Anahtar kelimeler: Yaparken Kazı Eylemden Esaskarar Yazildiği Emrinin Durdurulduğunu Takibi Fiili Adresinde

T.C. ...6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C. TÜRK MİLLETİ ADINAANKARA GEREKÇELİ KARAR6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2024G.K. YAZILDIĞI TARİH
: █████/2024Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ... aleyhine ...2.Genel İcra Dairesi ███████████ E. sayılı dosyası ile icra takibibaşlatıldığını, ödeme emrinin 27.09.2023 tarihinde tebliğ edildiğini ve 28.09.2023 tarihinde davalıtarafından itiraz edilerek takibin durdurulduğunu,davalı ... Genel Müdürlüğü tarafından kazı çalışmaları yaparken haksız fiili nedeniyle 10.06.2023tarihinde ... .... .... adresinde meydana gelen 14.727,58 TLtutarındaki hasarın müvekkili şirketçe karşılandığını, hasara ilişkin tespit raporlarının ve hasardosyasının dosyaya sunulduğunu, davalının TBK m. 49 Uyarınca Meydana Gelen Zarardan Sorumlu olduğunu, davalının, itirazında haksız ve kötü niyetli olduğundan, icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekliolduğunu, İcra İflas Kanunun 67/2 Maddesi takibin haksız olarak durdurulması ve talep halinde itirazeden aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebileceğinin düzenlenmiş olduğunu belirterek Davalı/borçlunun, aleyhine açılmış ...2. Genel İcra Müdürlüğü ... .... .... E. sayılıdosyasına yapılan itirazının iptali ile takibin devamına, borçlunun takip konusu alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere İcra inkâr tazminatınamahkum edilmesini,yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.Davalı vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili İdarenin ilgili birimi tarafından gönderilen yazı ile, .... .... ....fabrikası yanı adresi mahallinde “... .... .... Hattı, Depo Terfi İstasyonları veTesisleri Yapım İşi”nde ... İNŞ. A.Ş. tarafından içme suyu şebeke hattı imalatlarınıngerçekleştirildiğinin tespit edildiğini,bahse konu bölge için davacı şirkete çalışma güzergahı hakkında 17.05.2023 tarihli yazı ile bildirimdebulunulduğunu, yazıyla ... İNŞ. A.Ş. tarafından “... .... .... Hattı, DepoTerfi İstasyonları ve Tesisleri Yapım İşi” kapsamında ekte bulunan projeye göre Etimesgut-Sincan veEryaman ilçelerinde iletim hattı çalışmalarına başlanacağının bildirildiğini, kuruluşlara ait yeraltıtesislerine zarar verilmemesi için çalışma mahallini gösteren proje paftasına, mevcut tesislerin yerleriişlenerek yüklenici firmaya verilmek üzere müvekkiline gönderilmesinin ve tesislerin yerini bilen birelemanın sürekli olarak işbaşında bulundurulmasının istendiğini,müvekkili İdare tarafından çalışma yapılacağının bildirilmiş olmasına ve kılavuz ekip talebindebulunulmuş olmasına rağmen gerekli önlemleri almayan, kılavuz ekip göndermeyen davacı şirketinkusurlu olduğunu,yüklenici ve İdare arasında sözleşme niteliğinde olan İçmesuyu Özel Teknik Şartnamesinin 17/9.maddesi gereğince; mevcut tesislere zarar verilmesi durumunda bu kuruluşlardan gelen faturabedelinin yüklenici tarafından ödeneceğinin belirlendiğini, bu madde gereğince davaya konuhasardan ... İNŞ. A.Ş.’nin sorumlu olduğunu, meydana gelen hasar ile müvekkili İdare arasındailliyet bağı bulunmadığını, hasarın oluşumunda müvekkili İdarenin kusuru bulunmadığını, kusursuzsorumluluğunun da bulunmadığını,davacı tarafından düzenlenen hasar tespit tutanağının tek taraflı düzenlendiğini, davacı tesislerininstandardına uygun olarak döşenip/döşenmediğine dair bir tespit de bulunmadığını, genellikle bu türdurumlarda davacı kuruluşa ait altyapı tesislerinin koridor dışında, yüzeye çok yakın bölgedeherhangi bir işaret bulunmaksızın ve tesislerin herhangi bir dolgu malzemesi ile gömleklenmedenyapılmasından dolayı hasar meydana gelebildiğini, kabloların teknik kurallara uygun ... borularınınüzerinden değil belirli ve uygun mesafede döşenmiş olduğunun ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın usulden ve esastan reddini aksi takdirde ... İNŞ. A.Ş.’ye ihbarına karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.DELİLLER
:-...2. Genel İcra Müdürlüğünün ███████████ esas sayılı icra takip dosyası Ara buluculuk Son Tutanak ÖrneğiDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:a) Dava Konusu Uyuşmazlığın Tespiti
