Anahtar kelimeler: Sefaköyküçükçekmece Skhariç İlandan Arayıp Market Pazarlık Geldiklerini İlanı Devretmek Yerini

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: ████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2019NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVA
: Tazminat (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan (2918 S.K.Hariç))İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2025Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı ... Bankası Anonim Şirketi vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının Sefaköy/Küçükçekmece de bulunan ... Market isimli iş yerini devretmek için gazete ilanı verdiğini, bu ilandan sonra davalıların önce telefonla arayıp müteakip görüşmek üzere iş yerine geldiklerini, yapılan pazarlık neticesinde davacıya ait iş yerinin 295.000 TL bedelle devri hususunda tarafların anlaştıklarını, davalıların devir bedeli için muhtelif çekler verip güven telkini için 20.000 TL bedelli iki çeki ödediklerini, davacının diğer çekleri bankaya ibraz ettiğini, bu arada davalıların iş yerini boşalttıklarını ve çeklerin ödenmesinde sorun yaşamayacağı yönünde telkinde bulunduklarını, çeklerin ödenmediğini, daha sonra ki dönemde davalıların sahte belgelerle davalı bankadan çek karnesi aldıklarının ve bu suretle 3.şahısları dolandırdıklarının ortaya çıktığını, davalıların bu eylemleri nedeniyle yargılandıklarının öğrenilmesinden sonrada davacının dolandırıldığını anladığını beyanla, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak suretiyle 20.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsiline, yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini, talep ve dava etmiş, müteakip davacı vekili bilirkişi raporu doğrultusunda sunduğu █████/2018 tarihli ıslah dilekçesiyle davada ki talebini ıslah etmiştir.CEVAP
: Davalı ... Bankası Anonim Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın dayanaksız ve kötü niyetli olduğunu, haksız fiil hukuki sebebine dayanan davacının davasını Türk Borçlar Yasasının 72.maddesinde öngörülen iki yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açmadığını, bu nedenle davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini, davacının dava tarihinde gerçekleşmiş olan bir zararının bulunmadığını, davalılar tarafından verildiği iddia edilen çeklerle ilgili tüm yasal yolların kullanılmadığını, dava tarihinde mevcut zarar yok iken dava açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını, bu nedenle davanın dava şartı noksanlığından reddinin gerektiğini, davacının dava açan dilekçesinde karşılıksız kalan dört adet çekin toplam değerinin 255.000 TL olduğunu belirttikten sonra davasını 20.000 TL üzerinden kısmi dava olarak açmasının Hukuk Muhakemeleri Yasasının 109/2.maddesine aykırı olduğunu, davanın açıklattırılmasının, noksanlık bulunması halinde noksan harcın ikmalinin zorunlu olduğunu, davalı bankanın müracaatta resmi devlet organlarınca düzenlenen resmi evrakların sunulması ve banka tarafından istihbari inceleme yapılması neticesinde çek karnesi verdiğini, somut olayda devlet organları tarafından düzenlenen resmi belgelere güvenerek çek karnesi veren davalı bankanın kusurlu davrandığından bahsedilemeyeceğini, iddia edilen sonuç ile davalının iddia edilen eylemi arasında uygun illiyet bağının bulunmadığını, bu nedenle de davadan ve taleplerden sorumlu tutulamayacağını beyanla, davanın reddine, yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılara ve vasilerine aşamalarda usulüne uygun davetiye tebliğ olunmuş ve ilanen tebligat yapılmış, davalılar davaya ilişkin her hangi bir beyanda bulunmadıkları gibi, icra olunan duruşmalara da iştirak etmemişler, bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Yasasının 128.maddesi gereğince davayı inkar ettikleri varsayılmıştır.