Anahtar kelimeler: Çarter Londra Hakemler Parti Tenfiz Tekirdağ Tanıma Deniz Başvurduğunu Tahkim

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ43. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N AB Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: TEKİRDAĞ ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2024NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ KararDAVA
: Tanıma Ve TenfizİSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2025Taraflar arasındaki Tanıma Ve Tenfiz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ile davalı arasındaki █████/2022 tarihli çarter parti sözleşmesinden kaynaklanan alacakları nedeniyle davacının Londra Deniz Ticareti Hakemler Birliği'ne tahkim yoluyla başvurduğunu, tahkim yargılaması neticesinde verilen █████/2023 tarihli hakem kararında davalının davacıya tazminat ödemesine hükmedildiğini, ancak davalının bu tazminatı ödemediğini, taraflar arasında geçerli bir tahkim sözleşmesinin bulunduğunu, hakem kararının tenfizi için gereken şartların sağlandığını, tenfiz engelinin mevcut olmadığını, bu nedenlerle davalının mal varlığı ve hakları üzerinde 54.687,50 USD ve anılı tutara █████/2022 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %8 faizi ile alacak tutarını, 15.000,00 USD ve anılı tutara █████/2023 tarihinden itibaren itibaren işleyecek yıllık %5 faizi ile yasal masrafları, 7.500 GBP ve anılı tutara █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %5 faizi ile tahkim yargılaması masrafları, 420 GBP ve anılı tutara █████/2023 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %5 faizi hakem araması masrafı karşılayacak tutarda teminatsız olarak ihtiyati haczine, mahkeme aksi kanaatte ise takdir edilecek makul bir teminat karşılığında ihtiyaten haczine, █████/2023 tarihli hakem kararının davacı lehine tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.Davacı vekili tarafından dosyaya sunulan █████/2024 havale tarihli beyan dilekçesi ile; işbu davanın konusu Birinci Hakem Kararı kapsamında davacının masraf ve vekalet ücretlerine de karar verilmiş olmasına karşın bu alacakların tutarları kararda belirtilmediğinden net tutarlara ilişkin olarak █████/2024 tarihli hakem kararı (“İkinci Hakem Kararı”) alındığığını, bu itibarla davacının halihazırda hak kazandığı masraf harcamaları ve vekalet ücretlerine ilişkin verilen █████/2024 tarihli İkinci Hakem Kararı'nın da tenfizi gerektiği, ıslah hakları kapsamında ve usul ekonomisi ilkeleri de gereğince söz konusu talebimiz işbu dava kapsamında sunulduğunu, bu nedenlerle █████/2023 tarihli ve █████/2024 tarihli hakem kararlarının tenfizine karar verilemesini talep etmiştir.CEVAP
: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;davanın görevsiz Mahkemede açıldığını, tahkim anlaşmasının geçersiz olduğunu, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Dava konusu uyuşmazlıkta tenfizi istenen karar Londra Deniz Ticareti Hakemleri Birliği Tahkim Hakimi kararı olup, yabancı hakem kararıdır. Tenfizi istenen Londra Deniz Ticareti Hakemleri Birliği'nin █████/2023 tarihli kararı, yine aynı Hakem Birliği'nin █████/2023 tarihli hakem kararı ile kesinleştirildiği anlaşıldığından talebe konu olan hakem kararı kesin karar olmuştur. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun'un 60/1. maddesine göre kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış veya taraflar için bağlayıcı olan yabancı hakem kararlarının tenfizinin talep edilebileceği belirtildiğinden ve verilen karar da kesinleştirildiğinden, davalı tarafın da 28 günlük süre içerisinde herhangi bir başvuru veya temyiz yapılmadığı ve bu suretle de hakem kararının kesinleştirildiği, yine █████/2023 tarihli hakem kararında istenen hakem kararına karşı bir üst tahkim merciininde bulunduğunun belirtilmediği, davalı tarafça dava konusu hakem kararının iptaline ilişkin bir dava açıldığının da ileri sürülmediği, dolayısıyla tenfizi istenen hakem kararının kesinleşmiş olduğu, icra kabiliyetini kazandığı ve taraflar hakkında bağlayıcı olduğunun anlaşıldığı, taraflar arasındaki █████/2022 tarihli gemi kiralama sözleşmesine göre taraflar arasında tahkim anlaşmasının bulunduğu, davalı tarafın hakem tayininden ve tahkim yargılamasından haberdar edildiği, nitekim davalının tahkim yargılamasında kendisini temsil ettirdiği, davalı tarafın usulüne uygun tebligatla tahkim yargılaması tarihinden haberdar edildiği, taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari bir uyuşmazlık olup tahkime elverişli olduğu, davaya konu hakem kararının kamu düzenine aykırılık teşkil etmediği anlaşıldığı, bu suretle New York Sözleşmesi gereğince tenfizi istenen yabancı hakem kararının kesinleştiği, tahkime konu olan taraflar