:Mahkememizde açılan davanın; davacı Başkent Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi ("davacı şirket" olarak anılacaktır) tarafından davalı ...Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğüne ("davalı ..." olarak anılacaktır) yönelik ikame edilen "Haksız Fiil Kaynaklı İtirazın İptali Davası" olduğu anlaşılmaktadır.Uyuşmazlığın konusunun; ...2. Genel İcra Dairesinin ███████████ Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibi ile ilgili olarak; davalı ... tarafından yürütülen altyapı çalışmaları esnasında, davacı şirketin malvarlığına zarar verilip verilmediği; zarar verildiğinin tespiti halinde ise zararın miktarının tespiti ile anılan icra dosyası kapsamında davacının 15.628,86 TL (asıl alacak ve işlemiş faiz) alacağının mevcut bulunup bulunmadığı; icra takip tarihi öncesinde uygulanmış faizin doğru hesaplanıp hesaplanmadığı, türü ve oranı ile takip sonrası uygulanacak faizin türü ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarından ibaret olduğu anlaşılmıştır.b) Genel Hukuki Tasnif
:6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Görevin Belirlenmesi ve Niteliği" başlıklı 1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:"(1) Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir."6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:"(1) Her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan hukuk davaları ve çekişmesiz yargı işleri ile tarafların tacir olup olmadıklarına bakılmaksızın;a) Bu Kanunda,b) Türk Medenî Kanununun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969 uncu maddelerinde,c) 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203, rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501, kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519, komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545, ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554, havale hakkındaki 555 ilâ 560, saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580 inci maddelerinde,d) Fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta,e) Borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde,f) Bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde,öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları ticari dava ve ticari nitelikte çekişmesiz yargı işi sayılır. Ancak, herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen havale, vedia ve fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalar bundan istisnadır."6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun "Ticari Davalar ve Çekişmesiz Yargı İşlerinin Görüleceği Mahkemeler" başlıklı 5. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:"(1) Aksine hüküm bulunmadıkça, dava olunan şeyin değerine veya tutarına bakılmaksızın asliye ticaret mahkemesi tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevlidir.(2) ...(3) Asliye ticaret mahkemesi ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır.(4) ..."2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun "İdari Dava Türleri ve İdari Yargı Yetkisinin Sınırı" başlıklı 2. maddesi, aşağıda belirtildiği şekildedir:"(1) İdarî dava türleri şunlardır
:a) İdari işlemler hakkında yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı iptalleri için menfaatleri ihlâl edilenler tarafından açılan iptal davaları,b) İdarî eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan muhtel olanlar tarafından açılan tam yargı davalarıc) Tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklar hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan her türlü idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davalar,(2) İdari yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. İdari mahkemeler; yerindelik denetimi yapamazlar, yürütme görevinin kanunlarda ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinde gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya idarenin takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı veremezler."Yukarıda belirtilen madde hükümleri kapsamında açıkça belirtilmekte olduğu üzere Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir ve göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir. Bu doğrultuda "kamu düzenine ilişkin" olan görev kurallarının uygulanması, Mahkeme tarafından yargılamanın her aşamasında tetkik edilmesi zorunlu bir