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Yanlar arasında mutabakat olmasa da; yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına, özellikle hükme esas alınan bilirkişi raporlarına göre, davacının Sefaköy/Küçükçekmece de bulunan ... Market isimli iş yerini devretmek için gazete ilanı verdiği, bu ilandan sonra davalıların önce telefonla arayıp müteakip görüşmek üzere iş yerine geldikleri, yapılan pazarlık neticesinde davacıya ait iş yerinin 295.000 TL bedelle devri hususunda anlaşma sağlandığı, davacı ile aralarında başkaca alacak borç doğuran bir ilişki bulunmayan davalıların güven telkini için davacıya verdikleri 20.000 TL bedelli iki adet çeki ödedikleri, diğer çekleri (-... Bankası Anonim Şirketi, Beşyüzevler Şubesine ait ... no lu hesap üzerinden keşidecisi ... İnşaat ve Ticaret Limited Şirketi olan ... çek nolu, 06.01.2008 tarihli 80.000 TL bedelli, ... çek nolu, 20.01.2008 tarihli 58.500 TL bedelli, ... çek nolu, 06.02.2008 tarihli, 58.500 TL bedelli, ... çek nolu, 06.04.2008 tarihli 58.500 TL bedelli-) ödemedikleri gibi az yukarıda bilgileri yazılı çeklerin Bakırköy 11.Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ esas, ████████ karar sayılı, █████/2012 günlü kesinleşmiş kararı içeriğinden açıkça anlaşılacağı üzere sahte oldukları, yine Bakırköy 11.Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ esas, ████████ karar sayılı, █████/2012 günlü kesinleşmiş kararı içeriğinden açıkça anlaşılacağı üzere davalıların birlikte hareket ederek sahte evrak ve imza kullanmak suretiyle çek karnesi aldıkları, davacıya da sahte olarak alınan ve tanzim edilen çekleri verdikleri, benzer eylemleri sebebiyle davalıların mahkum oldukları, davalı İbrahim'in çeklerde cirosunun bulunduğu, ceza yargılamasına yansıyan beyanlar göz önüne alındığında davalının diğer davalılarla birlikte hareket ettiğinin kabul edilmesi gerektiği, bu suretle de davalının savunmalarının yerinde olmadığı, sonuçta davalıların birlikte hareket ederek davacıya maddi olarak zarar verdikleri, her ne kadar davalı banka somut olaya ilişkin bir sorumluluğunun olmayacağını savunmuş ise de, Türk Ticaret Kanununun 18.maddesi gereğince basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü altında bulunan, kamu nezdinde güven uyandıran kuruluş olması nedeniyle de iş ve işlemlerinde sıradan bir tacirden daha yüksek özen borcu olan davalı bankanın sahte evraklara binaen çek karnesi vermek suretiyle kusurlu olduğu, bilirkişi raporlarında tespit edilen ve bankaya atfedilen kusur oranının oluşa ve dosya kapsamına uygun olduğu, hal böyle olunca da Borçlar Yasasının 49.maddesi (-Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür-) kapsamında oluşan zararları tüm davalıların Borçlar Yasasının 61.maddesi (-Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır-) gereğince (-bankanın kusuru oranında-) müştereken ve müteselsilen gidermek zorunda oldukları, davalıların eylemleri nedeniyle iş yerini kaybeden ve aldatılan davacının şiddetli elem duyduğunun ve bu suretle manevi olarak zarar gördüğünün kabul edilmesi gerektiği, hususlarında mahkememizin vicdani kanaati tamdır.Özetle ve öz olarak, davaya konu olay nedeniyle davacının maddi ve manevi zararları oluşmuş olup, davalılar müştereken ve müteselsilen bu zararları gidermekle yükümlüdürler, sonuç olarak bilirkişi raporları dayanak tutulmak üzere davacının maddi tazminat istemiyle, eylemin ağırlığı ve tarafların mali ve içtimai durumları gözetilerek, davalı ... Bankası Anonim Şirketi vekilinin nihai hükümle değerlendirilmesine karar verilen, dosya kapsamına göre yerinde olmayan (-gerekçeli kararda açıklanmak üzere-) zamanaşımı itirazının ve elde ki davada dava şartı yokluğu yönündeki itirazının reddi ile davacının davasının KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, 255.000 TL'nin davalılar ..., ..., ... ve ... Bankası Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen (-davalı ... Bankası Anonim Şirketi 178.850 TL sinden sorumlu olmak üzere-) █████/2018 ıslah tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan tahsili ile davacıya ÖDENMESİNE, davacının işlemiş faiz isteminin kısmen kabulüne, 227.682 TL nin davalılar ..., ..., ... ve ... Bankası Anonim Şirketinden müştereken ve müteselsilen (-davalı Türkiye ... Bankası Anonim Şirketi 159.377,40 TL sinden sorumlu olmak üzere-) tahsili ile davacıya ödenmesine, fazla istemin REDDİNE, davacının manevi tazminat isteminin KABULÜNE, 5.000 TL manevi tazminatın (-davalı ... Bankası Anonim Şirketi 3500 TL sinden sorumlu olmak üzere-) █████/2018 ıslah tarihinden itibaren yasal faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine," karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı ... Bankası Anonim Şirketi vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacının dava tarihi itibari ile mevcut (gerçekleşmiş) bir