talep edilmiş, davacı şirket tarafından ... tarih ve ... sayılı yazı ile cevap verilmiştir.
Akabinde,... tarih ve ... sayılı Kurul kararının dava konusu 28. maddesi ile, davacı şirket hakkında Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin "Numaralandırmaya ilişkin ihlaller" başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrası uyarınca idari para cezası uygulanmasına karar verilmiş, söz konusu karar uyarınca 34.288,87-TL tutarında idari para cezası karar tutanağı düzenlenerek davacı şirkete tebliğ edilmesi sonrasında bakılan dava açılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT
:
5809 sayılı Elektronik Haberleşme Kanunu'nun "Kurumun görev ve yetkileri" başlıklı 6. maddesinin 1. fıkrasının (g) bendinde, "elektronik haberleşme ile ilgili olarak Bakanlığın strateji ve politikalarını dikkate alarak, yetkilendirme, tarifeler, erişim, geçiş hakkı, numaralandırma, spektrum yönetimi, telsiz cihaz ve sistemlerine kurma ve kullanma izni verilmesi, spektrumun izlenmesi ve denetimi, piyasa gözetimi ve denetimi de dahil gerekli düzenlemeler ile denetlemeleri yapmak Kurumun görev ve yetkileri arasında sayılmış; "Kurumun yetkisi ve idari yaptırımlar" başlıklı 60. maddesinin birinci fıkrasında, "(1) Kurum; mevzuata, kullanım hakkı ve diğer yetkilendirme şartlarına uyulmasını izleme ve denetlemeye, aykırılık halinde işletmecilere bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzde üçüne kadar idari para cezası uygulamaya, millî güvenlik, kamu düzeni veya kamu hizmetinin gereği gibi yürütülmesi ve kanunlarla getirilen hükümlerin uygulanması amaçlarıyla gerekli tedbirleri almaya, gerektiğinde tesisleri tazminat karşılığında devralmaya, belirlediği süre içerisinde yetkilendirme ücretinin ödenmemesi ya da ağır kusur halinde verdiği yetkilendirmeyi iptal etmeye yetkilidir. Ancak, Kurum, ulusal çapta verilecek frekans bandı kullanımını ihtiva eden ve sınırlı sayıda işletmeci tarafından yürütülmesi gereken elektronik haberleşme hizmetlerine ilişkin yetkilendirmelerin iptalini gerektiren hallerde Bakanlığın görüşünü alır." kuralına yer verilmiştir.
Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nin "İşletmecilerin hak ve yükümlülükleri" başlıklı 19. maddesinin birinci fıkrasının (y) bendinde, "CLI'a ilişkin yükümlülükler:
1) CLI, boş, eksik ve başta acil yardım çağrı hizmetlerine ve/veya güvenlik güçlerine tahsisli kısa numaralardan oluşacak şekilde veya bir başka aboneye tahsisli numaraların kullanılmasında olduğu üzere yanlış veya yanıltıcı bir biçimde oluşturulamaz. Yurtdışından gelen çağrılarda CLI bilgisi olarak acil yardım çağrı hizmetlerine ait numara kullanılamaz.
2) CLI’ı boş ve eksik oluşturulmuş yurt içi kaynaklı çağrılar taşınamaz ve sonlandırılamaz. CLI’ı boş olan, alfanümerik karakter içeren veya ulusal numaralandırma planında yer alan numaralardan (acil yardım çağrı hizmetlerine ait numaralar dahil) oluşan yurtdışı kaynaklı çağrılar taşınamaz ve sonlandırılamaz. Ancak, yurtdışından gelen ve CLI’ı dolaşımdaki mobil numaralardan oluşan çağrılar istisnadır.
3) Kurum bu yükümlülüklerin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ile hizmete özel durumları belirleyebilir." kuralları yer almıştır.
Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin "Numaralandırmaya ilişkin ihlaller" başlıklı 6. maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinin 4 numaralı alt bendinin eylem tarihi itibarıyla yürürlükte olan halinde, "CLI'a ilişkin ilgili mevzuat hükümleri ile belirlenmiş bulunan yükümlülüklerini ihlal etmesi halinde işletmecinin bir önceki takvim yılındaki net satışlarının binde beşine (%0,5) kadar idari para cezası uygulanır."; "Tekerrür" başlıklı 43. maddesinde, "(1) İdari para cezası uygulanmış bir işletmeci tarafından, üç yıl içinde aynı yükümlülüğün ihlal edilmesi durumunda söz konusu ihlal için, 23 üncü, 24 üncü ve 25 inci maddeler saklı kalmak kaydıyla, uygulanacak idari para cezası işletmecinin bir önceki takvim yılındaki net satışlarının yüzde üçüne (%3) kadar artırılabilir.(...)"; "Yaptırım ölçütleri" başlıklı 44. maddesinde, "(1) Bu Yönetmelikteki cezaların belirlenmesinde ağırlaştırıcı veya hafifletici sebep olarak aşağıda sayılan unsurlar göz önünde bulundurulur.
