Anahtar kelimeler: Büyükçekmece Geçirme Çektirilmesine Rejimine Mükerrirlere Özgü Kişisel Görüşü Adalet Ele

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Değişik işSUÇ
: Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirmeKARAR
: İtirazın reddiKANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıKişisel verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 136/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, cezasının 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 58/6. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2020 tarihli ve ████████ esas, ████████ sayılı kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin █████/2021 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek kesinleşmesini müteakip, hükümlü tarafından yargılamanın yenilenmesi ve infazın durdurulması talebinde bulunması üzerine, tekerrüre esas alınan mahkumiyet hükmünün temyiz incelemesi ile bozulmasını takiben beraat kararı verilmiş olması sebebiyle cezasının tekerrür hükümleri uygulanmaksızın infazına, yargılamanın yenilenmesi ve infazın durdurulması talebinin reddine ilişkin Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2022 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı ek kararına karşı yapılan itirazın reddine dair mercii Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin █████/2022 tarihli ve ████████ Değişik iş sayılı kararı ile ilgili olarak;Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 07.04.2023 tarihli ve 94660652-105-34-7781-2023-Kyb sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 25.05.2023 tarihli ve KYB-██████████ sayılı Kanun yararına bozma isteminin;Dosya kapsamına göre, sanık ile katılan ... arasında meydana gelen başka bir olay nedeniyle Büyükçekmece 10. Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ esasına kayden görülmekte olan dava esnasında, sanığın █████/2019 tarihinde yapılan duruşmaya ilişkin zaptı █████/2019 tarihinde facebook hesabından yayınladığı, bu zabıtta T.C. kimlik numarası, anne ve baba adı, doğum yeri ve tarihi, nüfusa kayıtlı olduğu yeri, adresi, medeni durumu, çocuk sayısı, mesleği ve aylık kazancı ile telefon numarası gibi katılana ait kişisel veri niteliğinde bulunan bilgiler bulunduğundan sanığın söz konusu paylaşım sebebiyle üzerine atılı suçu işlediğinden bahisle açılan kamu davasına ilişkin olarak olarak yapılan yargılama neticesinde, sanığın mahkumiyetine ilişkin Büyükçekmece 11. Asliye Ceza Mahkemesinin █████/2020 tarihli kararının anılan istinaf kararı ile onanarak kesinleşmesini takiben hükümlü tarafından yapılan yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine karar verildiği anlaşılmış ise de,Hükümlünün yargılamanın yenilenmesi talebinde özetle, yargılama konusu paylaşımda duruşma zabtındaki şahsi bilgilerin silinmiş hali ile paylaşılması istenirken sehven silik olmayan halinin de paylaşıldığını, bu itibarla kasıt olmayan ve sehven yapılan eylemine ilişkin beraat kararı verilmesi gerektiğini, bununla birlikte sehven de olsa katılana ait paylaşılan bilgilerin zaten katılan ve ailesi tarafından kamuoyuna daha önce paylaşılan bilgiler olduğunu, bu bağlamda katılan ve ailesi hakkında “... Magazin “ isimli Derginin 2011 yılı Kasım sayısında 1. sayfadan haber yapıldığını, anılan Derginin 29. sayısında kapaktan verilen resimli haberde “... ailesi uzun yıllar ...'yiz" spotuyla; 50,51 ve 52. sayfalarda ise komple katılan ve ailesinin bilgileri ve resimleri ile dolu haber yapıldığını, 20 bin civarında basılan derginin yıllarca yüzbinlerce insana ulaşması sebebiyle, katılanın gizli dediği tüm ailesi ve çocuklarına ait bilgilerin zaten kendi rızaları ile kamuoyu ile paylaşılmış olduğunu, ayrıca katılana ait tüm ticari bilgilerin de Ticaret Sicil Gazetesinde ve "www...com.tr" adresinde herkese açık bir şekilde bulunduğunu, bu belgelerin yeni eline geçtiğini ifade etmesi karşısında, bu hususların yeni delil olarak nitelendirilmesi gerektiği ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311/1-e maddesinde yer alan, “Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa” şeklindeki düzenleme uyarınca kesinleşen hükümden sonra ortaya çıkan hususlar olduğu, yargılamanın yenilenmesi talebinde belirtilen iddiaların diğer deliller ile birlikte değerlendirildiğinde, 5271 sayılı Kanun'un 311/1-e maddesi uyarınca yargılamanın yenilenmesi sebebi olabileceği nazara alınarak, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olduğuna karar verildikten sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇEYargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun 14.11.1977 gün ve 3-2 sayılı Kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bu yasa yolunun olağan üstü bir yasa yolu olması nedeniyle, her türlü hukuka aykırılık iddiası, kanun yararına bozma konusu yapılamayacak, bu kapsamda hâkimlerin takdir hakkı alanına giren ve suç işleyenler için bir hak teşkil etmeyen hususlar ile mahkemenin takdirine bağlı istekler ve uygulamadaki takdir yanılgıları veya takdirin yerinde olup olmadığının denetlenmesine ilişkin başvurular, temyiz yasa yolundan farklı olarak yasa yararına bozma konusu yapılamayacağından, bu yolla denetlenemeyecektir.Böylece ülke sathında uygulama birliğine ulaşılacak, hâkim ve mahkemelerce verilen cezaya ilişkin karar veya hükümlerdeki hukuka aykırılıklar ile uygulamadaki esaslı yanlışlar ve esasa etkili usul yanılgılarının, toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesi sağlanacaktır.Kesinleşen bu karar veya hükümlerdeki aykırılıklar başka suretle giderilmesi mümkün olmadığı takdirde, ikincil ve olağanüstü nitelikte olan kanun yararına bozma yasa yoluna konu edilebilecektir.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 311. maddesinin 1. fıkrasının (e) bendinde "...yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte..." olmasının, yargılamanın yenilenmesinin koşulu olduğu öngörülmüştür.Yeni olaylar veya delillerin hükmün verildiği anda mahkemece bilinmemesi gerekir. Yargılama aşamasında bilinen olayları veya tanıkları "yeni delil veya yeni olaylar" türünden saymak olanaksızdır. Yeni olaylar veya yeni deliller" söz konusu değil ise, hükümlü yararına yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden bahsetmek yasa koyucunun amacına ve yasanın özüne uygun düşmeyecektir.Yargıtay Ceza Genel Kurulunun █████/2014 tarihli, 2012/3-909 esas ve ████████ karar sayılı Kararında da vurgulandığı gibi "...Delil ve olayların, yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak kabul edilebilmesi için "yeni" olması gerekmektedir. Daha önceden mahkemeye bildirilen ancak mahkeme tarafından değerlendirilerek inandırıcı bulunmadığı için dikkate alınmayan delil ve olgular "yeni" değildir.Yeni olay ya da delilin yargılamanın yenilenmesi sebebi olması için aynı zamanda "önemli" de olması gerekmektedir. Diğer bir ifade ile yeni deliller ve olaylar ortaya konulduklarında tek başlarına ya da önceden sunulan delillerle birlikte değerlendirildiğinde sanığın beraatini veya daha hafif bir ceza uygulanmasını gerektirecek nitelikte olmalıdır.Yargılanmanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olup olmadığı konusunda şekil şartının yerine getirilmesi yeterli olmayıp, ikame olunan olay ve delillerin önceden ileri sürülmeyen ve tamamen yeni nitelik taşıyan yapıda olması ve tek başına veya diğer deliller birlikte incelendiğinde hükümlü lehine değerlendirmeye ve önceki hükmü değiştirmeye mahkemeyi yönlendirecek ciddiyette bulunması gerekmektedir.Bu özelliği taşımayan iddialarla, sırf şekli unsurların yeterliliğinden bahisle yargılanmanın yenilenmesinde delil toplamaya ya da bu safha aşılarak duruşmalı incelemeye yönelmek kanun koyucunun amacıyla ve olağanüstü kanun yolu olan yargılamanın yenilenmesinin yapısıyla uyuşmamaktadır. Diğer bir ifade ile yargılamanın yenilenmesi talebinin kabul edilebilmesi için kesin hükümden dönülmesini gerektirecek, duruşma açılmasını haklı ve gerekli kılacak ciddiyette yeni delil ve olayların ortaya konulması zorunludur.Hükümlünün "yeni delil" diye sunduğu hususlar, ilk kez ortaya çıkan delil niteliğinde olmamakla birlikte sonuca tesir edici etkisi de bulunmamaktadır. Hükümlünün 28.01.2021 tarihli dilekçesinde aynı içerikleri ihtiva eden itirazlarda bulunması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesince 10.12.2021 tarihli ve █████████ Esas, █████████ sayılı istinaf başvurusunun esastan reddine dair kararda bahse konu delillerin incelenerek değerlendirildiği anlaşılmaktadır.Hükümlünün, kesin hükümden dönülmesini gerektirecek ve yeniden yargılama yapılmasını haklı gösterecek nitelikte, ciddiyette yeni deliller ileri sürmediği anlaşılmakla, mahkemece, hükümlü tarafından sunulan deliller yeni delil niteliğinde görülmeyerek, yargılamanın yenilenmesi talebinin kabule şayan olmadığına dair verilen karara karşı yapılan itirazın reddine dair itiraz merciince verilen kararda usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden haklı sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.III. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 CMK'nın 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,18.02.2025 tarihinde karar verildi.