zararı bulunmadığından reddine karar verilmesinin gerektiğini, davacının dava konusu çeklerin keşidecisi ve cirantaları aleyhine icra takibi yoluna hiç müracaat etmemiş olduğunu, davacı yanın gerek dava ve gerekse ıslah talebine konu taleplerinin zamanaşımına uğraması sebebiyle davanın reddinin gerektiğini, ilk derece mahkemesinin açıkça hatalı bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurduğunu, davalı bankanın dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal ettiğine dair gerekçesinin hatalı olduğunu, bankanın yasal tüm mevzuata uyarak çek karnesini basıp verdiğini, yapılan işlemlerin sözleşmelere uygun olduğunu, çek karnesi verilmesi için gerekli resmi evrakları dosyaya aldığını, gerekli istihbarat çalışmalarının yapıldığını, tacir sıfatına sahip davacının çekte keşideci gözüken şahsı tanımadığı ve hakkında bilgiye sahip olmadığı halde çekle ödemeyi kabul etmesinin basiretsizlik ve kusurlu davranış örneği olduğunu, bankanın devlet kurumlarına itibarla hareket ettiğini, davacının manevi tazminat talebinin banka ile tamamen ilgisiz olduğunu, ilk derece mahkemesince davalı banka lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olmasının kaldırmayı gerektirdiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davacı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: Davalının zamanaşımı def'isinin yerinde olmadığını, sanıkların davacıyı nitelikli dolandırıcılık suçu ile mağdur ettiklerini, bu sebeple zamanaşımının geçmediğini, bilirkişi raporu ile belirlenen kusur oranına dayanarak hüküm verildiğini, davalı bankanın kusurlu olmadığı savunmasına yönelik olarak da dava dışı şirket temsilcileriymiş gibi sahte evrakla müracaat ederek şirket temsilciliği yerine imza atan kişilere çekleri vermesinin kusur olduğunu, bankanın basiretli tacir gibi davranıp gerekli araştırmayı yapmadığını belirterek istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
: Dava, sahte işlemlerle davalı bankadan alınan çekler kullanılarak davacının dolandırılması nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın davalılardan tazmini istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karar karşı davalılardan ... Bankası A.Ş. tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, banka dışındaki davalılara davalı bankaca sahte belgelere dayanılarak çek karnesi verilmesinde bankanın kusurunun bulunup bulunmadığı, banka dışındaki davalıların haksız fiille davacıya verdikleri zarardan bankanın sorumlu olup olmadığı noktasındadır. Dosyada toplanan deliller ile; davacının Sefaköy/Küçükçekmece de bulunan ... Market isimli iş yerini devretmek için gazete ilanı verdiği, bu ilandan sonra gerçek kişi olan davalıların görüşmek üzere iş yerine geldikleri, yapılan pazarlık neticesinde davacıya ait iş yerinin 295.000 TL bedelle devri hususunda anlaşma sağlandığı, taraflar arasında başkaca alacak borç doğuran bir ilişki bulunmadığı, davalıların davacıya verdikleri 20.000 TL bedelli iki adet çeki ödedikleri, diğer çeklerin ise (... Bankası Anonim Şirketi, Beşyüzevler Şubesine ait ... no lu hesap üzerinden keşidecisi ... Ticaret Limited Şirketi olan ... çek nolu, 06.01.2008 tarihli 80.000 TL bedelli, ... çek nolu, 20.01.2008 tarihli 58.500 TL bedelli, ... çek nolu, 06.02.2008 tarihli, 58.500 TL bedelli, ... çek nolu, 06.04.2008 tarihli 58.500 TL bedelli) ödenmediği, Davacıya verilen çeklerin Bakırköy 11.Ağır Ceza Mahkemesinin ████████ esas, ████████ karar sayılı, █████/2012 günlü kesinleşmiş kararı içeriğinden açıkça anlaşılacağı üzere sahte oldukları, gerçek kişi davalıların birlikte hareket ederek sahte evrak ve imza kullanmak suretiyle çek karnesi aldıkları, davacıya da sahte olarak alınan ve tanzim edilen çekleri verdikleri, benzer eylemleri sebebiyle gerçek kişi davalıların mahkum oldukları davacıya verilen çeklerden 255.000 TL lik kısmının ödenmediği, davacını işyerini gerçek kişi davalılara teslim ettiği onlarında dükkandaki eşyaları boşalttıkları, böylece davacının 255.000 TL maddi zararının oluştuğu anlaşılmaktadır. Bankalar, özel yasa ile kurulan ve kendilerine alanlarında çeşitli imtiyazlar tanınan, topladıkları mevduatı ve katılım fonlarını sahteciliklere karşı özenle korumak zorunda olan kuruluşlardır. Bankalar sahip oldukları bu vasıfları sebebiyle bankacılık işlemlerinin güvenilen tarafı