a) Zararın varlığı,
b) Haksız ekonomik kazancın varlığı,
c) Tekerrürün varlığı,
ç) Aynı madde ihlaline ilişkin olarak işletmeciye son beş yılda uygulanan idari yaptırımlar,
d) İyi niyetin varlığı." kurallarına yer verilmiştir.
Arayan Hat Bilgisi (CLI) Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 7. maddesinin ikinci fıkrasının fiil ve işlem tarihindeki halinde, "İşletmeciler, SMS ve MMS gibi mesaj hizmetlerinin sunumunda alfanümerik karakterli CLI olarak göndericinin adı ve soyadı ile ticaret veya mesleki unvanına veya anılan ad, soyad veya unvanın ilgili bölüme sığmak üzere kısaltılmış haline yer verebilirler. Ayrıca işletmeciler, anılan kapsamdaki alfanümerik karakterli CLI'ın, göndericiyi tanımlamayan ifadeleri içermemesi ve yanlış veya yanıltıcı bir biçimde oluşturulmaması için gerekli tüm tedbirleri alırlar.
İşletmeci alfanümerik karakterli CLI'ın;(...)
(e) İnternet sitesi adresi içermesi halinde, alan adı sahipliğini ispatlayıcı belgeyi,(...)
(g) İşbu fıkrada yer almayan şekillerde kullanımı halinde, gerekli görülebilecek ispatlayıcı belgeleri temin etmekle ve gerektiğinde Kuruma ibraz etmekle yükümlüdür." kuralı yer almıştır.
Öte yandan, Arayan Hat Bilgisi (CLI) Kullanımına İlişkin Usul ve Esaslar'ın 7. maddesinin ikinci fıkrasının yürürlükte olan halinde ise, "İşletmeciler, SMS ve MMS gibi mesaj hizmetlerinin sunumunda alfanümerik karakterli CLI olarak sadece göndericinin adı ve soyadı ile ticaret veya mesleki unvanına veya anılan ad, soyad veya unvanın ilgili bölüme sığmak üzere kısaltılmış haline yer verebilirler. Ayrıca işletmeciler, anılan kapsamdaki alfanümerik karakterli CLI'ın, göndericiyi tanımlamayan ifadeleri içermemesi ve yanlış veya yanıltıcı bir biçimde oluşturulmaması, internet alan adları veya internet sitesi adreslerinin alfanümerik karakterli CLI olarak kullanılmaması için gerekli tüm tedbirleri alırlar.
İşletmeci alfanümerik karakterli CLI'ın;(...)
(e) (... tarihli ve ...sayılı Kurul kararı ile mülga)(...)
(g) İşbu fıkrada yer almayan şekillerde kullanımı halinde, gerekli görülebilecek ispatlayıcı belgeleri temin etmekle ve gerektiğinde Kuruma ibraz etmekle yükümlüdür." kuralı yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:
Uyuşmazlık, davacı şirket tarafından davalı idarenin... tarih ve ... sayılı yazısına istinaden "..." şeklindeki alfanümerik başlık için göndericiyi tanımlamaya yönelik gönderilen belgelerin "..." başlığına yönelik ispatlayıcı belge olması, ancak şikayet konusu başlığın ".com" uzantısı eksik olarak "..." şeklinde kısaltılarak kullanılmasının Usul ve Esaslar'ın 7. maddesinin ikinci fıkrasına aykırı olup olmadığından kaynaklanmaktadır.
Anayasa'nın 2. maddesinde ifadesini bulan hukuk devleti ilkesinin unsurlarından biri de hukuki belirlilik ilkesidir. Hukuki belirlilik ilkesi, hukuk düzeniyle ilişki içindeki kişilere devlet gücü tarafından yapılacak uygulamaları önceden görme imkanı sunacak düzeyde açık, anlaşılır, erişilebilir, devamlı, düzenli, tutarlı ve kamusal gücün kullanımını hukuk kurallarına bağlayarak öngörülebilirliği sağlamaya hizmet eden bir ilkedir. Bu ilke gereğince bireylerin kendilerine uygulanacak kuralların içeriğini ve bu kuralların kapsamını önceden bilmesi gerekmektedir. Bu durum, hukuk devletinin bir diğer unsuru olan hukuki güvenlik ilkesiyle de yakından ilgilidir. Hukuki güvenlik ilkesinin amaçlarından biri de hukuk normlarının öngörülebilir olmasıdır.