unsur olup; gerek tarafların talebi doğrultusunda ve gerekse Mahkeme tarafından re'sen, yargılamanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebilmektedir. Bu kuralın tek istisnası, 6335 sayılı Kanun'un 2. maddesi ile değişik 6102 sayılı TTK'nın 5/4. maddesinde düzenlenmiş olup; söz konusu düzenleme uyarınca, yargı çevresinde ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi bulunmayan yerlerde, Asliye Hukuk Mahkemelerine açılan davalarda görev kuralına dayanılmamış olması görevsizlik kararı verilmesini gerektirmemektedir.Gerek 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu, gerek 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu ve gerekse 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu kapsamında; İdari Yargı ile Adli Yargı (Asliye Ticaret Mahkemeleri) arasındaki görev sınırları detaylı bir şekilde belirtilmiş olup; TTK.'nın 4. ve 5. maddelerinde hüküm altına alındığı üzere; öğretide "Mutlak Ticari Davalar" olarak adlandırılan ve taraflarının "tacir" sıfatları dikkate alınmaksızın 6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesinde belirtilen bentler kapsamında sayılan işlere ilişkin bulunan davalar ile öğretide "Nispi Ticari Davalar" olarak adlandırılan ve tarafların her birinin "ticari işletmesi ile ilgili olan" davalar Asliye Ticaret Mahkemesi görevine girmektedir.6102 Sayılı Kanun'un 4/1. maddesi uyarınca mutlak ticari davalar; 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda, 4721 Sayılı Türk Medenî Kanunu'nun, rehin karşılığında ödünç verme işi ile uğraşanlar hakkındaki 962 ilâ 969. Maddelerinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun malvarlığının veya işletmenin devralınması ile işletmelerin birleşmesi ve şekil değiştirmesi hakkındaki 202 ve 203. maddelerinde; rekabet yasağına ilişkin 444 ve 447. maddelerinde, yayın sözleşmesine dair 487 ilâ 501. maddelerinde; kredi mektubu ve kredi emrini düzenleyen 515 ilâ 519. maddelerinde; komisyon sözleşmesine ilişkin 532 ilâ 545. maddelerinde; ticari temsilciler, ticari vekiller ve diğer tacir yardımcıları için öngörülmüş bulunan 547 ilâ 554. maddelerinde; havale hakkındaki 555 ilâ 560. maddelerinde ve saklama sözleşmelerini düzenleyen 561 ilâ 580. maddelerinde; fikrî mülkiyet hukukuna dair mevzuatta; borsa, sergi, panayır ve pazarlar ile antrepo ve ticarete özgü diğer yerlere ilişkin özel hükümlerde ve bankalara, diğer kredi kuruluşlarına, finansal kurumlara ve ödünç para verme işlerine ilişkin düzenlemelerde öngörülen hususlardan doğan hukuk davaları olarak belirlenmiştir. Belirtilen işbu genel kuralın istisnası mahiyetindeki düzenleme, yine 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4 maddesi kapsamında belirlenmiştir. Buna göre; herhangi bir ticari işletmeyi ilgilendirmeyen "havale", "vedia" ve "fikir ve sanat eserlerine ilişkin" haklardan doğan davalar da, "ticari dava" niteliğindedir.Tüm bu açıklamaların yanı sıra, 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 2 (b) maddesi kapsamında da; idarî eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan zarara uğrayanlar tarafından ikame edilecek tam yargı davalarının, İdari Yargı Makamlarının görevinde bulunduğu da açıkça belirtilmiştir.Bu noktada (somut uyuşmazlığın çözümünde); Uyuşmazlık Mahkemesinin ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun kararlarının da münferiden irdelenmesi önem arz etmektedir.Uyuşmazlık Mahkemesinin █████/2021 tarihli, .... .... .... sayılı kararı doğrultusunda; idari yargının görev alanına giren konulara ilişkin uyuşmazlıkların, itirazın iptali davası yoluyla görülmesi mümkün olmadığından Mahkemece içtihat değişikliğine gidildiği ve davalı idarenin (İSKİ) hizmet kusuru nedeniyle uğranılan zararın tazmini istemi niteliğindeki davanın idari yargı yerinde çözümlenmesi gerektiği yönünde karar verilmiştir.Bunun yanı sıra, Uyuşmazlık Mahkemesinin .... .... .... Karar sayılı ilamı kapsamında da; Kamu hizmeti yürüten idarenin bu hizmeti yürüttüğü sırada verdiği zararın tazmini istemiyle açılan dava, kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin, bu hizmetin yürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının saptanmasını gerektirmektedir. Bu hususların saptanması ise idare hukuku ilkelerine göre yapılabileceğinden, 2577 sayılı Kanun'un ilgili maddesi kapsamında bulunan tam yargı davasının görüm ve çözümünde idari yargı yeri görevli bulunduğu yönünde karar tesis edildiği anlaşılmaktadır.Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarını destekler mahiyette verilen Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun █████/2018 tarih ve .... .... .... Karar sayılı kararında ise İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından yapılan yol ve kaldırım çalışmaları sırasında davacı özel hukuk tüzel kişisinin kablo tesislerine zarar verildiğinden bahisle açılan ilamsız icra takibine itiraz üzerine açılan itirazın iptali davasında 2004 sayılı Kanun'un 42. ve geçici 13. maddeleri uyarınca yargı yolunun caiz olmadığına ve bu uyuşmazlıkların idari yargı yerlerince görülmesi gerektiği belirtilmiştir.c) Dava Konusu Uyuşmazlık İle İlgili Değerlendirme :Mahkememizce dosya üzerinde yapılan incelemede; dava konusu ihtilafın, davalı ...'nin "kamu hizmeti" niteliğindeki altyapı çalışmaları esnasında, davacı şirketin malvarlığına verdiği zararın tazmini amacıyla başlatılan icra takibine yönelik davalı tarafından sunulan itirazın iptali talebi olduğu anlaşılmıştır.Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve yerleşik içtihatlar uyarınca; kamu tüzel kişiliğini haiz ...Su ve Kanalizasyon İdaresi Genel Müdürlüğünün (...) hizmet kusurundan kaynaklandığı belirtilen işbu zararın, ilamsız icra takibine ve dolayısıyla itirazın iptali davasına konu edilmesi hukuken mümkün değildir.Kamu hizmeti yürüten idarenin, bu hizmeti yürüttüğü esnada verdiği zararın tazmini istemiyle açılan işbu dava kapsamında; kamu hizmetinin yöntemine ve hukuka uygun olarak yürütülüp yürütülmediğinin ve bu hizmetin yürütülmesinde hizmet kusuru veya başka nedenle idarenin sorumluluğu bulunup bulunmadığının tespiti gerekmekte olup; söz konusu tespitin ancak idare hukuku ilkelerine göre gerçekleştirilmesi mümkün bulunduğundan ve bunun yanı sıra Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarının, tüm yargı organları bakımından bağlayıcı niteliği de dikkate alınarak; Mahkememizin yargı yolu bakımından görevsizliğine ve bu doğrultuda davanın HMK'nın 114/1 (b) ve 115/2 maddeleri uyarınca usulden reddine dair aşağıda belirtildiği şekilde hüküm tesis edilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Gerekçelerle1) Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümünde idari yargı yeri görevli olduğundan, davanın:HMK'nun 114/1-b ve 115/2 maddesi gereğince USULDEN REDDİN2) Görevli Mahkemenin, İdare Mahkemesi olduğunun TESPİTİNE;3) Davacının, İdari Yargı Makamı nezdinde dava ikamesi hususunda MUHTARİYETİNE,4) Karar ve İlâm Harcı
:Alınması gerekli 427,60 TL harçtan, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 157,75 TL harcın; davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,5) Yargılama Gideri ve Gider Avansı
:a) Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA;b-Davalının karşıladığı 200,00 TL diğer giderlerden (ihbar masrafı) ibaret yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,c) Arabuluculuk faaliyeti neticesinde, taraflar arasında anlaşma sağlanamadığı anlaşıldığından; Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin, davacı taraftan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA,d) Taraflarca yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın; kararın kesinleşmesini müteakiben talep edilmesi halinde, HMK.'nın 333. maddesi uyarınca taraflara İADESİNE,6) Vekâlet Ücreti
:Davalı tarafın, kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından; Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 3, 13. maddeleri uyarınca (Mahkememizce reddine karar verilen 15.628,86 TL üzerinden) takdir edilen 15.628,86 TL. vekalet ücretinin, davacıdan tahsili ile davalıya ÖDENMESİNE,Dair; Davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar, gerekçeli kararın TEBLİĞ tarihinden itibaren (2) hafta içerisinde; (Mahkememiz'e veya istinaf edenin bulunduğu yer İlk Derece Mahkemesine dilekçe sunmak ya da tutanağa geçirilmek koşuluyla Zabıt Katibine sözlü beyanda bulunmak suretiyle) HMK'nın 345. maddesi uyarınca ...Bölge Adliye Mahkemesi'ne İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere okunup, yapılan açık yargılamada karar verildi. . █████/2024