arasındaki gemi kiralama sözleşmesinde tahkim şartının bulunduğu, davalının tahkim yargılamasından haberdar edildiği, uyuşmazlığın tahkime elverişli bulunduğu, davaya konu olan hakem kararının kamu düzenine aykırı olmadığı, yine dosya kapsamı itibari ile davalının tenfiz şartlarının gerçekleşmediğini dosya kapsamı itibari ile ispat edemediği ve Mahkememizce de resen dikkate alınacak bir tenfiz engeli bulunmadığı tespit edildiğinden davacının davasının kabulüne, Londra Deniz Ticareti Hakemleri Birliği'nin █████/2023 tarihli kesinleşmiş hakem kararının tenfizine karar verilmiştir. Her ne kadar davacı vekili dosyaya sunmuş olduğu █████/2024 havale tarihli dilekçesi kapsamında Londra Deniz Ticareti Hakemleri Birliği'nin gemi kiralama sözleşmesine konu tahkim yargılamasından kaynaklanan masraflar ve vekalet ücreti konusunda da █████/2024 tarihinde verilen ek hakem kararının tenfizini de talep etmiş ise de ek hakem kararının tenfizinin yeni bir dava yoluyla istenebileceği, tenfiz davalarının maktu harca tabi olduğundan ıslah yoluyla dava konusu hakem kararlarının sayısının çoğaltılarak tenfizinin istenemeyeceği anlaşıldığından davacı vekilinin █████/2024 havale tarihli ıslah dilekçesi ile talep etmiş olduğu talebin ıslaha konu edilemeyeceği, ayrı bir dava ile talep edilmesi gerektiğinden ıslah hakkında karar verilmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Tahkim sözleşmesinin akdinde, hukukumuz uyarınca bu kayda geçerlilik kazandıracak şekilde “özel” yetki bahşedilmiş brokerların yahut taraf temsilcilerinin kullanılmaması, müvekkilinin Sözleşmeye konulan kayda ilişkin değerlendirme ve müzakere imkanı bulamamış olması nedeniyle tahkim şartının genel işlem şartı niteliğinde olduğunu,Milletlerarası Özel Hukuk Kanunu (“Möhuk”) md. 51 lafzının “tenfiz kararları hakkında görevli mahkeme asliye mahkemeleridir.” şeklinde olduğunu, mezkur madde lafzı, apaçık bir şekilde tenfiz davaları bakımından salt “asliye” mahkemelerinin görevli olduğuna işaret ettiğini, eldeki başvuruya konu tenfiz yargılamasının ise “denizcilik ihtisas mahkemesi” sıfatıyla Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından görüldüğünü, davanın, görevsiz mahkeme eliyle karara bağlandığını, karşı tarafın Marshall Adaları Cumhuriyeti devletine tabi yabancı bir şirket olmakla Milletlerarası Özel Hukuk Kanunu uyarınca davanın devamı için yabancılık teminatı yatırmakla mükellef olduğu hususlarındaki itirazlarının ilk derece mahkemesi tarafından değerlendirme konusu yapılmadığını ve 22.04.2024 tarihli gerekçeli kararda karşı tarafın yabancılık teminatı yatırma mükellefiyetine ilişkin de hiçbir değerlendirme yapılmaksızın, konu hakem kararının kesinleşmiş ve icra kabiliyeti kazanmış olduğundan bahisle tenfizine karar verildiğini, her iki şirketin de UBO olarak da ifade edilen son yararlanıcılarının Türk uyruklu olması, bu bakımdan uyuşmazlığın Yargıtay ve sair Yüksek Mahkeme kararları doğrultusunda Türkiye'de görülmesi gerekirken uyuşmazlığın görülmesi hususunda elverişli olmayan İngiliz Tahkim merciinde görülmüş olması nedeniyle hakem kararının tüm bu yönleri ile New York Konvansiyonu m. V hükmüne aykırılık teşkil ettiğini ve bu bakımdan Türkiye'de tenfizinin mümkün olmadığını, geçersiz tahkim kaydına itibarla hakem kararının tenfizine karar verildiğini, açıkça 1958 Tarihli New York Sözleşmesi'ne aykırılıklar barındıran hakem kararının tenfizine ilişkin kararın eksik inceleme yapılmak suretiyle verildiğini beyanla istinaf başvurularının kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın esastan reddine, Mahkeme aksi kanaatte ise, usule ilişkin eksikliklerin tamamlanması için ilk derece Mahkemesi Kararı'nın kaldırılmasına ve dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesine, yargılama masraflarının davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.GEREKÇE
:Dava, yabancı hakem kararının tenfizi talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.Dosya kapsamından davacının, taraflar arasında akdedilen 04.10.2022 tarihli ''çarter parti (gemi kiralama)'' sözleşmesinden kaynaklanan alacakları nedeniyle tahkim yoluna başvurduğu, yapılan tahkim incelemesi sonucunda tenfizi istenen kararın alındığı anlaşılmaktadır. Anılan sözleşmede "Londra'da tahkim/müşterek avarya, 90 tarihli değişiklikleri ile Y/A (York Antwerp) 74, LMAA kuralları uygulanır, İngiliz hukuku uygulanır. " hükmünün yer aldığı görülmektedir. Davacı, taraflar arasındaki çarter parti sözleşmesinden kaynaklı alacağın tahsili için sözleşmedeki tahkim şartı gereğince hakeme başvurduğunu beyanla 24.07.2023 tarihli hakem kararının aynen tenfizini istemiş, davalı ise davanın reddini savunmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık, mahkemenin görevli olup olmadığı, davacının teminattan muaf olup olmadığı, taraflar arasında geçerli bir tahkim sözleşmesi bulunup bulunmadığı, bunun sonucuna göre yabancı hakem kararının tenfizi şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır. 