Aktarılan mevzuat kurallarının değerlendirilmesinden, 5809 sayılı Kanun uyarınca, davalı idarenin elektronik haberleşme ile ilgili olarak Bakanlığın strateji ve politikalarını dikkate alarak, yetkilendirmenin izlenmesi ve denetimi, piyasa gözetimi ve denetimi de dahil gerekli düzenlemeler ile denetlemeleri yapma yetkisine sahip olduğu, Elektronik Haberleşme Sektörüne İlişkin Yetkilendirme Yönetmeliği'nde, CLI'a ilişkin yükümlülüklere yer verildiği, buna göre CLI'ın boş, eksik ve başta acil yardım çağrı hizmetlerine ve/veya güvenlik güçlerine tahsisli kısa numaralardan oluşacak şekilde veya bir başka aboneye tahsisli numaraların kullanılmasında olduğu üzere yanlış veya yanıltıcı bir biçimde oluşturulamayacağı, bu yükümlülüklerin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar ile hizmete özel durumların davalı idarece belirlenebileceği, bu kapsamda Usul ve Esaslar'ın yürürlüğe koyulduğu, elektronik haberleşme hizmeti olan SMS gönderiminde kullanılacak CLI'ın ne şekilde kullanılacağının ise anılan Usul ve Esaslar'ın 7. maddesinin ikinci fıkrasında düzenlendiği, buna göre işletmecilerin SMS ve MMS gibi mesaj hizmetlerinin sunumunda alfanümerik karakterli CLI olarak göndericinin adı ve soyadı ile ticaret veya mesleki ünvanına veya anılan ad, soyad veya ünvanın ilgili bölüme sığmak üzere kısaltılmış haline yer verebileceği, ayrıca işletmecilerin anılan kapsamdaki alfanümerik karakterli CLI'ın göndericiyi tanımlamayan ifadeleri içermemesi ve yanlış veya yanıltıcı bir biçimde oluşturulmaması için gerekli tüm tedbirleri alacağı, işletmeci alfanümerik karakterli CLI'ın, internet sitesi adresi içermesi halinde, alan adı sahipliğini ispatlayıcı belgeyi, burada yer almayan şekillerde kullanımı halinde, gerekli görülebilecek ispatlayıcı belgeleri temin etmekle ve gerektiğinde Kuruma ibraz etmekle yükümlü olduğu anlaşılmıştır.
Bu bağlamda, her ne kadar davalı idarece, internet sitesi adresine dair başlığın ".com" uzantısı eksik olacak şekilde düzenlenmesi nedeniyle "..." alfanümerik başlığının internet sitesi adresi olarak değerlendirilemeyeceğinden bahisle söz konusu durumun mevzuata aykırı olduğu belirtilmiş ise de, alfanümerik başlıklarda 11 karakter sınırlamasının bulunduğu, ancak 11 karakterden daha uzun internet sitesi adlarının da mevcut olduğu, yukarıda belirtilen CLI'ın kullanımına ilişkin mevzuatta ise 11 karakterden daha uzun internet sitesi adlarının kısaltılıp kısaltılmayacağına ilişkin olarak herhangi bir düzenlemenin bulunmadığı, işletmecilere alfanümerik karakterli CLI'ın göndericiyi tanımlamayan ifadeleri içermemesi ve yanlış veya yanıltıcı bir biçimde oluşturulmaması için gerekli tüm tedbirleri alması yükümlülüğü getirildiği, dolayısıyla 11 karakterden daha uzun internet sitesi adlarının kısaltılabileceği anlaşılmakla birlikte, burada dikkat edilmesi gereken hususun kısaltma yapılırken göndericiyi tanımlamayan ifadeler içermemesi ve yanlış veya yanıltıcı bir biçimde oluşturulmaması olduğu, bu durumun Anayasa'nın 2. maddesinde yer alan hukuk devleti ilkesinin gereği olduğu anlaşılmıştır.
Dosyanın incelenmesinden, idari para cezasına konu SMS'te yer alan "..." alfanümerik başlığının "internet sitesi adının adres uzantısı çıkarılmak suretiyle kısaltılması" niteliğinde olduğu, "..." internet sitesi adının "..." olarak kısaltıldığı, davacı tarafından, SMS başlıkları en fazla 11 karakterli olabileceğinden bahisle bu yönde kısaltma yapıldığının ileri sürüldüğü görülmüştür.
