Anahtar kelimeler: Kanaatte Telafisi Evraktan Önlemek Tedbiren Kıymetli Çıkmasını İmkansız Çözümleninceye Paranın

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
İNCELENEN ARA KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2024
NUMARASI
: ████████ E.
DAVANIN KONUSU
: Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü
:
DAVA DİLEKÇESİ
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; tedbir taleplerinin kabul edilerek telafisi imkansız sonuçların ortaya çıkmasını önlemek amacıyla ve imza itirazı çözümleninceye kadar İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı takibin tedbiren durdurulmasına, mahkeme aksi kanaatte ise paranın alacaklıya ödenmemesi konusunda tedbir kararı verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
: İlk Derece Mahkemesince █████/2024 tarihli ara kararı ile; "İhtiyati tedbir kararının uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceği düzenlenmiş olup, davaya konu taleplerin yargılamayı gerektirdiği ayrıca bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun da sağlanmadığı anlaşılmakla; ihtiyati tedbir isteminin reddine karar vermek gerekmiştir." gerekçesiyle Davacı vekilinin İhtiyati tedbir talebinin reddine, karar verilmiştir.
İSTİNAF
: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında yapılan icra takibine konu çekteki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin icra hukuk mahkemesinde öngörülen 5 günlük şikayet süresini kaçırdığından dolayı işbu menfi tespit davasını açtıklarını, mahkemenin ihtiyati tedbir kararını ret kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, icra takibinden sonra açılacak olan menfi tespit davasında borçlu tarafından alacağın yüzde on beşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi konusunda tedbir kararı verilebileceğinin açıkça düzenlendiğini, dolayısıyla ara kararda belirtilen gerekçenin hukuka aykırı olduğunu, İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. ████████ K. Sayılı dosyasının 21.12.2023 tarihli ara kararında ihtiyati tedbir taleplerinin kabulüne karar verildiğini, uygulamada borçlu/davacı olan kişinin icra takibinin tüm borcunu depo edip üzerine alacağın %15'inden az olmayacak bir teminat yatırarak takibi durdurabileceğini, bu hususun genel olarak %115 teminat yatırılarak takibin durdurulması olarak ifade edildiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAFA CEVAP DİLEKÇESİ Davalı vekili istinafa cevap vermemiştir.
GEREKÇE
: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davanın konusu İİK 72 maddeye göre açılan menfi tespit davasıdır.Davacı, İstanbul ... İcra müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasında icra takibine konu çekteki imzanın ve keşide tarihinde yapılan düzelmedeki paraf imzanın kendisine ait olmadığını ileri sürmektedir.2004 Sayılı İİK'nın menfi tespit ve istirdat davaları başlıklı 72.maddesinde; "Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. İcra takibinden önce açılan menfi tespit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir. İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." hükmüne yer verilmiştir. 2004 Sayılı İİK'nın 72. madde menfi tespit davalarında ihtiyati tedbir ile ilgili özel düzenleme olup davanın takipten önce veya sonra açılması, verilecek tedbirin şekli yönünden değişikliğe yol açmaktadır. 2004 Sayılı İİK'nın 72. maddenin 3. fıkrasında "...İcra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir." düzenlemesi yer almaktadır.İhtiyati tedbirin şartları HMK 389 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Menfi tespit davasının icra takibine etkisi ise İİK 72. maddesinde özel olarak düzenlenmiştir. Normlar hiyerarşisi kuralına göre özel nitelikli hükmün öncelikle uygulanması gerekir. İhtiyati tedbire ilişkin HMK 389. maddesi ''Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.'' hükmünü haizdir. 6100 Sayılı HMK'nın 389. maddesi şartları varsa uygulanacak geçici bir hukuki koruma niteliğindedir. İhtiyati tedbir kararı verilebilmesi için yaklaşık ispat şartı gerekmektedir. Mahkemece; İhtiyati tedbir kararının uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceğinin düzenlendiği, davaya konu taleplerin yargılamayı gerektirdiği ayrıca bu aşamada yaklaşık ispat koşulunun da sağlanmadığı gerekçesi ile ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, Davacı tarafından açılan menfi tespit davasında, icra takibinin durdurulması talep edilmiş ise de; İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinin █████/2023 tarihinde başlatıldığı, davanın █████/2024 tarihinde açıldığı icra takibi başlatıldıktan sonra İİK'nın 72/2 maddesine göre icra takibinin durdurulmasına karar verilemez ise de, davacı tarafın çekteki imzayı ve keşide tarihinin değiştirilmesi için atılan paraf imzasının sahte olduğunun ileri sürüldüğü göz önüne alınarak, İİK 72/3 maddesi gereğince icra veznesine yatırılacak paranın alacaklıya ödenmesinin ihtiyati tedbir yoluyla önlenmesine karar verilebileceğinin gözetilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile tümden ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Tüm bu nedenlerle davacının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın esastan incelenmesi için ait olduğu mahkemeye iadesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile; 2- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin █████/2024 tarih, ████████ E. Sayılı Ara Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. █████/2025

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!