konumundadırlar. Bu durum, bankaların bir güven kurumu olarak kabul edilmesini ve bankanın sorumluluğunun özel güven sebebiyle ağırlaştırılmasını gerektirir. O hâlde, bankalar, ağırlaştırılmış sorumluluğun bir gereği olarak objektif özen yükümlülüğü altında bulunmakta olup, buna karşılık hafif kusurlarından dahi sorumludurlar(Yargıtay HGK'nın █████/2020 Tarih, ███████-3092 Esas ve ████████ Karar sayılı ilamı). Davacı tarafa sahte olarak tazim edilip teslim edilen çeklerden ödenmeyenler bankaya ibraz edilmiş karşılığının bulunmadığına dair şerh düşülmüştür. Bilahare davacı bahsi geçen çekleri dayanarak İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas dosyası ile kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe konu edildiği ancak dosyadan herhangi bir tahsilatın yapılamadığı anlaşılmaktadır. Dosya içine davalı bankaca sunulan belgelerden bahsi geçen çeklerin keşidecisi olan ... Gıda Ltd.Şti.nin ... ve ... tarafından kurulduğu, şirketi 5 yıl için müdür olarak atanan ...'un temsil edeceğini kararlaştırıldığı, bankaya vergi levhası, sicil tasdiknamesi, ...'a ait imza sirküleri, ve dava dışı şirketle banka arasında yapılan bankacılık hizmeleri ve sermaye piyasası işlemleri çerçeve sözleşmenin bazı sayfa suretinin sunulduğu, görülmektedir. Ticaret sicili gazetesinde yapılan araştırmada davalı şirketin müdür atamasına ilişkin kuruluş aşamasında yaptığı ... dışında müdür atandığına ilişkin bir ilana rastlanmamıştır. Davalını çek karnesini verdiği ... Ltd. Şti. İle ilgili sunduğu tüm evraklarda şirket müdürü ve temsilcisi ...t adlı kişiye ait evraklardır. Davalı banka çek karnesi için başvuran kişinin bu kişi olduğuna ve çek karnesinin bu şahsa teslim ettiğine dair bir evrak sunmadığı gibi, çek karnesi alınması için başvuru ve çek karnesini alınması için yetki verilen herhangi bir evrakta dosyaya sunmuş değildir. Gerçek kişi davalıların birlikte hareket ederek sahte evrak ve imza kullanmak suretiyle davalı bankadan çek karnesi aldıkları, davacıya da sahte olarak alınan ve tanzim edilen çekleri verdikleri, benzer eylemleri sebebiyle davalıların mahkum oldukları, Türk Ticaret Kanununun 18.maddesi gereğince basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü altında bulunan, kamu nezdinde güven uyandıran kuruluş olması nedeniyle de iş ve işlemlerinde sıradan bir tacirden daha yüksek özen borcu olan davalı bankanın sahte evraklara binaen çek karnesi verilmesi aşamasında gerekli araştırmayı yapmadığı, kendisinden beklenen dikkat ve özeni göstermediği, davalı bankanın kendisine sunulan sahte evraklara dayanarak verdiği çeklerin davacının dolandırılmasına ve zarara uğratılmasına ilişkin alışverişte oluşturduğu güven unsurunun etkili olduğu, kıymetli evrak niteliğindeki çeke güvenen davacının çek yapraklarının sahte olarak tanziminden zarar gördüğü, davalı bankanın davacının gördüğü zararda belirlenen %70 kusuru oranının olayın oluş şekline ve dosya içeriğine uygun olduğu anlaşılmakla kusur oranına isabet eden zarar miktarından sorumlu tutulmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacının zararına sebep olan eylemler resmi evrakta sahtecilik suçu ile birlikte bankayı aracı kılarak dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, sanıklar hakkında TCK 158/1-f bendi gereği cezalandırılmalarına karar verildiği, TCK 66/3 maddesi gereği zamanaşmının belirlenmesinde cezanı ağırlaştırılmış halinin dikkate alınması gerektiği, TCK 158/1 maddesine öngörülen suçlara verilecek cezanın üst haddinin 7 yıl olduğu, bu durumda uzamış ceza zaman aşımının TCK 66/1-d maddesi gereği 15 yıl olduğu belirlenmekle, gerek dava tarihinde gerekse ıslah tarihinde zamaşımı süresinin dolmadığı belirlenmiş olmakla davacının tüm istinaf taleplerinin reddi gerekmiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi ve davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine, karar verilmek suretiyle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı ... Bankası Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... Bankası Anonim Şirketi tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 8.328,40 TL harcın, alınması gerekli olan 33.313,55- TL harçtan mahsubu ile bakiye 24.985,15 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı ... Bankası Anonim Şirketi tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2025