Bu itibarla, mesaj hizmetlerinin sunumunda arayan hat bilgisi kullanımına ilişkin mevzuatta SMS başlıklarında 11 karakterden uzun internet sitesi adlarının kısaltılmayacağına ilişkin açık bir kuralın bulunmadığı, davacı tarafından somut olayda "..." şeklinde kullanılan başlıktaki internet sitesi adresi kısaltmasının göndericiyi tanımlamayan ifadeler içermediği, yanlış veya yanıltıcı bir biçimde oluşturulmadığı, kaldı ki anılan alfanümerik başlık için gönderilen belgeler arasında "..." internet adresine yönelik ispatlayıcı belgenin de yer aldığı dikkate alındığında, dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk, davanın reddi yönündeki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
Öte yandan, her ne kadar dava konusu işlemden sonraki davalı idare Yetkilendirme Dairesi Başkanlığı'nın ilgili işletmecilere gönderdiği... tarih ve E... sayılı yazıda, internet sitesi adreslerinin alfanümerik karakterli CLI olarak kullanımında kısaltmaya gidilmemesi gerektiği belirtilmiş ise de, fiil veya dava konusu işlem tarihinde yürürlükte olan mevzuatta böyle bir kuralın yer almadığı, yalnızca internet sitesi adresleri için alan adı sahipliğini ispatlayıcı belgenin ibrazının istenildiği, ayrıca ... tarih ve... sayılı Kurul kararı ile Usul ve Esaslar'da değişiklik yapılarak, internet alan adları veya internet sitesi adreslerinin alfanümerik karakterli CLI olarak kullanılmaması gerektiği yönünde kural getirildiği, dolayısıyla süreç içerisinde davalı idarenin konuya ilişkin yaklaşımının değiştiği anlaşılmıştır.
KARAR SONUCU
:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davacının temyiz isteminin kabulüne;
2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, █████/2024 tarihinde kesin olarak esasta oybirliğiyle, gerekçede oyçokluğuyla karar verildi.
(X) GEREKÇEDE KARŞI OY
:
Dava konusu idari para cezasına esas olan fiilin hukuka aykırı olduğu düşünülmekle birlikte, █████/2014 tarih ve 28914 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu İdari Yaptırımlar Yönetmeliği'nin ''Uyarı'' başlıklı 46. maddesinde, ''(1) Bu Yönetmelik kapsamında meydana gelen ihlaller için, bu Yönetmeliğin 44'üncü maddesinde yer alan hususlar dikkate alınmak ve 23'üncü, 24'üncü, 25'inci, 31'inci ve 33'üncü maddeler saklı kalmak kaydıyla idari yaptırım uygulanmadan önce, bu Yönetmeliğin aynı maddesi kapsamında olmak üzere işletmeci Kurul tarafından bir defaya mahsus uyarılabilir. (2) Uyarı yapılırken tekerrür süresi dikkate alınır. Tekerrüre esas sürenin dolması hâlinde aynı madde kapsamında tekrar uyarıda bulunulabilir.'' kuralı yer almaktadır.
Hukuk Devleti, insan haklarına saygılı ve bu hakları koruyan, adaletli bir hukuk düzeni kuran ve bunu sürdürmekle kendini yükümlü sayan, bütün işlem ve eylemleri yargı denetimine bağlı olan Devlettir, şeklinde tanımlanmakta olup, bu ilkenin gereği olarak yürütme organı hukuka bağlı olmalıdır. Bu bağlılık yapılan idari işlemlerin Anayasa, kanun ve bunlara aykırı olmayacak şekilde çıkarılmış tüzük, yönetmelik ve diğer düzenlemelere uygun olarak tesis edilmesini zorunlu kılar.
Davalı idarenin de, dava konusu işlemi tesis ederken yürürlükte bulunan yönetmelik hükmünü uygulaması gerekmektedir. Yukarıda yer verilen Yönetmelik hükmü uyarınca da, idari yaptırım uygulanmadan önce ya "uyarı" yapmalı ya da "uyarı" yapılmayacağını takdir ettiği durumlarda, bu yaptırımın verilmemesinin gerekçesini Kurul kararında açıklaması gerekmektedir.
Dava konusu █████/2018 tarihli Kurul kararının tesisinden önce "uyarı" yapılmadığı gibi, neden "uyarı" yapılmadığının da açıklanmadığı anlaşıldığından, dava konusu işlemlerde hukuka uygunluk, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine dair Bölge İdare Mahkemesi kararında ise hukuki isabet bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle, temyiz isteminin kabul edilerek Bölge İdare Mahkemesi kararının anılan gerekçeyle bozulmasına karar verilmesi gerektiği oyu ile karara gerekçesi yönünden katılmıyorum.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!