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un 5/3 madde ve fıkrasının 4. bendinde, ''12/1/2011 tarihli ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununa ve 21/6/2001 tarihli ve 4686 sayılı Milletlerarası Tahkim Kanununa göre yapılan tahkim yargılamasında; tahkim şartına ilişkin itirazlara, iptal davalarına, hakemlerin seçimi ve reddine yönelik davalar ile yabancı hakem kararlarının tanıma ve tenfizine yönelik davalara...'' Asliye Ticaret Mahkelerinde bakılacağı hükmü bulunmaktadır. Bununla birlikte tenfiz davalarında görevli mahkeme, tarafların sıfatına göre değil davanın konusuna göre belirlenmek durumundadır. ( Yargıtay 11.H.D'nin █████/2018 tarih ve ██████████ E- ████████ K sayılı kararı.)Somut olayda iddianın ileri sürülüşü ve yabancı hakem kararının içeriği dikkate alındığında uyuşmazlığa konu gemi kiralama sözleşmesi 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1119.maddesinde tanımlanmıştır . Deniz ticareti, genel olarak TTK'nın 5. kitabında düzenlenmiş olup, gemi kiralama sözleşmesi dördüncü kısımda yer almaktadır. 10.07.2012 tarih ve 1888 sayılı ve 08.09.2014 tarih ve 1945 sayılı HSK kararları ile 6103 sayılı Kanun'un 8. maddesi gereğince sadece İstanbul ve İzmir İllerinde TTK.'nın Denizcilik Kitabından kaynaklanan uyuşmazlıkları görmek üzere görevli mahkemelerin belirlenmiş olduğu gözetildiğinde Tekirdağ Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan eldeki davada, mahkeme görevli olup, davalı vekilinin Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu yönündeki istinaf istemi yerinde görülmemiştir.Diğer yandan davacı şirketin Marshall Adaları uyruklu olduğu dosya kapsamı ile sabittir. Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK)'un 48/1.maddesine göre ''Türk mahkemelerinde dava açan, davaya katılan veya icra takibinde bulunan yabancı uyruklu gerçek ve tüzel kişiler, yargılama ve takip giderleriyle karşı tarafın zarar ve ziyanının karşılamak üzere mahkemenin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır". MÖHUK'ta teminat gösterme yükümlüğü konusunda "yabancılık" ölçütü esas alınmıştır. MÖHUK madde 48/2 de ise '' Mahkeme, dava açanı, davaya katılanı veya icra takibi yapanı karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutar'' hükmü yer almaktadır. Buna göre yabancı davacının, davaya katılanın veya icra takibinde bulunanın vatandaş olduğu ülke ile Türkiye arasında karşılıklılık (mütekabiliyet) var ise bu kişi teminattan muaf olacaktır. Karşılıklılık, iki devlet arasında imzalanan (iki taraflı) anlaşma veya iki devletin de taraf olduğu uluslararası (çok taraflı) anlaşma ile sağlanabileceği gibi, kanuni veya fiili karşılıklılık şeklinde de sağlanabilir. Somut olayda böyle bir anlaşmanın bulunduğuna dair dosya içerisinde yazı cevabı ya da belgeye rastlanılmamıştır. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Kanun'un 48/2. maddesinde dava açanın karşılıklılık esasına göre teminattan muaf tutulabileceği düzenlendiğinden öngörülen teminat hususu resen gözetilmelidir. (Yargıtay 12. Hukuk Dairesi Başkanlığının ██████████ - █████████ Esas ve Karar sayılı kararı , Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin ██████████ Esas ve █████████ Karar sayılı kararı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas ve █████████ Karar sayılı kararı) Bu sebeple, öncelikle davacının teminattan muaf olup olmadığı hususundaki güncel durumun Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nden, Marshall Adaları Cumhuriyeti ile Türkiye arasında fiili mütekabiliyet esasına göre bir muafiyet olup olmadığı hususunun Dışişleri Bakanlığı'ndan sorularak alınacak yazı cevabına göre davacının teminat göstermesi gerektiği sonucuna varılırsa, teminatın yatırılması için davacıya kesin süre verilmesi, anılan sürede belirtilen teminatın yatırılmaması halinde istemin usulden reddine, yatırılması halinde ise dava şartı eksikliği süresinde giderilmiş olacağından işin esasına girilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken mahkemece yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalı olmuştur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece eksik inceleme ile davanın sonuçlandırılması isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, sair istinaf sebeplerinin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.KARAR
:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine,2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. █████/2025